{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/777 Esas<br>KARAR NO:2024/1694 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/161 Esas - 2022/29 Karar <br>TARİHİ:19/01/2022<br>DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ..., taşıma yapılan... plakalı aracın maliki, ... konu aracın işleteni ve taşıma sözleşmesi yapılan kişi, diğer davalı ... ise taşımaya konu aracın sürücüsü olduğunu; davalılar ile müvekkili şirketin müşterisi ... tohuma ait bulunan 1.000 torba ... mısır tohumun Haliliye-Şanlıurfa'da bulunan alıcısı ... şirketine taşınması ve teslimi konusunda 25.04.2019 tarihinde sözleşme akdedildiğini; alıcıya malların teslimi sırasında 300 torbanın eksik olduğunun anlaşıldığını; davalı araç sürücüsü ...'a eksiklik nedeni sorulduğunda ... numaralı telefon ile kendisini arayan ve malın sahibi olduğunu söyleyen...'ye 300 torbayı teslim ettiğini bildirdiğini; belirtilen telefon numarası arandığında kapalı ve kullanım dışı olduğu bilgisine ulaşıldığını; bunun üzerine teslim edilen kişi hakkında şikayette bulunulmasını istenilmesine rağmen, davalıların imtina ettiğini; müvekkili tarafından Beşiktaş ...Noterliği'nin 29.04.2019 gün ... yevmiyeyle davalılara keşide edilen ihtarnameyle kaybolan mallar nedeniyle zararların talep edileceğinin bildirildiğini; davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu; ...'ın emniyetteki ifadesinde yukarıda bildirilen numaradan arayan kişiye malı teslim ettiğini bildirdiğini; davalılardan ...'ın 07.05.2019 tarihinde müvekkilini arayarak şeytana uyduğunu; ihtiyacı olduğu için 300 torbayı aldığını; ancak olayın adliyeye intikali sebebiyle 247 torba mısır tohumunu iade etmek istediğini bildirmesi üzerine, müvekkilinin 07.05.2019 tarihli davalı ...  imzasını havi belge ile 247 torba ürününün teslim alındığını; 3 torba malın bedelinin de, taşıyıcının müvekkilinden olan alacağından düşülmesi konusunda beyanda bulunduğunu; müvekkilinin diğer malların akıbetini araştırırken 50 torba tohumu satışı için üçüncü kişilerle pazarlık yapıldığını öğrenmesine üzere emniyet birimlerine durumu ilettiğini; 01.05.2019 günü yapılan baskınla müvekkilinin müşterisi ... şirketine ait 50 torba mısır tohumu ele geçirilerek Savcılık tarafından yediemine götürüldüğünü; ... tarafından 300 torba ürün için müvekkili şirkete 95.866,17 TL tutarlı fatura düzenlenmesi üzere ödeme yapılmak zorunda kaldığını; davalılar tarafından müvekkili şirkete sonradan pişmanlıkla teslim edilen 247 torba ürün 80.702,97 TL+ 807,03 TL (KDV (%1) =81.510,00 TL'ye ... isimli firmaya satıldığını; 50 adet adli yedieminde bulunan malların tohumların filizlenmesi ve kullanım sürelerinin geçmesi sebebiyle satılamadığından imha edildiğini; yine 3 torba mısır tohumunun hiç bulunamadığını; buna göre aradaki fark olan (95.866,17 TL — 81.510,00 TL =) 14.356,17 TL müvekkilinin zararının oluştuğunu, Beşiktaş ... Noterliği'nin 02.09.2019 gün ... yevmiyeyle davalılara keşide edilen ihtarname ile 14.356,17.TL'nin ödenmesi istenmesine rağmen, olumlu bir sonuç çıkmadığından bahisle anılan tutarın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaları kabul etmenin mümkün olmadığını, iddiaların hukuki olmadığı gibi gerçekle de ilgisi olmayan afaki iddialardan ibaret olduğunu, müvekillerinin yıllarca taşımacılık işini dürüst bir şekilde icra ettiklerini, müvekkillerinin mevzubahis malı eksiksiz bir şekilde teslim ettiklerini belirterek davacının haksız, hukuksuz mesnetten yoksun açmış olduğu karşı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/01/2022 tarih ve 2020/161 Esas - 2022/29 Karar  sayılı kararında;\"Dava, taşınan malların bir kısmının çalınması/eksik teslimi dolayısı ile oluşan zarardan kaynaklı alacağının tahsili talebinden ibarettir.Mahkememizce,  uyuşmazlığın dava dışı şirkete ait ürünlerin davalıların malik, işleten ve sürücü olarak taşıma yapmış iseler taşıma esnasında ürünler kaybolduysa davalıların sorumlu oldukları miktar noktasında  toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak mahkememizce resen seçilecek Ziraat Mühendisi ve Hesap bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler 17/12/2021 tarihli raporunda, fiili taşıyıcının, çalışanının kusurlarından sorumlu olmasına göre, yükte oluşan zarar kapsamında davacının taşıtana ödediği tutarı/zararı, alt taşıyıcı davalı ... ile araç sürücüsü ...'a rücu edebileceği; dosyaya yansımamış olmakla beraber, husumet yöneltilen davalı taşıma sözleşmesine taraf olmayan ... araç maliki olsa bile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87/2. Maddesi uyarınca işletenin, aracında taşınan eşyanın kaybolmasından sorumlu olmadığı (aynı yönde Y.LI.HD'nin 09.05.2013 gün, 2013/5590-9448 sayılı kararı) meğer ki fiile iştirak etmemiş olsun.. Zarar gören eşyanın ağırlığına nazaran, TTK'nın 882. maddesi uyarınca ödenecek tazminat miktarının azami sınırının 8.009,31 TL olduğu; ancak zararın kasten ve ya pervasızca bir davranışla oluştuğu esasının Mahkemece benimsenmesi halinde TTK.m.886 hükmü uyarınca sorumluluk sınırlamalarına tabi tutulamayacağı; buna göre ise rücu edilebilecek tutarın yukarıda (4/B)sayılı bentte gösterildiği üzere 14.356,17 TL olduğu; davacının temerrüt ihtarnamesinin tebliğ edildiği tarihin belirsiz olup, usulen saptanacak tebliğ tarihine, ihtarnamede verilen üç günlük atıfet mehlinin eklenmesi sonucu bulanacak tarihinin temerrüt için ilk gün olduğu; hesaplanan zarara dayanak yapılan emniyet tarafından el konularak yediemine teslim edilen 50 adet torbadaki mısır tohumunun bozulduğuna ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı; rapor edilmiştir.Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut irsaliye ile fiili taşıyıcıya 1.000 torba ...çeşit tanımlı mısır tohumu teslim edildiğinde uyuşmazlık bulunmadığı; fiili taşıyıcının, alıcıya 700 torba teslim ettiği; emniyete yansıyan olay sebebiyle, davalı sürücü hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma isnadıyla kamu davası açıldığı; davalı sürücünün emniyetteki ifadesinde ... numaralı telefonla kendisini arayan ve malı kendisine teslim etmesi gerektiğini söyleyen...'ye 300 torba malı teslim ettiğini bildirdiği; Ancak bilahare tutanak ile 247 torbayı davacı asıl taşıyana teslim ettiği; fiili taşıyıcının, çalışanının kusurlarından sorumlu olduğu; 50 adet torbaya emniyet tarafından 01.05.2019 günü el konularak yediemine teslim edildiği; ürünlerin bozulduğunun bildirdiğini; buna ilişkin tutanağın dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, taşıyıcının kurtuluş kanıtı getirememesine, olayın meydana geliş biçimine nazaran, davalı taşıyıcının doğan zarardan sorumlu olduğu; davalıya, taşıtan tarafından torba başı 319,55 TL fatura edildiği; bilahare davalı tarafından iade edilen 247 torbanın davacı tarafından üçüncü kişiye satışında 326,73 TL fatura edildiği; dolayısıyla bu hususun davalı yararına olduğu; zararı düşürücü mahiyette olduğu; taşıtan tarafından davacıya fatura edilen 95.866,17 TL ile davacının iade edilen ürünleri üçüncü kişiye 81.510,00 TL satışı arasındaki fark olan 14.356,17 TL'nin taşıma tarihindeki 53 torba açısından piyasa fiyatlarına uygun olduğu tespit edilmiş olup, davanın kabulü ile; 14.356,17 TL tazminatın 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  husumet yöneltilen davalı taşıma sözleşmesine taraf olmayan ... araç maliki olsa bile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87/2. Maddesi uyarınca işletenin, aracında taşınan eşyanın kaybolmasından sorumlu olmadığından davalı ... yönünden davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''DAVANIN KABULÜ ile;14.356,17 TL tazminatın 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... yönünden davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'ın yargılama aşamasında, husumet yönünden herhangi bir itirazı olmadığını,\"Müvekkillerim mevzubahis malı eksiksiz bir şekilde teslim etmişlerdir. \" ibaresi ile huzurdaki davanın ...'a yöneltilmesine karşı herhangi bir itirazlarının olmadığının açık olduğunu, ifade tutanaklarındaki beyanlara göre ...'ın, ...'ın abisi olduğu anlaşıldığıın, bu anlamda bahsi geçen eylemi birlikte hareket ederek gerçekleştirdiklerinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, davaya konu emtiaların taşındığı aracın ... adına kayıtlı olduğunu, yetki verenin de ... ve şoförün ise ... olduğunu,Bu anlamda davalı  ...'ın fiile iştirak edip etmediğinin yeterli ölçüde araştırılmaksızın, ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, Esasen işbu davanın konusu taşıma sırasında ürünlerin çalınması olayı olduğunu, bir başka anlatımla, konu olay, aracın malikinin kim olduğundan ziyade müştereken gerçekleştirilen bir eylem neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar olduğunu, bu durumda  tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,İleri sürerek; Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Öncelikle tehiri icra kararı verilerek,  İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/161 E. Ve 2022/29 K sayılı kararının, REDDEDİLEN kısım yönünden ortadan kaldırılarak, davalı ... bakımından da davanın kabulüne yönelik karar verilmesini,  yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, müvekkili adına talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen alt taşıma sözleşmesine konu ürünlerin kendi uhdelerine geçirilmek suretiyle alıcısına eksik teslim edilmesi sebebiyle akdi taşıyıcı olan davacının uğradığı zararın fiili taşıyıcı olan taşıma sözleşmesinin tarafı, ürünlerin taşındığı aracın sürücüsü ve malikinden müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş,  davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 850. maddesinde yer alan tanımlamaya göre taşıyıcı; taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini üstlenen kişidir. İki taraf arasında akdedilecek taşıma sözleşmesi ile taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı, buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.Taşıma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamakta olup, sözleşmesinin mevcudiyeti her türlü delil ile ispat edilebilir. Somut uyuşmazlıkta alt taşıma sözleşmesi davacı ve davalı ... arasında akdedilmiş olup, davalı ... aracın sürücüsüdür.Davacı ile davalı araç maliki ... arasında taşıma sözleşmesi akdedilmediği, davalının aracın maliki olmasının kendisini doğrudan taşıyıcı yapmadığı ve taşıma sözleşmesi kapsamında sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalının diğer davalıların hizmet nediyle güveni kötü kullanma eylemlerine iştirak ettiğine dair dosyada geçerli yazılı ve kesin delil bulunmadığından  haksız fiil sorumluluğuna da gidilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece husumetin resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32c31aae7ef14572","SID":"3eee28f64edc4807"}}