{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/1173 \t\t       (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/1249\t                                  HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/04/2019<br>ESAS NO\t\t: 2017/694 E 2019/342 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 22/11/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373.maddesi uyarınca, incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t:<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili  için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek  itirazın iptaline, takibin devamını ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan borcun müvekkilince ödendiğini bildirerek davanın reddi isteminde bulunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, davacı ve davalı defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, taraf defterlerinin 25.09.2017 tarihi itibariyle 0,29.-Kr haricinde 15.801,29.-TL davacının alacaklı kaydı bulunduğu davalının da bu tutarı ödeyerek bakiye takip kısmına itiraz ettiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  <br>I-)Davacı vekili, kararın gerekçesinin bulunmadığını, tarafların karşılıklı olarak imzasının bulunduğu 26.01.2017 tarihli protokolün hiç bir şekilde mahkemece dikkate alınmadığını, sadece defter incelemesi yaptırılmak sureti ile yetinildiğini, mahkeme dosyaya sunulu olan delilleri dahi göz ardı ettiğini, davalı tarafından protokolde verileceği belirtilen çeklerin verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili, davacının alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının, kötü niyetli kabul edileceğini, davacının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi kabul edilen 15.801,58.-TL dışında başka alacaklı olmadığı görünen davacının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, mahkemenin basiretli tacir sıfatını haiz davacı açısından maddi hatadan kaynaklı alacak talebinde bulunduğu varsayımında bulunması gerek ticaret kanunumuz gerekse usul kurallarımız çerçevesinde kabul edilebilir nitelikte olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak tazminata karar verilmesini istemiştir.<br> DAİREMİZCE İSTİNAF İNCELEMESİ SONUCU VERİLEN KARAR<br>\t2019/1750 Esas, 2022/580 Karar sayılı, 25/04/2022 tarihli ‘’….I- Davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>II-Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; Davacı şirket vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için İİK m. 67/2 hükmü uyarınca alacaklının takibe girişmesinde haksız olması yanında kötüniyetli olması da aranmakta olup eldeki davada davacı yanın haksız olarak takip yaptığı, bunun yanında  itiraza uğramayan alacak tutarı kadar davalının borçlu olduğunun her iki yan yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşılması karşısında davacının alacaklı olmadığı kendi yasal defteri ile de sabit olmasına karşın takip yaptığında kötüniyetli olduğunun da kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı olduğu gerekçelerle kötüniyet tazminatının reddi doğru olmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine ve davalı lehine tazminata karar verilmiştir….’’<br>BOZMA İLAMI :<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5389 Esas, 2024/1482 Karar sayılı ve 26/02/2024 tarihli bozma kararı ile:<br> ‘’…1- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,<br>\t\t\t\t 2-  Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu alacak ihtarnamede gösterilen bakiye alacak olarak belirtilmiş, dosyaya sunulan ihtarnamede ise yanlar arasındaki protokole atıf yapılmıştır. Bu durumda gerek İlk Derece Mahkemesince gerek Bölge Adliye Mahkemesince protokole ilişkin savunmalar da değerlendirilerek sonuca ulaşıldığına göre davacının protokolde alacaklı görünmesi ancak kendi defterlerinde bu alacakların görünmemesi yapılan takibin kötü niyetli olduğunu göstermemektedir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmemesi gerekirken davacı aleyhine tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.…’’  şeklinde Dairemiz kararı bozulmuş bozma kararı usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dosya içeriği ve toplanan delillerden bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu   anlaşılmakla  bozma ilamına uyularak, istinaf kararı ve bozma ilamına göre kesinleşen hususlarda istinaf kararındaki önceki gerekçe gözetilerek, sadece bozma kapsamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.<br>Bozma kapsamı davacı şirket aleyhine kötüniyet  tazminatına karar verilemeyeceğine ilişkin olmakla; takip konusu alacak, ihtarnamede gösterilen bakiye alacak olarak belirtilmiş, dosyaya sunulan ihtarnamede ise yanlar arasındaki protokole atıf yapılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki protokole ilişkin savunmalar değerlendirildiğinde, davacının protokolde alacaklı görünmesi ancak kendi defterlerinde bu alacakların görünmemesi nedeniyle yapılan takip haksız ise de kötü niyetli olmadığının kabulüyle davalının davacı aleyhine kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine şeklinde  aşağıdaki gibi yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>2-Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/694 Esas 2019/342 Karar sayılı 29/04/2019 tarihli kararının HMK 356/2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3- YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>4-a-Davanın REDDİNE,<br>\t\tb-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,<br>c-Harçlar Kanunu gereğince  alınması gereken 44,40.-TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında peşin alınan  harçtan mahsubu  ile artan 1.246,94.-TL nin karar kesinleştiğinde  talep  halinde davacı tarafa iadesine,<br>ç-Davacı tarafça yapılan yargılama  giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>d-Dava sırasında  kendisini vekille  temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 12.808,40.-TL vekalet ücretinin  davacıdan alınıp davalıya  ödenmesine,<br>e-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı  davetiye ile bildirilmesine, <br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>6-İstinaf eden taraflarca yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, <br>7-İstinaf incelemesi sırasında bozma sonrası yasal olarak duruşma açıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,\t<br>9-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, \t<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nin 356/2.maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1.maddesi gereğince kesin olmak üzere, 22/10/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.\t  <br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3529565cddcd5de8","SID":"a98b1a4765775e0e"}}