{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3251 <br>KARAR NO:2024/3090<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN  ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/10/2024<br>NUMARASI:2024/585 E - <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:19/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket görevlilerince 06.08.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yaptığı... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 3.786.651,70 TL bedelli kaçak ve 2.953.921,30 TL bedelli kaçak ek faturaları tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalının ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellediğini, bu nedenlerden dolayı; müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 09/10/2024 tarihli ara karar ile; İhtiyati haciz talep eden tarafça karşı tarafa düzenlenen kaçak tespit tutanağı ve 2.953.921,30-TL bedelli ve 3.786.651,70-TL bedelli faturalardan kaynaklı alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de ihtiyati hacze konu alacak kaçak elektrik kullanımı iddiasına ilişkin fatura alacağına dayanmakta olup talep konusu alacağın tek taraflı düzenlenen kaçak elektrik tutanağına dayalı olması ve dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispat şartı sağlanamadığından  karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ekiplerince 06.08.2024  tarihinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitinde, davalının işletmesinde olan adrese ilişkin \"ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmiş\"  dolayısıyla kaçak elektrik kullanmış olduğu,   EPTHY madde 42/1(b) hükmü gereğince H/693176   seri nolu kaçak tespit tutanağı ile tespit edilmiş ve EPTHY madde 44/3 gereği 3.786.651,70 TL bedelli kaçak ve 2.953.921,30 TL bedelli kaçak ek faturaları tahakkuk ettirildiği, borç ödenmediğinden  İstanbul .... İcra Dairesi 2024/22252 E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve aynı zamanda da müvekkil kurumun alacağını teminat altına alabilmek maksadıyla İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/585  E Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de mahkemenin talebin reddine karar verdiğini,oysa ki 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararları bulunduğunu,kaçak elektrik kullanımından kaynaklı  farklı BAM kararlarına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar sayılı dosyasından verdiği 25.03.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığı gidermiş, özetle her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verdiğini,, mahkemeye sunmuş oldukları  görüntülerinden anlaşılacağı üzere harici hat/direkt bağlı  kaçak elektrik tüketimi yaptığı açıkça görüleceği,  ihtiyati haciz işlemleri için yaklaşık ispat sağlanmış kabul edilip talebin kabul edilmesi gerektiği,  müvekkili şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı ve görüntüler kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin  tartışmasız olduğu, İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir Dosyadaki belge ve bilgilere göre ;  06.08.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yaptığı H/693176 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği  ve bu tutanağa istinaden 3.786.651,70 TL bedelli kaçak ve 2.953.921,30 TL bedelli kaçak ek faturaları tahakkuk ettirildii,tutanakta abone/kullanan kısmının boş olduğu  görülmektedir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden  tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.  Takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan/sunulacak deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği açıktır. Mevcut delil durumuna göre; İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetildiğinde talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ihtiyati haciz talep eden davacının  davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0a0a75a0071a102","SID":"8e34dcfb86d0aeff"}}