{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/263 <br>KARAR NO: 2024/1468 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/12/2023<br>NUMARASI: 2023/952 (E) - 2023/1293 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ: 22/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Bakırköy 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/952 (E) sayılı davasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı işleten ...'ya ait dava dışı sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın 20/12/2021 günü seyir halinde iken,  sürücü belgesi iptal edilmiş olan ve alkollü olduğu saptanan adı geçen sürücünün %100 kusuruyla, dava dışı ...'nın yönetimindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasara neden olduğunu, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödenen 43.000 TL hasar ve değer kaybı tazminatının tahsili için başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı  icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/953 (E) sayılı davasında,  davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı davalı işleten ...'ya ait dava dışı sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın 20/12/2021 günü seyir halinde iken,  sürücü belgesi iptal edilmiş olan ve alkollü olduğu saptanan adı geçen sürücünün %100 kusuruyla, dava dışı ...'nın yönetimindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasara neden olduğunu, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödenen  31.806,64 TL ek değer kaybı tazminatının tahsili için başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ...(E) sayılı  icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine  karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın kamyon olduğunu, aracın kullanım tarzının da ticari olarak belirtildiğini, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; nispi harca tabi nitelikteki davada verilen görevsizlik kararı nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiğini belirterek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Asıl ve birleşen dava, davalı işleten ...'ya ait ... plakalı otomobile ilişkin  Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta AŞ'nin zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 20'nci maddesinin 1'inci fıkrasının son tümcesi ile aynı Kanun'un 331'inci maddesinin 2'nci fıkrası karşısında, davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi durumunda yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2 nci maddesinde Kanunun kapsamı, \"bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” biçiminde açıklanmış; aynı Kanunun \"tanımlar\" başlıklı 3 üncü maddesinin, 1 inci fıkrasının (l) bendinde tüketici işlemi; \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder\"; tüketici ise aynı fıkranın (k) bendinde, \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" biçiminde tanımlanmıştır. TKHK'nin 73'üncü maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş; aynı Kanunun 83 üncü maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını  engellemeyeceği belirtilmiştir.Hemen belirtmek gerekirki, bir hukukî işlemin TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması  gerekmekle birlikte,  hukukî işlemin yalnızca TKHK'de düzenlenmiş olması da tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmediğinden, davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınacaktır. Somut olayda, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılan sorgulamada davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı  ... plakalı ... marka, 1996 model aracın cinsinin kamyon, kullanım amacının ise ticari olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği \"tüketici\" olmayıp ticaridir.  Başka bir anlatımla ticari işte kullanılan kamyona ilişkin ZMSS poliçesinin düzenlenmesi tüketici işlemi niteliğinde değildir. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise aynı Kanunun 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı ZMSS poliçesine dayanarak, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalı işletenden, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın tahsilini talep etmektedir. Diğer yandan ZMSS poliçesine konu davalı işleten ...'ya ait yük naklinde kullanılan kamyonun, trafik sicilinde kullanım amacının da \"ticari\" olduğu kayıtlıdır. Bu itibarla dava, TTK'de düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK'nin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasına göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. (aynı yönde Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve 2014/19001 (E) - 2017/3223 (K) sayılı, 30/03/2017 gün ve 2015/5763 (E) - 2017/3414 (K) sayılı kararları) Bu itibarla davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olması nedeniyle, tarafların ileri sürdükleri kanıtlar değerlendirilip esas hakkında nihai karar verilmesi gerekirken, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan söz edilerek, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Davacı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3'üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince geri verilmesine,5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin ödenen 269,85 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 9-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333 üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-c,g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a76c71dcb9e73f69","SID":"1027389e03c58a55"}}