{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/217 <br>KARAR NO: 2024/1599<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2017/204 2021/752<br>DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Manevi Tazminat <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; davalıya ait reklam filminde \"...\" ifadesine yer verildiğini,anılan reklamla tüketicilerin değil, rakip operatörlerin hedef alındığını, reklamdaki amacın rakip operatörlerin reklamlarını itibarsızlaştırmak ve kötülemek olduğunu, reklamın mevcut formatında anılan şekilde somut, bağımsız ve denetlenebilir hiçbir veriye atıfta bulunulmadığını, bu kapsamda reklamın yeterli bilgi vermediğini ve bilgilerin çarpıtılarak tüketicilerin aldatıldığını, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 5/a maddesine göre reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru ve dürüst olması gerektiğini belirterek davalıya ait reklamın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 100.000-TL tutarında manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacının davasına ve tedbir talebine dayanak yaptığı Reklam Özdenetim Kurulu kararında huzurdaki davaya konu reklamın haksız rekabet eylemi içerdiği gibi bir tesbit yapılmadığını,davacının kötülenmediğini, davacıya ait ürün ve hizmetlerle ile ilgili en ufak bir gönderme ve sataşma dahi yer almadığını,reklam filminin en son 22.02.2017 tarihinde TV'de, 12.03.2017 tarihinde açık havada, 16.03.2017 tarihinde sinemada ve 31.03.2017 tarihinde gazetede yayınlandığını, davaya ve dolayısıyla tedbire konu reklam filminin aslında bir tanıtım olmadığını, tüketicide herhangi bir beklenti uyandırma amacı bulunmadığı gibi tüketicinin herhangi bir şeye ikna edilmeye de çalışılmadığını, dava konusu reklam ile müvekkil şirketin bilgisi, kontrolü olmaksızın milyonlarca tüketici tarafından gerçekleştirilen hız testinin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşıldığını, kaldı ki dava konusu reklam filminde, davacının ya da başka herhangi bir şirketin unvanına, markasına, markasında bulunan renge, reklamında geçen bir poster çalışması görseline, reklamda kullanılan bir teste, yayınladığı bir test sonucuna, reklamında kullandığı spesifik bir ifadeye veya benzeri herhangi bir unsura yer verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu reklamda yer alan \"...\" karakteri tarafından aktarılan \"... Bu nevi iddialı reklamlarda hep alttan bir yazı akar. Hani testi şurda yaptık da, şu kadar yüz kişiyle yaptık da... Ama bu reklamda bakıyorum yok, bakıyorum yok...\" ifadeleriyle \"...\" karakteri tarafından aktarılan \"...Çünkü bu testi vatandaşın kendisi yaptı, üstelik birkaç yüz kişi değil, hem de milyonlarca kişi...\" ifadesi ve bu ifadenin üzerine tekrar \"...\" karakteri tarafından söylenen \"...Anladım, racon styla... Alt yazı yok, bıdı bıdı yok, gerçekler var...\" şeklindeki söylemlerin bu nevi iddialı reklamlarda alt yazı kullanılmasına ve test yapılmasına yönelik rakiplerini hedef aldığı, bu türden bir bilgilendirmenin mevcut reklamda yapılmıyor oluşunun ve reklamlarda bilgilendirme amaçlı kullanılan alt yazıların \"bıdı bıdı\" şeklinde yansıtılmasının rakiplerin reklamlarına yönelik negatif algı yarattığı, sektörde üç büyük firma bulunduğu, davalının iki büyük rakibinden birinin davacı olup reklamın açık hedefi olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca içerik itibariyle rakiplerin  sundukları hizmete yönelik negatif bir algı yarattığı,kendi hizmet ve iş ürünlerini daha iyi göstermek amacıyla kötüleme yapıldığı, dava konusu \"...\" başlıklı reklamın uzun versiyonunun TTK m.55/(1)-a-1 uyarınca kötüleme unsurları barındırması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu, bilirkişi raporlarındaki teknik tespitler uyarınca yapılan değerlendirmede; davalının Türkiye'nin en hızlı İnternet'i olduğuna yönelik iddiasının nesnel, ölçülebilir ve sayısal verilere dayanan bir iddia olduğu, Yönetmeliğin 8.ve 9. maddeleri uyarınca bu iddianın bilimsel test veya raporlarla ispatlanması gerektiği, ispat külfetinin davalıda olduğu, davalı tarafın ispat külfeti kapsamında iddiasını \"...\" hız testine dayandırdığı, dava konusu reklamdaki Türkiye'nin en hızlı internetinin davalıya ait olduğu yönündeki iddianın dayanağı olan ... hız testinin kullanıcıya bağımlı sonuçlar içermesi, mobil ağın dağınıklığı, tüm alanın ölçüm sonuçlarını kapsamaması ve ayrıca sonuçların hem çevresel hem internet servis sağlayıcısının anlık saha performansına hem de kullanıcı tercihlerine bağlı faktörlere göre değişkenlik gösterebilmesi nedeniyle bilimsel geçerliliğe sahip olmadığı,reklamda yer alan iddianın ... hız testi ile kanıtlanamayacağı, ayrıca dava konusu reklamda   vaat edilen hızın veya kapsama alanının altyapı, coğrafi şartlar, şebeke yoğunluğu, kullanılan cihaz, bina konumu gibi etkenlere bağlı olarak değişebileceği bilgisinin ortalama tüketicinin algılayabileceği süre ve biçimde verilmediği, bu durumun Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin m.27/7 hükmüne aykırı olduğu, davalı tarafından bu şekilde bilgilendirme yapılmadığı gibi reklamlarda bilgilendirme amaçlı kullanılan gerek alt yazı gerek buna benzer uygulamaların \"bıdı bıdı\" şeklinde yansıtıldığı, davalının İnternet hızına tüm tüketicilerin ulaşabileceği algısının oluşturulduğu, tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu \"...\" başlıklı reklamın uzun versiyonunun TTK m.55/(1)-a-1 ve TTK m.55/(1)-a-5 hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, 100.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın ilanına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;kararda belirtilenin aksine, davaya konu reklam filmi ile hiçbir şekilde davacıya ait ürün veya hizmetlerle \"hukuka aykırı surette karşılaştırma\" yapılmadığı gibi, davacıya ait herhangi bir ürün ya da hizmetin kötülenmediğini, huzurdaki davaya konu reklam filmi ile tüketicilerin herhangi bir ürün veya hizmet hususunda ikna edilmeye çalışılmadığını, anılan reklamın bir vaat içermediğini, dava konusu reklamın bizzat tüketiciler tarafından gerçekleştirilen bağımsız test sonucunun duyurulmasından ibaret olduğunu, tüketicide herhangi bir beklenti uyandırma amacı bulunmadığını, dava konusu reklam filminde, davacının ya da başka herhangi bir şirketin unvanına, markasına, emarelerine yer verilmediğini ve hiç bir unsuruna atıf yapılmadığını, 29.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda da, reklamın kısa halinde duyurusu yapılan ... testinin, bağımsız, objektif, bilimsel ve uluslararası standartlarda bir test olduğu, bu nedenle davacının ... testine itibar edilmemesi yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı zira ... testi neticesinde elde edilen sonucun ispatlanabilir ve doğrulanabilir verilere dayandığı ve söz konusu reklamın aldatıcı/kötüleyici olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, karşılaştırma yapılmasının tek başına haksız rekabet teşkil etmediğini, yönetmeliğin karşılaştırmalı reklama cevaz verdiğini, iddiaların doğruluğunun ispatlanması kaydıyla, teşebbüslerin ürettikleri veya sundukları ürün veya hizmetleri, rakiplerinin aynı mahiyetteki ürün veya hizmetleri ile mukayese etmelerine hukuken bir engel bulunmadığını, 2016 yılının son iki çeyreğinde aralarında davacının da bulunduğu 3 operatörün müşterileri, kontrolsüz ve rastgele olarak, tüm Türkiyede \"...\" aplikasyonu ve \"...\" adresini kullanarak, internet bağlantı hızlarını ölçtüğünü, bu hız ölçüm sonuçlarının \"...\" firmasının istatistiksel yöntemleriyle sabitte internet sağlayıcılar; mobilde de operatörler için rekabet analizine sokulduğunu, bu analizler sonucunda sabit internet hizmetinde dava dışı \"... \", mobil internet hizmetinde ise müvekkili şirketin Türkiyenin en hızlı internet servisi sunan firmaları olarak seçildiğini, bunun sonucu olarak da müvekkili şirkete \"...\" ödülü verildiğini, bant genişliklerine göre müvekkili şirketin ...'a göre %108, davacıya göre %56 daha fazla frekans kaynağı kullanım hakkını elde ettiğini, müvekkili şirketin, kendisi adına lisanslı frekansları kullanılarak şebekesinde 600Mbpse kadar indirme hızlarına ulaşılmasına imkân veren, 20 MHz bant genişliğinde 3 taşıyıcı birleştirme, 2x2 MIMO ve 256 QAM teknolojilerinin beraber sunulduğunu, bu hızlara Türkiye'de servis veren diğer operatörlerin mevcut spektrumlarını kullanarak ulaşmasının mümkün olmadığını,reklamda duyurusu yapılan test ölçüm sonuçlarının afaki bir sonuç olmadığını, bilakis gerçek durum tespitinden ibaret olduğunu ve tüketicilerin yanıltılmadığını, diğer yandan kararda, reklamda yer alan \"...\" ifadesinin \"kötüleme\" olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını, Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) kararının haksız rekabetin varlığı için tek başına yeterli olmadığını,Kurulun görüşü kapsamında yeniden düzenlenen dava konusu reklamın \"kötüleme\" içermediği ve mevcut hali ile yayınlanmasında herhangi bir sakınca bulunmadığının tespit edildiğini, \"...\"in tüm dünyada yapılan bir hız ölçüm uygulaması olduğunu,mahkemece bu testin bilimsel geçerliliğe ve yeterliliğe sahip olmadığı yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan bilirkişilerin dava konusu ihtilaf konusu kapsamında telekomünikasyon alanındaki uzmanlar arasından seçilmediğini, davacının bünyesinde bulunduğu ... A.Ş.nin  https://...com.tr linkinde ... hız testini refere ettiğini, ...'un da https://.../.../.../ ve  http://.../ linklerinde aboneleri  anılan testi yapmaya teşvik ettiğini, kabule göre de hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yazılı, görsel ve işitsel medyada yayınlanan davalıya ait reklamın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, manevi tazminat ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir.  Haksız rekabet, TTK'nın 54. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1 maddesinde haksız rekabetin amacı \"bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması\" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek \"rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır\" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.  TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini,haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.TTK'nın 55/1-a,1 maddesinde, \"Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek\", TTK’nın 55/1-a,5 maddesinde, “Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. 6502 sayılı TKHK’nın 61. maddesinin 3. fıkrasında tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddeti ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacağı, 5. fıkrasında aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamının yapılabileceği, 6. fıkrasında reklam verenlerin ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiş; 8. fıkrasında ise ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esasların yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. 10/01/2015 tarihli Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 8. maddesi ile de karşılaştırmalı reklamların, diğer şartların yanında aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması, mal veya hizmetlerin fiyat dahil bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması, nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların; bilimsel test, rapor ile ispatlanması, rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması şartlarını taşıması zorunlu tutulmuştur.  10. maddesinde; reklamların hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı ya da hizmeti, reklamı veya markayı aşağılayamayacağı,alay konusu edemeyeceği ve kötüleyemeyeceği düzenlenmiştir.  Yönetmeliğin 27/7 maddesi \"Elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin reklamlarda; a) İnternet hızının veya kapsama alanının belirtilmesi durumunda; vaat edilen hızın veya kapsama alanının altyapı, coğrafi şartlar, şebeke yoğunluğu, kullanılan cihaz, bina konumu gibi etkenlere bağlı olarak değişebileceği bilgisi ortalama tüketicinin algılayabileceği süre ve biçimde verilir. b) Test veya laboratuvar koşullarında geçerli olan internet hızlarına, tüm tüketicilerin ulaşabileceği algısı oluşturulamaz. Bu koşullarda elde edilen hızların, reklama konu edilmesi halinde, test veya laboratuvar koşullarında geçerli olduğu bilgisi dış ses veya durağan yazı olarak ana vaatte belirtilir. c) Sunulan hizmette; adil kullanım kotası, hız kotası ve benzeri sınırlamalar bulunması durumunda bu husus açıkça belirtilir.\" şeklindedir. Karşılaştırmanın yapılış tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde, muhatabın yanlış kanaat edinmesine ve hataya düşmesine sebep olabilecek, muhatapta yanlış izlenim bırakabilecek nitelikteki karşılaştırmalar yanıltıcıdır. Karşılaştırma doğru verilere dayansa dahi gerçek ve nesnel verilerin çarpıtılmasından dolayı muhatabının yanılmasına neden olabilecek nitelikte ise yine aldatıcılıktan söz edilebilir.(Nomer Ertan, Haksız Rekabet Hukuku,  s.220) Somut olayda; dava konusu reklamda yer alan \"...\" karakteri tarafından aktarılan \"Güzel, yalnız bir husus dikkatimi çekti ..! Bu nevi iddialı reklamlarda hep alttan bir yazı akar. Hani testi şurda yaptık da, şu kadar yüz kişiyle yaptık da... Ama bu reklamda bakıyorum yok, bakıyorum yok.\" ifadeleriyle \"...\" karakteri tarafından aktarılan \"Çünkü bu testi vatandaşın kendisi yaptı, üstelik birkaç yüz kişi değil, hem de milyonlarca kişi\" ifadesi ve bu ifadenin üzerine tekrar \"...\" karakteri tarafından söylenen \"Anladım, racon styla... Alt yazı yok, bıdı bıdı yok, gerçekler var.\" şeklindeki söylemlere yer verilmiştir. Reklamda geçen ifadelerle,açıkça rakiplerin unvanı zikredilmemiş ise de piyasadaki sınırlı sayıdaki rakiplerin reklamlarına yapılan göndermelerle rakipler hedef alınmıştır. Reklamda, üstünlük iddiasının ileri sürüldüğü ve test sonuçlarının dayanak gösterildiği rakipler firmaların reklamlarında, alt yazı ile yapılan bilgilendirmenin, gevezelik ya da boş konuşma anlamına gelen \"bıdı bıdı\" olarak ifade edilmesi, rakipleri ve reklamlarını küçümseyici, hedef kitlede rakiplere yönelik olumsuz algı oluşturabilecek, muhatabın yanlış kanaat edinmesine neden olabilecek niteliktedir. Bunun dışında; davalı, Türkiye'nin en hızlı İnternet'inin kendisine ait olduğu yönündeki iddiasını .../... firmasının hız testine dayandırmıştır. 14/02/2020,26/04/2021 tarihli bilirkişi raporlarında ... firmasının ... isimli web servisinde, ağ ölçüm sistemleri ile ilgili olarak açıklanan metodoloji çerçevesinde değerlendirme yapılmıştır. Bu ölçüm metodolojisinde firmanın, o anda ölçüm yapılan lokasyona en yakın lokasyona göre olan mesafeye bağlı bir hız ölçümü yaptığı, dünya genelinde ... firmasının 10000 adet kendi serverlarının olduğu ve bu lokasyonlara olan mesafelere göre ölçümlerin yapıldığı, firmanın kendi sitesindeki açıklamaya göre ölçümün başında uygulama “yakındaki” bir sunucuya bağlanmakta ve böylece kullanıcının elde edebileceği “azami” hızı belirlemeye çalıştığı, daha sonra kullanıcıya dünya geneline yayılmış başka sunucular üzerinde ölçüm yapma olanağı sunduğu, ilk ölçüm için bağlanılan sunucunun nasıl seçildiği, bunun herhangi bir servis sağlayıcı için avantaj ya da dezavantaj oluşturup oluşturmayacağının belirsiz olduğu, bu değerlendirmeler ışığında, hız ölçüm yöntemiyle ilgili yeterince bilgi verilmediği için ölçümlerin nesnel olduğu iddiasının kanıtlanabilir olmadığı, bir kullanıcının yaptığı İnternet bağlantısı hız ölçümünü etkileyen pek çok unsur bulunduğu, kullanıcının bulunduğu coğrafi konum (bölge, il, ilçe, semt), servis sağlayıcısının bulunulan konumdaki anlık ağ kullanım yoğunluğu, kullanıcının cihazı ile servis sağlayıcı erişim noktası arasındaki bağlantının kalitesi, kullanıcının ne tür bir cihaz kullandığı (telefon, tablet, bilgisayar v.b.) gibi unsurların söz konusu olduğu, açıklanan özet verilerde bu faktörlerden hiçbirinin gözönüne alınmadığı, ayrıca ölçümlerin tekrarlı olması olasılığının da değerlendirilmediği, açıklandığı haliyle bu özet verilerin bilimsel açıdan yeterli olmadığı, Speedtest ölçüm sisteminin tek bir kullanıcının, o anda bulunduğu koşullar altında, abonesi olduğu servis sağlayıcının sağladığı bağlantı hızıyla ilgili fikir sahibi olması amacına yönelik olduğu, bu ölçümlerin pek çok unsurdan etkiye açık olduğundan başka kullanıcılara ve bölgelere genelleştirilebilir olmadığı, ... uygulamasının, farklı sunuculara gerçek zamanlı testler uygulayarak veri trafiği hızını ölçtüğü, ... uygulamasının en büyük özelliğinin uçtan uca sistemin indirme ve yükleme hız kalitesini ölçmesi olduğu, bu sistemin eksi yönünün ise kullanıcı bağımlı bir sistem olmasını ve ağın dağıldığı tüm alanın hız testinin yapılamaması olduğu, ... uygulamasına ait test ölçüm sonuçlarının; kablosuz bağlantılarda modemin konumuna, internet kullanımının yoğunluğuna, ev içi tesisatın kalitesine, ev içinde internete bağlanan diğer uygulama ve cihazların sayısına, modem ayarlarına, mobil tarafında ise mobil cihazlarda çalışan programlara veya uygulamalara, kullanıcı tercihleri ve çevresel faktörlere bağlı sebeplere, cihaz kalitesine, VPN kullanımına, baz istasyonuna yakınlık derecesine, vb. diğer faktörlere bağlı olarak anlık değişkenlik gösterebileceği tespit edilmiştir. Davalının dava konusu reklamda üstünlük iddiasına dayanak gösterdiği ... verilerinin bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere bir çok faktöre göre değişkenlik gösterdiği, nesnel bir değerlendirme ölçütü olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu niteliği itibariyle davacının rakiplerinden üstünlük iddiasını dayandırdığı test çeşitli etkenlere göre değişiklik gösterebileceğinden bu test sonuçlarına dayalı olarak üstünlük iddiasına yer verilmesi hedef kitleyi yanıltabilecek niteliktedir.Karşılaştırmanın yapılış tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde, muhatabın yanlış kanaat edinmesine neden olabilecek niteliktedir. Davaya konu reklamın haksız rekabete neden olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, söz konusu sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı, ticari gelirleri, haksız rekabet teşkil eden reklam filminin yayınlanma süreleri ile haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olaya uygun olduğu, davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri  yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.831-TL istinaf karar harcından yatırılan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile kalan ‬5.123,25‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 25,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"859f1203e574a83c","SID":"7632a63247907b02"}}