{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1463 <br>KARAR NO: 2024/1830<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/09/2024<br>NUMARASI: 2024/60 E.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İlk Derece Mahkemesince 22.03.2024 tarihli ara karar ile verilen ''ihtiyati tedbir talebinin reddi'' kararı üzerine, Dairemizin 2024/833 esas, 2024/1284 karar sayılı kararıyla; ''davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde keşif ve bilirkişi incelemesi deliline dayanıldığı, mahkemece de inceleme yapılması gerekli görülüyorsa tespit yapılabileceğine dair beyanı, dosya kapsamında bulunan noter e-tespit tutanakları göz önüne alınarak, mahkemece davalı işyeri adresinde, sosyal medya adresleri ve internet sitesinde inceleme yapılarak tedbir talebinin değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle, davacı iddialarının aynı zamanda tescilsiz kullanıma da dayandığı anlaşılmakla, bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra, tüm tedbir talepleri tek tek karşılanmak suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması..'' şeklinde gerekçeyle kararın HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, bu defa dosyaya sunulan bilirkişi raporu da dikkat alınarak, 19.08.2024 tarihli ara karar ile; 500.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; Davalının, \"...\" ibaresiniticari olarak kullanmasının men'ine, Davalının https://www....com.tr/... alan adına ve https://www.instagram.com/.../ https://www.facebook.com/.../ Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmiştir. Daha sonra davacı vekilinin 23.08.2024 tarihli dilekçesi ile, 19.08.2024 tarihli ara kararın 1. maddesinde \"Davalının \"...\" ibaresini ticari olarak kullanmasının men'ine\" ibaresinin, \"Davalının, \"...\" ve \"...\" ibarelerini ticari olarak kullanmasının men'ine\" düzeltilmesini talep ettiği, Mahkemece 23.08.2024 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin talebinin kabulü ile, 19.08.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının; ''Davalının, \"...\" ve \"...\" ibarelerini ticari olarak kullanmasının men'ine, Davalının https://www....com.tr/... alan adına ve https://www.instagram.com/.../ https://www.facebook.com/.../ Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine, \" şeklinde düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>DAVALI VEKİLİNİN İTİRAZI Davalı vekili itiraz dilekçesi ile, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmediğinden ve tedbire dayanak yapılan çelişkili bilirkişi raporu dışında başka bir delil bulunmadığından, bu aşamada, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek talebin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirketin tescilli bir marka hakkına dayandığını, âdeta merdiven altında taklit mal üretenle bir tutularak, alelacele engellenmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, ayrıca takdir edilen teminat tutarının müvekkil şirketin haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğrayacağı muhtemel zararlarını karşılamayacağını beyan ederek, itirazlarının kabulüne, 19.08.2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 06.09.2024 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı karşı yan vekili istinaf dilekçesinde;bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmediğinden ve tedbire dayanak yapılan çelişkili bilirkişi raporu dışında başka bir delil bulunmadığından, bu aşamada, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek talebin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, Müvekkili şirketin tescilli bir marka hakkına dayandığını, âdeta merdiven altında taklit mal üretenle bir tutularak, alelacele engellenmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, Davacı adına tescilli markanın, şekil unsuru içermeyen salt kelime unsurundan oluşan marka iken; müvekkili şirket adına tescilli markanın,  kelime ve şekil unsurundan oluşan marka olup, müvekkili şirket adına tescilli markanın, TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU'nun ... başvuru ve tescil numarası ile tescillenmiş marka olduğunu,Davacı adına tescilli markanın standart büyük harflerle yazılmış münhasıran \"...\" ibaresinden oluştuğunu ve başkaca herhangi bir unsur içermediğini, müvekkili şirket adına tescilli markanın kelime unsurunun farklı yazı tipiyle yazılmış \"...\" ibaresinden oluştuğunu, işbu ibarenin yanında \"...\" sembolünün bulunduğunu, müvekkili şirket adına tescilli markanın ayırt edici ve baskın şekil unsuru içerdiğini, davacı adına tescilli kelime ve şekil unsurundan oluşan diğer marka ile müvekkili şirket adına tescilli markanın gerek kelime unsurunun gerek şekil unsurunun farklı olduğu gözetildiğinde taraf markalarının aynı olmadığını, bütünsel değerlendirme yapılması gerektiğinde, Ortalama tüketicinin makul derecede bilgili, dikkatli ve gözlemci olarak kabul edildiği, kaldı ki ilgili tüketici kesiminin tüketim alışkanlıkları tercihlerini belirleyen tüketicilerden oluştuğunu, Davacı adına tescilli markanı ayırt edici olmadığını,  beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; İlk Derece Mahkemesince 06.09.2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbire itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın istinaf yoluyla incelenmesinden ibarettir. Dava;  davalı adına tescilli  ... tescil numaralı \"...\" markasının, iltibas nedeniyle, tescil edildiği tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, somut müşteki ... tarafından davalı şirket yetkilisi ...  aleyhine yapılmış olan şikayet üzerine açılan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/41423 Soruşturma sayılı dosyasına sunulan 10.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda; markalar benzer olmadığından marka hakkına tecavüz unsurlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı ve şüpheli hakkında takipsizlik kararı verildiği görülmüş ise de, bu kararın eldeki dava dosyası açısından kesin bir maddi delil oluşturmadığı gibi, Mahkemeyi bağlamadığı, eldeki dosyaya sunulan 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile toplanan delillere göre, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat  olgusunun gerçekleşmiş olduğu, ilk derece mahkemesince tedbirin devamına yönelik olarak verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmakla, aleyhine tedbir kararı verilen tarafça ileri sürülen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı karşı yan vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/09/2024 tarih ve 2024/60 E. Sayılı ara kararına karşı davalı karşı yan vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecf7274793690990","SID":"5311b0ea9f9d7cb9"}}