{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/806 Esas<br>KARAR NO: 2024/1762 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2023<br>NUMARASI: 2020/369 E.  -  2023/102 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı  ... ve davası işbu davadan tefrik edilen ... San. Ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi vekili dava dilekçesinde;  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne ait ...  esas sayılı dosyası kapsamında, 22/11/2019 tarihinde Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... talimat sayılı dosya ile dosya borçlusu ... için haciz kararı alınmış olup, haciz işlemi için gidildiğini, ancak haciz işleminin, haksız olarak borçlunun adresinde değil; müvekkili şirkete ait adreste yapıldığını ve müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosya kapsamında 01/11/2019 tarihli ödeme emrinin borçluları ... ve müvekkili ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olarak gösterilmiş ise de; takip dosyasında dayanak çeklerin müvekkili şirket ve yetkilisi ... tarafından keşide edilmediğini, anılan icra takip dosyasının tek ve asıl borçlusu olan ...'ın müvekkili şirket yetkili kişisi olduğunu, bununla birlikte müvekkili şahsın şahsi borçları sebebiyle yetkilisi olduğu şirketin sorumluluğuna gidilmesi gibi bir hususun söz konusu olamayacağını, ayrıca haciz işlemi sırasında dosyaya sunulan vergi levhasından da adresin müvekkili şirkete ait olduğunun anlaşıldığını, bu durumun 26/12/2019 tarihli haciz tutanağında da açıkça belirtildiğini, bu durumun kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/146 esas sayılı dosyası ile haksız hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, dava konusu çeklerde bulunan imzalara açık bir şekilde itiraz ettiklerini, müvekkili şahsın, müvekkili şirketin yetkilisi olup, müvekkili şirket adına Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/68 esas sayılı dosya üzerinden 03/07/2019 tarihli kesin mühlet kararı aldığını, konkordato mühlet kararı almış olan bir şirkete karşı hiçbir şekilde icrai işlem tesis edilemeyeceğini, davacı müvekkili şirketin borçlusu olduğu icra dosyalarında dahi, haciz ve muhafaza işlemi yapılmazken 3. kişinin borçları nedeniyle davacı şirketin faaliyetinin devamı için elzem olan makine ve teçhizatı üzerinde muhafaza işleminin evleviyetle yapılmasının mümkün olmadığını belirterek, tüm bu nedenlerle öncelikle müvekkili şirketin borçlusu olmadığı icra takibi dolayısıyla, zarara uğramasının engellenmesi için ivedi olarak tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin borçlu olmadığının ve takip konusu çeklerde bulunan imzaların müvekkili şahısa ve müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespitini, takibin eski hale iadesini, müvekkili şirketin uğradığı zararların alacaklıdan tazminini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı şirket, kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap vermemiştir.<br>TEFRİK KARARI: İlk derece Mahkemesince 09/02/2023 tarihinde davacı ... San. Ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi'nin iflasına karar verildiğinden, bu davacının açtığı davanın bu davadan tefrik edilerek, Mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul  8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarihli 2020/369E. - 2023/102 K.  sayılı kararıyla; \"... Mahkememizce takibe konu tüm kambiyo senet asılları dosyamız arasına alınmış, davacının imza örnekleri alınmış, tatbike medar imzalarının bulunduğu belge asılları ilgili yerlerden getirtilerek imza incelemesi yaptırılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor temin edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20/12/2022 üstyazı tarihli rapor ile; inceleme konusu çeklerde \"Avalimdir\" yazısı altındaki imzalar ve ...'ın \"...\" numaralı çekindeki keşideci imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin tespit edildiği yönünde rapor düzenlenmiştir. Söz konusu rapor dikkate alındığında takibe konu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait oldukları da söylenemeyecektir. Eldeki dava menfi tespit davası olup, davalı alacaklı, alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Mahkememiz dosyası kapsamında davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmişse de davalı taraf davaya cevap vermediği gibi, ATK tarafından düzenlenen rapor kendisine tebliğ edilmesine rağmen rapora itiraz da etmemiştir. Bu anlamda davalı alacaklının alacağını yeterli delillerle ispat edemediği sonucuna varılarak açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı alacaklı tarafından icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığı ispat edilemediğinden davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair;  1-Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, davacı ...'ın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyası ve takibe konu çekler  nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,  2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE...  \" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan tebligatların vekaletname ile yetkilendirilen Av....'a bildirilmesine rağmen, davayı takip etmediğini, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının bertaraf edildiğini, Takibe konu çeklerdeki \"...\" imzalarının borçlu ...'a ait olduğunu, bu hususun davacı tarafından İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/901 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararda ...'ın vekili tarafından imzaların müvekkiline ait olduğunun, ancak imzaların tehdit ve baskı altında alındığının iddia edildiğinin yazılı olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde de bu beyanın yer aldığını, Yine İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/67 Esas, 2020/826 Karar sayılı ilamında da yine çeklerden biriyle ilgili açılan dava da, davacı vekilinin imzaların ...'a ait olduğu, ancak çekin baskı ve tehditle imzalandığının belirtildiğini, Davacının şikayeti üzerine Bakırköy C. Başsavcılığının 2019/54804 Sor. Sayılı dosyası ile yürütülen soruşturmada da, şikayet dilekçesinde, ...'ın yetkilisi olduğu ... San. Ve dış Tic. Ltd. Şirketi tarafından 26 adet çekin ...San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne verildiği, ...'ın şahsen borçlu olmamasına rağmen çeklerin kendisine zorla imzalattırıldığına dair şikayette bulunduğu, ancak şikayetini takip etmediği ve ifade vermekten kaçındığını, soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, Davacının ... San. Ve tic. Ltd. Şirketi'nin tek yetkilisi olduğunu, şirketin müvekkiline borçlu olduğunu, davacının da şirketin borcu için müvekkiline verilen çeklere aval olduğunu, asıl borçlu şirketle birlikte müvekkiline karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, Davacının yetkilisi olduğu şirketin iflas ettiğini, davacının da şahsi sorumluluğundan kurtulmaya çalıştığını belirterek, yasaya ve dosya kapsamına aykırı olarak verilen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2023 tarihli, 2020/369 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklının ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçluların ... ve ... San. ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi oldukları, 15.02.2019 keşide tarihli 160.000,00 TL bedeli ... seri numaralı, 28.02.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 28.02.2019 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.03.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.03.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli  ... seri numaralı, 01 05.2019 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.05.2019 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 01.07.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 01.07.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.07.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.08.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 01.10.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 01.10.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31.10.2019 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ve  31.10.2019 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çekle ilgili toplam 3.052.707,86 TL alacak için 31/10/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Takibe dayanak çek örnekleri incelendiğinde; keşidecinin ...  San. ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi, lehtarının ... olduğu, ...bank’a ait ... seri numaralı ve 150.000,00 TL bedelli çekte yalnızca keşideci şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, diğer çeklerde keşideci şirket yetkilisinin imzası ile “avalimdir” ibaresi altında ... T.C. kimlik numarası ile ayrı bir imza bulunduğu, ... bank’a ait ... seri numaralı çekte keşideci şirket yetkilisinin imzası ile aval verenin imzasının benzer oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden imza incelemesine esas alınan 20.12.2022 tarihli raporda; inceleme konusu çeklerde \"...\" yazısı altındaki imzalar ve ...'ın \"...\" numaralı çekindeki keşideci imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava; davacı şahsın borçlu gösterildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğüne ait ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı çeklere atılı imzaların davacıya ve davası işbu davadan tefrik edilen borçlu şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle, davacının söz konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalının istinaf taleplerinin incelenmesinde; kendilerine yapılan tebligatların usulsüz olduğuna dair bir istinaf talebinde bulunmadıkları, davalının avukatının davayı takip etmekte ihmali söz konusu olsa dahi, bu durumu davacıya karşı ileri süremeyeceği, davaya süresinde cevap vermediği, delil bildirmediği, bu nedenle Mahkemece davalının HMK’nun 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki tüm vakıaları inkar etmiş sayılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; imzası inkâr edilmeyen çeklere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır.  Ancak çeklerdeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, çekler elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas, 2006/31 Karar sayılı kararı). Dosyaya sunulan 20/12/2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporunda; dava konusu çeklerdeki imzaların davacı ...’ın eli ürünü olup olmadığı hususunda olumlu ya da olumsuz bir kanaat bildirilemediği, ispat yükü üzerinde olan davalının, rapor kendisine tebliğ edilmesine rağmen rapora itiraz etmediği, dosyaya hiç delil bildirmediği, bu nedenle  yemin deliline de dayanmadığı, dolayısıyla davalının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla, davalı tarafça istinaf aşamasında dosyaya sunulan İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/901 Esas sayılı dosyasının ve Bakırköy C. Başsavcılığının 2019/54804 Sor. sayılı soruşturma dosyasının HMK’nun 357/1. maddesi uyarınca incelenemeyeceği, bu nedenlerle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 178,289,10 TL nispi harçtan, peşin alınan 44.572,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 133.716,60 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 130,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91fa75f1f8c9e7df","SID":"9290a98e3ba73570"}}