{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t                          ... Esas - ... Karar<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>                    T.C.<br>\tKONYA\t\t\t\t\t\t\t\t\t. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t \t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>                                                             <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>İHBAR OLUNAN\t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Mahkememizin ...  Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili 28/02/2022 tarihli dilekçesiyle; davacının enerji sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacının iştigal alanını kurulu güneş elektrik santralleri vasıtasıyla elektrik üretimi yapmak ve bu elektriği daha sonra elektrik dağıtım firmaları aracılığıyla devlete satmak olarak özetlemenin mümkün olduğunu, davalının elektrik dağıtım şirketlerinden birisi olduğunu, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, bu anlamda davacının davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bir bedel ödediğini, bu bedele kısaca dağıtım bedeli katkı payı denildiğini, işbu davanın konusunu son dönemde davalı şirketin davacıdan talep ettiği fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı oluşturduğunu, davalının 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payını 5 katından fazla bir artış yaptığını, davalının davacıya önceden haber vermeksizin artış yaptığını, bu artışın davacının projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, davacının ürettiği elektriği davalı gibi Edaş'lar yoluyla satmak zorunda olduğundan davalının bu durumu kendisi lehine fahiş ve haksız bir kar elde etmek için kullanmaktan çekinmediğini beyan ederek davacının fazlaya dair her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalının davacıdan talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının;  davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının; günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin; ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, yapılacak bu tespite kadar davacının fazla ödeme yapmasının ve hak kaybı yaşamasının engellenmesi amacıyla davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin 01/04/2022 havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davada idari yargının görevli olduğunu, davacının arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak açtığını, davacının görevli tedarik şirketi tarafından yapılan iş ve işlemlere işlemin kendilere bildirim tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde itiraz edebileceğini davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmayacağını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK 'ya yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK 'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payı belirleyemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının lisanssız güneş enerjisi santrali işletmecisi olduğunu, lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi ayrımı olduğunu, dağıtım tarifelerinin sadece birim fiyat karşılığı elektrik bedeli olmadığı esasen dağıtım faaliyetlerinin ne şekilde finanse edileceğinin devlet EPDK tarafından planlanması niteliğinde olduğunu, tarifelerin davacının iddiasının aksine sadece belli bir tesisat ya da abone grubunun durumu değil sistemin bütünü nazara alınarak tarifeler belirlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta bağlantı anlaşmalarının EPDK tarafından ve üzerinde değişiklik yapılmamak kaydıyla tip olarak belirlendiğini, bununla birlikte sözleşmenin müzakereye açık bir sözleşme olmadığını, bu sözleşmenin iltihaki sözleşme olduğunu, iltihaki sözleşmelerinin bir kamu hizmeti ifa ettiğini hukuken veya fiili olarak tekel durumu arz eden ve tüketicinin bağlanması gereken standart hükümleri içerin ve tüketicilerin olduğu gibi bağlanmak mecburiyetinde olduğu sözleşme olduğunu, müvekkilinin anılan sözleşmeler üzerinde değişiklik yapma hak ve yetkisinin olmadığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir işlemi söz konusu olmadığını, işlemlerini EPDK kararlarına göre gerçekleştirdiğini, dava öncesinde temerrüdü söz konusu olmadığını, davacının faiz talebinin hukuki bir dayanağının olmadığını beyan ederek davacının dayanak idari düzenleyici işlemin iptalini istemeden idari işlemin uygulamasına karşı talepte bulunmasının mümkün olmaması, davaya konu uyuşmazlıkta idari yargının görevli olması, aksi değerlendirildiğinde davadan asıl maksadın istirdat olması karşısında arabuluculuğa ve şirkete ön başvuruya ilişkin dava şartlarının yerine getirilmemiş olması, müvekkilinin sadece EPDK kararlarını uygulamış olması, tavan gelir modeli kapsamında müvekkilinin bu idari düzenleyici işlemi uygulaması sebebiyle fazladan bir maddi yarar elde etmemiş olması, iddia edilen alacağın zaman aşımına uğramış olması, müvekkiline husumet düşmemesi, davanın belirsiz bir alacağa ilişkin olmaması ve davacının taleplerinin esası itibariyle haksız bulunması karşısında davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığından ilgili belgeler, ... A.Ş'den ilgili belgeler, ... A.Ş'den ilgili belgeler istenmiş, ayrıca Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosya arasına alınmıştır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; dağıtım bedeli katkı payı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan Menfi Tespit davasıdır. <br>Mahkememizin  ... esas ... karar sayılı ilamında; \"Davacının davasının HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan REDDİNE\" karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle ''davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza(çekişme) yaratıldığını iddia ederek bu muarazanın giderilmesini talep ettiği sonucuna varılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, ... E.-... K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi(men'i) talep edilir. Bu durumda mahkemece davacının talebi ile ilgili, davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının esasa ilişkin delillerin toplanmasından sonra değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği'' yönünde karar verilmiştir. <br>Mahkememizce dava konusuna ilişkin olarak Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi ... , Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi ... , Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... oluşan bilirkişi heyetinden 27/09/2024 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; <br>Elektrik tarifelerini düzenleyen kurum olan EPDK Lisansız Güneş Enerji Santrallerinin dağıtım bedeli ile ilgili olarak; günün belirli saatlerinde yaptığı üretim grafiği ile Yüksek Gerilim (YG ) Ticarethane Abonesi grafikleri karşılaştırıldıklarında birbirine benzer (dengesizlik, frekans ve gerilim kontrolü, …) olduğu için Lisansız GES’lerin Dağıtım bedeli ile Yüksek Gerilim (YG) Ticarethane Abonesi <br>Dağıtım bedellerinin aynı olması yönünde karar kılındığı, tespit edildiğini, Lisansız Güneş Santralleri Dağıtım Bedeli Tarifesini düzenleyen Kurumun EPDK olduğu, Lisansız Güneş <br>Santrallerinin EPDK’ nın da Lisansız Güneş Santrallerinin Şebeke üzerinde gerilim ve güç dengesizliğinden <br>dolayı İletim ve Dağıtım sistemi üzerinde Ek maliyet oluşturduğu, Fakat EPDK’ nın bu konuda herhangi bir bedel çalışması yapmadığı, Sadece Dengesizlik Maliyetleri üzerine bir çalışma yaptığı, bu yüzden<br>enterkonnekte sisteme ek yük getiren maliyetler ile ilgili tarafımızdan bir bedel çalışmasının doğru olmadığı <br>kanaatinde olduklarını, çünkü Dağıtım Şebekesi üzerinde etkisi olabilecek bir çok değişkeni dikkate alarak bir bedel <br>çıkarmanın dosya içeriğinde ve elimizdeki bir bilgi belge olmadan bu işlemin mümkün olmadığı, bu konunun Teknik izahının ancak Detaylı bir AR-GE çalışması ve sonrasında yapılacak uygulamalar ile mümkün olduğu, Lisansız Güneş Santralleri Dağıtım Bedeli ile ilgili olarak Adil bir Dağıtım Bedeli, Yasa ve Sözleşmelere uygunluğu konusunun ise EPDK ( Elektrik Piyasasını Düzenleyen )  ve Hukuk’ un ( Hukuk’a göre Denetleyen ) konusu olduğu, davacının davalıya güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı  payının 5,6882 krş/kwh'tan <br>28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun Tespiti Hususu ile ilgili Olarak; 29/12/2016 tarihli ve 6838 sayılı Kurul Kararı’nın c maddesi 1/1/2022 itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. 1/1/2022 tarihi itibarıyla tüm lisanssız üretim tesisleri için veriş yönünde tek bir sistem kullanım bedeli uygulanmaya başlanmıştır. Bu bedel, yukarıda da ifade edildiği üzere maliyet yapısı çerçevesinde ticarethane OG abone grubu ile aynı şekilde <br>belirlenmiştir. ‘’ denildiği. Davacının dava dilekçesinde bahsettiği dağıtım bedeli katkı payının 22,7527 krş <br>/ kwh' tan olması 01.07.2021 Tarihinde olmuştur.  ( Davacı Dava Dilekçe Eki )  01.01.2022 de ise 28,2765 olduğunu,  5,6882krş/kwh ise EPDK Fiyatlarının 31.12.2017 Fiyatlarına (Yönetmelik Değişmeden Önce) güncellenmesi oluşan fiyatlar olduğunu, kurul tarafından lisansız üreticilere başlangıçta dağıtım katkı payı bedelinde sağlanan indirimin gelişen,  değişen durum ve yukarıda sayılan gerekçelerle (sisteme bağlı lisanssız GES sayısının ve bağlı gücün artması ile) sisteme verdikleri gerilim ve frekans dengesizlik maliyetinin artması gerekçesi ile kaldırıldığı görüldüğünü, davalı vekilinin, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine 11.05.2022 Tarihinde (... Esas) gönderdiğini, talep dilekçesinde talep ettiği bilgilerin tamamı davacı taraf, davalı taraf ve EPDK da olduğundan böyle bir incelemenin uzmanlık alanları dışında kaldığını, davalı taraf ... ’ın, EPDK’nın belirlediği Elektrik Tarifeleri uygulamakla yükümlü lisanslı bir dağıtım şirketi olduğu için tarife belirleme yetkisi olmadığını belirtmişlerdir.  <br>T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi  . Hukuk Dairesi'nin  ... esas, ... karar sayılı ilamı da dikkate alınarak tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; dosya arasında mevcut bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere göre taraflar arasında imzalanan \"Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması\" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu,  EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karara verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL. harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 1.000 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 1.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,  <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024<br><br>Katip                                                                                          Hakim <br><br>Bu  belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93231f9fa444c640","SID":"a3cf9bdbd56747e1"}}