{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C <br>                    SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1675 <br>KARAR NO\t: 2024/2001<br><br><br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t     İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:....<br>ÜYE\t\t:....<br>KATİP\t\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/28 2023/752<br><br>DAVACI\t\t: ....  <br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t\t: ...\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili dava dilekçesini özetle; 22/06/2021 tarihinde davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın içerisinde müvekkilinin yolcu olarak  bulunduğu esnada çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararının tazmini için davalı şirkete başvuruda bulunduklarını, başvuru dilekçelerinin 20/08/2021 tarihinde teslim edildiğini ve fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 12.000TL cismani zarar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının yanı sıra kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK 'na gönderilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında başvuran karşı araç yolcusu ...emniyet kemeri takılı olup olmadığı belirsiz olarak işaretlenmiş olsa da kaza sonucu kafa travması geçirdiğinin anlaşıldığını, emniyet kemerinin takılı olması halinde bu arazın meydana gelmeyeceğinin aşikar olduğunu, bu sebeple kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde hesaplanacak tutar üzerinden %20'den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, kabul manasında olmamak kaydı ile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, Davacının sadece nörölojik muayenesinin yapıldığını, engel oranının % 5 olarak belirtildiğini, davacının estetik cerrah tarafından muayene edilmediğini, kafatasındaki göçükten raporda hiç bahsedilmediğini, adli tıp raporunun bu yönden eksik olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br>\tİstinaf başvuru talebinde bulunan davalı ... vekili dilekçesinde özetle, her ne kadar psikiyatri hekimi imzası bulunsa da epilepsi hastalığının psikiyatrik olmadığını, nörolojik bir hastalık olduğunu, bu nedenle de beyin cerrahisi uzman hekiminin değerlendirmesinin şart olduğunu, maluliyet raporunun usule uygun olarak tanzim edilmediğini, teknik faizin hesaplamalarda kullanılmasına ilişkin husus alıntılanan Karayolları Trafik Kanunu 90’ıncı maddesi ile yasalaştığından, prograsif rant yönteminin kabulünün mümkün olmadığını, hesaplamaya ilişkin olarak SEDDK'dan görüş sorulmadığını, kaza tarihinde çocuk olduğundan geçici iş göremezliğin hak edişinin bulunmadığını, hatalı faiz başlangıç tarihine hükmedildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi  tazminat  istemine ilişkindir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde;  22/06/2021 tarihinde davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, ... sevk ve idaresinde bulunan aracın içerisinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu esnada çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, bu nedenle davacıda oluşan maluliyet için şimdilik 12.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile 276.931,9 TL'nin tahsilini istemiştir.<br>Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili  tarafından istinaf  edilmiştir. <br>\tTüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; hükme esas alınan kusura  ilişkin trafik bilirkişisinin raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde belirtilen  heyete katılacak uzman hekim sayısının Devlet Hastaneleri Sağlık Kurullarının çalışma düzenine ilişkin hükümler olduğu, Adli Tıp Kanunu'nun 31 inci maddesinde, resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı için konmuş hükümler olmadığı, bu nedenle Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı Adli Kurulunun, maluliyet oranını yayımlanan yönetmelikteki cetvellerde yer alan ölçütlere göre belirleme yetki ve sorumluluğunda olduğu, hesaplama yönteminin Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olduğu da nazara alındığında mahkemece  hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,  Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesi ve 92. Maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Deneteme kurumundan görüş sorulması gerektiğine yönelik davalının istinaf itirazının yerinde olmamasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına,  kaza tarihinde davacının 18 yaşından büyük olması nedeniyle  geçici iş göremezlik giderlerinin de sigorta teminatı kapsamında bulunması nedeniyle davalı ... şirketinin bu giderlerinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğundan faizin temerrüt tarihi olan 01/07/2021 tarihinden itibaren işletilmesinde  isabetsizlik bulunmamasına, savcılık dosyasındaki uzlaştırma aşamasının beklenmesinin sonuca etkisinin bulunmamasına  göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1. Davacı vekili ve davalı vekilinin İstinaf Başvurularının ayrı ayrı Esastan REDDİNE. <br>\t2.a)Davacıdan  alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tb)Davalı taraftan alınması gerekli 15.133,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.784,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.349,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>\tKarar kesin olduğundan harç tahsil müzekkerelerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>\t3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine, <br>\tDair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/11/2024<br><br>\tBaşkan...\t\t\tÜye...\t\tÜye...\t\t\tKatip...<br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/11/2024<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae5edd280b4a63f1","SID":"6d2acd6d8218ea22"}}