{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2022/976  Esas <br>KARAR NO:2024/1764 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ:22/02/2022 <br>NUMARASI:2019/94 Esas -  2022/180 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Lojistik ve taşımacılık sektöründe hizmet verdiğini Davalı borçlu.... Ltd.Şti. ile müvekkil şirketin ticari ilişkisi , Dava dışı .. A.Ş. unvanlı ( markası ... olan) şirketi ürünlerinin taşınması amacıyla davalı borçluyla alt taşıyıcı olarak faaliyete girişilmesi ile kurulduğunu, Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ilişki uyarınca davalı/borçlu tarafından müvekkili şirketin müşterisi olan .... A.Ş. şirketine ait emtiaları satın alan ...'ın çeşitli işyerlerine taşınması işinin üstlenildiğini, Ancak emtianın ...'a teslim edildiğini gösteren İrsaliye üzerine teslim edildiğine dair imza ve kaşe vurulmadığını bu yüzden dışı .... A.Ş. Müvekkili şirkete 31.01.2013 tarihi itibarıyla 10 adet fatura ile toplamda 14.353,43. TL tutarında fatura düzenlediğini; bu faturaların düzenlenmesinde müvekkil şirketin bir kusuru olmadığını hatta davalının kusuru sebebiyle meydana gelmesi sebebiyle Müvekkil şirkete yansıtılan faturaların davalıya aynen rücu edildiğini, rücu edilen faturalar müvekkil şirkete ödenmediğinden; tahsili amacıyla ... sayılı dosya üzerinden davalı şirket aleyhine 14.353,43.TL nin tarafımıza ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğinden eldeki davayı açmak zorunda kalındığını, bu nedenle icra inkar tazminatı ödenmesinin talebedildiği,Davalının yaptığı itirazın kötü niyetli olduğundan bahisle ... sayılı icra dosyasında  davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile Davalı/borçlu aleyhine % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiasını tekrar ederek devamla Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında taşımaya ilişkin bir sözleşmenin yapıldığını, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan bu edimini hukuka uygun bir şekilde ifa ettiğini, Davacı tarafın ,müşterisi şirket ile olan sorununu müvekkil şirkete yansıtmaya çalıştığını, söz konusu zararın müvekkil şirketle ilgisinin bulunmadığını, Müvekkilinin eşyaları teslim etmesi gereken yerlere teslim ettiğini, teslim fişlerini de davacı şirkete gönderdiğini, biran için müvekkilin bu sorumluluğunu ihlal ettiği kabul olunsa bile kanunda belirtilen bildirim sürelerinin çoktan geçtiğini,bu nedenle dahi davacı şirketin müvekkil şirkete başvurma hakkı olmadığı 6102 sayılı TTK 889.maddesini mehaz yaparak bu savunmasına dayanak gösterdiği, Müvekkil şirketin bir alt taşıyıcı olduğunu kanunda belirtilen bildirim sürelerinden müvekkilinde yaralanması gerektiğini, Davacı şirket tarafından kanunda belirtilen süreler içinde müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, Altı ayı geçmiş bir süreden sonra müvekkiline rücu etmeye çalışıldığını, ticari hayatta profesyonelliğin esas olduğu,Teslim fişlerinin davacı şirketin altı ayı aşkın bir süre malların teslim edilip edilmediğine ilişkin herhangibir araştırma yapmamış olması ve müvekkil şirkete tüm hakedişlerini ödemiş olması hayatın olağan akışına aykırılık arz ettiğini, Müvekkil şirkete teslim edilmiş olan eşyaların tamamen ...'a teslim edilmiş olup ,teslimat gerçekleştiği için müvekkil şirkete yapılan ödemeler ticari defterlerine işlendiğini, mahkemeye dekontlarının sunulacağını, bu nedenle de müvekkil şirkete gönderilen faturalar gerçeği yansıtmadığı için iade edildiğini, haksız davanın reddine, kötü niyetli davacı / alacaklı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/02/2022 tarih ve 2019/94 Esas - 2022/180 Karar sayılı kararında;\"...Somut davada; davacı vekili tarafından dava dışı  ... A.Ş şirketi tarafından dava dışı ... A.Ş'ye satılan dava konusu emtiaların alt taşıyıcı olan davalı tarafından taşınması için davalı ile anlaşıldığını, ancak söz konusu emtianın davalı tarafından  ...  A.Ş'ye teslim edilmemesi ve hasarlı teslim edilmesi sebebiyle ...A.Ş tarafından kendisine düzenlenen fatura bedellerinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Ancak davacı tarafından dava konusu eksik teslime ve hasarlı teslime ilişkin iddiasını ispatlar deliller dosyaya sunulmamış ve ayrıca davalı tarafa ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin de dosya kapsamına herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacı tarafça davanın dayanağı olarak sadece dava dışı ... A.Ş tarafından kendisine düzenlenen yansıtma faturalar gösterilmiştir. Ancak söz konusu faturalar eksik teslim iddiası ve hasarlı teslim iddialarını ispatlayamaya yeterli delil olmayıp ... A.Ş tarafından tek taraflı düzenlenen faturalardır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış, Mahkememizce kendisine yemin delili hatırlatılmış ve davacı vekili beyanında yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmiş ve davacı vekili tarafından iddiaları ispatlanamamıştır. Bu nedenle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' Açılan davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme nezdinde yukarıda yazılı esas numarası üzerinden görülmekte olan dosyada müvekkili Şirket ... (''Davacı/Müvekkil Şirket''),  .... Ltd. Şti. (\"Davalı\") tarafından .... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davayı ikame ettiğini, Müvekkil Şirketin, kendi müşterisi dava dışı ... A.Ş şirketi tarafından yine dava dışı ... A.Ş'ye satılan dava konusu emtiaların ...A.Ş'ye teslim edilmesi işini üstlenmiş olduğunu, bu taşıma işinin fiili olarak davalı tarafından gerçekleştirilmesi için davalı ile anlaşma sağlandığını,İlgili emtiaların davalıya teslim edildiğini, davalının kaşe-imzası bulunan taşıma irsaliyeleri ile sabit olduğunu, emtiaların davalıya teslim edildiği dosya mündericatı ile sabit olmasına karşın, davalı taraf müvekkili Şirket ile arasındaki anlaşma kapsamında üstlendiği işi eksiksiz olarak ifa ettiğini, yani emtiaları ...'a teslim ettiğini gösteren \"irsaliye üzerine teslim kaşesi-imzası\" almadığını, müvekkil şirket'in müşterisi ... ait ve ... tarafından satın alınan emtiaların ...'a teslim edilmemesi veya hasarlı teslim edilmesi sebebiyle ilgili malların bedeli... tarafından Müvekkili Şirket'e fatura edildiğini, müvekkil şirket'in söz konusu hasardan sorumlu olmaması sebebiyle davalıya yansıtma faturasının düzenlendiğini, işbu faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı işbu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, Bu doğrultuda ikame edilen işbu itirazın iptali davası kapsamında Bilirkişi Heyet Raporu alındığını, bariz hatalarla dolu bu Raporda; Davacının akdi taşıyıcı, davalının fiili taşıyıcı olduğu taşıma sürecinde, davacının gönderen dava dışı ... firmasına 14.353,43 TL hasar bedeli ödemesi yaptığını,Davalının taşıma sürecinde taşıma kaynaklı hasar veya zayi zararı verdiğinin sabit olmadığını,Taşıma süreçleri sonunda TTK m.889 hükmüne uygun hasar tespiti veya hasar bildirimi olmadığı, Dava dışı ..firmasının davacıdan aldığı tazminatın malın imalatı mı, taşıma sürecinde mi, yükün niteliği mi yoksa taşıyıcının kusurundan mı kaynaklandığının sabit olmadığı,Davacının sırf dava dışı gönderenin yansıtma faturalarını ödemiş olmasının TTK m.888 gereği fiili taşıyıcıya rücu imkanı vermeyeceğinin ifade edildiğini,Raporda hatalar ve hukuka aykırılıklar olduğunu, taraflarınca dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile dile getirilerek Rapora itiraz edildiğini, Yerel Mahkeme tarafından bu hatalı yaklaşıma karşın başka bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alması yönünde karar verilmesi gerekirken; dosyada mübrez  hatalı Raporun Mahkeme'nin hükmüne esas teşkil ettiğini, Müvekkil Şirket'in, dosyada mübrez Rapora yönelik itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmaması, yalnızca davalı taraf iddiaları doğrultusunda inceleme yapılmış olması ve tüm bu sebeplerin defaatle dile getirildiğini, buna karşın Yerel Mahkeme tarafından hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde hüküm tesis edildiğini, bahse konu ilk derece mahkemesi kararına karşı işbu dilekçeleriyle beraber İstinaf Kanun Yolu'na başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu,Bu cihetle Yerel Mahkeme tarafından tesis edilmiş olan hükmün, aşağıda açıklayacağı nedenlerle Müvekkili Şirket lehine kaldırılmasın karar verilmesi gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından verilen karar, adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğundan kaldırılması gerektiğini,Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/94  E. - 2022/180 K. numarasıyla tesis edilmiş olan gerekçeli karardan da görüleceği üzere; davalı tarafın emtiaları teslim edip etmediğine, davalı tarafın kusur oranına ve eşyalarda hasara neden olan kök nedene ilişkin hiçbir tespit yapılmadığını, dolasıyla yalnızca davalı tarafın iddiaları üzerinden yargılamaya devam edildiğini, yerel mahkemenin bu yaklaşımının, mahkemenin tarafsız olması gerektiği prensibiyle bağdaşır bir durumda olmadığını,Dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi heyet raporunun son derece hatalı olduğunu, yapılan tüm itirazlara rağmen hatalı raporlar üzerinden hüküm tesis edilmesinin açık bir biçimde adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, bu hususta yapılmış olan savunmalar ve diğer ispat araçlarının dosyada mevcut iken bunların hiçbirinin dikkate alınmadığını ve gerekçeli karardan da açıkça görüleceği üzere, yalnızca bilirkişi raporundan yola çıkılarak hüküm tesis edildiğini, yüksek mahkemenin de takdir edeceği üzere, herhangi bir değerlendirme ve gerekçeye yer verilmeksizin hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirket tarafından ibraz edilen savunmaların hiçbir şekilde dikkate ve değerlendirmeye alınmadığını, muhakeme hukukunun temel ilkelerinden olan Adil Yargılanma Hakkı'nın ihlali niteliğinde olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirdiğini,Gerekçeli kararın oluşturulmasındaki temel maksadın, uyuşmazlığın taraflarına, hükmün tesis edilişindeki hukuki gerekçelerin izah edilmesi iken Yerel Mahkeme özetle dosya kapsamında alınmış olan Bilirkişi Raporuna göre hüküm tesis edildiğini,Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/9129 Esas, 2019/7351 Karar numaralı ilamı da; hüküm tesis edilirken, iddia ve/veya savunmalara yer verilmemiş olmasının adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiği yönünde hüküm tesis ettiğini, ''Somut uyuşmazlıkta, iddia ve savunma dosyadaki delillerle ilişkilendirilerek tartışılıp değerlendirilmemiştir. Dolaysıyla davaya konu alacakların hangi delil durumuna göre kabul veya reddedildikleri de anlaşılamamaktadır. Bir başka anlatımla karar gerekçesiz yazılmıştır. Bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' denildiğini, Ayrıca taraf iddia ve savunmaları dikkate alınmaksızın itiraza uğrayan bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu kapsamda dosya kapsamında sundukları delillerin değerlendirilmeksizin, raporun hükme esas alınmasının da Anayasal savunma hakkının ihlali anlamına geleceğinin izahtan vareste olduğunu, bu sebeplerle hatalı ve hukuka aykırı Yerel Mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini, Emtiaların davalıya tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğinin taraflarınca dosyaya ibraz edilen ve davalının imzası-kaşesi bulunan taşıma irsaliyeleri ile sabit olduğunu, buna karşın emtiaları tam ve eksiksiz şekilde teslim ettiğini ispat yükümlülüğünün de davalıda olduğunu, buna karşın davalı emtiaları teslim ettiğini ispat edememesine rağmen yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili Şirket ile davalı şirket arasındaki ilişki uyarınca davalı tarafından müvekkil şirketin müşterisi olan dava dışı ... A.Ş. (\"...\")'ne ait malların dava dışı ... A.Ş. (\"...\")'a teslim edilmesi işinin üstlenildiğini, Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinin kurulması ile üstlendiği taşıma işinin ifasını bizzat gerçekleştirebileceği gibi, alt taşıma sözleşmesiyle bir başka kişiye de bırakabileceğini, TTK m. 888 uyarınca taşımanın, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilebileceğini, somut uyuşmazlıkta müvekkil şirketin taşıma işini davalıya verdiğini, ilgili emtiaların davalıya teslim edildiği davalının kaşe-imzası bulunan taşıma senetleri taşımayı teyit etmekte ve davalının üstlendiğini gösterdiğini, bu itibarla, akdi taşıyıcı taşıma işini alt taşıyıcıya devrettiğinde meydana gelen zayi, hasar ya da gecikmeden kaynaklı olası zararlardan akdi taşıyıcı ile alt taşıyıcının müteselsilen sorumlu olacağını,Fiilî taşıyıcı/taşıyan, taşıma sözleşmesinin tarafı olmasa da taşıma sözleşmesinden doğan akdi taşıyıcının taşıma ve eşyayı koruma borcunu, kendi yaptığı taşıma süresinde ifa eden olduğunu, fiilî taşıyıcı/taşıyan kavramının içine taşımayı akdi taşıyıcıdan üstlenen alt taşıyıcılar ve müteakip taşıyıcılar girdiğini,TTK 888. maddenin beşinci fıkrasında, fiilî taşıyıcının sorumluluğu açısından taşıma senedi veya diğer bir belgenin ispat kuvvetine değinildiğini, temel olarak 888. maddedeki sorumluluk ve sorumluluktan kurtulma genel ispat kurallarına tabi olduğunu,Somut uyuşmazlıkta davalı fiilî taşıyıcının imza ve kaşesinin bulunduğunu ve eşyaları müvekkili şirket akdi taşıyıcıdan teslim aldığında düzenlenen taşıma senetlerinin kendisine teslim olunan eşyanın ve ambalajının, fiilî taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karine oluşturacağını, Böyle bir durumda karinenin aksini ispatın, fiilî taşıyıcının üzerinde olduğunu, Zira, fiili taşıyıcının sorumlu tutulabilmesi için bazı şartların birlikte bulunmasının icap edeceğini, bu şartların, eşyanın, fiili taşıyıcının hâkimiyetinde iken zıya, hasar veya tesliminde gecikmeye maruz kalması olduğunu, bu noktada müvekkili şirketin zararın kendisinden kaynaklanmadığını ispat edebilmesi için kullanabileceği ispat vasıtası eşyaları tam ve eksiksiz teslim ettiğine karine teşkil eden taşıma senetleri iken, davalı fiili taşıyıcının zararın  kendisinden kaynaklanmadığını ispat edebilmesi için gereken ispat vasıtası eşyaları alıcısına tam ve eksiksiz teslim ettiğine ilişkin belgeler olduğunu, bu belgeleri düzenlemek basiretli bir tacir olan davalının sorumluluğunda olduğunu, Somut uyuşmazlıkta davalının taşıma işini üstlendiğini ve taşıma senetleri ile kendisine teslim edildiğini ispat edilen emtiaları alıcısını teslim ettiğini ispata yarar belgeleri dosyaya sunmadığını, yerel mahkemenin sırf akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu için bütün sorumluluğun müvekkili şirkete yüklemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Fiili taşıyıcıya yer veren düzenlemelerde, “fiili taşıyıcının, gerçekleştirmiş olduğu taşıma bakımımdan, taşıyıcı gibi sorumlu olduğu” veya “taşıyıcının sorumluluğuna dair tüm hükümlerin gerçekleştirdiği taşıma bakımından fiili taşıyıcı hakkında da geçerli olduğu” ifade edildiğini, Nihayetinde rücuya dayanan bir davada, kanun gereği müteselsil borçlu sayılan, âkid taşıyıcı ile fiili taşıyıcı ya da fiili taşıyıcı ile yardımcısı arasında zararın paylaştırılmasında, Türk Borçlar Kanununun 62. maddesi tatbik edilmeli ve her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması gerektiğini, Bu noktada, yerel yargılama süresince müvekkil şirketin mallarının fiili taşıyıcı olan davalıya tam ve eksiksiz şekilde teslim ettiğini, somut deliller ile ispat etmelerine rağmen, davalı taraf malları alıcısına teslim ettiğine dair herhangi bir somut delil sunamadığını, fiili taşıyıcı sıfatını haiz olan davalı eşyanın taşınmak üzere tesellümünden, teslimine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaı, hasarı veya teslimindeki gecikmeden sorumlu olduğunu,  taşıma sözleşmesine uygun bir teslim yaptığına dair gerekli belgeleri sunarak sorumluluğunun sona erdiğinin ispatının ise davalıya ait olduğunu,Bu itibarla, hatalı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporun esas alınarak gerekçelendirilen yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın dayanağını oluşturan hasarlardan dolayı davalının müvekkili şirkete karşı sorumluluk koşullarının oluşup oluşmadığını, dosya kapsamındaki belgelere bakılarak ispat yükünün kimin üzerinde olduğu hususlarını aydınlatmaya elverişli bir inceleme yapılması gerektiğini,Bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarının giderilmediğini, denetime elverişsiz ve eksik inceleme içeren rapora dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporu kendi içerisinde hatalı hesaplamalar barındırdığını, denetime elverişli olmadığının da ortada olduğunu, bu durumun bilirkişi raporunun güvenilirliğini ve kabul edilebilirliği konusunda tereddüt uyandırdığını,Ayrıca bu hususta yapılmış olan savunmalar ve diğer ispat araçlarının dosyada mevcut iken bunların hiçbiri dikkate alınmadığını ve gerekçeli karardan da açıkça görüleceği üzere, yalnızca bilirkişi raporundan yola çıkılarak hüküm tesis edildiğini, yüksek mahkemenin de takdir edeceği üzere, herhangi bir değerlendirme ve gerekçeye yer verilmeksizin hüküm tesis edildiğini, müvekkil şirket tarafından ibraz edilen savunmaların hiçbir şekilde dikkate ve değerlendirmeye alınmadığını, muhakeme hukukunun temel ilkelerinden olan Adil Yargılanma Hakkı'nın ihlali niteliğinde olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirdiğini,Taraf iddia ve savunmaları dikkate alınmaksızın itiraza uğrayan bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu kapsamda dosya kapsamında sundukları delillerin değerlendirilmeksizin, raporun hükme esas alınmasının da Anayasal savunma hakkının ihlali anlamına geleceğinin izahtan vareste olduğunu,Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun \"Bilirkişi Raporuna İtiraz\" yan başlıklı 281/2. Maddesi: “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.” hükmüne amir olduğunu, Yine aynı yönde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 07.12.2017 tarihli ve 2016/4932 E., 2017/4328 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, tarafların savunmalarını karşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin bozma sebebi olduğuna hükmedildiğini,Bu durumda mahkemece yapılacak işin; HMK 281/3. maddesine göre talimat yolu ile yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yaptırılıp tarafların iddia ve savunmaları ve sözleşme ve ekleri dikkate alınarak davalının bilirkişi raporuna yaptığı teknik içerikli itirazlarının da incelenip değerlendirilmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmekten ibaret olduğunu, Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kararın bozulması uygun görülmüştür.” Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/21028 E. 2015/16923 K. sayılı kararında da; \"...Mahkemece, HMK. 281.maddesine aykırı olacak şekilde bilirkişi raporunun uğradığı itirazlar karşılanmadan karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifeti ile davalı şirketin kusursuz olarak sorumlu olduğu, olayın meydana gelmesi sonucunda ortaya çıkan zarar ile davalı şirketin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunduğu gözetilerek davacı tarafın itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak kusur durumlarının tereddüde yer vermeyecek şekilde tespiti gerekirken, itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...\"Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere, HMK'nın 281. maddesine aykırı olacak şekilde bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar karşılanmadan Yerel Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğinin tespit edildiğini,  Yukarıda arz ve izah olunan sebepler doğrultusunda yerel mahkeme tarafından tesis edilmiş olan hatalı ve hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek; Yukarıda detaylı olarak arz ve izah edilen sebeplerle;Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/94  E. - 2022/180 K. sayılı ve 22/02/2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkil şirket lehine kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf mahkemesi aksi kanaatte ise de yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine,Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin 2018/354 esas - 2019/70 karar sayılı 23/01/2019 Tarihli kaldırma kararımızdan sonra ...'ce yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava,  akdi taşıyıcı davacı ile fiili taşıyıcı davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca yurt içi alt taşıma sözleşmesine konu emtianın alıcıya teslim edilmediği/zayi edildiği iddiasıyla gönderici tarafından  davacı akdi taşıyıcıdan yansıtma faturasıyla tahsil edilen emtia bedelinin hasarın oluşmasına sebep olduğu iddiası ile akdi taşıyıcı tarafından alt taşıyıcıya düzenlenen fatura bedelinin rücuan alt taşıyıcıdan tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf dava dilekçesi ile; Lojistik ve taşımacılık sektöründe hizmet verdiğini, dava dışı ... A.Ş. ( markası ... olan)'ye ait emtialarının alıcı ..'ın çeşitli mağazalarına taşınması işinin üstlenildiğini, taşıma işini alt taşıyıcı olarak davalı....Şti.'ne verdiğini, ancak emtianın ...'a teslim edildiğine ilişkin İrsaliye üzerine imza ve kaşe vurulmadığını,...' nın ürünleri ...'a teslim edilmediğinden bu yüzden  ... A.Ş. tarafından 31.01.2013 tarihli 10 adet olmak üzere toplam 14.353,43. TL tutarlı yansıtma faturası düzenlediğini; bu faturaların düzenlenmesinde kusuru olmadığını hatta davalının kusuru sebebiyle meydana gelmesi sebebiyle davacıya yansıtılan faturaların davalıya aynen rücu edildiğini, rücu edilen fatura bedeli ödenmediğinden; tahsili amacıyla .... sayılı dosya üzerinden davalı şirket aleyhine 14.353,43.TL nin tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğinden eldeki davanın açıldığı belirtilmiştir.Mahkemece 22/12/2014 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararı uyarınca davacı tarafa  dayanılan vakıaların ispata elverişli şekilde somutlaştırılması için iki haftalık süre verildiği, davacı vekili 12/01/2015 havale tarihli dilekçe ile; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ilişki uyarınca davalı/borçlu tarafından müvekkili şirketin müşterisi olan .... A.Ş.'ye ait emtialatı satın alan ...'ın çeşitli iş yerlerine taşıma işinin üstlenildiğini , dava dışı .... A.Ş. (markası ... olan)'ye ait .. ve ... nolu irsaliyenin davalıya teslim edildiğine dair müvekkili şitketin kaşelerinin bulunduğu irsaliyeleri bu dilekçe ekinde sunduğunu, emtianın ...'a teslim edildiğini gösteren “irsaliye üzerine teslim kaşesi-imzası alınmamış olması sonucunda müvekkilinin müşterisi tarafından müvekkili şirket adına 31.01.2013 tarihli 10 adet ve toplam 14.353,43 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, bu faturalara istinaden de davalı adına 31.01.2013 tarihli 10 adet toplam 14.353,43 TL bedelli rücu faturaları düzenlendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmaması hatta zararın davalının kusuru sebebiyle meydana gelmesi sebebiyle müvekkili şirkete yansıtılan faturalar için davalıya rücu edilmek üzere takip konusu faturaların düzenlendiğini belirtmiştir. Davacı vekili 10/09/2015 tarihli duruşmada;Dava dilekçesini açıklamak üzere  süre talep ettiği, mahkemece duruşma ara kararı uyarınca, davacı vekilinin talebinin kabulüne karar verildiği, davacı vekili uyap sisteminden 16/09/2015 tarihinde gönderdiği  dilekçe ile; Müvekkili şirket ile davalı ... Şti. arasında dava dışı .... A.Ş.' nin markası .. olan ürünlerinin taşınması amacıyla alt taşıma sözleşmesi kurulduğunu, alt taşıma sözleşmesi uyarınca  .... A.Ş.' nin .. markalı ürünlerinden dava dışı ...'ın çeşitli işyerlerine taşınması işini davalı .... Şti. Tarafından üstlenildiğini, ancak .... A.Ş. nin faturalara konu ürünleri ...'a teslim edilmemiş olup, teslim edilmeyen ürünler için .... A.Ş. Tarafından müvekkili şirkete dava dilekçesinde detayları yazılı olan toplam tutarı 14.353,43 TL olan (10) on adet fatura düzenlendiğini, ilgili faturaların düzenlenmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmaması hatta zararın davalının kusuru sebebiyle meydana gelmesi sebebiyle müvekkili şirkete yansıtılan faturalar için bu defa, davalıya rücu edilerek detayları dava dilekçesinde yazılı olan müvekkili şirket tarafından toplam tutarı 14.353,43 TL olan on adet fatura rücuen  düzenlendiğini ve davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, rücuen düzenlenen fatura bedelleri ödenmemiş olduğundan müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla .... Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Söz konusu zararın müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin eşyaları teslim etmesi gereken yerlere teslim ettiğini ve teslim fişlerini de davacı şirkete gönderdiğini, biran için müvekkilinin bu sorumluluğunu ihlal ettiğini kabul edilse dahi kanunda belirtilen bildirim süreleri çoktan geçmiş olup bu ihtimalde dahi davacı şirketin müvekkili şirkete başvurma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin, alt taşıyıcı olup 6102 sayılı TTK’nın 889 maddesinde düzenlenen bildirim sürelerinden müvekkilinin de yararlanması gerektiğini, davacı şirket tarafından kanunda belirtilen süreler içinde müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, altı ayı aşkın bir süre geçtikten sonra müvekkiline rücu edilmeye çalışıldığını, teslim fişlerinin davacı şirkete gönderilmemesi ihtimalinde davacı şirketin altı ayı aşkın bir süre malların teslim edilip edilemediğine ilişkin her hangi bir araştırma yapmamış olması ve müvekkili şirkete tüm hak edişlerini ödemiş olması hayatın olağan akışına aykırılık arz etiğini, teslim alınmış olan eşyaların tamamının ...’a teslim edilmiş olup yapılan bu teslimat gereğince davacı şirket tarafından müvekkili şirkete tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacı şirketin teslimatın yapıldığına ikna olmadan bu ödemeyi yapmış olmasının mantık kuralları ile çeliştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile; Davalı tarafından emtianın ...a teslim edildiğine dair irsaliye üzerine teslim kaşesi-imzası bulunan herhangi bir belge ibraz edilmediğini, bu nedenle emtia sahibi dava dışı firma tarafından,  teslim edildiği belgelenmeyen emtia bedelleri için müvekkili şirkete dava dilekçesi ile dosyaya sunmuş oldukları 10 Adet fatura düzenlendiğini, davalı müvekkili şirkete teslim fişi verildiğini iddia etmişse de; müvekkili şirketin kayıtlarında ...’ın “teslim aldım” beyanının yer aldığı irsaliye veya teslim fişi bulunmamakla birlikte davalı dosyaya bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge de sunmadığını, davalının kusurlu davranışı sebebiyle meydana gelen müvekkili şirketin zararından davalının sorumlu olduğunu, davalının...’a Teslim Edildiğini Ve Teslimat Gereğince Müvekkili Şirket Tarafından Tüm Hakedişlerin Ödenmiş Olması Nedeniyle Dava Konusu Zarardan Sorumlu Olmadığına Dair İddiaların Kabulünün Mümkün dlmadığını, davalının taşımasını yaptığı emtiaları hasarsız, eksiksiz ve zamanında teslim ettiğine dair ispat yükü bulunduğunu, ancak davalı emtiaları ...’a teslim ettiğine dair iddiasını ispatlayamadığını beyan etmiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sırasında davacı vekili 11.12.2019 tarihli dilekçe ile beyanda bulunduğu, beyan dilekçesinde; Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında malların davalıya \"hasarlı\" olarak teslim edildiği belirtilerek hasarların nerede, ne zaman, ne şekilde meydana geldiğinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, buradan malların fiziki olarak hasarlı/ayıplı olarak teslim edilmesinden kaynaklı olarak davalıya hasar faturası kesildiği ve bu nedenle uğranılan zararın davalıdan talep edildiği sonucuna ulaşılmaması gerektiğini, nitekim malların alıcısı olan dava dışı ... A.Ş. (\"...\")'ye hiç teslim edilmemiş olması veya eksik teslim edilmiş olması hali de Müvekkili Şirket açısından bir hasar/zarar oluşturduğunu, zira, bu eksik teslim edilme/hiç teslim edilmeme durumu nedeniyle malların göndericisi ve Müvekkili Şirket'in müşterisi olan dava dışı ... A.Ş. (\"...\") tarafından Müvekkili Şirket'e malların bedelinin fatura edildiğini, bahse konu meblağ, malların fiili olarak taşımasını gerçekleştiren davalı tarafından malların usulüne uygun şekilde alıcısı ...'a teslim edildiği belgelenemediğinden dolayı davalıya yansıtıldığını beyan etmiştir. Mahkemece 06/07/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davalı tarafın cevap dilekçesi ile, ilk itiraz olan zamanaşımı itirazında bulunmadığı, bozma ilamından sonra vermiş olduğu dilekçede zamanaşımı itirazında bulunduğu ve ilk itirazının süresinde olmadığı, ayrıca dava konusu taşıma işleminin 04/12/2011-11/12/2011 tarihleri arasında yapıldığı dikkate alındığında 6102 Sayılı TTK'nun yürürlükte bulunduğu, mülga 6762 Sayılı TTK'nun uygulanmasının mümkün olmadığı, bu hususun istinaf incelemesi sırasında da ileri sürüldüğü ve istinaf dairesi tarafından da zamanaşımından dolayı davanın reddine karar verilmesinin gerektiğine dair bozma yapılmadığı ve esasa girildiği gerekçesi ile davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde olmadığından reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece ...'a müzekkere yazılarak; Şirket kayıtlarından 04/12/2011 ile 11/12/2011 tarihleri arasında davalı .... Şti'nin dava konusu taşınan ürünlerin şirketinizin hangi işyerlerine teslim edildiği, teslim sırasında hasarlı/eksik ürünler hakkında tutulan tutanak suretlerinin, irsaliye üzerine alınan eksik ürün kayıt ve mutabakatlarını gönderilmesinin istendiği, ...'dan verilen cevabi yazıda; Depo arşivlerinde günlerce detaylı araştırma yapılmış olup arşiv kayıtlarında yapılan yoğun araştırmaya rağmen ne yazık ki istenen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece .... A.Ş.'ye yazılan müzekkere ile; Şirketiniz kayıtlarından 04/12/2011 ile 11/12/2011 tarihleri arasında davalı .... Ltd. Şti'nin dava konusu taşınan ürünlerin ..' a  ait hangi işyerlerine teslim edildiği, ...'a yapılması gereken teslim sırasında hasarlı/eksik ürünler hakkında tutulan tutanak suretlerinin, irsaliye üzerine alınan eksik ürün kayıt ve mutabakatlarının ve davacı şirkete rücu faturası düzenlenmesine neden olan hasar/eksikliğin dayanağının  gönderilmesinin istenildiği, gelen cevabi yazıda; Yapılan arşiv ve kayıtlardaki araştırmalar neticesinde, talep edilen bilgi ve belgeler 2011 yılına ait olduğundan sadece davacı tarafa eksik&hatalı ya da yapılmayan teslimatlar ile ilgili kesilen yansıma/rücu faturaları kayıtlarda bulunabildiği, diğer bilgi ve belgelere ilişkin berhangi bir kayıt tespit edilemediğini, bu kapsamda yapılan araştırmalar neticesinde şirket kayıtlarında tespit edilen yansıma faturaları (davacı şirketin eski ticaret unvanı olan ... A.Ş.'ye düzenlenmiş faturalar) işbu dilekçemiz ekinde gönderildiği belirtilmiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece, inşaat mühendisi, taşıma uzmanı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, bilirkişi heyet raporunda; Davacının akdi taşıyıcı, davalının fiili taşıyıcı olduğu taşıma sürecinde, davacının gönderen dava dışı ... firmasına 14.353,43. TL hasar bedeli ödemesi yaptığı, davalının taşıma sürecinde taşıma kaynaklı hasar veya zayi zararı verdiğinin sabit olmadığı, taşıma süreçleri sonunda TTK m.889 hükmüne uygun hasar tespiti veya hasar bildirimi olmadığı, dava dışı ... firmasının davacıdan aldığı tazminatın malın imalatı mı, taşıma sürecinde mi, yükün niteliği mi yoksa taşıyıcının kusurundan mı kaynaklandığının sabit olmadığı, davacının sırf dava dışı gönderenin yansıtma faturalarını ödemiş olmasının TTK m.888 gereği fiili taşıyıcıya rücu imkanı vermeyeceği belirtilmiştir.Bilirkişi heyet raporuna karşı davacı vekili itirazlarını içerir 16.02.2022 tarihli dilekçe ile; Bu taşıma işi fiili olarak davalı tarafından gerçekleştirilmiş olup ilgili emtiaların davalıya teslim edildiği davalının kaşe-imzası bulunan taşıma irsaliyeleri ile sabit olduğunu, davalı tarafın malları alıcısına teslim ettiğine dair herhangi bir somut delil sunamadığını, bu hususun detaylı şekilde açıklandığını, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta malları teslim ettiğini ispat etme külfetinin davalının üzerinde olduğunu, davalı tarafın bu hususu ispat etmemiş olmasına karşın bilirkişi heyetinin müvekkili şirket aleyhinde değerlendirme yapmasının yerinde olmadığını, belirterek itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir.Mahkemece 22/02/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davacı vekilinin yeni bilirkişi raporu veya ek rapor alınması talebi esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça ibraz edilen sevk irsaliyeleri incelendiğinde,  dava dışı   .... A.Ş. Tarafından düzenlenen ... serili ...sıra nolu sevk irsaliyesindeki emtialara ilişkin davacı tarafça düzenlenen 15/09/2011 tarihli ... sıra nolu taşıma irsaliyesinde kayıtlı olup bu taşımanın ...- ... plakalı araçlar ile yapılacağı, yükleme yerinin Çayırova/Depo, varış yerinin Kayseri olduğu, irsaliye içerisinde göndericinin  .... A.Ş., alıcının ise Kayseri ... yazılı olduğu, irsaliye üzerinde ... hariç ürünler teslim alınmıştır notunun yazıldığı, davalı şirket kaşe ve imzasının olduğu görülmüştür.Dava dışı  .... A.Ş. Tarafından düzenlenen ... serili ... sıra nolu sevk irsaliyesindeki emtialara ilişkin davacı tarafça düzenlenen 03/12/2011 tarihli... sıra nolu taşıma irsaliyesinde kayıtlı olup bu taşımanın ...- ... plakalı araçlar ile yapılacağı, yükleme yerinin Çayırova/Depo, varış yerinin Kayseri olduğu, irsaliye içerisinde göndericinin.... A.Ş., alıcının ise ... yazılı olduğu, irsaliye üzerinde...hariç ürünler teslim alınmıştır notununyazıldığı, davalı şirket kaşe ve imzasının olduğu görülmüştür.Dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı bir alt taşıma sözleşmesi olmasada taşıma sözleşmesinin olduğu tarafların kabulünde olup davacı tarafça ibraz edilen sevk irsaliyelerine göre dava dışı gönderici firma tarafından düzenlenen irsaliyelerdeki malların davacı tarafça düzenlenen taşıma irsaliyeleri ile davalı tarafa teslim edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde de malları teslim almadığına ilişkin itirazı olmayıp eksiksiz olarak alıcıya teslim edildiğinin savunulduğu, dosya kapsamına göre dava dışı göndericiye ait emtianın taşınmak üzere davalıya teslim edildiği sabittir.Dava dışı gönderici ile davalı fiili taşıyıcı arasında doğrudan taşıma sözleşmesi bulunmasa da TTK. 888/3 maddesi uyarınca fiili taşıyıcı ve asıl taşıyıcının müteselsilen sorumlu oldukları düzenlendiğinden davalının fiili taşıyıcı olarak malın teslim edilmemesinden kaynaklı meydana gelen zarardan davacıya karşı sorumludur.Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ihtilafsızdır.TTK'nın 875. maddesine göre taşıyıcı, eşyanın ziya ve hasarından, 876. madde uyarınca sorumsuzluk hallerinin mevcudiyetini kanıtlamadıkça, sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca taşıyan, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin kusurundan sorumludur. Bu nedenle, fiili taşıyıcı davalının dava dışı şöförün eylemlerinden sorumludur.6102 Sayılı TTK.'nın 886 Maddesinde;''(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz,'' hükmü düzenlenmiştir.T TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda, dava dışı göndericiye ait emtianın taşınmak üzere davalıya teslim edildiği sabit olup TTK'nun 875/1 maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, davalı taşıyıcı tarafından emtianın alıcısına tam ve eksiksiz teslim ettiğini ileri sürdüğü halde bu yönde delil ibraz etmediği, davacı tarafça ibraz edilen  irsaliyeler üzerinde de malın alıcıya teslim edildiğine dair alıcının kaşe ve imzasının  bulunmadığı, diğer ifade ile davalı tarafça taşımaya konu emtianın alıcısına teslim edildiğinin ispatlanamadığı,davalı taşıyıcının TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından zarardan sorumlu olduğu sabittir. Davalının emtianın teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararda ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle davacı gerçek zararını talep edebilir. Gönderici tarafından davacı akdi taşıyıcıya kesilen 31/01/2013 tarihli yansıtma fatura içeriğine göre toplam 14.353,43 TL. Lik zararın bilirkişi heyet raporuna göre makul sınırlar içerisinde kaldığı ve kadri maruf olduğunun belirtildiği, bu tesbitlere göre davalının TTK'nın 886.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiği  anlaşılmakla; Bu tespitler doğrultusunda İspat yükünün davalı taşıyıcıda olduğu gözetilerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu ve davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile takibin 14.353,43 TL üzerinden devamı  yönünde yeniden  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 tarih ve 2019/94 Esas - 2022/180 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının .. sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın iptali ile takibin 14.353,43 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 980,48-TL nispi karar ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 245,15 -TL harcın mahsubu ile bakiye 735,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça sarf edilen; ilk dava açılışında davacı tarafından yatırılan 245,15-TL peşin harç + 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere 270,35-TL harç gideri, 666,2 TL  tebligat ve posta gideri ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam: 3.936,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan  14.353,43 -TL  vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 95,1-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş ve tebligat gideri olmak üzere toplam: 315,8-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,11-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"327f1cac7a854fe0","SID":"57ec53cbed3d6ecf"}}