{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/404 <br>KARAR NO\t: 2024/734 <br><br>DAVA\t: Yabancı Hakem Kararının Tanınması ve Tenfizi  (ISCID Konvansiyonu ve UNCITRAL Tahkim Kurallarından Kaynaklanan) <br>DAVA TARİHİ\t: 27/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz (ISCID Konvansiyonu ve UNCITRAL Tahkim Kurallarından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...)'nun “Fetullahçı Terör Örgütü\" (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı suçlarından dolayı yürütülen soruşturma kapsamında ... 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararı ve ... 9. Sulh Ceza Hâkimliği'nin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararı ile ... Şirketi'ne (..) ve ... bünyesinde bulunduğu tespit edilen diğer 11 şirkete kayyım olarak atandığını, ... hisselerinin %4'lük kısmının sahibi olduğunu iddia eden ... vatandaşı ... tarafından ...Hükümeti ile ...Hükümeti arasında akdedilen Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması yükümlülüklerinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti aleyhine ... Komisyonu (...) nezdinde 30.09.2019 tarihinde tahkim başvurusunda bulunulduğunu, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazısı ile söz konusu tahkim davasında uyuşmazlık konusu yapılan hususların, Kurumlarının görev alanına girmesi ve her türlü bilgi ve belgenin Kurumlarında bulunması sebebiyle; ...'nin asli işlev üstlenmesi, daha önce yürütülen bu tür tahkim süreçlerindeki uygulamalar dikkate alınarak yerli veya yabancı avukatlık ortaklıklarından hizmet satın alınması, söz konusu tahkim davasına ilişkin yargılama giderleri ve davanın takibine yönelik yapılacak tüm harcama ve ödeme işlemlerinin ... tarafından gerçekleştirilmesi, davanın 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde ... ve hizmet satın alınmasına ihtiyaç duyulması halinde hizmet satın alınacak avukat ve/veya avukatlık ortaklıklarınca birlikte yürütülmesinin uygun görüldüğünün bildirildiğini, ... tarafından söz konusu tahkim başvurusunda; ... şirketleri yönetiminin kayyımlara devredilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi, ...şirketinin 2016 - 2019 tarihleri arasında elde etmiş olduğu kardan hissesine karşılık gelen kar payı ve diğer hak ve ödemelerin faiziyle birlikte eksiksiz ödenmesi, şirkete ait denetim raporu, mali tablolar, bütçe, strateji planlaması dahil olmak üzere şirket yönetimiyle ilgili bilgilerin eksiksiz açıklanması ile davacının Yönetim Kurulu üyeliği görevine iadesi talep edildiğini, uğranıldığı iddia ettiği zararların 36.000.000 USD tutarında olduğunun belirtildiğini, Tahkim dosyasından 18.10.2023 tarihinde verilen karar ile ...'ın iddiaları reddedilerek tahkim masrafları olarak 355.000 EUR ve vekalet ücreti ile diğer masraflara karşılık olarak 556.655,78 USD tutarın Türkiye Cumhuriyeti'ne ödemesine hükmedildiğini, bu kapsamda tahkim dosyasının takibi için gerekli tüm harcamaların kurumları tarafından yapıldığını, tahkim kararında Türkiye Cumhuriyeti lehine hükmedilen 355.000 EUR tahkim masrafı ve vekalet ücreti ile diğer masraflara karşılık olarak 556.655,78 USD'nin kurumları tarafından tahsili zarureti hasıl olduğunu, söz konusu tutarların tahsili için işbu davaya konu tahkim kararının tenfizi gerekmekte olduğunu, kararın tenfizi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nda (MÖHUK) aranan tüm şartların sağlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen takdir olunacak nedenlerle; ... tarihli ve... dosya numaralı ... kararının tanınması ve tenfizini, başta ...Anonim Şirketi'ndeki hisseleri olmak üzere davalının ... nezdindeki her türlü nakit, taşınır ve taşınmaz malları hak ve alacakları üzerinde; HMK'nın 389. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tenfize konu kesinleşmiş tahkim kararı gözetilerek ... Şirketi'ndeki hisseleri de dahil olmak üzere davalı yedinde olanlar ile tahkim kararı tarihinden itibaren üçüncü kişiler nezdindeki doğmuş/doğacak hak ve alacakları ile her türlü taşınır ve taşınmaz malları hak ve alacaklarına ilişkin davalıya tebligat çıkarılmadan dosya üzerinden takdiren teminatsız, İİK'nın 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalının süresinde sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Kanununun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığından ve yerleşim yeri ... ilçesi olduğu için davanın yetkili mahkemeye gönderilmesini öncelikle talep ettiğini, ... uyruklu bir iş adamı olduğunu ve ... Şirketi'nin %4 hissedarı olduğunu, kendi dışında  gelişen olaylar neticesinde hissedarı olduğu şirketi 2017 yılından beri ...'nin yönettiğini, yaşanan mağduriyeti gidermek ve yabancı yatırımcı olması nedeniyle ... nezdinde 2019 yılında tahkim başvurusu olduğunu ve 2023 yılında başvurunun reddedilerek tahkim ve diğer masrafların tarafına hükmedildiğini ancak 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. maddesi uyarınca anılan tahkim kararı kesinleşmediğini, bu sebeple açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararının reddi gerektiğini çünkü hissedarı olduğu ancak tasarrufta bulunamadığı şirket üzerinde kontrol yetkisinin ... olduğunu, bu sebeple şirket değeri gözetildiğinde bu talebin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ve mahkemece gözetilecek sebepler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açıldığı için ve  MTK md. 15 uyarınca tahkim kararı kesinleşmediğinden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi ile iyi niyetli pay sahibi olarak müsaderesine karar verilen hissedarı olduğu ... Anonim Şirketi'nin ... tarafından ihale yoluyla satışının bekletici mesele  yapılmasını talep etmiştir. <br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte değerlendirildiğinde<br>Dava, yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.<br>Uyuşmazlık, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine başvurulan tahkim yargılaması neticesinde verilen ... (...)'nun ... tarihli ve...dosya numaralı kararının tanınması ve tenfizini dava etmek hususunda davacının aktif husumetinin mevcut olup olmadığı, davacının hukuki sürecin takibi için yetkilendirilmiş olmasının davacıya, anılan kararın tanınması ve tenfizini talep etmek hususunda dava hakkı verip vermediği konularında toplanmıştır.<br>Bazı iki taraflı yatırımların korunması ve teşviki antlaşmalarında, bir uyuşmazlık halinde başvurulabilecek çözüm yolları kesin seçime tabi olarak düzenlenmemiştir. Bu antlaşmalar, yatırımcıya çeşitli ve farklı uyuşmazlık çözüm yolları arasında bir alternatif sunmaktadır. Doktrinde bu şekildeki düzenlemelere, “cafeteria style” yöntemi denmektedir. Türkiye’nin imzaladığı birçok iki taraflı yatırım antlaşmasında, uyuşmazlıkların çözümü için alternatifli bir sistem getirilmiştir. Bu antlaşmalarda genel olarak, yerel mahkemeye, ...’e ve ... Tahkim Kuralları uyarınca kurulacak tahkim mahkemesine başvuru düzenlenmiştir. Bu çözüm yollarının üçüne birden yer veren antlaşmalar yanında, bunlardan sadece ikisine yer veren antlaşmalar da bulunmaktadır. Bazı antlaşmalarda ise sadece ...’e başvuru olanağı tanınmıştır. (... Yöntemlerinin Tahkime Etkisi Dr. Öğr. Üyesi ... , ... Türkiye Adalet Akademisi Dergisi )<br>..., uluslararası ticaret hukuku alanında Birleşmiş Milletler sisteminin temel  organı olarak, ...’nun ...tarihli ve ...sayılı kararıyla, uluslararası ticaretin uyumlaştırılması, birleştirilmesi ve modernleşmesi görevlerini yürütme amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun bir yan kuruluşu olarak kurulmuştur. ... Tahkim Kuralları 43 maddeden oluşmaktadır ve taraflarca milletlerarası ticari ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ad hoc tahkimde yürütülmesine ilişkin kuralları düzenlemektedir. ... Tahkim Kurallarında taraf iradesine öncelik verilmekte ve kuralların uygulanabilmesi için tarafların sözleşme ile bu kuralları kabul etmiş olmaları gerekmektedir.<br>Davacının yabancı hakem kararında taraf sıfatının bulunmadığı, ... ile ...arasında Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Antlaşması'nın imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.<br>5718 sayılı MÖHUK'un 1.maddesinde, Kanun'un uygulama alanı düzenlenmiş, anılan maddede, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukukun, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizinin bu kanunla düzenlendiği, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası anlaşmaların özel hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte  5718 sayılı MÖHUK 52.maddesinde yabancı mahkeme kararlarının hukuki yararı bulunan herkes tarafından talep edilebileceği düzenlenmişken ; aynı yasanın hakem kararlarının tenfizine ilişkin 60.maddesinde hukuki yararı bulunanların yabancı hakem kararının tenfizini talep edebileceğine dair açık bir düzenlemenin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yine uyuşmazlığın çözümü için uygulanması gereken ISCID Konvansiyonu 53.ve devamındaki maddelerden; kararın ilgili devlet mahkemelerinden verilmiş bir karar gibi uygulanmasının sağlanması gerektiği  anlaşılmakta olup hukuki yararı bulunan herkesin tenfiz talebinde bulunabileceğine dair açık bir düzenlemeye yer verilmediği sabittir . <br>Devletler ve Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümlenmesi Hakkında Konvansiyon (...)'un Altıncı Bölümünde yer alan ,  \"Kararın Tanınması ve Yürürlüğü\" başlıklı   53.maddesi:<br>(1) Karar tarafları bağlayıcı olacak, daha üst bir makama götürülmeyecek veya<br>bu sözleşmede öngörülenler dışında bir çözüme konu olmayacaktır. Taraflar, bu sözleşme hükümlerine göre kararın yürütülmesi durdurulmadıkça karara uyacaklar ve hükümlerini yerine getireceklerdir.<br>(2) Bu bölümün amacı uyarınca «karar» 50, 51 ve 52 nci maddeler çerçevesinde verilmiş kararları yorumlayacak, düzeltecek ve geçersiz kılabilecek kararları da içerecektir.<br>54.maddesi: \" (1) Her üye ülke bu sözleşmeye uygun olarak verilmiş her kararı bağlayıcı kabul edecek ve kararın parasal yükümlülüklerini kendi sınırları içerisinde kendi Devletinin mahkemesinin nihaî bir kararı gibi yerine getirecektir. Federal Anayasalı bir âkit ülke bu kararı Federal mahkemelerde yürütecek ve bu mahkemelerin karara Federe Devletin mahkemelerinin nihaî bir kararı gibi yaklaşmalarını sağlayacaktır.<br>(2) Bir âkit ülkenin sınırları içerisinde bu kararın tanınmasını ve yürütülmesini isteyen taraf, âkit devletin bu amaçla atayacağı uygun bir mahkeme veya otoriteyi Genel Sekreterce onaylanmış kararın bir örneği ile donatacaktır. Her âkit devlet bu amaçla atayacağı uygun bir mahkemeyi veya diğer otoriteyi ve daha sonra bu atamada yapılacak değişikliği Genel Sekretere bildirecektir.<br>(3) Kararın uygulanması, bu uygulamanın sınırları içinde âkit devletin kararların uygulanmasına ilişkin yapacağı kanunları gereğince yapılacaktır.<br>55.maddesi : \" 54 üncü maddedeki hiçbir şey, âkit devletin veya herhangi bir yabancı devletin uygulamadan imtina edebileceği şekilde, âkit devletin yürürlükteki kanunlarına bir «deregasyon» (aykırılık) olarak yorumlanamaz. <br>\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Yabancı hakemin kendi usul kurallarına( işbu davada ... Tahkim Kurallarına)  bağlı kalarak  verdiği kararın tenfizi istemli  davadaki dava şartlarının  mevcut olup olmadığı tenfiz kararının talep edildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin ve tespit olunur. Bu durum, milletlerarası alanda  usul hukukundaki “lex fori” prensibinin, diğer bir deyişle mahkemenin kendi usul hukukuna tabii olması prensibinin bir gereğidir. <br>Türk usul hukukunda bir davada davacı ve davalı olmak üzere iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki, Kuru: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun ... tarihli ve ... Esas, ... Karar; 30.11.2021 tarihli ve... Esas, ...Karar; 24.02.2022 tarihli ve ... Esas, ...Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Dava dilekçesi ekinde örneği sunulan ve  Türkiye Cumhuriyeti aleyhine başvurulan tahkim yargılamasına ilişkin  ... (...)'nun ... tarihli ve ... dosyasında davacının yalnızca hukuki süreci takip etmekte yetkili sıfatıyla hareket ettiği; davacının, ... (...)'nun ... tarihli ve ...dosyasında aleyhine veya lehine karar verilen taraflardan olmadığı dolayısıyla işbu davada aktif husumet (sıfat yokluğu) ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın   reddine dair  aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın aktif husumet ehliyeti (sıfat) yokluğu nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf  yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  17/10/2024<br><br>BAŞKAN ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>KATİP ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e540b456cf8e3459","SID":"fcab10bae70cd4d0"}}