{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2272 <br>KARAR NO\t: 2024/1834<br>KARAR TARİHİ\t: 04/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... - \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 04/11/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 04/11/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacı müvekkil şirket aleyhinde  ilamsız takip yolu ile icra takibi başlattığını, düzenlenen ödeme emri elektronik tebliğ ile tebliğe çıkarıldığını, davacı müvekkil şirket, henüz yeni uygulama olan elektronik ortamda tebliğ uygulamasına alışık olmadığı için kontrol etmeyi ihmal ettiği için okundu varsayılarak icra takibi kesinleştiğini, yapılan haciz işlemleri ile takipten haberdar olunarak işbu tedbir talepli davayı açtığını, davalı alacaklının, takip dayanağı olarak 16.07.2019 tarihli ve 4.181,80.TL tutarlı, 20.07.2019 tarihli ve 4.609,67.TL tutarlı, 22.07.2019 tarihli ve 6.212,70.TL tutarlı, 03.10.2019 tarihli ve 2.743,50.TL tutarlı, 22.10.2019 tarihli ve 32.519,44.TL tutarlı faturaları göstererek 30.03.2020 tarihli 25.000,00.TL tutarlı çek bedelini mahsup ederek bakiye alacak olarak 25.227,11.TL, fatura tarihlerinden itibaren oran belirtmeksizin ticari faiz tutarı olarak 5.708,35.TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, davalı alacaklının takip talebinden tarafların aralarında yazılı cari hesap sözleşmesi olmasa da fiili olarak cari hesap ilişkisi oluşturdukları anlaşıldığını, 16.07.2019 tarihli ve 4.141,80.TL tutarlı, 20.07.2019 tarihli ve 4.609,67.TL tutarlı, 22.07.2019 tarihli ve 6.212,70.TL tutarlı ve 03.10.2019 tarihli ve 2.743,50.TL tutarlı fatura bedelleri ödenmiş olduğu için kapalı fatura olarak düzenlendiğini, teamül gereği bedeli almadığını iddia eden davalı alacaklının bu fatura bedellerini almadığını ispatlaması gerektiğini, bu fatura bedellerinin ödenmiş olduğunu, davalı şirket müdürü ...'in kendi el yazısını içeren hesap özetinden de anlaşılabileceğini, davalı alacaklının hesap mutabakatı olarak kendi el yazısı ile yazarak davacı müvekkilinin şirkete vermiş olduğu yazıdan da anlaşılacağı üzere 22.10.2019 tarihli ve 32.519,44.TL tutarlı fatura düzenlenmeden önce 30.920.00.TL müvekkilinden tahsilat yapmış olduğunu kabul ettiğini, bu faturadan sonra 16.11.2019 tarihinde 4.000,00.TL ödeme şirket müdürü ...'in kredi kartından davalı şirketin müdürü ...'in talimatı ile ... firmasına ödendiğini, 25.000,00.TL meblağlı müşteri çekinin yine davalı şirkete verildiğini, bu tutarların davalı şirketin müdürü ...'in kendi el yazısı ile yazdığı listede mevcut olduğunu, 2020 yılı öncesi toplam ödeme tutarı 59.920,00.TL olduğunu, 2020 yılı 18 Şubat ve 18 Mart tarihlerinde yine ...'in talimatı ile 6.000,00.TL'şer olmak üzere 12.000,00.TL kredi kartından ödeme yapıldığını, toplam yapılan ödeme tutarının ise 71.920,00.TL olmasına rağmen düzenlediği toplam 50.217,11.TL tutarlı faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunmuş olmasının kötü niyetli olarak haksız kazanç temini çabasını gösterdiğini, fiili olarak oluşturulmuş cari hesap ilişkisinde müvekkil şirketin 21.702,89.TL davalı şirketten alacaklı durumda olduğunu, temerrüt oluşmadan fatura tanzim tarihlerinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle İİK 72. madde gereğince icra veznesine girecek paraların davalı alacaklıya ödenmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini, neticede davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, talep edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı şirket hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından 5 adet irsaliyeli faturalara dayanılarak icra takibi başlatıldığını, davacı iş bu icra takibine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasına süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının bunun üzerine icra takibinin durdurulması talepli olarak mahkemenizde işbu menfi tespit davasını açtığını, takibin durdurulması talebinin mahkemece kabul edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, davacının haksız olarak açtığı dava neticesinde, mahkemece verilen tedbir kararının müvekkilinin maddi açıdan zor durumda bıraktığını, davacı  şirket ile davalı şirket arasında cari hesap sözleşmesi olmasa da bir iş ilişkisi oluştuğunu, müvekkilinin davacı şirketten ihale aldığını, boya ve tadilat işlerini yaptığını, davacının ihale ile aldığı ve müvekkiline yaptırdığı bu işlerden bazıları; ... ... İlkokulu, ... Şehir Mezarlığı, ... Büyükşehir Belediyesi ... Eğitim-Öğretim Destekleme Kurs Binası, ... Büyükşehir Belediyesi ... Eğitim-Öğretim destekleme kurs binası, davacı müvekkile yaptırdığı işin toplam maliyetinin 276.000,00.TL+KDV olduğunu, davacının işleri için kullanılan malzemelere ve işçilere ilişkin makbuzların mevcut olduğunu, davacının yapılmış olan işler sonunda yapılan hesaplaşma neticesinde icra takibine konu 5 adet irsaliyeli fatura bedelini ödemediğini, bu faturaların kapalı fatura olmadığını, faturada yazılı malların davacının işleri için teslim alındığını ve verildiğini göstermekte olduğunu, borcun ödendiğini değil ödenmediğini gösterdiğini, davacının her ne kadar da ispat yükünün müvekkilinin şirketine  ait olduğunu ifade etmiş olsa da ispat yükünün menfi tespit davalarında davacıya ait olduğunu, davacı müvekkilinin şirketinin yetkilisi ...'in bu faturaların ödendiğine dair el yazılı hesap özetini içeren yazılarının olduğunu ifade etse de müvekkilinin davacıya birçok iş yaptığını ve malzeme verdiğini, söz konusu el yazılarının müvekkiline ait olsalar bile bunların başkaca işlere ilişkin yazılmış ve çizilmiş şeyler olduğunu, davacının zaten davaya konu  22.10.2019 tarih ve 32.519,00.TL'lik faturaya ilişkin olarak, bu fatura düzenlenmeden önce kendisinden 30.920.00.TL tahsilat yapıldığını açıkça ifade ettiğini, davacının bu ikrarı ile bu ödemelerin davaya konu fatura borçları dışındaki sonraki işlerden kaynaklandığını ortaya koyduğunu, 16.11.2019 tarihinde şirket müdürü ... hesabından müvekkilinin talimatı ile ... firmasına 4.000,00.TL havale yapıldığını beyan ettiğini, bu ödemelerin tarafların diğer iş ilişkilerinden kaynaklandığını, taraflar yapılan tüm işlerin karşılıklı olarak hesaplaşmalarını yaptığını, davaya konu 5 faturanın ödemesinin kaldığını, davacı müvekkiline 25.000,00.TL'lik çek verdiğini, bu çek bedelinin de zaten icra takibinde borçtan düşülerek takibe konulduğunu, davacının müvekkiline 2020 yılı öncesi 59.920,00.TL, 2020 yılı Şubat ve Mart aylarında kredi kartından 12.000,00.TL olmak üzere toplam 71.920.00.TL ödeme yaptığını, hatta 21.702,89.TL alacaklı olduğu yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin birçok işlerini yapmasından kaynaklı, inşaat malzemeleri ve işçi alacaklarına ilişkin olduğunu, müvekkilinin  davacıya KDV hariç toplam 276.000,00.TL iş yaptığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının yaptığı ödemelerin davaya konu bu 5 adet faturaya ilişkin borçlarına veya alacaklarına ilişkin olmadığını, davacının haksız davasının reddini ve takibin devamını, davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun, takip konusu faturaların iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip konusu faturalar haricinde taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğuna dair bir faturanın ve bilginin taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı ve takip dayanağı 16.07.2019 tarihli ve 4.141,80.TL tutarlı, 20.07.2019 tarihli ve 4.609,67.TL tutarlı, 22.07.2019 tarihli ve 6.212,70.TL tutarlı ve 03.10.2019 tarihli ve 2.743,50.TL tutarlı faturaların kapalı fatura olduğunun tespit edildiği, davalı davacının yapmış olduğu ödemeleri kabul etmiş ancak davacının başka borç ilişkisinden olan alacaklarına binaen ödeme yaptığını iddia ettiğinden ispat yükü davalı alacaklı üzerinde olup davalı, davacının ödemelerinin başka alacağına yönelik olduğunu ispat etmesi gerektiği, usulüne uygun tutulan defterler sahibinin lehine ve aleyhine delil olabileceği, davalının ticari defterlerinde takip konusu faturalar dışında davacı ile ticari ilişki olduğuna dair bir bilgi olmadığından davalı, davacı ile arasında takip konusu faturaların dışında davacı ile ticari ilişkisinin bulunduğunu ve alacağının olduğunu ispatlayamadığı, ticari defterlerin aksinin yazılı belge ile ispatlanması mümkün olup davalının sunmuş olduğu teslim fişlerinin tarihsiz olduğu ve teslim alan kısmında davacıya ait bir imzanın bulunmadığı, teslim fişlerinin ispat için yetersiz olduğu, ayrıca takip dayanağı 16.07.2019 tarihli ve 4.141,80.TL tutarlı, 20.07.2019 tarihli ve 4.609,67.TL tutarlı, 22.07.2019 tarihli ve 6.212,70.TL tutarlı ve 03.10.2019 tarihli ve 2.743,50.TL tutarlı faturaların kapalı fatura olduğu, bu fatura bedellerinin ödendiğine karine olduğu ve aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanması gerektiği, davalı takip konusu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile; davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı/borçlu şirket hakkında .... İcra Müdürlüğü/nün ... esas sayılı dosyasından 5 adet irsaliyeli faturalara dayanılarak icra takibi başlatıldığını, faturaların yerel mahkeme dava dosyasında bulunduğunu, davacı/borçlunun iş bu icra takibine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasına süresi içerisinde itiraz etmeyen davacı-borçlu bunun üzerine icra takibinin durdurulması talepli olarak Yerel Mahkemede menfi tespit davası açtığını, davacının haksız olarak açtığı dava neticesinde, yerel mahkemece verilen kararın müvekkilini maddi açıdan zor durumda bıraktığını, davacı borçlunun yapılmış olan işler sonunda yapılan hesaplaşma neticesinde icra takimbine konu 5 adet irsaliyeli fatura bedelini ödemediğini, bu faturaların kapalı fatura olmadığını, faturada yazılı malların davacı/borçlunun işleri için teslim alındığını ve verildiğini gösterdiğini, yani borcun ödendiğini değil ödenmediğini gösterdiğini, birçok iş yaptığını ve malzeme verdiğini, söz konusu el yazılarının müvekkiline ait olsalar bile bunların başkaca işlere ilişkin yazıldığını ve çizildiğini, davacının bu faturaların ödendiğine ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, ispat yükünün kendisinde olmasına karşın bu hususu ispat edemediğini, bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava menfi tespit davasıdır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından müvekkili aleyhine 5 adet faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemeler sebebiyle davalının müvekkilinden her hangi bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, takip konusu faturaların kapalı fatura olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise takip konusu fatura bedellerinin bakiyesinin ödenmediğini, yapılan ödemelerin taraflar arasındaki başka iş ilişkisinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türk Ticaret Kanununda yada Vergi Usul Kanununda kapalı fatura kavramının tanımı yoktur. Bu kavram ticari örf ve âdet hukukundan doğmuştur. Fatura tanzim edildikten sonra, faturadaki rakamların altının iki çizgi ile kapatılıp fatura tanzim eden tarafından imzalanması, o faturanın bedelinin ödendiği anlamına gelir. ... Ticaret Odası da 21.12.1948 tarihli ve ...  nolu teamül kararı ile açık-kapalı fatura uygulamasının bir örf adet hukuk kuralı haline gelmesini sağlamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde, kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkimin, örf ve âdet hukukuna göre karar verebileceği ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 2. maddesinde de, bu düzenlemeye paralel olarak, kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe teamülün mahkemenin yargısına esas olamayacağı düzenlenmiştir.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/757 Esas, 2016/8777 Karar sayılı kararı)<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava ve takip konusu 5 adet faturadan 4'ünün kapalı fatura olduğu ve yukarıda izah edildiği üzere  ticari örf âdet gereği kapalı faturaların bedeli ödenmiş fatura anlamına geleceği, yine bilirkişi raporunda belirtilen ve davalının da kabulünde olan diğer ödemelerin dava ve takip konusu faturalar dışında başka bir ticari ilişki sebebiyle alındığının da davalı tarafça ispatlanamadığı, nitekim davalı tarafın ticari defterlerine göre taraflar arasında dava ve takip konusu 5 adet fatura dışında başka bir ticari ilişki de bulunmadığı, neticede inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.113,24.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 528,31.TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.584,93.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle  04/11/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"382208dcc6777137","SID":"c1145dafffa505c1"}}