{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2078 <br>KARAR NO\t: 2024/1311<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/60 Esas 2022/577 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/11/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.06.2019 tarihinde, davalı ...'nun idaresindeki, davalı ... Şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı yaya ...'ya çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'ndan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.616,50 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 338.766,22 TL’ye, bakıcı gideri talebini 1.279,20 TL’ye, tedavi gideri talebini 6,440,92 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 04.10.2018-04.10.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 25367704 no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden kaynaklanan sorumluluklarının maluliyet halinde kaza tarihi itibariyle kişi başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından davadan önce şirkete başvuru yapılmış ise de sigortalının kusurunun tespit edilemediğini, kusur durumu ile maluliyet oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %63, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, ayrıca doktor bilirkişiden tedavi giderinin hesaplanması yönünden mütalaa alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 4.616,50TL geçici iş göremezlik tazminatı, 338.766,22TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.279,20TL bakıcı gideri, 6.440,92TL tedavi gideri olmak üzere toplam 351.102,84TL tazminatın davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı ...’nun kaza tarihi olan 14.06.2019, davalı ... şirketinin 17.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olmasına, 40.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan ...'ndan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, hızlı olduğunu ve alkollü şekilde araç kullandığının tespit edildiğini, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması için maluliyet raporuna ve aktüerya raporuna itiraz ettiklerini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu, yayaların girmemesi gereken otoban kenarında yürüdüğünü, SGK kayıtlarını göre davacının işe başladığı tarihe bakıldığında geçici işgöremezlik süresinin farazi olduğunu, hesabın işe başladığı tarihe göre yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, maluliyet oranının fazla hesaplandığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>1-Tarafların, kusur oranına yönelik istinaf itirazı bulunmaktadır. Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının, Kuzey Çevre yolu üzeri Eryaman kavşağı girişinde bir araçtarı indikten sonra- sol banketi kullanarak Eryaman varyantı bağlantı yolu üzerinde Göksu istikametine doğru yürürken arka tarafından Kuzey Çevre yolunu takiben Sincan istikametinden gelip sağa Eryaman varyantına giriş yapan davalı sürücü yönetimindeki ... plakalı aracın sol ön kısmı ile çarpmasına maruz kaldığının belirtildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/508 Esas 2021/912 Karar sayılı kararının incelenmesinde ise, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken yaya trafiğinin olmadığı çevre yolu Eryaman istikametine geldiği sırada yolun kenarında yaya olarak yürümekte olan katılana çarptığı olayda  davacı (katılan) yayanın yolun kenarında yürümekte iken aracın çarpması nedeniyle  taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunma yasağına aykırı hareket etmesi nedeniyle asli kusurlu, davalının (sanık), aracın hızını yol hava ve trafik durumuna uygun şekilde kullanmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek davalının TCK’nın 89/1 maddesi gereğince taksirle yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2022/281 Esas 2024/54 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporda, davacının yaya olarak bulunmasının yasak olduğu otoyol bağlantı yolunda, gece, etkin olarak görülmesini sağlayacak tedbirleri almaması nedeniyle kazanın oluşumunda %75 oranında, davalı sürücünün otoyol bağlantı yolunda yüksek hızda seyretmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüş olup raporun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında belirlenen somut olgulara uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, tarafların bu hususa yönelik istinaf itirazları reddedilmiştir.<br>2-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının, bakıcı ihtiyacı süresinin ve tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>3-Geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>4-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen  %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında, SGK tarafından davacıya yapılan geçici işgöremezlik ödemelerinin hesaplanan geçici işgöremezlik zararından tenzil edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan ulaşım ve tedavi giderlerinin konusunda uzman doktor bilirkişi tarafından hesaplanarak hüküm altına alınmasında bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin aktüerya raporuna ve tedavi giderlerine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>5-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı (davacı %75 oranında kusurludur), tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 427,60 TL karar ilam harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru  harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>\t3-Davacının adli yardım kararı gereğince istinaf aşamasında yapılan 19,50 TL tebligat gideri ile 120,50 TL  posta gideri toplamı olan 140,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili Hazineye ödenmesine, <br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 23.983,84 TL karar harcından peşin alınan 5.995,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.987,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\t6-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 31.10.2024 oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c70b6f350b2a9ee","SID":"050dccefbe510832"}}