{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1148 <br>KARAR NO: 2024/1254<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2018<br>NUMARASI: 2018/10 Esas, 2018/758 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Yargılamanın Yenilenmesi<br>KARAR TARİHİ: 19/11/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirketi temsilen ... tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesine ilişkin dava dilekçesinde, İstanbul (Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/433 Esas sayılı dosyasından açtığı davada bilirkişiler dahil ... ve söz konusu firmaların alacağını ödememek için her tür hukuksuz haksız dayanaksız kararları olduğunu, dosya incelendiğinde haklılığının kesinleşeceğini, Yargıtay duruşmasında da itirazlarının dikkate alınmadığını, kendisinin duruşmaya hiç gelmemiş gibi gösterildiğini, karşı firmaların hep kayrıldıklarını, tüm iddialar ile ilgili belgelerin dosyalarda ve avukatında mevcut olduğunu, avukatı ...'ın dava dilekçesine ticari faiz ibaresi yazmadığı gerekçesiyle ilgili mahkeme kararında parasının ayrıca kesildiğini, davalıların suç teşkili olan 27/12/2010 Tarihli sahte imzalı hak ediş raporun ile mahkemeyi kazanıp parasının üstüne yattıklarını, davalıların nasıl hukuk dışı hilelerle davayı kazandıklarının, avukatı ve bilirkişiler de dahil olmak üzere davalı firmayı kayırdıklarının ilgili dosyadaki Eyüp Sulh Hukuk Mah'nin kararı ile bilirkişinin faturalarını ve hakkını kanıtlamakta olduğunu, esasen davalı firmanın Almanya'dan getirdiği PVC malzemelerini çaldığının açığa çıktığını, bu kez ucuz para karşılığı tek taraflı teklifinin ihtarnamelerde açık net olduğunu, ayrıca adına ödenmiş faturalar listesi iddia ettiği dosyada olan firmaların ödendiğini duruşmada öne sürdüklerini ve kendisinden kestiklerini, ne var ki İST. TEKNİK (CARİ HES.EKST) 6.126,84 TL ödenmediğini, ayrıca yemek masrafları adı altında da 3.367,44 TL asıl borcun 7.719,84 TL olarak kesildiğini, hileler yaptıkları 2 ayrı sahteliğin duruşma tutanağında \"makbuzlar\" sunuldu şeklinde yazıldığını, bu hilenin mahkemeye yutturulduğunu, ilgili dosya içeriği, ihtarnameleri, bilir kişi raporları ve cevaplarının incelenmesi ile haklı olduğunun kanıtlanacağını belirterek, bu nedenlerle davasının yeniden yargılanmasını talep etmiştir. Davalı ... Yapı şirketi vekili katılmış olduğu duruşmalarda, yargılanmanın iadesi sebeplerinden herhangi birisi bulunmadığı ve tüzel kişiliği bulunmayan davacı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığı için esasa girilmeksizin talebin reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacı ...Ltd. Şti.'nin 18/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği ve tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu haliyle davacı şirketin yargılamanın iadesi talebinin ileri sürüldüğü tarih itibariyle taraf ehliyetinin bulunmadığı, HMK'nun 379/1c fıkrası uyarınca hakimin yargılamanın iadesi talebine dayanak olarak ileri sürülen sebeplerin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını re'sen inceleyeceği, davacı tarafından iade talebine dayanak olarak ileri sürülen sebeplerin İstanbul (Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2013 tarih, 2011/433 Esas ve 2013/208 Karar Sayılı ilamının temyizi aşamasında ileri sürülen sebepler ile aynı oldukları ve Yargıtay'ca incelendikleri, öte yandan ileri sürülen sebebplerin HMKI'nun 375 maddesinde sayılı sebeplerden herhangi birini de teşkil etmedikleri gerekçesiyle, yargılamanın iadesi talebinin, HMK'nun 114/1-d maddesi kapsamında davacı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından ve HMK'nun 379/1-c ve 379/2 fıkraları uyarınca, ileri sürülen yargılamanın iadesi taleplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı anlaşıldığından usulden reddine, karar verilmiştir. Davacı ... Ltd. Şti. temsilen ... istinafında, davalı ... Yapı'nın ... şirketi olduğunu ve her projesinde taşeron şirketleri iflas ettirip kapatarak para kazandığını, bu nedenle sözleşme konusu işi yaptıktan sonra yeni tekliflerine kapalı olduğunu kendilerine bildirdiğini, onların talebi üzerine problemli şantiye inşaatlarını yoluna soktuğunu, davalı beyanlarının ve taleplerinin yalan olduğunu, yargılamanın yenilenmesine konu dosyada adına düzenlenmiş ve imzaları olan belgelerden haberi olmadığını, sahte olduğunu belirtmesine rağmen bilirkişilerin bu hususu değerlendirmediğini, temyiz incelemesi sırasında Yargıtay'daki duruşmada da beyanlarının zapta alınmadığını, buna dair şikayetine de Bafra C. Başsavcılığı tarafından kapatıldığını, istinafa konu yargılamanın 02/07/2018 tarihli duruşmasında şirketinin kapalı olduğunu beyan ettiği anda sözünün kesildiğini ve karar verildiğini, ancak şirketinin davalı ... Yapı eliyle kendisinin haberi olmadan 24/02/2015 tarihinde terkin edildiğini, bu terkinin hukuksuz olduğunu, şirketinin aslında hukuken açık olduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/747 Esas sayılı dosyası ile şirketinin ihya edildiğini, istinafa konu kararın bozulmaması halinde alacağının, asıl sermayesi olan parasının, faturaları ile tüm haksızlıklarının üstünün örtüleceğini ve borçlu şirketin amacına ulaşacağını, davalı şirketin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra ... terör örgütü yapıya mensup olduğunun kanıtlandığını, 2010 tarihinde davalı şirketin yalvarması ve yardım istemesi üzerine Almanya'dan ürünleri sipariş ettiğini, kendi deposuna sokmadan stopaj almadan gümrükten ödeyerek direk alıcı olan davalı şirkete teslim edildiğini, daha sonra uygulama montaj işçiliğinin tarafından yapıldığını, yani hem mal sattığı hem de iş yaptığı birim m2 fiyatında 9 €uro olarak sözleşme de yer aldığını, para kazanmadığını, elindeki DVD kayıtları, görüntüleri mahkemeye sunduğunda maskelerinin düşeceğini, dosya üzerinde yapılacak inceleme neticesinde karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca ... Yapı'nın sahibi ...'nın abisinin alacaklısı tarafından Fatih Camii önünde bıçaklanarak öldürüldüğünü, bunların akibeti ve amaçlarının yargılama esnasında anlaşılacağını, işlerini bitirdiğine dair davalı şirketlere ihtarname yolladığını ve işlerini teslim almalarını talep ettiğini, malzemeleri teslim alan davalı şirketin uygulamaları esnasında depolarından malzemeleri günlük itina ile verirken işleri teslim almaya bir türlü gelmediğini, tek taraflı yaptıkları hak ediş sözleşmelerinin bir tuzak olduğunu anlayıp imza atmadığını, Eyüp Sulh Hukuk Mahkemesine bir dilekçe vererek, işi teslim almaya yanaşmayan davalı şirket şantiyesinde keşif yapılmasını, faturalarının hak ediş olarak içeriğinin metraj ve adetlerinin doğru olup olmadığının tespitinin yapılmasını talep ettiğini, uzman bilir kişilerin hakim eşliğinde faturalarının doğru olduğunu, işlerinin tamamlandığını belgelediğini, bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğunu belirterek, kararın bozulmasına ve davanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, İstanbul (Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2013 tarih, 2011/433 Esas ve 2013/208 Karar sayılı ilamına ilişkin olarak yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Davacı ...Ltd. Şti. yetkilisi ..., Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 14/11/2017 tarih ve 2017/5415 Muhabere sayısı üzerinden gönderdiği 08/11/2017 (14/11/2017 havale) tarihli dilekçesi ile, İstanbul (Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2013 tarih, 2011/433 Esas ve 2013/208 Karar sayılı ilamına ilişkin davanın yargılamasının yeniden yapılması talebinde bulunmış olup, bu dilekçe üzerine yargılamanın iadesi istemine ilişkin dava (kararı veren mahkeme kapandığı için) İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/10 Esasına kaydedilmiştir. Dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacı ...Ltd Şti.  6102 sayılı Geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde sicilden terkin edilerek tüzel kişiliği sona ermiş olup, davacı şirket adına yargılamanın iadesi talebinde bulunan ...'nın işbu dava tarihi itibariyle davacı şirketi temsil ehliyeti bulunmadığı gibi, 16/03/2023'de kesinleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2019 tarih ve 2018/747 Esas - 2019/636 Karar sayılı kararıyla bu şirketin ihyasına karar verilmiş ise de, bu kararda şirkete bir temsilci tayin edilmemiş, daha sonra talepte bulunulması üzerine verilen 29/03/2024 tarihli ek kararla da hukukçu ... davacı şirkete tasfiye memuru olarak atanmış, davacı şirket adına dava açan ... temsilci olarak tayin edilmemiştir. HMK'nın 114/1-d. ve 115/1. maddelerine göre tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen ve öncelikle değerlendirilebileceği öngörülmüştür. Bu durumda, eldeki davanın davacı şirketin terkininden sonra, ihyasından ise önce 08/11/2017 tarihinde açıldığının anlaşılmasına göre, davacının taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın, öncelikle dikkate alınması gereken, davacının aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yargılamanın iadesi şartlarının mevcut olup olmadığına dair esasa ilişkin değerlendirme de yapılıp, hüküm kısmında buna dair de hüküm kurulması yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, dava açılırken harç yatırılmamış ise de, dava usulden reddedildiğinden maktu harca dönüştüğünden ayrıca harç ikmaline gidilmemiş, kaldırma sebebine, istinafa gelenin sıfatına ve aleyhe kaldırma yasağına göre ilk derece mahkemesince davalı Metal Yapı şirketi lehine hükmedilen vekalet ücreti aynen korunmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacının istinaf talebinin gerekçe yönünden KABULÜNE,2-İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/07/2018 tarih ve 2018/10 Esas, 2018/758 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 114/1-d maddesi gereğince aktif husumet ehliyeti yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvuru harcı toplamı 855,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalılar tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... San Ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 218,50 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.002,50 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 1.221,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6783db01a6fbb7a8","SID":"4b90e789f6149100"}}