{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2048 - 2024/1335<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2048 <br>KARAR NO\t: 2024/1335<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/14 Esas 2022/355 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 18.11.2015 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kazadan önce inşaat teknikeri olarak en az asgari ücretin 3 katı oranında geliri olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL geçici, 2.000 TL kalıcı işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 2.100 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.01.2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 9.725,11 TL’ye,  sürekli işgöremezlik talebini 101.766,31 TL ‘ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 19.11.2014- 19.11.2015 tarihleri arasında 290.000 TL limitle davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu,gerçek zarar poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduklarından kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden asgari ücret üzerinden rapor alınmasını, geçici iş görmezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığından SGK tarafından karşılanması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 27.03.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup; davalının istinafa başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 Hukuk Dairesinin 13.12.2019 tarihli kararı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada raporlar arasındaki çelişkileri gidermek için İstanbul Adli Tıp 2. Üst kurulundan 08.02.2022 tarihli maluliyet raporu alındığı raporda; davacının %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, iyileşme süresinin 4 ay olarak belirlendiği, dosya kapsamında davacının olay tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete sigortalı olan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında davacının geçici ve sürekli maluliyetinden oluşan zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu kaldırma kararından sonra  Adli Tıp Genel Kurulundan alınan rapordaki maluliyet oranının önceki hükümde esas alınan maluliyet oranı ile aynı şekilde belirlendiği, kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporu ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat oranının belirlendiği, davacının inşaat teknikerliği ön lisans diplomasının olduğu, 25 yıl ve üzeri mesleki tecrübesi ve yaptığı iş gereği aylık kazancının asgari ücret üzerinden değerlendirilmesi hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olacağından davacının aylık kazancının asgari ücretin 2 katı olarak hesaplanmasının uygun bulunduğu raporun denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı, önceki hüküm yalnızca davalı tarafından istinaf edilmiş olduğundan davalının kazanılmış hakları gözetilerek yeniden güncel değerlere göre bilirkişi raporu alınmasına yer olmadığına karar verildiği, davacının bulunduğu araçta iş yapmak maksadı ile bir yerden başka yere taşındığından hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiğinden davanın kabulüne, 9.725,11 TL geçici, 101.766,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olan toplam 111.491,42 TL'nin dava tarihi olan 16.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli mevzuata uygun olmadığını dava konusu kaza 18.11.2015 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiğini, hükme esas alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %15,2 meslekte kazanma gücü tespit edilmiş olup işbu oran üzerinden hesaplama yapılmış olması nedeniyle kararın yasaya aykırı olduğunu, yargılamada esas alınan hesaplama yöntemlerinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve ıskonto oranı (teknik faiz) %1,8 dikkate alınarak yapılması gerektiğini, tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğunu, maluliyet tazminatı hesaplamalarında gerçeğe en yakın gelirin tespit edilmesi ve kullanılması tazminatın doğru hesaplanması için önemli olup davacı tarafından gelirine ilişkin herhangi bir somut belge sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken varsayımsal olarak asgari ücretin 2,5 katı ile hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu ayrıca Mahkemenin 27.03.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup; davalının istinafa başvurması üzerine kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 Hukuk dairesinin 13.12.2019 tarihli kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiğinden davacı ilk karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından, kararın davacı açısından kesinleştiğini, yapılan hesaplama usuli müktesep hakka aykırılık teşkil ettiğinden kararın bu açıdan da doğru olmadığını, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK’nın 355. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, yolcu olan davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 18.11.2015 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kazadan önce inşaat teknikeri olarak en az asgari ücretin 3 katı oranında geliri olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL geçici, 2.000 TL kalıcı işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 2.100 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.01.2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 9.725,11 TL’ye, sürekli işgöremezlik talebini 101.766,31 TL'ye yükseltmiş; mahkemece davacının kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı, davacının %15,2 maluliyeti, 4 ay iyileşme süresi karşılığı, gelirinin asgari ücretin 2 katı düzeyinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair dair verilen karara karşı davalı vekili gelire, maluliyet raporuna, hesaplama yöntemine ve geçici işgöremezlik tazminatına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>\tDairemizin 13.12.2019 Tarih 2018/1865 Esas 2019/2163 Karar sayılı kaldırma kararında “Dosya kapsamında davacının sürekli maluliyetine ilişkin iki rapor alınmış olup, AÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından davacı muayene edilerek düzenlenen 29.09.2016 tarihli ilk raporda sonuç olarak, davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı şeklinde kanaat bildirilmiş, davacı tarafın itirazı üzerine  ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca davacı muayene edilmeden, evrak üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen 15.09.2017 tarihli raporda davacının iş bu davaya konu trafik kazasına bağlı sağ dirsek ekleminde hareket kısıtlılığına neden olan arızası 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı RG'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak... E cetveline göre %15.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Bu raporda AÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığınca düzenlenen rapor içeriğinden söz edilmiş, ancak irdeleme yapılıp, ilk raporda neden sürekli maluliyet olmadığı şeklinde görüş bildirildiği, rapor hatalı ise nedeni konusunda değerlendirme yapılmamıştır. İki rapor arasında sürekli maluliyet hususunda oluşan çelişki nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 24.10.2017 tarihli dilekçe ile itirazda bulunularak, tazminat hesabında ilk raporun hükme esas alınması aksi takdirde raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Genel Kuruluna gönderilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece bu talep hakkında olumlu yada olumsuz her hangi bir karar verilmeden, ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporuna göre tazminat hesabı yaptırılarak hüküm kurulmuştur. Davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyeti bulunup, bulunmadığına ilişkin alınan iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilemez.<br>\tBu durumda mahkemece, davacının maluliyeti ile ilgili AÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.09.2016 tarihli rapor ile Adalet Bakanlığı ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.09.2017 tarihli rapor arasındaki çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan( yada diğer adı ile genişletilmiş ATK Kurulundan) gerektiğinde davacının muayenesinin de sağlanarak, önceki raporların da irdelendiği, neden farklılık, çelişki olduğunun açıklandığı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması, daha sonra varsa davacının maluliyet oranının tespitinden sonra gerektiğinde yeniden tazminat hesabı hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın esasıyla ilgili (sonuca birebir etkili ) olan bu husus üzerinde durulup, raporlar arasındaki bariz çelişki giderilmeden yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.<br>\tDairemizin kaldırma kararından sonra ATK 2. Üst Kurul tarafından ilgili tıbbi belgelere göre düzenlenen 17.09.2020 tarihli rapor ile davacının muayene edilmesi suretiyle düzenlenen 20.01.2022 tarihli raporlarda sağ dirsek eklem hareket kısıtlığı arızası nedeniyle davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak... E cetveline göre %15.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup kaldırma kararından önce ATK 3.İhtisas Dairesinin 15.09.2017 tarihli raporunda da aynı oran ve süre belirlendiği gerekçesiyle mahkemece 20.01.2022 tarihli rapor hükme esas alınarak %15,2 maluliyet oranı 4 ay iyileşme süresi karşılığı geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili maluliyet raporuna itiraz etmiştir. <br>\tDairemiz tarafından istinaf incelemesi yapılarak  zarar görenlerin maluliyet raporlarının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine belirlenmesi gerektiğine ilişkin kararların Yargıtay tarafından bozulması üzerine verilen  direnme kararlarının incelenmesi neticesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2024 Tarih 2022/(17)4-655 Esas ve 2024/133 Karar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2024 Tarih 2022/4-299 Esas ve 2024/132 Karar sayılı ilamları ve Yargıtay'ın uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tMahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 20.01.2022 tarihli rapor hükme esas alınmış ise de, rapor 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak düzenlenmiştir. Kaza 18.11.2015 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından Yargıtay uygulamasına göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerektiğinden davacının trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde Yargıtay tarafından uygulanan yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde kendisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t\t\t<br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a5b757b87a6575f","SID":"bf8a8144a19d5aaf"}}