{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/921 <br>KARAR NO: 2024/1258<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/03/2021<br>NUMARASI: 2020/237 Esas, 2021/198 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 19/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğunu, davalıya satılıp teslim edilen mallara ilişkin davalının toplam 37.375,20 TL borçlu olduğunu, borcun ödenmesi için ihtar çekildiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, davalı tarafın yaklaşık 4 ay örülecek ipliklerin rengini belirlemediğinden işe başlanılamadığını, malların teslimi için yazılı bir teslim tarihi kararlaştırılamadığını, renk onayı yapıldıktan sonra uygun sürede teslimin yapıldığını, alacağın tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile 37.375,20 TL asıl alacak yönünden takibin devamınına, davalı tarafın aleyhine itiraz ettiği bedel üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle,  davacı tarafa sipariş formu ile kutu model yaka siparişi verildiğini, son teslim tarihinin belirtildiğini, davacı tarafa uğranılan zarar tutarı ve ilave renk test bedeli olarak fiyat farkı faturası düzenlendiğini ve noter kanalıyla gönderildiğini, bu faturanın cari hesap alacağından takas-mahsup yapılması gerektiğini, fiyat farkı faturasının 21.289,80 TL ve 9.164,65 TL tutarları içerdiğini, buna göre davacıya borçlarının olmadığını, açıklanan nedenlerle, davanın reddine, davacı tarafın aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında 37.375,20 TL borç bakiyesi bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, zira davacının alacak bakiyesi ile davalının kestiği fiyat farkı faturasının meblağının aynı (37.375,20 TL) olduğu, davalı tarafın siparişlerin teslim tarihinden çok sonra teslim edilmesi nedeni ile ürünün dikim maliyetinin artmasından dolayı fiyat farkı olarak 21.289,80 TL zarar ve yine 9.164,65 TL test bedeli olmak üzere toplam 37.375,20 TL'lik fiyat farkı faturası düzenleyerek davacıya reklamasyon uyguladığı,  her ne kadar davalı tarafça dosyaya sipariş formu sunulmuş ise de bu sipariş formunda davacı tarafın imzasının bulunmaması nedeni ile sipariş formundaki teslim tarihine itibar edilemeyeceği, dolayısıyla taraflarca mutabakata varılmış bir termin süresinin davalı tarafça ispat edilemediği, dinlenilen tanık beyanlarından ve bilirkişi teknik görüşünden söz konusu üretimin yapılmasının renk onayı alınması, kalite onayı alınması, numune çalışması yapılması vs.  gibi bir çok aşamaların bulunduğu, mezkur sipariş formunda geçen 10/04/2019 tarihinin teslim tarihi olarak kabul edilmesi durumunda dahi bu aşamaların uzamasında davacı tarafın kusurunun bulunduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafın kusuru nedeni ile meydana gelmiş bir gecikmeden söz edilemeyeceği, kaldı ki siparişlerin  24/04/2019-22/06/2019 tarihleri arasında teslim edilmesine rağmen davalı tarafça davacıya kesilen reklamasyon faturasının ve ihtarnamenin 27/08/2019 tarihli olduğu, dolayısıyla davalı tarafça yasal muayene ve ihbar sürelerine de riayet edilmediği, diğer davacı ve davalı tanıklarının anlatımlarının birbirleri ile çelişmesi nedeni ile  tanık anlatımlarından birbirine üstünlük tanınamayacağı, tüm bu nedenlerle davalı tarafın gecikme nedeni ile zarara uğradığından bahisle takas/mahsup talebinin haksız olduğu, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamenin davalı tarafça 05/09/2019 tarihinde tebliğ alındığı, ihtarnamede 3 günlük süre verilmesi nedeni ile davalının 08/09/2019 tarihinde mütemerrit hale geldiği, davacı tarafın temerrüt tarihi ile takip tarihi olan 13/09/2019 tarihindeki 5 günlük işlemiş avans faizi talebinin de haklı olup doğru hesaplanmış olduğu, yine alacağın likit olması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin de şartları oluştuğu gerekçesiyle, Davanın KABULÜ ile; Davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin takipteki şartlar ile aynen devamına, Davalı itirazında haksız çıktığı ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, devamına karar verilen 37.475,04 TL'nin %20 si oranında hesaplanacak İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı tarafa gönderilmiş olan sipariş formunda diğer hususlara ek olarak kutu model yaka siparişlerinin son teslim tarihinin 31.01.2019 olarak belirtildiğini, bu teslim tarihinin ürünlerin renk ve kalite onayları da dahil en son teslim edileceği tarih olduğunu, davacı tarafın, renk ve kaliteyi ön görülen süre içerisinde tutturamadığı için bir çok defa yenilemek durumunda kalındığını ve siparişlerin kararlaştırılan teslim tarihinden çok sonra 24.04.2019, 10.06.2019, 12.06.2019, 18.06.2019, 19.06.2019 , 21.06.2019 , 22.06.2019 tarihlerinde teslim edebildiğini, her ne kadar davacı taraf yazılı bir teslim tarihi olmadığını iddia etmekte ise de sundukları sipariş formunun mail olarak davacı tarafa gönderildiğini ve davacı tarafçada itiraz edilmeyerek üretime geçildiğini, mailin gerçekliği ile ilgili olarak gerek olması halinde bir uzman tarafından müvekkili şirketin bilgisayar kayıtlarının incelenebileceğinin belirtildiğini, kaldı ki dosyası kapsamında dinlenmiş olan tanıklardan ... ve ...'nın  davacının siparişleri geç teslim ettiği ve davacının geç teslimi nedeni ile de bu ürünlerin dikiminin yüksek bedelle yapılmak durumunda kalındığını belirttiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, belirtilen hususlara, tanık anlatımlarına ve tekstil sektöründe termin tarihi kararlaştırılmaksızın sipariş verilmesinin mümkün bulunmadığına hiç bir şekilde yer verilmeyerek adeta davacı tarafın vekili gibi hareket edilerek tek taraflı, eksik ve hatalı tespitler yapıldığını, davacının yaka siparişlerini belirlenmiş olan son teslim tarihinde teslim edememesi ve çok fazla gecikmesi nedeniyle müvekkili şirketin bu yakaların parçası oduğu ürünü daha önce 4,40-TL'den dikimini yaptırmaktayken geç teslimden dolayı birim fiyatı 6,50'den diktirmek durumunda kaldığını, müvekkilinin dikim işini yaptırdığı ... Tekstil firmasının müvekkili şirkete kesmiş olduğu  18.05.2019 tarih ve ... nolu , 19.05.2019 tarih ve ... nolu , 25.05.2019 tarih ve ... nolu ,  29.05.2019 tarih ve ... nolu 31.05.2019 tarih ve ... nolu faturalar da kutu modellerin birim fiyatı 4,40-TL olarak belirlenmişken, 17.07.2019 tarih ve ... nolu, 17.07.2019 tarih ve ... nolu faturalarda birim fiyatın 6,50-TL olarak belirlendiğini, davacı firmanın geç teslimi ile müvekkili şirketin ürünleri 2,10-TL daha yüksek fiyat üzerinden diktirmesine neden olduğunu, bu fiyat farkını davacı tarafın tazmin etmekle yükümlü olduğunu, mahkemenin bu konuda hatalı değerlendirmede bulunarak taleplerini reddettiğini, öte yadan davacı tarafın sipariş konusu yakalarda renk ve kalite onayını tutturamadığından ilk testten sonra birçok defa ilave testler yapılmak durumunda kalındığını, bu ilave test bedelleri toplamı 9.164,65-TL olup bu test bedellerinin davacı tarafından karşılanması gerekmektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında sipariş üzerine eser sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirerek ürünleri davalıya teslim ettiğini, iş bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacının ürünleri geç teslim ettiğini bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, üründe renk ve kalitenin tutturulamadığını, bu nedenle ilave testler yapılması gerektiğini bunlar için davalıya reklamasyon faturası düzenlendiğini borçlarının olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında, sipariş üzerine triko yaka örülmesi işi yapılması konusunda sözleşme yapıldığı, işin davacı yüklenici tarafından yapılarak teslim edildiği, iş bedelinin ödenmediği, işin bedeli konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık teslim de gecikme olup olmadığı ile üründe renk ve kalitenin tutturulamadığı bu nedenle davalının ilave testler yapmak zorunda kalıp kalmadığı, bundan dolayı davalının zararının oluşup oluşmadığı noktasında çıkmaktadır. Davalı sözleşmenin geç ifa edildiğini, sipariş formunda belirtilen termin süresine uyulmadığını belirtmiş ise de dosyaya delil olarak sunduğu sipariş formunda dava dışı firma ismi yazılı olup, sipariş formunda davacı imzası bulunmadığı gibi anılan bu termin tarihi bulunan sipariş formunu davacıya verdiğini ve sözleşmenin bunun üzerine kurulduğunu ispatlayamamıştır. Bu hususta mail deliline dayanmış ise de sunduğu mail kayıtları da bu hususa ispatlayacak nitelikte değildir. Davalı, davacı yüklenicinin sipariş formunda belirtilen renk ve kaliteyi tutturamadığını, bu nedenle ilave testler yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürmüş ise de delil olarak sunduğu test raporlarının davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığını ispatlayamamıştır. Davacı faturalarına göre davacı siparişe konu ürünleri 24/04/2019 ile 22/06/2019 tarihleri arasında teslim etmiş olup, davalı işin ifasında gecikme olduğuna ilişkin davacıya ihtarda bulunduğunu ileri sürmediği gibi yansıtma faturasını da 27/08/2019 tarihinde düzenlemiştir. Davalı yansıtma faturası düzenlemiş ise de davacı anılan faturayı kabul etmemiş, iade etmiştir. Davalı ifanın geç yapıldığını, bu nedenle zarara uğradığını ispatlayamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/03/2021 tarih ve 2020/237 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.559,91 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 640,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.919,91‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ccb0831fb998d06","SID":"b13b1396bf9ff804"}}