{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/900 Esas<br>KARAR NO: 2024/1363<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2020<br>NUMARASI: 2020/307 Esas, 2020/680 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iflas idaresinin vergi alacaklarını reddetme yetkisine sahip olmadığını, incelenmesi gereken hususun kaydı yapılan alacakların yalnızca vergi alacağı olup olmadığı yönünde olması gerektiğini, tüm yerel mahkeme kararları ve Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, alacaklar defterinin 338. sırasına kaydı yapılan ve reddedilen 417.406.70-TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, alacaklar defterinin 30. sırasına kaydı yapılan ve reddedilen 7.793.515,40-TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, alacaklar defterinin 29. sırasına kaydı yapılan ve reddedilen  136.500,11-TL  vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, alacaklar defterinin 28. sırasına kaydı yapılan ve reddedilen 21.176,16-TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, alacaklar defterinin 27. sırasına kaydı yapılan ve reddedilen 49.867,38-TL+15.308,88-TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, müflis şirket alacaklılar defterine kayıt ve kabulüne, iflas idaresinin ret kararlarının ve sıra cetvelinin iptaline, İİK m. 235 maddesi gereğince kayıt ve kabulünü dava ettikleri alacak için alacaklılar toplantısına tedbiren katılma ve oy kullanma yetkisi verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2. alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar davanın durdurulmasını, esasen açılan davanın kanunda belirtilen hallerin istisnası olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece;  yerleşik Yargıtay uygulamasında iflas idaresinin kayden varlığı anlaşılan kamu alacağını masaya kaydetmesi, akabinde ise iflas idaresinin idari yargıya başvuru yapması gerektiğinden şeklen tahakkuk etmiş muaccel gözüken davaya konu edilen kamu alacağının haklı olup olmadığının iflas idaresi veya kayıt kabul davasına bakan mahkemece incelenemeyeceğini, zira bu konunun niteliği itibariyle idari yargı tarafından tartışılabileceğini, açılan kayıt kabul davasının ikinci alacaklılar toplantısından on gün (10) sonraya bırakılması yönündeki davalı savunmasına itibar edilemeyeceğini, davanın iflas sonrası açılması karşısında bunun yasal dayanağının da bulunmadığını, bu nedenlerle davacının davasının kabulü ile reddedilen 49.867,38-TL+15.308,88-TL  vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, iflas tasfiye işlemlerini yürüten İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyasına istinaden oluşturulan  iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacının alacaklılar toplantısına katılmasına tedbiren izin verilmesine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kayıt kabulüne karar verilen alacakların hem müflis şirket yetkililerinin beyanları hem de dava konusu kamu alacakları için daha önceki dönemlerde müflis şirket tarafından yapılan ödemeler gözetilerek iflas idaresince reddedildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kamu alacaklarının iflas idaresince reddedilemeyeceği görüşü mevcutsa da bu duruma istisnaların getirildiğini, zamanaşımı, ödeme ve mükerrer kayıtlarda iflas idaresince bu alacakların reddedilebileceğinin kabul edildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararda iflas idaresince verilen alacakların ret kararlarının sebeplerinin irdelenmediğini, iflas idaresince alacağın reddine karar verilebilecek istisnai durumların göz ardı edildiğini, yapılan ödemelere dayanılarak iflas idaresince ret kararı verilmesinin kamu alacaklarında iflas idaresinin ret kararı veremeyeceği hususunun istisnalarından olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen söz konusu alacakların haklı olup olmadığının incelenmesinin idare ve vergi mahkemelerince yapılabileceği dolayısıyla alacaklara ilişkin itirazların idare ve vergi mahkemelerine müflis şirket adına iflas idaresince yapılması gerektiği yönündeki kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı idarenin vergi alacağının masaya kaydını talep ettiği, iflas idaresinin alacağı tamamen reddettiği, sıra cetvelinin davacı tarafa 16/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı idarenin 15 günlük hak düşürücü süre içinde  29/06/2020 tarihinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Amme alacaklarının sıra cetveline yazılması, bazı özellikler arz eder: İflasın açıldığı ve adi tasfiye yapılacağı, İİK'nın 166 ve 219. maddeleri uyarınca amme idarelerine bildirildiği ve ilan yapıldığı için amme idareleri, (amme) alacaklarını, (diğer alacaklılar gibi) iflas masasına yazdırmalıdırlar. Yani, iflas idaresi, bir amme alacağını, kendiliğinden (re'sen) nazara alarak sıra cetveline yazmak zorunda değildir. İflas masasına yazdırılan bir amme alacağı o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre iflastan önce kesinleşmişse veya iflas açıldıktan sonra kesinleşirse, bu kesinleşme, iflas idaresi için de bağlayıcıdır; o (kesinleşmiş) amme alacağının sıra cetveline kabul edilmesi gerekir. İflas idaresi, kesinleşmiş bir amme alacağını sıra cetveline kabul etmezse (reddederse), amme alacaklısı, sıra cetveline itiraz davası açabilir. İflas masasına yazdırılan bir amme alacağı o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre kesinleşmiş değilse, iflas idaresinin, o amme alacağının, hakkında hiçbir karar vermeden, sıra cetveline yazması gerekir. Bu halde müflisin o amme alacağına karşı başvurabileceği idari yargı yoluna (idare veya vergi mahkemesinde itiraz yoluna), müflis yerine, iflas idaresi başvurur. Buna rağmen, iflas idaresi, kesinleşmiş bir amme alacağının sıra cetveline yazılmasını reddederse, amme idaresi, iflas idaresi aleyhine (m.235, II c.1 hükmüne göre) ticaret mahkemesinde sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir. Bu davada, ticaret mahkemesi, amme alacağının esası (mevcut olup olmadığı) hakkında bir inceleme yapamaz; iflas idaresinin amme alacağına karşı idari yargı yoluna başvurmak (idare veya vergi mahkemesinde dava açma) hakkı saklı kalmak üzere, amme alacağının sıra cetveline kaydına karar verir. (İİK. m.235, II c.1) (Yargıtay 23. HD. 2014/8950 E. 2014/6998 K. Sayılı ilamı)  Kamu alacağının haklı olup olmadığını iflas idaresinin ya da kayıt kabul davasına bakan mahkemenin inceleme yetkisi olmayıp, bu konuda yetki idari yargıya aittir. Ancak ödeme, zamanaşımı ya da mükerrer kayıt iddialarının asliye ticaret mahkemelerinde incelenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda, iflas dosyası incelendiğinde bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir. Davacı vergi dairesi, amme alacağı olan vergi alacağının masaya kaydını talep etmişse de, iflas idaresi, müflis şirket yetkilisinin borcun olmadığı yönündeki beyanını dikkate alarak alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. İlgili vergi dairelerine yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, iflas tarihi itibarıyla müflisin vergi borçlarının miktarları mahkemeye bildirilmiştir. Somut olayda, davacının iflas masasına kaydını talep ettiği alacak amme alacağı olup mahkemece talep edilen alacaklar hakkında,  iflas idaresinin amme alacağına karşı idari yargı yoluna başvurmak (idare veya vergi mahkemesinde dava açma) hakkı saklı kalmak üzere iflas masasına kaydına karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/307 Esas, 2020/680 Karar sayılı ve 24/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b96327c0282565ba","SID":"197c34a9c8b50b74"}}