{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/795 Esas <br>KARAR NO:2024/1676 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/743 Esas -  2022/75 Karar <br>TARİH:28/01/2022 <br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkiden ötürü cari hesap ilişkisi oluştuğunu bu ilişki dolayısı ile davalı tarafından ödenmesi gereken alacağın ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağının tahsil etmek amacı ile ... sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin mevcut ticari kayıtları, faturalar ve ticari defterleri mucibince davalıdan alacaklı olduklarını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile olayın aydınlanacağını, borçlunun tamamen kötü niyetli itirazı sebebi ile takibin devamına karar verilmesi amacı ile işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, fazlaya ait tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile takibe yapılan itirazın iptal edilmesini, işlemiş faiz ve takip sonrası işleyecek faizler yönünden takibin devam etmesine, haksız itirazı sebebi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takip konusu alacağın tamamı üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın cari hesap kayıtları ile müvekkili firmanın kayıtlarının uyuşmadığını muhtemelen davacı yanın müvekkili şirketine tebliğ etmediği bir faturayı kendi cari hesap kayıtlarına kaydederek müvekkili şirketi kendi kayıtlarına göre borçlu gösterdiğini, bu nedenle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/01/2022 tarih ve  2020/743 Esas -  2022/75 Karar  sayılı kararında; \"İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu takip dosyası dayanağının, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında cari hesaba dayalı olduğu, iş bu ticari ilişki doğrultusunda yargılama safahatında alacağın varlığına dair tespite yönelik tarafların ticari defter incelenmesine karar verilmiş ancak davacının ticari defterlerinin zayi olduğu görülmekle yalnızca, incelemeye sunulan davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Dava konusu alacağın ve dayanağı olarak ticari ilişkisinin varlığı hususunda ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu ancak davacının ispatı gereken hususlar ve iddialarını dosya kapsamına göre ispatlayamadığı zira  incelenen davalı ticari defterlerinin lehine delil vasfına haiz olmadığı kaldı ki davacının ticari defterleri ile de karşılaştırılamadığı ve ispata muhtaç konulara dair başkaca bir belge ve yemin delilinin de bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,  davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan söz konusu kararı istinaf etme zorunluluğunun doğduğunu,Karara dayanak olan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı şekilde tanzim edildiğini, bilirkişi raporunda herhangi bir kanaat belirtilmemiş olup sadece dosyadaki verilerin yazıldığını,  gerekçeli karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun ne içeriğinde ne de sonuç bölümünde bilirkişinin kanaat belirtmediğini, dosyadaki verileri kağıda döktüğünü; oysaki eldeki delillerden davalının müvekkile borçlu olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu;  davalının ticari defterlerinin de kapanış tasdikleri olmadığından lehine delil teşkil etmediğini, TTK'nun 222 maddesinin ;\"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.\" hükmünü havi olduğunu; davalının ticari defterlerinde kapanış tasdikleri bulunmadığından davalı şirket aleyhine delil teşkil etmesi gerektiğini ancak bilirkişinin raporunda bu duruma değinmediğini,Bilirkişi raporunun \"Sonuç\" bölümünün 2 numaralı paragrafında; \" davalı ticari defterlerini kapanış tasdikleri bulunmadığından TTK hükümlerine göre kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı\"  beyan edildikten sonra aynı başlığın 5 numaralı paragrafında ise \" \"davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre 2019 yılı sonu itibariyle davacı şirkete herhangi bir borçlarının görünmediği\" beyan edildiğini ancak işbu paragrafların çelişki yaratmakta olduğunu,  TTK hükümlerine göre davalının ticari defterleri davalı lehine delil teşkil etmezken aynı defteri nazara alarak borçlu olmadığının söylenmesinin hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu; ayrıca 3 numaralı paragrafta da bilirkişinin, \"davalının belgesiz ve gerekçesiz bir şekilde virman yaparak davacı şirketin alacağını sıfırladığını\" beyan ettiğini; davalı ticari defterlerini gelişigüzel herhangi bir gerekçeye dayanmadan tuttuğunu; dosyaya başkaca da delil sunulmadığından davalının borcu olmadığını ispatlayamamakta olduğunu,Müvekkilin yanan ticari defterlerine ilişkin ise Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  23/11/2021 tarihli 2021/218 E., 2021/1073 K. Sayılı kararı ve kesinleşme şerhinin 26.01.2022 tarihinde mahkemeye sunulmasına rağmen mahkemenin işbu dosyayı gerekçeli kararında değerlendirmeksizin karar verdiğini, sonuç olarak her iki tarafın da ticari defterlerinin delil olarak dosyada  nazara alınmaması gerektiğini ve diğer deliller incelendiğinde ise müvekkilin davalı aleyhine başlattığı icra takibinde hukuki yararın açıkça anlaşılmakta olduğunu, bilirkişi raporundan ve dosyaya sundukları delillerden davalının müvekkile borçlu olduğunu, bilirkişi raporunda dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde; taraflarından sunulan 5 adet faturanın 2 tanesinin davalının ticari defterlerinde görülmediğinin belirtildiğini ancak yukarıda izah olunduğu gibi davalının ticari defterleri davalı lehine delil teşkil etmemekte olduğunu, raporun ilerleyen kısmında davalı tarafın sunduğu cari hesap ekstresinde davacı şirketin sundukları 5 adet faturadan sadece 1 adet faturayı kayıtlarına almadıklarının anlaşılmakta olduğunu; işbu eklenmeyen faturanın da müvekkili tarafından sunulan cari hesap ekstresinde görüldüğünü ve dava konusu edilen tutarı teyit ettiğinin anlaşıldığını,Her ne kadar davalı tarafın lehine delil teşkil etmese de sunduğu ticari defterler ile sunduğu cari hesap ekstresinin çelişkili olduğunu, bu çelişkili durumdan davalının müvekkiline borçlu olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu; taraflarınca dosyaya sunulan e-arşiv faturalarının davalı tarafa e-tebliğ edilmiş olup sundukları cari hesap kaydına da işlendiğini; davalı tarafın iddialarını hiçbir surette ispatlayamamakta olduğunu, yapılan itirazla müvekkilinin alacağını sekteye uğratma saiki gütmekte olduğunu,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve dairemizce re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dairemizce yeniden yapılacak yargılama neticesinde ise .... sayılı icra takibine itirazın iptaline, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkar  tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalı aleyhine bakiye cari hesap açıklaması ile 12.157,69-TL asıl alacak ve 3,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.160,69-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece takip dosyası ile tarafların bs-bs formları celbedilerek taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde 09/03/2021 tarihinde bilirkişi incelemesi yapılması karar verildiği, davacı vekilince 09/03/2021 tarihli dilekçe ile dava tarihinden sonra 27/02/2021 tarihli yangında davacı defterlerinin zayi olduğu, bu nedenle Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 09/03/2021 tarihinde zayi belgesi talepli dava açıldığı belirtilerek incelemenin ileri bir tarihe ertelenmesinin talep edildiği, dilekçe ekin yangın raporunun zayi belgesi verilmesi talepli dava dilekçesi ve tezvi formunun eklendiği, mahkemece bu taleple ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediği, incelemenin davalı tarafından dosyaya sunulan ticari defter ve kayıtlar ile cari hesap ekstresi üzerinden yapıldığı, bilirkişinin raporunda davacı defterlerinin zayi nedeniyle incelemeye sunulmadığının, davalının 2018 ve 2019 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığının, davalı şirketin sunduğu cari hesap kaydında takip dayanağı açık hesaba konu edilen 26/11/2019 tarihli 8.376,84-TL tutarlı e arşiv faturası dışındaki diğer faturaların kayıtlı olduğunun, ancak yine davalının kapanış tasdiki yapılmayan yevmiye defterinde 30/09/2019 tarihli 408,24-TL tutarındaki fatura ile 26/11/2019 tarihli 8.376,84-TL tutarlı iki faturanın kayıtlı olmadığının, yine davalı yanın dosyaya sunduğu cari hesap dökümünde 2019 yılına 2018 yılından 5.834,36-TL devirle davacıya borçlu göründüğünün, ancak davalının yevmiye defterlerinde 2018 yılı aralık ayında  davacıya olan 4.534,90-TL lik borcunu hesap mutabakatı adı altında dayanağı belge ibraz edilmeyen bir virman işlemi ile muhasebesel olarak kapattığının, davalının yevmiye defterlerine göre 27/11/2019 takip tarihinde davalıya borçlu görünmediğinin, cari hesap ekstresine göre ise takip tarihi itibariyle davalıya 3.780,85-TL borçlu göründüğünün, bu tutara davalının cari hesap eksterinde kayıtlı olmayan 8.376,84-TL lik fatura tutarı eklendiğinde takipte istenen 12.157,69-TL alacak tutarına ulaşıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilince sunulan rapora beyan ve itiraz dilekçesinde; raporda herhangi bir kanaat belirtilmediği, yalnızca dosyadaki verilerin tespitinin yapıldığı, davalının kapanış tasdiki yaptırılmayan defterlerinin lehine delil olamayacağı, üstelik yine davalının sunduğu cari hesap ekstresi ile yevmiye defterinin uyumlu olmadığı, açık hesaba konu iki adet e faturanın davalıya e-tebliğ yolu ile tebliğ edilmiş olduğu, davalının 31/12/2018 tarihinde gerekçesiz ve belgesiz yaptığı virman borç kapatma işlemi hakkında bilirkişinin kanaat belirtmediği,  dava açıldıktan sonra meydana gelen yangın nedeniyle uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defterlerin aralarında bulunduğu zayi belgesi verilmesi istemli davanın derdest olduğu, bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği ileri sürülmüştür.Davacı vekilince dosyaya sunulan 27/01/2022 tarihli dilekçe ile,Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacı şirketin 2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterinin zayi olduklarının tespitine ve bu defterler için zayi belgesi verilmesine ilişkin 2021/218 esas, 2021/1073 karar sayılı 23/11/2022 tarihli ilamı ve kesinleşme şerhi dosyaya sunulmuştur.Mahkemece 28/01/2022 tarihli celsede tahkikat bitirilerek, bakiye cari hesap alacağını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu,  davacının ticari defterlerinin zayi olduğu, yalnızca davalı defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacının ispatı gereken hususları ispat edemediği, dava konusu alacağın ve dayanağı olan  ticari ilişkisinin varlığının davacı tarafça ispat olunamadığı, zira incelenen davalı ticari defterlerinin lehine delil vasfını haiz olmadığı,  davalı defterlerinin davacının ticari defterleri ile de karşılaştırılamadığı,  başka bir belge ve yemin delilinin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebeplerinin tekrarı yanında, mahkemece Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/218 esas, 2021/1073 karar sayılı 23/11/2022 tarihli ilamının değerlendirilmediği yönündedir.6100 sayılı HMK'nun 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.Hükmün üçüncü fıkrası uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, davacının inceleme günü ticari defter ve belgelerini ibraz edememe sebebini delilleri ile birlikte mahkemeye bildirdiği, davalı tarafından sunulan 2018 ve 2019 yılı yevmiye defterlerinin ise kapanış tasdiklerinin yaptırılmaması nedeniyle davalı lehine delil teşkil etmeyecekleri, davacı defterlerini ibraz edememiş ise de, takip dosyasına ve dosyaya sunduğu cari hesap ekstresi ile davalının yevmiye defterleri arasındaki farkın davalının 31/12/2018 tarihli davacıya olan  4.534,90-TL lik borcunu hesap mutabakatı açıklaması ile yaptığı virman işlemiyle kapatmasından, davacının düzenlediği   30/09/2019 tarihli 408,24-TL tutarındaki e arşiv faturası ile 26/11/2019 tarihli 8.376,84-TL tutarlı e arşiv faturasından kaynaklandığı, davalı yanın 31/12/2018 tarihli hesap mutabakatı açıklamalı virman işleminin dayanağını dosyaya sunmadığı gibi, tine davalının dosyaya sunduğu cari hesap dökümünde bu virman işleminin yer almadığı, yine davalının sunduğu cari hesap ekstresi ile davacının sunduğu cari hesap ekstresi arasında ise  yalnızca davalının cari hesabına kaydetmediği  26/11/2019 tarihli 8.376,84-TL tutarlı e arşiv faturasında iki faturası nedeniyle farklılık bulunduğu, davalının kendi cari hesabına göre davalıya takip tarihi itibariyle 3.780,85-TL borçlu göründüğü, davalı defterleri kendisi lehine delil teşkil etmediğinden ve bizzat davalı tarafından dosyaya sunulan cari hesap dökümüne göre davacının alacağının 3.780,85-TL lik kısmını ispat ettiği, öte bilirkişi raporuna göre davalının 2018 ve 2019 yılında e-defter tutmadığı, davacının  26/11/2019 tarihli 8.376,84-TL tutarlı e arşiv faturasını davalıya tebliğ ettiğine ve bu faturaya konu ürünleri davalıya teslim ettiğine dair delil sunmadığı yemin deliline de dayanmadığı, davalının bu faturayı alım olarak vergi dairesine beyan etmediğinin celbedilen 2019 yılı ba formlarından anlaşıldığı, davacının 8.376,84-TL tutarındaki alacağının varlığını ispat edemediği, mahkemece bu gerekçelerle davanın 3.780,85-TL yönünden kısmen kabulüne, takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize yönelik fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken, dosyaya mübrez deliller değerlendirilmeksizin eksik gerekçe ile yazılı şekilde reddedilmesinin isabetsiz olduğu, davacı yanın istinaf başvurusunun kısmen haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yapılacak başka tahkikat işlemi olmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanunun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, davalının takibe vaki itirazının 3.780,85-TL asıl alacak yönünden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine,  davalının kabul edilen alacağın %20 si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin  28/01/2022 tarih ve 2020/743 Esas -  2022/75 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 ve 353/1-b2 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle;2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 3-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine vaki itirazının 3.780,85-TL asıl alacak yönünden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine,4-Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında 756,17-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 6-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan  146,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 280,72‬-TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafından yatırılan  427,60-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 54,40-TL başvuru harcı, 137,50-TL tebligat/ posta gideri ile 750‬,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere; toplam 887,5‬‬‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 276,01-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,10-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap edilen 3.780,85-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,11-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 8.379,84-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,12-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 75,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere; toplam 295,7‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c5ae0e678820f48","SID":"cae1f27755077e40"}}