{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/761 - 2024/972<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/761  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/972      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/275 Esas-2024/346 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 19/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/11/2024<br><br>Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin, DSİ 5. Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi ve DSİ 51. Şube Müdürlüğü tarafından kontrollüğü yapılan Ankara Haymana Sırçasaray Barajı İkmali İnşaat projesi yapım işini üstlendiğini, bir  kısım işlerin yapımı için alt taşeronluk kapsamında müvekkili davacılar ile görüşüldüğünü, davalı şirketlerin adi ortaklığı ile müvekkili davacıların adi ortaklığı arasında  yapılan sözleşme ile; davalı şirketler tarafından üstlenilen Ankara Haymana Sırçasaray Barajı İkmali İnşaat projesinin \"Dolusavak, Vana Odası, Ölçüm Odası ve DSİ yazısının her türlü kalıp, demir, beton/betonarme imalatlarının\" müvekkili davacılar tarafından yapılması hususunda tarafların, \"Ankara Haymana Sırçasaray Barajı İkmali İnşaatı Beton Kalıp Demir İşçiliği ve Beton Santrali/Konkasör İşletmeciliği Sözleşmesi\" ile anlaşmaya vardıklarını, bu sözleşme ile yüklenici ile idare arasında yapılacak hakedişe müteakip düzenlenecek olan taşeron hakedişi ile müvekkili davacıların ödemelerinin yapılacağı husunda tarafların  anlaşmaya vardığını, müvekkillerinin  sözleşme gereği kendilerine yüklenilen edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı adi ortaklığın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı adi ortaklıkça müvekkili davacılara ödenmesi gereken hakediş bedellerinin tam ve zamanında ödenmediğini, davalı adi ortaklığın sözleşmeye aykırı davrandığını, davalının müvekkili davacıların hakedişlerini  tam ve zamanında ödemediğini, davacılara hakediş bedellerinin tam karşılığı olmayan kısmi bir ödeme yapıldığını,  davalı ortaklıkça müvekkili davacılara yapılan kısmi ödemeden dolayı taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığının ve müvekkili davacıların edimlerini yerine getirdiğinin sabit olduğunu, işbu sebeplerden ötürü davalarının kabulü ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca (davacılardan ...'ün yapmış olduğu işler karşılığı olan hakediş alacakları için talep ve dava hakkını saklı tutmak kaydıyla) müvekkili davacılardan ...'in yapmış olduğu işler karşılığı hak kazanmış olduğu bakiye alacaklar için HMK m.109 uyarınca kısmi alacak davası olmak üzere şimdilik; 10.000,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalıların, karardan önce dosyaya sundukları bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarihli 2024/275 Esas  2024/346 Karar sayılı kararında özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar davalılar TTK kapsamında tacir ise de, davacılar gerçek kişi olup, tacir sıfatları bulunmamaktadır.<br> Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki ise  6102 Sayılı TTK'nun kabulünden sonra görev ilişkisi haline getirilmiştir. Mahkemelerin görevi dava şartı olup her zaman resen ele alınır. <br> Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen  ticari davalardan olmamasına göre davada asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı bulunmadığından ve davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından usulden reddi ile talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar vekili tarafından verilen 05/07/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;  Davanın taraflarının tacir sıfatına haiz olduğunu, davacıların gerçek kişi olmasının ticari faaliyette bulunmadıkları anlamına gelmediğini ve mahkemece davacıların tacir mi yoksa kendi nam ve hesabına çalışan esnaflardan mı olup olmadığına, vergi yükümlülüklerinin tacir mi yoksa esnaflara göre mi olup olmadığına bakmadığını, eksik inceleme ile hukuka aykırı bir karar verildiğini, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre ticari davaların tanımının yapıldığını, maddeye göre \"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,  öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. 3 (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.\" dendiğini, bu kapsamda davacıların tacir sıfatına ve işbu davanın ticari dava sıfatına haiz olduğunu, mahkemece gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hukuka aykırı bir karar verildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki konusu, \"Ankara Haymana Sırçasaray Barajı İkmali İnşaat Projesi Yapım İşi\"nin yüklenicisi olan davalıların taahhüdündeki iş kapsamında, \"Dolusavak, Vana Odası, Ölçüm Odası Ve Dsi Yazısının Her Türlü Kalıp, Demir, Beton - Betonarme İmalatlarının Yapımı\"nı konu alan taşeron sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup davacılar taşeron, davalılar ise yüklenici konumundadır.<br>Mahkemece eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta davalıların ticaret şirketi olup tacir iseler de, Ankara Ticaret Odası, Düzce Ticaret Sicil Müdürlüğü, Düzce Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan müzekkere ve gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere davacıların gerçek kişi olup tacir sıfatlarının bulunmadığı, davacıların ticaret şirketlerinde ortaklık sıfatlarının bulunduğu ancak kendilerinin tacir olmadığı, ortağı olduğu ticaret şirketlerinin tacir olduğu, bu sebeple davacıların tacir sıfatı bulunmadığından davanın mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlıkta görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu kabul edilmek suretiyle davanın usulden reddine ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalılar vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarihli 2024/275 Esas 2024/346 Karar sayılı  kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalılar vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalılardan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  <br>3-Davalılar tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere  19/11/2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan                  Üye                  Üye         Katip <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d62231380c51fce","SID":"da7ca271aee04402"}}