{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1032 - Karar No:2024/891<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1032 <br>KARAR NO\t: 2024/891<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/463 E-2022/375 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.11.2024\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan  itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkilinin farklı ürün gruplarında satış yapan ve birçok farklı işletmenin tedarikçisi olan bir firma olduğunu, davalının müvekkilinden çeşitli ürünler satın aldığını ve karşılığında doğan borcun çeşitli tarihli faturalar ile faturalandırıldığını, toplam borcuna karşılık kısmi ödemeler yapan davalının bakiye 8.797,46 TL borcu kaldığını, ancak bu borca ilişkin olarak müteaddit kez müvekkili tarafından talepte bulunulmasına karşın davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, sonuçta Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6644 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötüniyetli bir biçimde itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, borca itirazın herhangi bir hukuki delile veya vakıaya dayanmayıp yalnızca borç inkarı ve alacağı sürüncemede bırakma amacı içerdiğini  belirterek davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6644 sayılı dosyasında yaptığı itirazın asıl alacak miktarı yönünden iptaline ve takibin bu miktar yönünden aynı şartlarda devamına, icra takibine kötüniyetli biçimde itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili:Taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin borçlarını düzenli bir şekilde ödediğini, borcunun bulunmadığını, davacı tarafından icra dosyasına yalnızca hesap ekstresi sunulduğunu, hesap ekstresinden yola çıkılarak müvekkiline ait kayıtlar incelendiğinde iddia edilen borcun dayanağı olarak davacının müvekkili şirkete kestiği 22/02/2021 tarihli faturanın bulunduğunu, ancak müvekkili tarafından bu faturaya 02/03/2021 tarihinde 9.423,76TL’lık iade faturası kesildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun kalmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/6644 sayılı dosyasının dosyaya kazandırıldığı, alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, alacaklı tarafından 8.797,46 TL cari hesap alacağı ve 399,68 TL işlemiş faiz toplamı 9.197,14 TL alacak yönünden genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 02/06/2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili tarafından 04/06/2021 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu, davacı vekili tarafından alacağa ilişkin fatura suretlerinin delil olarak sunulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişiden 23/02/2022 tarihli raporun alındığı, davalı vekilinin beyanına konu defterler dosya arasına geldikten sonra davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde de inceleme yapılmak üzere ve yine taraf vekillerinin celse arasında itiraz dilekçesi sunması halinde itiraz ve beyanları karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilerek 06/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun alındığı, toplanan delillere, tarafların ticari defter ve kayıtları, gerekçeli bilirkişi raporları ile takibe konu faturalara göre; taraflar arasında ticari satım ilişkisi sabit olup davalının, tarafların ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu üzere davacıya 8.797,46 TL borçlu olduğundan, davacının alacağının tahsilini talep edebileceği, davalı tarafından icra takibine takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığının iddia edildiği ve davalı tarafından davacı tarafın düzenlediği 22/02/2021 tarihinde düzenlendiği faturaya istinaden 02/03/2021 tarihli iade faturası düzenlenmiş ise de, yargılama aşamasında buna ilişkin hiçbir delil sunmadığı, iade faturasının davacı taraf defter kayıtlarında bulunmadığının tespit edildiği, ilgili faturanın davalı tarafından iadeye konu edilme sebebi ile ilgili davalı tarafından dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı gibi, davacının toplam 8.797,46 TL alacaklı olduğunun alınan bilirkişi raporları, tarafların BA/BS formları ve davacı vekilinin sunmuş olduğu fatura suretleri ile doğrulandığı, bu nedenlerle davanın bilirkişi raporları ile tespit edilen 8.797,46 TL üzerinden kabulü ile davalının icra takibindeki itirazının iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden takibin devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine ve davalı takibe haksız olarak itiraz etmiş olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/6644 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 8.797,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, 8.797,46 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olmak üzere 1.759,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetersiz inceleme yapıldığını, gerekçeden yoksun şekilde ve ek bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, uyuşmazlık konusunun davacının düzenlediği 22/02/2021 tarihli faturaya  ilişkin olup müvekkili tarafından bu faturaya karşı iade faturası kesildiğini, müvekkiline, davacı tarafından 22/02/2021 tarihinde düzenlenen faturaya istinaden 02/03/2021 tarihli  9.423,76 TL'lık iade faturası kesildiğini, TTK 'nın fatura ve teyit mektubu başlıklı 21/2 maddesine göre \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\"  şeklinde olduğunu,  davacının iade faturasını teslim almasına rağmen iade etmediği gibi içeriğine de itiraz etmediğini, bu şekilde iade faturasını benimsediğini, müvekkilinin iade faturasını e-fatura olarak düzenlediğini, davacıya ulaşmama ihtimalinin söz konusu olmadığını, ticari e-faturaların, alıcıya onay verme ya da reddetme seçeneği sunduğunu, müvekkilinin kestiği iade faturasının davacıya ulaştığını ve onaylandığını, bu hususta tereddüt olması halinde iade faturasının davacıya ulaşıp ulaşmadığına ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak sorulmasını  talep etmelerine rağmen mahkemece taleplerinin değerlendirilmediğini ve hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, bu tip e-faturaların da aynı şekilde 8 gün içinde reddedilebildiğini,  bu süre zarfında hiçbir işlem yapılmazsa faturanın kabul edilmiş sayılacağını, davacının iade faturasına itiraz etmediği gibi reddetmeme seçeneğini de kullanmayarak faturayı kabul ettiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarih ve 2020/3083 E- 2021/6369 K sayılı ilamında  neticeten \" iade faturalarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer almadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin ve iadelerin davacı tarafça kabul edildiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekirken yazılı bir delil sunamadığından \" bahisle davanın kabulüne karar verildiğinin açıklandığını, kararın mefhumu muhalifinden davalının  davacının iade faturasını kabul ettiğine ilişkin delil sunması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlamının çıktığını, müvekkilince kesilen iade faturasının e-fatura olduğunu  ve davacıya ulaşmama durumunun söz konusu dahi olmadığını, e-faturalarda da ekrana 8 gün içinde onay verme ya da reddetme seçeneği çıktığını, davacının iade faturasını reddetmediğini yalnızca ticari defter kayıtlarına işlemediğini, bu duruma kesin delil teşkil edecek bilginin Gelir İdaresi Başkanlığından sorulabilinecekken sorulmadığını ve mahkemece eksik değerlendirme yapılarak hatalı hüküm kurulduğunu, uyuşmazlık konusu cari hesap alacağının temelinin esasında hakediş hesabına dayandığını, davacı tarafından kesin hakediş hesap raporu yahut kesin hesaba dayanak oluşturacak herhangi bir belge sunulmadığını, çünkü ödemesi yapılmayan bir hakediş hesabının olmadığını, davacının hakediş oluşturacak bir hizmet vermediğini, davacı tarafından dayanak olarak yalnızca  22/02/2021 tarihli hakkediş bedeli  (C Blok kesin hesap elektrik hakediş bedeli ) açıklamalı  fatura ve  hesap ekstresi  gösterildiğini, bunun haricinde başkaca delil sunulmadığını, müvekkilince sözleşme kapsamında hakedişlerin her ay düzenli şekilde ödendiğini, sözleşme kapsamında açıkça hakedişlerin onaylandıktan sonra ödemesi yapılacağının belirtildiğini, davacının iddia ettiği bloğa ilişkin  yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kesin hakedişin, işlerin tamamlanması ve geçici kabul işlemlerinin bitmesinden sonra, sözleşme eki şartname hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş ve onaylanmış kesin metraj ve kesin hesap sonuçlarına göre düzenlenmesi gerektiğini, buna ilişkin olarak davacının hizmetini vermediği bir alacağı istediğini, iade faturasını kabul eden, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinden  iade faturasına konu ettiği, hizmetini almadığı alacağın yokluğunu ispat etmesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin takipten sonra 15.09.2021 tarihinde ödediği 811,22 TL'lık miktarın hesaplamada dikkate alınmadığını, mahkemece yalnızca bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olup davanın tam kabulüne karar verildiğini, bilirkişice ticari defter kayıtları haricinde davacının not şeklindeki beyanı doğrultusunda 8.797,46 TL'lik alacak olduğu tespit edilmiş iken ödenen ve kayıtlarında bulunan 811,22 TL'lik miktarın hiç dikkate alınmadığını  ve  hesaplamadan düşülmediğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcu olmadığının doğrulandığını, davacının iade faturasını kayıtlarına işlemeyerek kendisini alacaklı gibi gösterdiğini, mahkemece alınmış bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın  kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 600,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 151,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 449,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05.11.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09e5799d5a0f3c0d","SID":"b343df75c173a179"}}