{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/972 - Karar No:2024/890<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/972 <br>KARAR NO\t: 2024/890<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/04/2022<br>NUMARASI\t: 2020/292 E-2022/292 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.11.2024\t<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan  itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Tarafların cari hesap ilişkisi içinde çalıştığını, müvekkilinin cari hesap alacak miktarı olan 531.000,00 TL.'nın tahsili için Kadıköy 30. Noterliği'nin 08/01/2020 tarih 0997 numaralı ihtarnameyi keşide ederek 7 günlük süre verdiğini, ihtarnamenin davalıya 10/01/2020 tarihinde tebliğ olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilince bu kez Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/768 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir borcu olmadığını bildirmek suretiyle borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının asıl alacak miktarı olan 531.000,00 TL. üzerinden iptali ile takibin devamına ve %20 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili: Müvekkili ile  dava dışı ... AŞ arasında 13.06.2018 tarihinde “Mobil Ödeme, Posta Çeki Hesap Görüntüleme ve Konsinye Ürün Takip ve Satış Sistemi Yazılım Sözleşmesi\" imzalandığını, müvekkili şirketin üstlendiği işi 19.06.2018 tarihli sözleşme ile davacıya taşere ettiğini, ... AŞ tarafından müvekkiline yazılan 29.11.2019 tarihli yazıda;  E-Devlet sisteminde GİB tahsilatlarının ilave iş olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini, bu yazı üzerine davacıya 20.11.2019 tarihli yazı ile E-Devlet sisteminde GiB tahsilatlarının gerçekleştirilmesinin davacıdan talep edildiği, ancak davacının bu konuda müvekkiline ücreti mukabil teklif sunması ve ilave para istemeye devam etmesi nedeniyle sözleşme kapsamındaki “E-Devlet Sistemi GİB tahsilatları gerçekleştirilmesi için gerekli entegrasyonların Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin talimatı ile ... AŞ. Bilişim Daire Başkanlığı tarafından yerine getirildiğini, davacının bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava dilekçesinde talep ettiği alacağın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 19.06.2018 tarihli  Mobil Ödeme - Posta Çeki Hesap Görüntüleme – Konsinye Satış Sistemi konulu yazılım işi sözleşmesi imzalandığı,  teklif mektubu ve teknik şartnameden oluşan \"Alım Dokümanı\"nın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup işin teknik özellikleri ve diğer ayrıntıları bu dokümanda yer aldığı, sözleşmenin birim fiyatlı olup, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için alt yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam tutarının KDV hariç 9.000.000 TL olduğu, sözleşme bedelinin %30’u peşin, %50’si aylık ödeme olarak 10 aya bölünmüş şekilde, %20’si kesin kabul işlemlerinin tamamlanmasını müteakip ödeneceğinin öngörüldüğü, davacı tarafından 21.02.2020 tarihinde Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2020/768 sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde;  531.000,00 TL cari hesap alacağı 44.291,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 575.291,22 TL' nın davalıdan tahsilinin istendiği, alacaklı ... AŞ. tarafından borçlu ... Bilgi Tek. AŞ. aleyhine 21.01.2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde \"26.07.2019 tarihli 531.000,00 TL tutarında cari hesap alacağı\"na dayanarak 531 000,00 TL asıl alacak + 44.291,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 575.291,22 TL alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya 23.01.2020 tarihinde tebliğini takiben borçlu şirket vekilinin 30.01.2020 tarihli dilekçesiyle borca itiraz ettiğinin görüldüğü, mahkemece alınan kök ve ek raporlarda; davacının takip tarihi itibariyle 531.000,00 TL tutarında alacağının muaccel hale gelmiş olduğu, davacı yanca keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin 600,10 TL olarak hesaplandığı ancak dava değerine dahil edilmediği, icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesi halinde 106.200,00 TL olarak hesaplandığının bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmede davacının 9.500.000,00 TL +KDV bedel karşılığında \"Mobil ödeme, PÇH dökümü görüntüleme ve konsinye ürün takip satış sistemi yazılımı\"nı tesis ve teslim etmeyi taahhüt ettiği, sözleşme bedelinin %30'unun, sözleşmenin imzasıyla birlikte, %50'sının aylık olarak 10 ay boyunca ve bakiye %20'sının ise kesin kabulü müteakip ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme eki Teknik Şartnamenin \"Mobil Ödeme ve Web Portal Sistemi\" başlıklı 8. maddesinde, dava konusu yazılımla, 18 madde halinde sıralanan iş ve işlemlere cevaz verecek bir mobil ödeme sistemi oluşturulmasının öngörüldüğü, bu kapsamda dava konusu ... Sanal POS'unun, sözleşme kapsamında bir iş olduğunun değerlendirildiği, 22/08/2019 tarihli Kabul Komisyonu Raporu'nda; “kabul işlemleri kapsamında yükleniciden bir taahhütname alındığı belirtilmiş olup işbu taahhütnamede, \"... Sanal Posunun ... Bank tarafından hazır edilmesi sonrasında ... VPOS için gerekli olan tüm entegrasyon çalışmalarını yapacağımızı kabul beyan ve taahhüt ederiz. Gelinen bu noktada, projenin mevcut haliyle geçici kabul işlemlerinin yapılmasının...\" denildiğinin görüldüğü, 02.06.2021 tarihli bilirkişi raporundan sonra dosyaya sunulan 10.09.2018 tarihli Sözleşme Değişikliği Protokolü ile tarafların %20 iş eksiltmeye gittiği, ilk sözleşmede 9.000.000 TL + KDV olan sözleşme bedelinin ek protokol ile %20 oranında azaltılarak 7.200.000 TL + KDV’ye düşürüldüğü, ek protokolün incelenmesinde asıl sözleşmenin 4.1 maddesinde “sözleşme konusu iş” tanımında yer alan mobil ödeme işinin sözleşme kapsamından çıkarıldığı, sözleşmenin konusunun posta çeki hesap dökümü görüntüleme, konsinye ürün takip satış sistemi yazılımı olarak belirtildiğinin görüldüğü, ek protokol ile sözleşme bedeli ve ödeme koşullarında da değişiklik yapılmış olup 7.200.000 TL+KDV olarak kararlaştırılan sözleşme bedelinin 2.700.000 TL’sinin ön ödeme kapsamında ödeneceği, kalan tutarın ise proje süresince 10 ay boyunca her ay 450.000,00 TL olarak ödeneceğinin öngörüldüğü, kabul aşamasında yükleniciden alınan taahhütnamede ... sanal posun için gerekli tüm entegrasyonların yüklenici tarafından daha sonra yapılacağının kararlaştırıldığı ve kabul işlemi bu şarta bağlı olarak yapılmış ise de; %20 iş eksiltme protokolünün taraflarca işbu taahhütnameden sonra düzenlenip imzalandığı, bu bağlamda kabulün şarta bağlı olmaktan çıktığı ve davacı tarafından verilen taahhüdün hükmünü yitirdiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak 10.09.2018 tarihli ek protokol ile belirlenen sözleşme bedeli 7.200.000 TL + KDV = 8.496.000 TL olup 7.965.000 TL düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 531.000,00 TL olduğu, her ne kadar takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı da takip konusu yapılmışsa da dava dilekçesinde asıl alacak üzerinden itirazın iptalinin talep edildiğinin görüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının 531.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen oran üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br> \tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:  Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı  olduğunu, davacının  akdedilen sözleşme de var olmasına rağmen gerekli entegrasyonları yapmaktan kaçındığını, ilave ücret talep ettiğini, üstlenilen işin davacı tarafından eksiksiz teslim edilmediğini, faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğe uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiğini, hatta davacının yerine getirmediği anılan yükümlülüklerin Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin talimatının gereğini yapmak adına ... A.Ş. Bilişim Daire Başkanlığı tarafından yerine getirildiğini, davacının takip dayanağı olarak açık hesaba dayanmış ise de, davacı tarafından kesilen faturaların karşılığında, sözleşme gereği üstlendiği edimi yerine getirdiğini kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacı ile yapılmayan işten bağımsız iş azalışı yoluna gidildiğini ancak bu azalışın, yapılmayan işlerin/sözleşmenin tamamında mutabık kalındığı tespitinin hatalı olduğunu, mahkemenin 30/06/2021 tarihli 4 numaralı celsesinin 3 numaralı ara kararı kurulduğunu, ancak bilirkişi heyetinin mahkemece verilen bu ara karara uymayıp kendilerini heyet yerine koyarak hukuki değerlendirmede bulunduğunu, mahkemece verilen işin dışında yeniden pursantaj hesaplamasının yargılamaya katkısının olmayacağı sonucuna vardıklarını, bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapamayacağını, mahkemenin taraflar arasında yapılan iş eksiltmeyi yanlış değerlendirdiğini, eksiltilen iş kaleminin sadece mobil ödeme ile ilgili olduğunu, mobil ödemenin Posta Çeki Hesap Dökümü Görüntüleme ve Konsinye Ürün Takip Satış Sistemi Yazılımı Sözleşmesi kapsamında yapılan bir protokol ile % 20 iş eksiltmesine gidilmesi sonucunda ilk sözleşmede 9.000.000,00 TL + KDV olarak belirlenen sözleşme bedelinin 7.200.000,00 TL + KDV’ye düşürülmesi, “Mobil Ödeme” ile ilgili kısımların sözleşme kapsamından çıkarılması için yapılmış olmakla birlikte; işin teknik şartnamesinin ilk maddesi olan kapsam ve amaç bölümünde temelde; ihtiyaç duyulan Web Portalının kamu kurum ve kuruluşlarının sistemleri (örn:E-Devlet Sistemi) ile haberleşmesinin, yani entegre olarak çalışarak tahsilat ve ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesinin amaç edinildiğinin açıkça ifade edilmesine istinaden   ve “8. Mobil Ödeme ve Web Portal Sistemi” başlığı altında geçen  “8.1.6. Kullanıcı borç sorgulamak istediğinde, iki tarih aralığı belirleyerek borç sorgulaması yapabilmelidir.”, “8.1.8. Kullanıcı ödeme yapmak istediği borçları seçerek ödeme işlemini yapabilmelidir.” ve “8.1.9. Kullanıcı, posta çeki hesabı ya da kredi kartı ile borç ödemesi yapabilmelidir.”maddeleri ile birlikte “Web Portal Sistemi ve web üzerinden” gerçekleştirilmesi bağlamındaki “E-Devlet Sisteminde GİB Tahsilatları”nın gerçekleştirilmesi kapsamındaki davacıya ait yükümlülüklerin düştüğü anlamını kesinlikle taşımadığını, ayrıca yine teknik şartnamenin 3.17. maddesi taraflar arasından imzalanan 10 Eylül 2019 tarihli sözleşme değişikliği protokolüyle 3.17. “Uygulamanın aynı zamanda bir web portalı olmalı, vatandaş, gerçek ya da tüzel kişilik web üzerinden ödeme (vergi, su, doğal gaz, elektrik, gsm vb.) işlemlerini gerçekleştirebilmelidir.”  şeklinde değiştirilmiş olup maddenin son halinden de anlaşılacağı üzere altyüklenicinin “web portalı üzerinden ödeme gerçekleştirilebilme” sorumluluğunun devam ettiğinin aşikar olduğunu, ancak yerine getirilmediğini, işin başlangıcında kesin kabule  kalan %20 oranı ile mobil ödeme kısmının eksiltmesi için biçilen %20 oranının aynı olmasının ise; iki oranın tesadüfi olarak denk düşmelerinden başka herhangi bir anlam ifade etmemekte olup bu tesadüfi durum sebebiyle kesin kabule kalan %20 oranına tekabül eden tutarın ortadan kalkmış gibi gözüktüğünü, yoksa bu durumun kalan herhangi bir ödeme varsa, o ödemenin kesin kabul şartına bağlı olmaktan çıktığı anlamına gelmeyeceğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kesin kabulü haketmediğini,  kesin kabul şartları ortadan kalkmamış olup, bu bağlamda davacının,  531.000 TL(KDV dahil)’yı talep etmesi hususunun yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasının yanı sıra işin kesin kabulünün yapılmamış olması nedeniyle de ayrıca boşa düşmüş vaziyette olduğunu, sözleşme konusu işin tanımının protokol ile “Posta Çeki Hesap Dökümü Görüntüleme ve Konsinye Ürün Takip Satış Sistemi Yazılımı” olarak değiştirilmiş olmasının da yine davacının işin teknik şartnamesinin 1.Kapsam ve Amaç, 3.17,  8.1.6, 8.1.8 ve 8.1.9 maddeleri ve “E-Devlet Sisteminde GİB Tahsilatları”nın gerçekleştirilmesi kapsamındaki yükümlülüklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini, her ne kadar bilirkişi raporunda iki ayrı yerde “... VPOS (mobil ödeme)” ve  “mobil ödeme  (... VPOS)” şeklinde sanki “mobil ödeme” ile ... VPOS aynıymış gibi bahsedilmiş olsa da; “mobil ödeme” kısmı ile ... VPOS konusunun aynı olmadığını, taraflar arasından imzalanan 10 Eylül 2019 tarihli sözleşme değişikliği protokolüyle sözleşme ve teknik şartnameden çıkarılan veya değiştirilen maddelerden de anlaşılacağı üzere “Mobil Ödeme”, ... işletim sistemlerini kullanan tüm akıllı cihazlar (telefon, tablet vb.) üzerinden yapılabilecek ödemeleri kapsadığını,  ... VPOS konusunun ise kredi kartlarının ödemelerde kulanılabilmesinin sağlanması için sanal POS entegrasyonu kapsamına giren bir konu olduğunu, yani ... VPOS işinin yapılmasından vazgeçilmediğini,  ... VPOS’tan farklı bir iş olan “mobil ödeme” kısmının yapılmasından vazgeçildiğini, 22/08/2019 tarihli kabul komisyonu raporunda da geçtiği gibi, davacının taahhüdünün; “... Sanal POS (... VPOS)’a yönelik çalışmaların tamamlanarak söz konusu ürünün devreye alınması sonrasında, ödemelerin E-Platform üzerinden, kredi kartı ile yapılabilmesi için gerekli olan tüm entegrasyon çalışmalarının yapılacağını” da içerdiğini, kaldı ki davacının verdiği taahhütnamede geçen “geliştirilen internet bankacılığı (E-Tahsilat Platformu) üzerinden müşteriler hem posta çeki hesapları hem de kredi kartları ile borçlarını/faturalarını ödeyebileceklerdir” ifedelerinin, işin teknik şartnamesinin 3.17, 8.1.6, 8.1.8 ve 8.1.9 maddelerinin ve “E-Devlet Sisteminde GİB Tahsilatları”nın gerçekleştirilmesinin davacının yükümlülüğünde olduğunu gösterdiğini, geçici kabul çalışmaları kapsamında hazırlanan işe ilişkin 22.08.2019 tarihli Kabul Komisyonu raporundan anlaşılacağı üzere, davacının müvekkili  şirkete  taahhütname vermesi ve geçici kabulün taahhütnamede belirtilmiş olan ... Sanal POS (... VPOS) Sisteminin ... tarafından hazırlanması ve devreye alınması sonrasında ödemelerin e-platform üzerinden, kredi kartı ile yapılabilmesi için gerekli olan tüm entegrasyonların yapılacağı şartıyla yapılmış olması hususu nazarı dikkate alındığında, mobil ödeme  kısmının sözleşmeden düşürülmüş olmasının  davacının işin teknik şartnamesinin 3.17,  8.1.6, 8.1.8 ve 8.1.9 maddeleri ve E-Devlet Sisteminde GİB Tahsilatları”nın gerçekleştirilmesi kapsamındaki E-Platform ile yapılacak entegrasyonların sağlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak hareket ettiğini,  Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerinin değerlendirilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini,   dosyaya sunulan kurum yazışmaları ve dekontlardan görüldüğü üzer edavacının üzerine düşen yükümlülüğü gerine getirmediğini, eksik bırakılan işin  ... A.Ş. Bilişim Daire Başkanlığı tarafından yapıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle \"mobil ödeme\" kısmının sözleşme kapsamından çıkartıldığının 10.09.2019 tarihli değişiklik protokolü ile taraflarca karara bağlandığının ve davacının bu kalem dışında hüküm altına alınan miktar kadar alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin mahkeme kararının esasına ilişkin itirazları yerinde görülmemiş ise de, HMK'nın 355.maddesi kapsamında res'en dikkate alınacak hususlar göz önüne alındığında  mahkemesince hüküm altına alınan bedel üzerinden Harçlar Kanunu gereğince 36.272,61 TL karar ve ilam harcı alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik harç alınması doğru olmadığından, HMK'nın 355.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının karar ve ilam harcı yönünden kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince  yeniden esas hakkında  aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.04.2022 tarih ve 2020/292 Esas- 2022/292  Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, <br>\t2-Davanın kabulüne,  Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/768 sayılı icra takibinde davalının itirazının 531.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, <br>\t3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında 106.200,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 36.272,61 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.191,70  TL harcın mahsubu ile bakiye 30.080,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t6-Davacı  tarafından  yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 113,75 TL posta ve tebligat ücreti, 54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcı ve 6.191,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.867,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,<br>\t7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  gereğince 43.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\t\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t9-İstinaf talep eden davalı tarafından ödenen 9.068,15 TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>\t10-İstinaf talep eden davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin Dairemizin kaldırma kararının niteliğine göre kendisi üzerinde bırakılmasına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 05.11.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan                     Üye             Üye              Katip <br>\t<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce1517cb93c4d071","SID":"b2c8606d876dc720"}}