{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/737 <br>KARAR NO:2024/1686<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/01/2021<br>NUMARASI:2020/20 Esas - 2021/72 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan ticaret doğrultusunda, taraflara ait ticari defterler incelendiğinde de anlaşılacağı üzere davalı tarafın toplam 59.401,87-TL borcu kaldığını, ödeme yapılmaması nedeni ile davalı aleyhine ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkili tarafından tekne üretiminde kullanılmak üzere davacıdan  tekne boyası ve macun satın alındığını,macunlar tekneye uygulanıp tekne Fransa'ya ihraç edildikten sonra macunun hatalı olması nedeniyle tekne yüzeyinde hava boşlukları, patlama ve soyulmalar oluştuğunu, macundaki ayıp nedeniyle teknenin zımparalanarak tekrar boyanmak zorunda kalındığını, buna ilişkin ekspertiz raporu düzenlendiğini,ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ortaya çıkmasının akabinde davacıya bildirilmesine rağmen netice alınamadığını, davacının alacağa dayanak delil sunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dosyadaki onaylı tercüme evraklarından anlaşıldığı üzere,ayıplı ifa sebebiyle davalının borcu bulunmadığını ileri sürdüğü ve fakat dosya içeriğine göre ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesinde belirtilen yöntemle yapılmadığı,TTK'nın 23/1 maddesinde düzenlendiği şekliyle davalının mal ayıplı ise dahi ayıp ihbarını usûlüne uygun yapmadığı, bu durumda davalının malı olduğu gibi kabul ettiği, aksinin davalı tarafça ispatının gerektiği, ancak dosya kapsamına göre aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarında mutabık oldukları, defterlerin birbirini doğruladığı, her iki tacirin ticari defterine göre davacının 52.035-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 52.035-TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili; ayıp ihbarının tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün olup, mahkemece bildirdikleri tanıklar dinlenmeden karar verilerek savunma haklarının kısıtlandığını, davacının satışını yaptığı malın ayıplı olduğunun teknenin Fransa'ya gönderilip denize indirildikten sonra ortaya çıktığını ve Fransa'daki aracı tarafından rapor alınarak müvekkiline bildirildiğini, müvekkili tarafından durumun davacıya sözlü olarak bildirildiğini, ayıbın tercümesini sundukları evrak ile sabit olduğunu, TTK'nın 18/3 maddesi hükmü ispat şartı olup ,ihbarın şekil şartına tabi olmadığını,tanıkla ispatlana bileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defter ve kayıtları davacının bakiye alacağı konusunda mutabık olup davalı tarafça, satışa konu malların ayıplı olduğu, ayıp ihbarının da davacıya süresinde sözlü olarak yapıldığı ileri sürülmüştür.6102 sayılı TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nin 223/2. maddesi uygulanır. 6098 sayılı TBK'nin 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Davalı vekili tarafından; teknenin Fransa'daki alıcısına teslimden sonra ortaya çıkan ayıpların davacıya bildirildiği, ayıp ihbarında şekil şartı bulunmadığı ileri sürülerek tanık dinletme talebinde bulunulmuştur. TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı hüküm altına alınmış olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir.Ayıp ihbarının tanıkla ispatı mümkün olmayıp, davalı tarafça süresinde davacı satıcıya ayıp ihbarında bulunulduğu ispat edilememiştir.Açıklanan nedenlerle, süresinde ayıp ihbarı yapıldığının ispatlanamadığı,davalı satın aldığı malın bedelini ödemekle yükümlü olup,itinazın kısmen  iptaline karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından aksi yönde ki  istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.554,51-TL istinaf karar harcından yatırılan 888,62‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.665,89‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b0a649a26a9aa4c","SID":"0b42212d3e3731fb"}}