{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/11/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu şirketin, davacı şirketten 7.800 kg ''Çelik Konstrüksiyon'' (montaj hariç) siparişi verdiğini, davacı şirketin sipariş üzerine çelik konstrüksiyonları davalının istediği şekilde üretip, davalı şirkete sorunsuz bir şekilde teslim ettiğini, bu siparişlere istinaden davacı şirket tarafından 04/04/2024 tarihinde ....nolu e-irsaliye, 05/04/2024 tarihinde ise ... nolu e-arşiv faturası düzenlendiğini, sipariş teslim edildikten sonra davalı-borçlu şirketin fatura bedeli olan 17.784,00 USD'yi yasal süresi içerisinde ödemediğini, davacı ile davalı şirket yetkilileri arasında geçen \"mail\" ve \"whatsapp\" yazışmalarına da bakıldığında; davacıdan teklif istendiği, projelerin gönderildiği, proje ve istekler kapsamında üretimin yapıldığı, ürünlerin tesliminin sağlandığı ve en son ödemenin istendiği ancak davalı şirket tarafından ödemenin yapılmadığının açıkça görüldüğünü, bu yüzden davacı şirketin fatura bedelinin tahsili için yetkili .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla ....tarihinde fiili ödeme tarihli genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ise 24.05.2024 tarihinde kötü niyetli olarak borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiili ödeme günündeki 17.784,00 Dolar olarak alacaklarının tespitine, borçlunun takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi 26/09/2024 tarihli ara kararı ile; ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davalının mal kaçırma hazırlığı içinde olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile alacağın varlığının ve miktarının tespit edilebileceği, yargılamayı gerektiren böyle bir durumda ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alım satım bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketten malzeme sipariş verildiğine ve satın alındığına dair mail ve whatsapp konuşmaları, e-irsaliye ve e-arşiv fatura, kantar fişi gibi delillerin mevcut olduğunu, davalı şirket yetkilisinin ile yazışmalara (whatsapp) bakıldığında da açıkça borcunu varlığını ve borcunu ödeyeceklerini belirttiğini<br> ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacak, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Somut olayda, iddia edilen satış sözleşmesine ilişkin yazılı sözleşme sunulmaması ve iddia edilen alacak ve teslim iddialarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada İİK 257. maddesi uyarıca rehinle temin edilmemiş, muaccel bir alacak bulunduğu konusunda yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek  gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen .... tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.21.11.2024\t\t\t<br>...<br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"004310810a915306","SID":"ed626ff954682c61"}}