{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1616 <br>KARAR NO\t: 2024/1785<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/297 E.  -  2022/126 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/04/2022 tarih ve 2021/297 Esas - 2022/126 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, 2019/109324 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2012/47610, 2019/102800 sayılı ve \"... ...\", \"... ...\" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verilerek, başvuru kapsamından 33. sınıftaki tüm mallar ile 32 ve 35. sınıfta yer alan bazı mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının  da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa davacının davalı şirketten tamamen farklı olarak alkollü kokteyl öğrenmek isteyen kişilere ve şirket çalışanlarına ders niteliğinde hizmet veren, herhangi bir lokasyonda yerleşik olmayan, bu nedenle de davalı Şirketin hizmet verdiği otelcilik faaliyeti ile karıştırma ihtimali imkansız olan bir iş yaptığını, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan  \"...\" kelimesinin ... ve alkollü içecek sektöründe genel olarak kullanılan ve ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğunu, bu ibarenin davalının tekeline bırakılamayacağını,  davalının söz konusu ibareyi tescil ettirmesinin  kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak redde mesnet markalardan farklılaştığını ileri sürerek, YİDK'ın 2021-M-6093 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markalarda asli unsur olarak yer alan \"...\" ibaresinin tanımlayıcı olmadığını, anılan ibarenin \"kokteyl karıştırmak için ölçü bardak\" şeklindeki anlamının çok küçük bir kesim tarafından bilindiğini  savunarak, davanı reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru kapsamından çıkarılan 32 ve 33 sınıfta yer alan mallar ile 35. sınıfta bu malların satışı hizmetlerinin, redde mesnet markalar kapsamında yer alan 43 sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" ile benzer olduğu, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak yer aldığını, anılan ibarenin Türkçede yaygın olarak karşılığının bilinmediği, açıklanan nedenlerle başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili, hakim reddi taleplerinin, delillerinin, itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, aynı taraflar arasında görülen ... Anadolu 1 FSHHM'nin 20121/36 esas sayılı dava dosyasında kötü niyet iddiasıyla marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava incelenmeksizin karar verildiğini, mahkemeden ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınması talepleri hiç değerlendirilmeden davanın reddolunacağının celse davam ederken ihsası rey oluşturacak şekilde bildirildiğini, hakimin reddi taleplerinin taraflarınca beyan edilmesine rağmen , mahkemece bu taleplerinin tutanağa geçirilmediğini, sözlü yargılama usulüne geçilmeksizin son diyecekleri sorulmadan karar verildiğini, davalı Şirketin redde mesnet markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini,  markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin kokteyl ve alkollü içeceklere ayırt ediciliği olmayan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, bu yöndeki delillerin dosyaya sunulduğunu, ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu delillerin hiç değerlendirilmediğini, tüm dünyada anılan ibareli onlarca ... ve restaurant bulunduğunu, EUIPO nezdinde de \"...\" ibareli birçok marka tescili bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu ibare üzerindeki önceki kullanımlardan kaynaklanan haklarının değerlendirilmediğini, tarafların markaları kullandığı faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ayrıca markalar arasında emtia benzerliğinin de bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.        <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"\"... ...\" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet \" \"... ...\" ve \"... ...\"\" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 32, 33 ve 35 sınıf mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne kadar davacı tarafça markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, \"...\" ibaresinin Türkçe' de \"içki ölçeği\" anlamına da geldiği ancak bu anlamının yaygın olarak bilinmediğinden, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında yer alan 43 sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" ile benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas alınması gerektiğinden, tarafların farklı sektörde faaliyet göstermesinin varılan  sonucu değiştirmeyeceği, YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markalar hüküm ifade ettiğinden, redde mesnet markalara ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasının da gerekmediği, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının da marka başvurusunun reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının mümkün  bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığı yönündeki istinaf itirazlarının da  yerinde olmadığı, diğer taraftan davacı vekili yargılama sırasında, HMK'nın 38. maddesine uygun şekilde hakimin reddi talebinde bulunmadığı gibi sözlü yargılama aşamasının da HMK'nın 186. Maddesine uygun şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024    \t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d508e42f76fe75e0","SID":"6def5d1fde10c0b4"}}