{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/917 <br>KARAR NO: 2024/1257<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/03/2021<br>NUMARASI: 2018/656 Esas, 2021/218 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 19/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafından davalının ... Merkezi Ltd.Şti isimli işyerinde yapılan tadilat işlemleri nedeniyle 16.06.2016 tarihli ... seri numaralı 280.285-TL bedelli fatura düzenlendiğini, iş bu fatura bedeli için davalı tarafça kısmi ödemeler yapılmışsa da davalının toplamda 127.785.-TL bakiye borcunun olduğunu, bakiye borcun ödenmemesi üzerine davalıya Beyoğlu ... Noterliği'nin 08.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve takibe konu alacak için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı taraf likit ve muaccel olan alacağa kötü niyetle itiraz etmiş olduğundan %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın tüketici eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası ve davalı şirketin tüketici kapsamında olup 6502 sayılı kanun gereğince davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğini, öncelikle görev yönünden itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafından bakiye borcun ödenmemesi üzerine davalı şirkete Beyeoğlu ...Noterliği'nin 08.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve taraflarından Beyoğlu ...Noterliği'nin 12/10/2018 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı şirketin böyle bir borcunun bulunmadığına ilişkin cevap verildiğini, ihtilaflı olan konu hakkında İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi 2017/400 E sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, davalı ... ile davacı şirket arasında herhangi yazılı bir eser sözleşmesinin olmadığını, işyerinin tadilat ve tamirat işlerinin her şeyin ve işçiliğin birinci sınıf yapılması şartı ile her şey dahil sözlü olarak anlaşma yapıldığını, sözlü anlaşmaların yapıldığı tarihten sonra davalının üzerine düşen ödemeleri vs. yapmış olmasına rağmen 7 ay geçtikten sonra davacı şirketin davalıdan hiçbir alacağı kalmadığı halde davalıya 16.06.2016 tarihli 280.285.-TL bedelli fatura keşide ederek bakiye alacak talebinde bulunduğunu, davacı tarafından İstanbul 4. Tüketici mahkemesinin 2017/400 E. Sayılı dosyası ile daha önce davalı şirketin sahibi olan ... adına yine itirazın iptali davasının açıldığını, dava konusu eser sözleşmesiyle birebir bağlantılı olan dosyada yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalının 7.500.-TL borcu olduğuna karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, her ne kadar taraf kayıtları arasında uyuşmazlık söz konusu ise de; Veterinerium adlı işyeri için tadilat çalışmalarına başlamak üzere 19/11/2015 tarihinde 50.000,00.-TL bir ödemenin olduğu, dosyada mevcut bu ödemenin davacı tarafından imzalanmış olması sebebiyle davacı tarafından davalının işyeri için toplam 202.500,00.-TL  tahsilatın yapıldığı, davalının işyeri imalatları dolayısıyla KDV dahil 236,484.-TL hak etmiş olduğu bu alacak miktarı ve ödeme göz önüne alınarak işyeri tadilatı dolayısıyla davacının davalıdan 33.984,00.-TL alacaklı olduğu, bu hususta alınan İstanbul 4.Tüketici Mahkemesi 2017/400 E. dosyası bilirkişi raporlarında, işyerinde yapılan imalatlar ve yapılan tahsilat belgeleri değerlendirildiğinde, davacının, davalının işyeri imalatları dolayısıyla KDV Dahil 236.484,00-TL hak etmiş olduğunun tespit edildiği, davacının, davalının işyeri tadilatı dolayısıyla tahsil etmiş olduğu, 202.500,00-TL düşüm yapıldığında, davacının 15.11.218 takip tarihi itibariyle, davalıdan alacağının (236.484,00-TL-202.500,00-TL) 33.984,00-TL olduğu ve böylelikle gerek mahkeme dosyasında gerek İstanbul 4.Tüketici Mahkemesi 2017/400 E. dosyasında alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın KISMEN iptali ile Takibin  33.984,00.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takip tarihinden itibaren asıl alacak olan 33.984,00.-TL'ye işleyecek yıllık %9 yasal faiz uygulanmasına şeklinde devamına, Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemenin hükme esas aldığı 21.12.2020 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki ilk maddede; 20.05.2016 tarihli ödeme makbuzunda ... ev tadilatı için 20.000 TL alındığı ve 7.500 TL kaldığı, İstanbul 4. Tüketici  Mahkemesi 2017/400 E. Sayılı dosyasında 7.500 TL'nin ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde davacının işyeri için alacağının kalmadığını yazıldığı, mahkeme tarafından da hatalı değerlendirmeler içeren işbu rapora dayanak alınarak hukuka aykırı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, zira İstanbul 4. Tüketici  Mahkemesi 2017/400 E. Sayılı dosyasında her ne kadar ev ve işyeri yönünden keşif incelemesi yapılmış ise de sadece ev  tadilatı yönünden karar verildiğini, ek raporun sonuç kısmındaki ikinci tespitte ise,  İstanbul 4. Tüketici  Mahkemesi 2017/400 E. Sayılı dosyasında işyeri imalatları için KDV dahil 236,484 TL hak edilmiş olduğunun belirlendiği, işyeri için yapılan ödemeler 202.500 TL düşüldüğünde müvekkilinin alacağının 33.984 TL olarak hesaplandığının belirtildiğini, bu hesaplamayı kabul etmediklerini, iş yerinin tadilatı için yapılan ödemelerin belli olduğunu, bu ödemelerin toplamının 152.500 TL olduğunu,  19.11. 2015 tarihli 50.000 TL’lik ödemenin işyeri için alınan bir ödeme olmadığını, Tüketici Mahkemesi dosyasında davalı tarafın, bu ödemenin ev için yapıldığını ve hesaplanan bakiyeden düşülmesini talep ettiğini, bu beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, mahkeme tarafından bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, davalının  İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi 2017/400 E. Sayılı davasında ibraz ettiği imzalı cevap dilekçesindeki beyanının mahkeme iç ikrar niteliğinde olduğunu, görülmekte olan davada davalı aleyhine kesin delil teşkil ettiğini, mahkeme tarafından bu konuda hatalı değerlendirme yapıldığını, davalının da 50.000 TL'lik ilk ödemenin işyeri için yapıldığını ispat edemediğini, tüm bu sebeplerle 50.000 TL'lik ödemenin bu dosyadaki alacaktan düşülmesini kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişiler tarafından İstanbul 4. Tüketici  Mahkemesi 2017/400 E. Sayılı dosyasında işyeri imalatları için  KDV dahil 236,484 TL hak edilmiş olduğunun belirlendiği dikkate alınarak bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığını ve yine mahkeme tarafından da bu şekilde karar verildiğini, oysa huzurdaki dava doyasında, ev tadilatına ilişkin hüküm kurulan Tüketici Mahkemesinde yapılan hesaplamanın değil, işyeri için kesilen fatura tutarının dikkate alınması gerektiğini, fatura tutarı üzerinden işyeri için yapılan ödemeler düşüldüğünde müvekkilinin bakiye alacağının 127.785 TL olduğunu, bu tutar üzerinden davanın kabulü gerektiğini  belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin işyeri tadilatı konusunda anlaşma yapıldığını, işin tamamlanarak fatura düzenlendiğini, davalının kısmi ödemede bulunduğunu bakiye bedeli ödemediğini yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş bedeli kadar ödeme yaptığını borcu olmadığını savunmuştur. İşin yapılarak teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiğini iş sahibinin ispatlaması gerekir. Taraflar arasında, davalı iş sahibinin iş yerinin tadilatı konusunda sözlü eser sözleşmesi yapılmıştır. Taraflar arasında işin bedeli ve davalı tarafça yapılan ödemeler konusunda ihtilaf bulunmaktadır. Davacı işin bedelinin faturada belirtilen kadar olduğunu, davalının 152.500 TL ödeme yaptığını bakiye bedeli ödemediğini ileri sürmüş, davalı ise yapılan işin bedelinin 202.500 TL olduğunu bu miktarda ödeme yaptığını, borcu kalmadığını savunmuş, ödemelere ilişkin dekont sunmuştur. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunduğundan iş bedelinin TBK 481. Maddesine göre belirlenmesi gerekmekte ise de, davalı tarafça dosyaya sunulan, davacı tarafça da kabul edilen ve altında davacı şirket yetkilisinin imzası bulunan 22/04/2016 tarihli belgede, davaya konu iş yeri tadilatı dolayısıyla 12.500 TL alındığı ve kalan borcun 27.500 TL olduğu yazılı olup, davacı her ne kadar anılan belgede yazılı olan kalan borç miktarının iş yeri tadilatından dolayı kalan borç olmadığını ileri sürmüş ise de bunun aksini ispatlayamamıştır. Davacı sözleşme kapsamında mahkemece hükmedilen miktardan daha fazla alacaklı olduğunu ispatlayamadığından istinaf sebepleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalc vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/03/2021 tarih ve 2018/656 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef7d7b2582d4996f","SID":"a35d33c5da0acd16"}}