{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/691 <br>KARAR NO: 2024/1793<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2018<br>NUMARASI: 2017/9 Esas - 2018/1160 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10/10/2015 tarihinde ....'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken belediye otobüsleri yanına geldiğinde durduğunu, önünde duran aracı geçmek için geri manevra yaptığı sırada arkasında yaya olarak bulunan müvekkili ...'a çarpması sonucu meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayıp vücudunun birçok yerinde yaralanmalar olduğunu belirterek, müvekkilinin yaşadığı kaza sebebiyle iş göremezlik tazminatının karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup, müvekkili şirket nezdinde  ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili  olduğunu belirterek  Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  müvekkili şirkete sigortalı  araç sürücüsünün  kusuruna isabet eden oranda ve  teminat miktarı ile sorumlu olduğunu, 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve  bu kazada araç işleteninin kusurunun olması gerektiğini belirterek, dosyanın yetkili İstanbul mahkemelerine gönderilmesini, esasa girilmesi halinde  ise davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinde öğrenci olan müvekkilinin maddi kazancının olmaması nedeni ile verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyetini tespit amacı ile alınan ATK raporunda 4 ay geçici iş göremezlik tespit edildiğini, en azından bu süre ve asgari ücret baz alınarak hesap yapılması gerektiğini, halbuki beden gücü kaybı nedeniyle 4 aylık geçici iş göremezlik döneminde de daha fazla efor sarf ederek hayatını idame ettirmek durumunda kalacak davacının, bu dönem için asgari ücret düzeyinde kazanç kaybı zararının tespit edilip hüküm altına alınması gerektiğini, maluliyet tespitinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen  29/09/2017 tarihli raporda; Mevcut belgelere göre davacı ...’un 10/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Dosya kapsamından hükme esas alınan ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporu istinaf eden davacı vekiline HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edilmiş, davacı vekili dilekçe sunarak rapora itiraz etmiş ise de açıkça maluliyet tespitine ilişkin yönetmeliğin hatalı olduğu,  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini belirterek  itiraz etmediği görülmektedir. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde maluliyet tespitinin  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılması bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemez.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları) Somut olayda, dosya kapsamından 21/09/1998 doğumlu olup kaza tarihinde 17 yaşında ve reşit olmayan davacı ...'un   kaza tarihinden önce gelir getiren bir işte çalıştığının ispat edilemediği, sunulan belgelerden kaza tarihinden önce öğrenci olduğu ve bu nedenle geçici iş göremezlik süresinde mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı anlaşıldığından geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"157c95b0ef77486c","SID":"5d08250e9e481fa8"}}