{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 19/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar <br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - ... ...<br>\t  2- ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 2- <br>VEKİLLERİ\t:Av. ...<br>DAVALILAR \t: 3- ... - ... ...<br>\t  4- ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 19/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesi ile özetle; 24/11/2017 tarihinde maliki davalı ... olup ......sevk ve idaresindeki ....... plakalı aracın dur levhasına rağmen tali yoldan Antalya Çevre Yolu caddesine kontrolsüz şekilde çıkarak, Antalya Çevre Yolu caddesini takiben Seydişehir istikametine seyretmekte olan dava dışı sürücü ...... sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralanmasına, müvekkili ...'un beden ve iş gücü kaybına uğramasına sebep olduğunu, .... ....'ın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, yoğun bakım ünitesinde 4 gün tedavi gördüğünü, elinin 3 kez ameliyat geçirdiğini, sağ elini kullanmakta zorlandığını, yine kazada yaralanan .... ...'ın vücudunda kalıcı iz bulunduğunu, psikolojik destek almak zorunda kaldıklarını, ruh hallerinin bozulduğunu, yaşadıkları olayların bir nebze olsun hafifletilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere ... için 200 TL Efor-güç kaybı, 200 TL geçici iş göremezlik kaybı, 200 TL tedavi giderleri, 200 TL bakıcı giderleri, ... için 200TL tedavi giderleri olmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketleri açısından poliçe kapsamı ve limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 50.000 TL, .... ... için 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalılardan (sigorta şirketleri açısından poliçe kapsamı ve limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili Konya. Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının kaza sırasında araçta hangi amaçta bulunduğunun belirlenmesi gerektiğini, bu durumun tazminata etki edeceğini, kaza tespit tutanağında karşı araç ile ilgili olarak ayrılan kısımda koruyucu tertibatlardan emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belli değil ibaresinin yer aldığını, bu durumun da tazminat hesabında değerlendirileceğini ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın husumetten de reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan ve aktüerya uzmanından yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini bildirmiştir. <br>Davalılar ... ve ......vekili  Konya .Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;  Öncelikle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu beyan ederek görev itirazında bulunmuş, esasa yönelik olarak kusuru kabul etmediklerini, tespit tutanağının hatalı olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının siyasi partiye ait araçta olduğunu, aracın yolda bulunma sebebinin siyasi çalışma ile ilgili olduğunu, bunun hatır taşımacılığı olduğunu, asıl üzüntü ve acıyı müvekkili ....'nin çektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Konya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;  27/03/2023 tarihinde alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda haricen tahsili ile kapatılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı/alacaklı vekili her ne kadar 6. Celse de dosyanın tümden haricen kapatılması hususunun usule uygun olmadığı, yalnızca maddi tazminat alacağının tahsil ettiklerini manevi tazminat alacağının devam ettiğini iddia etmiş ise de; mahkememizce celp edilen ve UYAP sistemine tanımlanan icra dosyası içeriğindeki 27/03/2023 tarihli talep dilekçesinde alacağın haricen tahsil edildiği, tahsil harcının borçlulardan tahsili ile dosyanın kapatılmasını talep ettiği, 31/03/2023  tarihli dilekçesinde ise, alacağın tümden tahsiline ilişkin beyanının sehven gönderildiğini, dosyada görülmeyen alacaklar açısından borçlular ......ve ... yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, ilgili talebin 31/03/2023 tarihli karar ile reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüş olup, mahkememiz .... Esas, .... Karar sayılı hükmünün icra faaliyetlerinin gerçekleştirildiği mezkur icra dosyası haricen tahsil ile kapatılmış olup, bu takipteki ödeme emrinde mahkememiz hüküm içeriğindeki tüm alacak kalemlerinin tahsili talep edildiğinden ve ilgili tahsilatlar kısmen icra dosyası, kısmen sulh sözleşmesi ve kısmen de haricen tahsil ile gerçekleştiğinden ve davanın devamında davacının herhangi bir alacak kaydı bulunmaması sebebiyle hukuki yarar kalmadığından ; <br>Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, \" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ... yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, müvekkilin kaza sonrasında sayısını hatırlamayacağı kadar çok ameliyat olduğunu ve beyin kanaması geçirdiğini, müvekkilin trafik kazası sonucunda kalıcı hasarı meydana geldiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda %9 oranında maluliyetinin bulunduğunu, icra dosyasındaki beyanlar incelendiğinde ve ödemeye ait bir davalı tarafından ileri sürülen ödeme beyan bulunmadığı halde manevi tazminatın ödendiği yolunda hüküm tesis edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yerel mahkemece maddi tazminat belirlemesi yapılırken alınan bilirkişi raporu baz gelir nedeniyle hatalı ve eksik olarak tanzim edildiğini, yerel mahkemece maddi tazminat belirlemesi yapılırken alınan bilirkişi raporunun Bakiye Yaşam Tablosu nedeniyle hatalı ve eksik olarak tanzim edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve Yargıtayın son dönemde yerleşik kararları uyarınca TRH 2010 Kadın Yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken hatalı olarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması ve eksik hesaplama yapılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi 2...... Esas 2...... Karar sayılı ilamının talepleri doğrultusunda incelenerek kaldırılması ile araştırılacak başkaca husus olmadığı kanaatinde ise resen maddi ve manevi tazminat yönünde yeniden karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise eksik hususların giderilmesi için dosyanın eksik hususlar giderilerek yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br> Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın, davacıların istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;<br>Mahkemenin verdiği kararın, Dairenin .... Esas,.... Karar  sayılı ilamı ile kaldırılıp mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, anılan kararda kısaca, kaldırma sebepleri olarak aynen özet olarak aşağıda belirtildiğinde; <br>\"...dava dilekçesinde açıkça manevi tazminatın tüm davalılardan talep edilmiş olmasına karşın mahkemece sadece sigorta dışındaki davalılara yönelik hüküm kurulması, istinaf eden davalı ... yönünden ise manevi tazminat talebi yönünden herhangi bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup ...Sigorta'nın buna yönelik istinafı yerindedir.  Ayrıca; <br>Kabule göre de; Maddi tazminat bakımından hüküm fıkrasında, davalı ... şirketinin 330.000 TL sağlık gideri teminatı ve yine 330.000 TL sakatlanma kişi başı teminatı bulunduğu halde, bu husus belirtilmeksizin davalı ... açısından fazla tazminata karar verilmesi de hatalı olup, davalı ... vekilinin bu hususlara yönelik istinaf talebi kabulü ile kararın kaldırılarak, mahkemece yukarıdaki hususlar hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi için kararın mahkemesine gönderilmesi gerektiği\";  <br>\"AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemine göre hazırlanan rapor ile 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin baz alındığı 24/12/2020 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi uzman heyetinden alınan maluliyet  raporuna itibar edilmesi gerekirken...\"; <br>\"...davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi belirlenmiş ise de, davalı sigortaya yazı yazılıp varsa hasar dosyası ve başvuru belgeleri celp edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği...\"<br>Hususları belirtilerek, davacılar ve davalılar ......ile ... ve davalı ...  Sigorta Şirketi vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek mahkemesine gönderilmişti.<br>ÖNCELİKLE KALDIRMA KARARIMIZ KAMU DÜZENİ GEREĞİNCE KALDIRILMASI GÖZETİLEREK;<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br>Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.<br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm  uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>Bu halde AYM nin iptal kararı karşısında ,bu iptal  kararları kazanılmış hakkın istinasını teşkil  teşkil eder mahiyettedir.taraflar daha önce hazırlanan maluliyet raporlarına itiraz etmese bile AYM iptal kararı doğrultusunda mahkemece kamu düzeni açısından resen dikkate alınmalıdır.<br>Mahkemece, yeni verilen kararda ise; <br>\"Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;  27/03/2023 tarihinde alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda haricen tahsili ile kapatılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı/alacaklı vekili her ne kadar 6. Celse de dosyanın tümden haricen kapatılması hususunun usule uygun olmadığı, yalnızca maddi tazminat alacağının tahsil ettiklerini manevi tazminat alacağının devam ettiğini iddia etmiş ise de; mahkememizce celp edilen ve UYAP sistemine tanımlanan icra dosyası içeriğindeki 27/03/2023 tarihli talep dilekçesinde alacağın haricen tahsil edildiği, tahsil harcının borçlulardan tahsili ile dosyanın kapatılmasını talep ettiği, 31/03/2023  tarihli dilekçesinde ise, alacağın tümden tahsiline ilişkin beyanının sehven gönderildiğini, dosyada görülmeyen alacaklar açısından borçlular ......ve ... yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, ilgili talebin 31/03/2023 tarihli karar ile reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüş olup, mahkememiz ....Esas, ... Karar sayılı hükmünün icra faaliyetlerinin gerçekleştirildiği mezkur icra dosyası haricen tahsil ile kapatılmış olup, bu takipteki ödeme emrinde mahkememiz hüküm içeriğindeki tüm alacak kalemlerinin tahsili talep edildiğinden ve ilgili tahsilatlar kısmen icra dosyası, kısmen sulh sözleşmesi ve kısmen de haricen tahsil ile gerçekleştiğinden ve davanın devamında davacının herhangi bir alacak kaydı bulunmaması sebebiyle hukuki yarar kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.  Davacıların manevi tazminat taleplerine yönelik mahkememiz hükmüne ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden işbu hükümde manevi tazminat hususunda esasa ve vekalet ücretlerine dair yeniden hüküm kurulmamıştır\" gerekçesiyle davanın esası hakkında \"karar verilmesine yer olmadığına\" dair karar verilmiştir.  <br>Mahkemece yapılan değerlendirme ve kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Zira, davacı tarafça her ne kadar kaldırma kararından önceki ilama dayalı olarak icra dosyasında tahsilat yapıldığı, bu sebeple davanın konusuz kaldığı  belirtilmiş ise de, söz konusu icra dosyası önceki kaldırılan ilama göre yapılmış olup, Daire kaldırma kararına göre yapılacak yargılamada davacı taraf lehine daha fazla veya daha az tazminat oluşabileceği gibi söz konusu icra dosyasındaki tahsilatlar, neticede kesinleşecek hükme göre infaz aşamasında İİK 32 vd. Maddelerine göre icra hukukunu ilgilendiren  konulardan olarak ela alınabilecek husus olmakla, eldeki davanın konusuz kalmasına neden olabilecek bir sebep değildir. <br>Ayrıca, önceki kaldırılan mahkeme hükmü ile manevi tazminat hükmü de ortadan kaldırıldığı, ortada infaz için geçerli bir hüküm de bulunmamakla mahkemece, bu konuda yeniden kaldırma kararına göre hüküm kurulması da gerektiğinden, önceki hükmün kesinleştiğinden bahisle manevi tazminat hükmü kurulmasından sarfınazar edilmesi de ayrıca isabetli olmamıştır. <br>Bu nedenlerle, Daire'nin önceki kaldırma kararındaki hususlar da ayrıca gözetilerek, yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacılar vekilinin istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi  kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,<br>4-İstinaf eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72faf87827860a68","SID":"bf7fc4666072204f"}}