{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1136 - 2024/1602<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1136 <br>KARAR NO\t: 2024/1602<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>KATİP\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/12/2022<br>NUMARASI\t: 2022/335 Esas - 2022/932 Karar<br><br>DAVACI\t:TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI\t:ALFOR PLASTİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t:Çekişmeli Alacak<br>DAVA TARİHİ\t:04/08/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 13/11/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Alfor Plastik Sanayive Ticaret A.Ş. tarafından mahkememizin 2018/780 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını ve davadan verilen karar ile firmanın konkordatosunun tasdik edildiğini, davalı firmanın alacaklılar toplantısına konu alacaklılar listesinin 664.481,00.-TL‘sinin kabul edildiğini; fazla alacaklarının  kabul edilmediğini, İİK.m.294/3 “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmüne havi olmakla, m.294/3 lafzı gereğince faizin kesin mühlet tarihinden itibaren duracağının değerlendirildiğini, bu bağlamda, müvekkili banka nezdinde yapılan incelemeler neticesinde firmaya kesin mühlet kararı verilmiş olan 07.04.2019 tarihi itibarıyla alacak miktarlarının 1.158.574,63.-TL olduğunu, ayrıca 113.000,00.-TL mer’i gayrinakdi riskleri tutarında alacaklarının bulunduğunu, konkordato davası kapsamında yapılacak incelemeler neticesinde de anlaşılacağı üzere, müvekkil Bankanın alacağının rehinle temin edilmiş bir alacak olduğunu, yasa hükümleri çerçevesinde bu alacaklar açısından faiz işlemeye devam edeceğini, söz konusu alacaklarının mahkememizce yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkabileceğini, İİK Md 308/b-2 uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilebilir hükmüne havi olduğunu, bu bağlamda işbu davalarına konu tutar açısından mahkememizce belirlenecek bir bankada açılacak hesapta talep edilen tutarın depo edilmesini ve nemalandırılmasını öncelikle talep ettiklerini, gelinen aşamada, mahkememizin 2018/780 E sayılı dosyası ile tasdik edilen konkordatoya tabi çekişmeli halde bulunan 607.093,63 TL’sı (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile) alacakları açısından İİK Md 308/b kapsamında işbu davayı ikame ettiklerini, sonuç olarak, konkordato davası kapsamında verilen tasdik kararı kapsamında çekişmeli hale dönüştüğü tespit edilen 607.093,63  TL’sı alacakları açısından öncelikle İİK Md 308/b-2 kapsamında söz konusu konkordato kararı kesinleşinceye kadar mahkememizce belirlenen bir hesaba depo edilerek nemalandırılmasını; çekişmeli hale dönen alacaklarının kabulüne karar verilerek söz konusu alacaklarının tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının alacağının daha önceden resmi bir organ olan (konkordato komiseri- İflasın özel organı) konkordato komiserliği tarafından tespit edildiğinden davacının işbu prosedüre karşı kanunda düzenlenen süreçleri izlemeyip dava açmasının yerinde olmadığını, hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafın esas hakkındaki beyan ve iddiaların da yerinde olmadığını, konkordato komiserliğinin tüm alacaklılar gibi davacı alacaklının da alacağını tespit ederken tarafların tüm iddia ve savunmalarını; ticari defter ve belgelerini ve diğer tüm delilleri inceleyerek bir karar verdiğini, dolayısıyla davacı alacaklının esasa ilişkin itirazlarının da hukuki anlamda haklı hiçbir dayanağı bulunmadığından reddi gerektiğini, nitekim kanun koyucunun Alacaklılar toplantısına davet başlıklı İcra İflas Kanunun 301.maddesinde  ''Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü ilândan en az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilir. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir'' demek suretiyle alacaklılara ilanın yapıldığı andan itibaren 7 gün içerisinde belgeleri inceleme hakkı tanındığını, tüm bu sebeplerle davacı banka tarafından açılan  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordatoya ilişkin hükümlerin sadece borçlu tarafından verilen rehinler hakkında uygulanacağının kabul edilmesi gerektiğini, rehinli alacaklının üçüncü kişinin malı üzerinde rehin tesis edilmesini istemesinin temelinde, borçlunun mali durumu ileride bozulursa alacağını rehinli malı sattırarak tahsil etmek olduğunu, kanunda bu yönde hiçbir hüküm de olmadığı halde, borçlu hakkında verilen mühletten rehin veren üçüncü kişinin de yararlanacağı kabul edilirse, rehinli alacaklının üçüncü kişiden teminat istemesinin hiçbir anlamı kalmamakta olduğunu, ortada konkordato başvurusu dahi bulunmayan üçüncü kişinin borçluyla aynı hukukî korumaya mazhar olmasının kurumun amacıyla da bağdaşmadığının da ortada olduğunu, üçüncü kişinin verdiği rehinlerde, rehinli alacaklının konkordato borçlusundan olan alacağı konkordato hükümlerine tabi olduğunu, rehinli alacaklıya alacağının tamamını konkordatoya yazdırma ve oy kullanma hakkı verilmesinin zorunlu olduğunu, rehinli alacaklı konkordato borçlusundan alacağını konkordato hükümlerine göre talep etme hakkına sahip olduğu halde, ona alacağını yazdırma ve oy kullanma hakkı tanımamanın isabetli olmadığını, rehinli alacaklının alacağını yazdırması halinde, borçlu bu alacağa itiraz etse bile dava açarak alacak için pay ayrılmasını sağlamanın mümkün olduğunu ve ayrılan pay üçüncü kişinin rücu alacağının da güvencesini teşkil ettiğini belirterek; davalı firma hakkında verilen tasdik kararı kapsamında çekişmeli hale dönüştüğü tespit edilen alacakları açısından öncelikle İİK Md 308/b-2 kapsamında söz konusu konkordato kararı kesinleşinceye kadar mahkemece belirlenen bir hesaba depo edilerek nemalandırılmasını; çekişmeli hale dönen alacağın kabulüne karar verilerek söz konusu alacağın tasdik edilen proje kapsamında rehinli alacak olarak dikkate alınması talebiyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi  13/12/2022 tarih, 2022/335 Esas - 2022/932 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılan çekişmeli alacak istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı banka; davalı şirketin konkordatosunun tasdik edildiğinden, davacı bankanın alacağının rehinle temin edilmiş bir alacakları yönünden faiz işlemeye devam edeceğinden bahisle, İİK'nın madde 308/b-2 uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar depo edilerek, nemalandırılmasını ve  çekişmeli hale dönen alacaklarının kabulüne karar verilerek söz konusu alacaklarının tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasını talep ve dava etmiş, davalı taraf özetle hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemenin 2018/780 Esas, 2020/302 Karar sayılı dosyasında görülen, davalı Şirketin açtığı Konkordato davasında; rehinli alacaklılar dışındaki diğer alacaklılar yönünden İİK'nın konkordatonun tasdikine ilişkin şartların gerçekleşmiş olduğu, tasdik tarihi olan 25/06/2020 tarihinden itibaren 6 ay ödemesiz, ilk ödeme 25/12/2020 tarihinde yapılmak üzere 24 ayda ve eşit taksitler halinde ödenmesine, alacaklı Fibabanka A.Ş.'nin kabulü nazara alınarak alacağının konkordato tasdik kararının verildiği tarih olan 25/06/2020 tarihinden itibaren, 1 yıl ödemesiz, ilk ödeme 25/06/2021 tarihinde yapılmak üzere 60 ayda ve eşit taksitler halinde ödenmesine, konkordatonun reddi istemleri ve bu yöndeki itirazlar kabul edilmeyerek konkordato talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı borçlu vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Dairemizin  2021/1993 Esas, 2022/111 Karar sayılı ilamı ile usulden reddedildiği, hükmün \"adi alacaklılar yönünden konkordato projesinin tasdikine ve rehinli alacaklar yönünden reddine\" şeklinde düzeltildiği görülmüştür.<br>Dosyada dairemizin kaldırma kararı öncesi bankacı bilirkişiden aldırılan 12.02.2021 tarihli raporda; davacı ile davalı arasında 16/12/2013 tarihli 850.000,00.-TL Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Sözleşmesi düzenlendiği, 07/01/2015 tarihinde 1.150.000,00-TL limit artış yapılarak 2.000.000,00-TL'ye yükseltildiğini, 15/06/2016 tarihinde 1.000.000,00-TL limit artış yapılarak 3.000.000,00-TL'ye yükseltildiğinin tespit edildiğini, söz konusu sözleşmede dava dışı Mustafa Armağan, Tkenofor İnş. Taah. Ltd. Şti., ...'ın Alfor Plastik'in Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 15/06/2016 tarih itibariyle 3.000.000,00-TL'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul beyan ve taahhüt ettiği, davacı banka şubesinden  davalı firma adına 3 adet 921099 ve 921083 ve 824215 nolu Taksitli Ticari Kredisi, 2 adet 1000043 ve 143517 nolu iskonto iştirak kredisi, 2 adet 2544999 ve 1798648 nolu ticari kredili mevduat, 1 adet 824215 nolu ticari taşıt kredisi, 3 adet ticari kredi kartı, 2 adet 123165 ve 123175 nolu gayri nakit kredi (tazmin olan) krediler kullandırıldığı davacı bankanın davalı firma ve kefiller adına T.C. Üsküdar 2. Noterliği'nin 02/042019 tarih ve 04533 yevmiye nolu ihtarname gönderdiği,davalının temerrüdünün 10/04/2019 tarihi itibariyle  oluşacağı, 02/04/2019 ihtar tarihi itibariyle davalının 2 adet ticari KMH, 1 adet taksitli ticari kredi, 1 adet BCH kredisi ve teminat mektubu komisyon/masrafından 417.271,87-TL asıl alacak riski bulunduğu, davacının davalıya 07/04/2019 tarihi itibariyle 1000137, 249288, 3226610, 3263478, K01031636, K01027942, K01031084 nolu kredilerden kaynaklı toplam 417.271,87-TL asıl alacak, 5.225,64-TL akdi faiz, 261,28-TL BSMV ile toplam 422.758,79-TL alacaklı olduğu, 06/06/2017 tarihli TMDZ17-59973 nolu 90.000,00.-TL ve 14/09/2017 tarihli TMDZ17-98438 nolu 23.000,00.-TL toplam 113.000,00-TL teminat mektubu karşılığının davacı bankanın faiz getirmeyen hesaplarında bloke edilmesi gerektiği, 07/04/2019 kesin mühlet tarihi itibariyle toplam alacağın, 535.758,79-TL olduğunu, bankadan temin edilen dokümanlarda, 01/04/2019 - 08/02/2021 tarih aralığında toplam ''anapara alacak-faize esas'' açıklamalı 83.98,86-TL tahsilat gerçekleştiğinin izlendiği bildirilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince kaldırma kararı öncesinde \"....Mahkememizce daha önceden uygulama olarak üçüncü kişi rehinleri adi (imtiyazsız) alacak olarak kabul edilmiştir. Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 05/02/2021 tarihli 2020/1862 Esas, 2021/267 Karar sayılı ilamı ile konkordato yargılamasında, üçüncü kişi rehni ile temin edilen alacak rehinli alacak olarak kabul edilmiş, alacak ve alacaklı çoğunluğu buna göre yapılmıştır. Mahkememizin istinaf mercii Sakarya BAM olduğundan, Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 05/02/2021 tarihli 2020/1862 Esas, 2021/267 Karar sayılı ilamından sonra, Mahkememizce aynı uygulama benimsenmiş ve buna uygun karar verilmeye başlanmıştır.  <br>İİK'nın 295. maddesinde, rehinli mallarla ilgili borçluya ait olan ve üçüncü kişiye ait olan mal şeklinde ayrım yapılmaksızın, mühlet sırasında rehinli malların satışının yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Rehinli malların paraya çevrilmesi ancak konkordatonun tasdikinden sona mümkün olacaktır. Konkordato geçici mühletinin verildiği tarih itibari ile rehnin (ipoteğin) paraya çevrilmediği hallerde ipotekli taşınmaz malikinin davalı şirkete rücu hakkı doğmayacaktır. Bu durumda, üçüncü kişinin taşınmazı ile ipotekle teminat altına alınan alacak, konkordato talep eden borçlu yönünden geciktirici koşul (ipoteğin paraya çevrilmesi) gerçeklemediğinden henüz adi alacağa dönmeyecektir.Mahkememizin 2018/780 Esas, 2020/302 Karar sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında açılan konkordato davasında adi (imtiyazsız) alacaklar yönünden projenin tasdikine karar verilmiştir. <br>Çekişmeli ve geciktirici şarta bağlı alacaklara ilişkin İİK'nın 302-(6) maddesinde, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar vereceği hüküm altına alınmakla ve üçüncü kişi tarafından verilen ipotekle teminat altına alınan alacaklar ipotek paraya çevrilmediği sürece rücu alacağına dönüşmeyeceğinden rehinli alacaklar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 05/02/2021 tarihli 2020/1862 Esas, 2021/267 Kararı)<br>İşbu dosyada yargılama aşamasında ilgili dosyada kayyım olarak görevine devam eden Mali Müşavir ...'tan rapor alınmıştır. Alınan raporda davacı banka alacağının tamamının üçüncü kişi rehni ile temin edildiği beyan edilmiştir.  <br>Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konkordato dosyası, alınan bilirkişi raporu, Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi 2021/267 kararı hep birlikte değerlendirildiğinde;  davacı ile davalı arasında genel kredi sözlemesi imzalandığı, bu sözleşme gereğince kredi kullandırıldığı, davalı şirketin borcu için dava dışı gerçek kişiler tarafından davacı banka lehine toplam iki ayrı ipotek tesis edildiği, üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan  alacağın rehinli alacak kabul edilmesi gerektiği, rehinli alacaklar yönünden herhangi bir tasdik kararı verilmediği anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir...\" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuş, Dairemizce özetle; Yargıtay uygulamasına göre, borçlunun üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan borcunun adi alacak niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, bununla birlikte istinafa konu karar usule aykırı ve  eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilmiş olup Mahkemenin konkordato tasdik kararına ilişkin 2018/780 Esas - 2020/302 Karar dosyasının dosya arasına alınmadığı, davalıya ön inceleme duruşması öncesi tebligat çıkartılmadığı, dinlenilme hakkının ihlal edildiği, davacı vekilinin 12.02.2021 tarihli Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin dosya arasına alınması ve itirazlarının değerlendirilmesi, davacının proje kapsamında tasdik edilen alacağını aşan kısım olup olmadığı hususunda inceleme ve hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor aldırılması için kararın kaldırılmış olduğu görülmüştür.<br><br>Uyuşmazlık 3. kişi  ipoteği ile teminat altına alınan davacı alacağının konkordato tasdik projesinde rehinli alacak olarak nisapta nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.    <br>İlk derece mahkemesince ön inceleme duruşması icra edilmiş, Mahkemenin konkordato tasdik kararına ilişkin 2018/780 Esas - 2020/302 Karar dosyasının dosya arasına alınmış,  bilirkişiden ek rapor aldırılmış, taraflarca bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri sunulmuş ve değerlendirilmiş, netice olarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bilirkişinin 05/10/2022 tarihli ek raporda özetle; Mahkemenin talepleri olan geçici mühlet tarihine kadar faiz hesaplanması ile ilgili  dosya içi ve davacı bankadan temin edilen belgeler  yeniden incelendiğinde; geçici mühlet tarihinin 03.10.2018 olduğu tespit edilmiş olup, davacı bankanın kredi hesaplarını 31.03.2019 tarihinde kat ettiğini, 02.04.2019 tarihinde de ihtarname düzenlediğinin kök raporda belirtildiğini, bu doğrultuda yapılacak tespitlerin ihtar öncesi olacağından temerrüt faizinin oluşmayacağını, davacı banka itirazları doğrultusunda dosyada bulunmayan, rehinli alacaklara ilişkin ipotek evraklarının talep edildiğini, temin edilen evraklar incelendiğinde; tüm ipoteklerin 3. kişiler adına kayıtlı olduğunu, toplam ipotek bedelinin: 1.400.000,00.-TL olduğunun tespit edildiğini, davacı bankadan temin edilen kredi dökümleri ve hesap hareketleri incelendiğinde, 03.10.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle davalı Alfor Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2 adet Ticari Taksitli Kredisi, 8 adet İskonto İştira Kredisi, 1 adet BCH, 2 adet  ve 2 adet Gayri Nakit Teminat Mektubundan kaynaklı riskleri bulunduğunu, davalının 03.10.2018 Geçici Mühlet tarihi itibariyle toplam 1.568.349,07.-TL Nakit, 113.000,00.-TL Gayri nakit riskleri bulunduğunu, 03.10.2018 Geçici Mühlet tarihi ile 31.03.2019 hesap kat tarihi aralığında 9 adet kredinin çek tahsilatlarından kapama yapıldığını, 31.03.2019 kat tarihi itibariyle 417.178,39.-TL anapara riski (NAKİT) kaldığını, davacı bankanın 12/02/2021 tarihli itiraz dilekçesinde, davalı Alfor Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin kredilerinin teminatı olarak toplam 1.400.000,00.-TL 3.kişilerden kaynaklı Rehinli alacakları olduğundan faiz işlemeye devam etmesi gerektiği yönünde itiraz edildiği görülmüş olup, 3. kişilere ait ipoteklerin rehinli alacak kabul etmesi takdirinin Mahkemenin olacağını, Mahkemenin davacı banka Teminatında olan 1.400.000,00.-TL ipotekten kaynaklı rehinli alacak kabul etmesi halinde; davacı T.İş Bankası A.Ş.'nin, davalı Alfor Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 31.01.2020 alacaklılar toplatı tarihi itibariyle; 1000137, 249288, 3226610, 3263478, K01031636, K01027942, K01031084 numaralı kredilerden  kaynaklı; toplam 417.178,39.-TL asıl alacak, 3.665,70.-TL Kat Öncesi işlemiş Akdi faiz ve ferileri, 205.068,22.-TL temerrüt faiz, 10.253,41.-TL BSMV ile toplam 636.165,72.-TL alacaklı olduğunu, 06.06.2017 tarihli TMDZ17-59973 numaralı 90.000,00.-TL ve 14.09.2017 tarihli TMDZ17-98438 numaralı 23.000,00.-TL toplam 113.000,00.-TL teminat mektubu karşılığının davacı bankanın faiz getirmeyen hesaplarında bloke edilmesi gerekeceği yönünde görüş bildirilmiştir. <br>Somut olayda davalı şirketin borcu için dava dışı gerçek kişiler tarafından davacı banka lehine toplam iki ayrı ipotek tesis edildiği, kaldırma kararında ayrıntılı açıklandığı üzere, üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan  alacağın adi alacak kabul edilmesi gerektiği, keza rehinin üçüncü kişi tarafından verildiği, davacının bilirkişi raporunda tespit edilen alacağının, listede belirtilen alacağından daha az olduğu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br><br>3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b28708bda1e1eef","SID":"6c941693762ee10e"}}