{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>                    T.C<br>                SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1547 <br>KARAR NO\t: 2024/1946<br><br>\t\t                 T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\tİ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t <br>ÜYE\t\t: ...  <br>ÜYE\t\t: ...  \t   <br>KATİP\t\t: ...  \t <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1018 Esas-2023/648 Karar<br><br>DAVACILAR\t\t: ...\t\t<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>BİRLEŞEN 2023/245 ESAS SAYILI DOSYADA;<br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALILAR\t\t: ....\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, takibin durdurulması gerektiği, tebligatın usulüne uygun olmadığı, imzanın kendilerine ait olmadığını, banka ödemelerine ait dekontların mevcut olduğunu, bu nedenle talebin kabulü ile davalı ... ile müvekkil arasındaki borç ilişkisinin sonra erdiğinin tespitine,  ... İcra Müdürlüğünün.... Es sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına, %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. <br>\tCevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBirleşen 2023/245 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların 17.10.2019 tarihli sözleşme ile ... adına kayıtlı olan ...çekici ve ...plakalı dorseye ortak olduklarını, sözleşmede çekici ve dorse bedeli 210.000 TL olarak belirlendiğini, davalıların 2019 yılının ocak ayından başlayan süreçte davacı tarafından çekilen 40.000 TL tutarındaki 73.000 TL geri ödemeli krediye ek olarak davacıya kredi kartından nakit olarak çekim yaptırarak aldıkları 25.000 TL ve 5.000 TL mazot olmak üzere bir yıl boyunca ...nin kartından çekip kullandıkları borçları ödemeyince davacıya borçları karşılığında çekici ve dorseye ortak olmasını teklif ettiklerini, 40.000 TL kredi (73.000 TL olarak), yaklaşık 60.000 TL kredi kartları, 7.000 TL nakit para karşılığında davacının çekici ve dorseye ortak olduğu, ortaklık yapılıncaya kadar davacıya ait.... kredi kartının davalılar tarafından kullanıldığını ve ödemelerin ... tarafından yapıldığını, davalılarca mahkememizin 2022/1018 E. sayılı dava dosyasının tamamen kötü niyet olduğunu, davalıların ... Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunun takipsizlik ile sonuçlandığını, 2022/1018 E. sayılı dosyaya sunulan 5.000 TL tutarındaki aylık ödemelerin davacıya yapıldığını, halbuki gerçek kazancın  yarısı bundan çok fazla olduğunu, dosyada bu ödemelerin kar payı değil borç ödemesi olarak gösterilmeye çalışıldığını, çekici ve dorsenin bugünkü gerçek değerinin araştırılmasını, çekici ve dorsenin güncel değerinin yarısına, 11.10.2019 tarihinden günümüze kadar çekici ve dorsenin net kazancın yarısı eklenerek davacının alacaklı olduğu tutarın hesaplanması gerektiğini beyanla davanın mahkememizin 2022/1018 E. Sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, .... plakalı çekici ve .... plakalı dorsenin ....plakalı fiat doblo aracın ruhsatlarına, ... mah. ... ada ... parsel ... adına kayıtlı ... nolu bağımsız bölümün tapusuna devirlerinin önlenmesi için tedbir konulmasına, davacının alacak tutarlarının bilirkişilerce hesaplanmasını, davanın kabulüyle şimdilik 1.000 TL alacağa dava tarihine kadar yasal, dava tarihinden sonra temerrüt faiziyle davalıdan alınarak taraflarına  ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden eksik inceleme ve araştırma ile hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tAsıl dava, menfi tespit,; birleşen dava adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payının tahsili istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> \tAsıl davada ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış,  incelenmesinde, 90.000,00 TL bedelli, 11/10/2019 düzenleme tarihli bonoya istinaden ilamsız takip başlatıldığı, davacı tarafça borçların bir kısmının ödendiği, davalıya borcunun bulunmadığı iddiasıyla menfi tespit istemli eldeki dava açılmıştır.<br>\tBirleşen davada davacı, 17.10.2019 tarihli sözleşme ile ... adına kayıtlı olan ...çekici ve .... plakalı dorseye ortak olduklarını, asıl davada takibe konu senedin de ortaklık sözleşmesi yapıldığı sırada güvence olarak verilen senet olduğu, davalıların kar payının eksik ödediklerini ileri sürerek, ortaklığa konu çekici ve dorsenin 11/10/2019 tarihinden günümüze kadar kazancının tespit edilerek çekici ve dorsenin güncel değerinin yarısına, 11/10/2019 tarihinden günümüze kadar çekici ve dorsenin net kazancın yarısı eklenerek müvekkilin alacaklı olduğu tutarın hesaplanarak davalıdan tahsili istemiştir. <br> \t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci bendinde; \"  Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>\ta) Bu Kanunda,<br>\tb) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>\tc) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>\td) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>\te) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>\tf) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.\" hükmü getirilmiştir.<br> \tAynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci bendinde; \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\"<br> 5/A maddesinin birinci bendinde ise; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br> \tÖte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci bendinde; \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\t 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesinin birinci fıkrasına göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.<br>Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca resen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi ile değişik 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasıdır.<br> \tSomut olayda; asıl davada davaya konu senedin adi ortaklık çerçevesinde teminat senedi olarak verildiği, asıl ve birleşen davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olduğuna dair bir bilgiye dosya içerisinde rastlanmamıştır. Diğer taraftan taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı da açıktır.<br>\tBu itibarla, yerel mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davaya bakma hususunda Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi doğru  görülmediğinden,(Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin  2022/7202 Esas, 2023/2172 Karar sayılı ilamı) İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararının HMK'nın 355 ve  353/(1)-a-3. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2.Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1018 Esas, 2023/648 Karar sayılı ve 25/05/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>\t3.İstinafa başvuran asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafça yatırılan 1.507,75 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davacıya iadesine, <br>\tDair, HMK'nın 355 ve 353/1-a-3. Maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/11/2024<br><br><br>\tBaşkan...\t\t\tÜye...\t\tÜye...\t\tKatip...<br>\te-imzalı\t\t\te-imzalı\t\te-imzalı\t\te-imzalı<br><br><br><br><br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/11/2024<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4136b52dd764f56","SID":"0f8609833c9ef703"}}