{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/329 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/197<br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 05/08/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 16/03/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin faturalardan kaynaklı alacağı için davalı borçluya karşı Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ... tarihinde başlatılan icra takibine davalının  itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu,  icra takibine yönelik yapılan itirazın kesin kaldırılması için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı dosya ile dava açıldığını, davanın  takip öncesi faiz hariç olmak üzere sadece asıl alacak yönünden açıldığını, davanın da sadece asıl alacak yönünden sonuçlandığını, faiz yönünden ise itirazın kaldırılması davası açılabilmesi için hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle iş bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, işbu dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını belirterek haklı davalarının kabulü ile ...-TL faiz alacağının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle;  Davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının bütün alacağının ödendiğini, hiçbir alacağının bulunmadığını, davacı alacağı için müvekkil aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali için dava açıldığını mahkemece itirazın kısmen kabul kısmen reddedildiğini, davacı tarafça bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, ortada derdest bir dava bulunduğunu, dava konusu alacağın Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı konumunda olduğunu,  bu nedenle davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, icra hukuk mahkemesi kararından sonra takip konusu miktarın müvekkil idare tarafından davacıya ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, mal/hizmet alım satımından kaynaklı borcun, gecikme faizine ilişkin kısmının tahsili amacıyla açılmış alacak davasıdır.<br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede  ticari davalara Ticaret Mahkemelerince  bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan Mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.<br>Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması  gerekir.<br>TTK'nun 5 maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır. 6102 Sayılı TTK'nun 19/1 maddesinde; bir tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğu ancak gerçek kişi olan tacirin işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesi ile ilgisinin olmadığını, diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borcunun adi sayılacağı, 19/2 maddede taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanundan ve  4. Maddede tek tek belirtilen kanunlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.<br>Davalı ... kamu hukuk tüzel kişisi olup tacir değildir.  Belediye'nin davalı olarak yer aldığı bir davada Yargıtay ... Hukuk  Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamında; Davalı  ... ... Belediyesi kamu tüzel kişisi olup, tacir sıfatına haiz değildir. Bu durumda mahkemece, davalının tacir sıfatına haiz olmaması ve araç kiralama hizmet alımı sözleşmesinin salt kira ilişkisini değil başka hizmetleri de içerdiği hususu gözetilip, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilerek görev dava şartı yokluğu  nedeniyle davanın HMK'nın  114, 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.\" gerekçeleriyle kararı veren ticaret mahkemesinin kararını bozmuştur.  ( Belediyelerin tacir olmadığına yönelik benzer kararlar; Yarg. 20. HD'nin 21/11/2016tarih 2016/10067 esas 2016/10994 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 01.12.2020 tarih  2020/667 esas, 2020/1705 karar sayılı ilamı,)<br>Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:<br>a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, <br>b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,  davalının yokluğunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 16/03/2021<br><br><br>Katip ...<br> (E-İmzalı)<br> <br> <br>Hakim ...<br>(E-İmzalı) <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"947c8bba5693ff5e","SID":"85c9b2d654f65797"}}