{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/999 Esas <br>KARAR NO: 2024/1769 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI: 2021/55 Esas - 2021/1014 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı–borçlu Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’ nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptali ile davalı-borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesi istendiği, dava dışı ... Makine şirketi davacı müvekkil şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu,  Türkiye’den Almanya’ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 10 kap Turbo Kompresör ve aksamları emtiası, davalı taşıyıcının sorumluluğu altında parsiyel şeklinde ... / ... plakalı taşıtla taşınmış olup, emtiaların fuar alanına varışını müteakip yapılan kontrollerde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR(taşıma) senedi üzerine hasarlı teslime ilişkin şerh düşüldüğü,  emtialarda meydana gelen hasara/zaiyata istinaden ... nolu ekspertiz raporu tanzim edilmiş olup, toplam 11.522,61 TL’lik zarar meydana gelmiştir. Dava dışı sigortalı firmaya 11.522,61 TL ödemesi yapılmış olduğu, davalının emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız vaziyette temiz taşıma senedi ile teslim almış olmasına karşın hasarlı taşımayı tamamladığı hususları ile dava etmiştir. Davalı ... Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddi talep edilmiş, yetki itirazında bulunulduğu, aktif husumet ehliyeti itirazında bulunulmuş, TTK m.1472 bakımından sigortalının zararının, tazminat ödemesinin ve bunun sigorta poliçesine dayandırılmasının gerektiğini, davacı ödemesinin hatır ex-gratia ödeme olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğu, somut uyuşmazlık konusu taşıma EXW teslim şeklinde yapıldığından, EXW teslim uyarınca, mal bedelinin alıcı tarafından satıcıya ödendiği kabul edilmekte olduğu, EXW taşıma sonunda meydana gelen her türlü hasar ve zarara katlanma yükümlülüğü alıcı tarafa ait olduğu, varlığı iddia olunan hasarın kaynağı belli olmayıp hasarın taşıma esnasında oluştuğunun ispatlanmadığı, hasarın belli olmadığı, CMR senedine hasar şerhi düşüldüğü belirtilmesine rağmen, CMR senedi dosyaya ibraz edilmediği, sigortacının tek taraflı ve talepleri doğrultusunda alınan ekspertiz raporunun davalıyı bağlamayacağı, faiz talebi ve hesabının CMR m.27 hükmüne göre olması gerektiği hususları ileri sürülmüştür. Davalı ...+... Firması vekili tarafından Mahkemeye verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin fiili olarak taşımacılık yapmadığını, aracılık yaptığını,  taşıma işi fiilli olarak müvekkil firma tarafından yapılmadığını, davacının sigortalısının fuarda sergilenmek üzere giden yüküne aracılık ettiğini, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, fiili CMR taşımasının 1.davalı tarafından yapıldığını, yüklemenin sigortalı adresinden sigortalı yetkililerince yapıldığını, yine ambalaj zaafından taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, parsiyel yük bulunan taşıttan sadece iddia konusu yükte hasar olduğunun ileri sürüldüğü,  talep içinde %10 bedel artışı farkı varsa buna itiraz ettiklerini,  CMR m.25 ve m.23 hükümleri ile m.27 hükümlerinin gözetilmesi gerektiği, inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı,  hususlarını ileri sürmüş, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/12/2021 tarih ve 2021/55 Esas - 2021/1014 Karar sayılı kararında; \"....Açıklanan nedenlerle; taşınan emtianın gerçek bir ihracat değil; FUAR taşıması için davalıların sorumluluğunda Türkiye’den Almanya’ya taşınırken hasarlandığı, bunun CMR taşıma senedinde şerh edildiği, taşıma ve sevk evrakında satış teslim şekillerinin sadece gümrük süreçlerini başarı ile yürütmek için belirtildiğinin değerlendirildiği, toplam hasarlı emtia kıymeti üzerinden zarar miktarı için takdir edilen 21.793,30 TL’ nin kadri maruf olduğu, taşıma esnasında koruma kapağı zarar gören ... marka ... tipindeki motorun Sovtaj değerinin 9.183,60 TL olduğu, bu durumda davalılar tarafından tazmini gereken zararın 12.609,70 TL hesaplandığı, sigorta poliçesinde belirtilen toplam sigorta bedeli üzerinden %1 muafiyet miktarının 10.270,33 TL olduğu, bu miktarın sovtaj hesaplanarak bulunan tazminattan düşüldüğünde;  2.339,37 TL sigortacı ödeme tarihi itibarıyla davacı tarafın davalıdan talep edebileceği, meydana gelen zararın, davalıların taşıma sürecinde CMR m.17/1 gereği sorumlulukları kapsamında olduğu, belirlenen tazminatın CMR m.25 atfı ile m.23 hükümlerine uygun hesaplandığı, davacının sigortalısına hesaplanan miktarı aşan ödemesinin ex-gratia hatır ödemesi olduğu, davacının sigortalısından muafiyeti aşan miktarda ödeme bakımından alacağın temliki hükümlerine göre TBK m.183 ve devamı kapsamında halef olmadığı, yasal halefiyetinin de sigorta mevzuatına göre hesaplanan tazminat ile sınırlı rücu hakkı vereceği anlaşılmakla bilirkişi raporu ve ek raporun hükme elverişli olması, taraf vekillerinin itirazlarının bilirkişi rapor içeriğine göre yerinde olmadığı değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ ile;  davalının Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 2.339,37 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren  değişen oranlarda  avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye'den Almanya'ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 10 KAP TURBO KOMPRESÖR VE AKSAMLARI emtiası, ... nolu navlun faturası kapsamında ..., ..., ..., ... nolu CMR senetlerine istinaden ... / ... plakalı araç ile davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında PARSİYEL şekilde taşındığını, emtiaların fuar alanına varışını müteakip yapılan kontrollerinde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine hasarlı teslime ilişkin şerh düşüldüğünü, ayrıca dava dışı sigortalı firma tarafından davalı taşıyıcı ... firmasına Gebze ... Noterliği'nden ... yevmiye nolu hasar ihtarnamesi keşide edildiğini, Emtialarda meydana gelen hasara/zayiata istinaden ... nolu ekspertiz raporu tanzim edildiğini, davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında yapılan PARSİYEL TAŞIMA işlemleri esnasında hasarlanan/zayi olan emtialarda 11.522,61-TL'lik zarar meydana geldiği tespit edildiğini, söz konusu zarara ilişkin olarak gerekli tüm incelemelerin yapıldığını, müvekkili şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 11.522,61-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, Yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda ise, dava konusu emtiaların davalıların sorumluluğu altında taşındığını ve hasarlandığını, söz konusu emtiaların hasarı/zararı nedeniyle davalıların sorumlu oldukları, müvekkili şirketin dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatı bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep edebileceğinin tespit edildiğini, Ancak bilirkişi raporlarında sovtaj kavramının bilirkişilerce hatalı olarak değerlendirildiğini, dosyada mübrez ekspertiz raporunda da belirtilmiş olduğu üzere hasarlı parçaların değişim/onarım olacağından sovtaja konu bir emtia bulunmadığını, Dava konusu emtiaların zayi olmadığını, pert ve  hurda olmadıklarını, Emtiaların onarıldığını, hasarlanan emtianın içerisindeki (sovtaj tespitine konu) motor kapağı, değiştirildiğini, komple emtiaların pert olmadığını, haliyle sovtaj hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığını, Mahkemece de bilineceği üzere \"Hasarlı malın satışından elde edilen gelire sovtaj bedeli\" denildiğini, dava konusu emtiaların satılmadığını, pert olmadığını, zayi olmadığını, haliyle satımın da söz konusu olmadığını, emtiaların onarıldığını, hesaplamada sovtaja tabi mal bulunmadığını, zarar hesaplamasının kaleminden sovtaj düşülmesinin mümkün olmadığını, Buna ek olarak 1.500,00-Euro sovtaj bedelinin tespitine yönelik ne piyasa araştırması ne de emsal araştırması yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporlarının ekine sunulmadığını, sovtaj değerinin neye bağlı olarak 1.500,00-Euro olarak belirlendiğini, hesaplamanın hangi dayanakla yapıldığını, buna ilişkin yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporlarında da herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, söz konusu hususlarda raporlara karşı itiraz etmiş olduklarını, buna rağmen, yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmeksizin, bilirkişi raporları doğrultusunda eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğunu, İleri sürerek ; Yukarıda izah edilen nedenlerle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/55 E. 2021/1014 K. 21.12.2021 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması; davanın talepleri doğrultusunda kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI ... NAKLİYAT LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Karara dayanak yapılan kök ve ek raporlarda her ne kadar ticari temaülden aksi anlaşılmadıkça şeklindeki düzenleme gereğince parsiyel yüklerde taşıyıcının sorumluluğundan bahsedilmişse de buna katılmanın mümkün olmadığını, kök raporda hasarın aracın seyir sırasında frenleme yapması veya yapmaması nedeniyle değil, yükün sabitlenmemiş olması nedeniyle hasarın meydana geldiği belirtilerek yükün hasarlanmasının taşıma-işletme ile ilgili sebeplerden olmadığını, yükleme ile ilgili sorunlardan kaynaklandığının tespit edildiğini, yüklemenin davacının sigortalısı gönderen tarafından yapıldığını, müvekkilinin şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, Yine kök raporda TTK md.863 gereği yükün taşıma güvenliğine uygun yüklenmesinin kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu, somut olayda hasarın taşıma-işletme ile değil, yükleme ile ilgili sorunlara işaret ettiğinin tespit edildiğini, Ancak tüm bu tespitlere ve TTK md.863 düzenlemesine aykırı şekilde, anlayamadıkları bir şekilde, yüklemenin davalılar sorumluluğunda olduğunu ve davalıların hasardan müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiğini, somut olayda, yüklemenin taşıyıcı tarafından yapıldığını gösterir tek bir somut delilin dosya içerisinde mevcut olmadığını, dava konusu yükleme davacının sigortalısı firma adresinde, firma yetkilileri tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin yükleme-istifleme-sabitlemeye ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu yönde müvekkili şirkete verilmiş hiçbir emir, talimat, uyarı vb. bulunmadığını, Tüm bu hususları rapora beyan dilekçelerinde de belirttiklerini, buna rağmen mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, kararın bu sebeple hatalı olduğunu, Kararda faiz oranının da hatalı tespit edildiğini, Her ne kadar yerel mahkemece hükmedilen alacağa değişen oranlarda avans faiz talep edilebileceği bildirilmişse de, hükmün bu yönden de hatalı olduğunu, Zira CMR Konvansiyonu m. 27 gereği istenebilecek faiz yılda %5 ile sınırlandırıldığını, kararın bu yönden de hatalı olduğunu, İleri sürerek; Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı mahkeme ilamının bozularak ortadan kaldırılmasını, davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını ve dava sonuçlanana kadar taraflarına tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI ... İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde Yerel Mahkemece yargılamaya esas teşkil eden bilirkişi raporlarında bilirkişilerce yapılmış olan sovtaj tespitinin hatalı olduğundan bahisle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, Bilirkişilerce tanzim etmiş oldukları hem kök hem de ek raporda sovtaj kavramını, sovtaj bedelini açıkladıklarını, bilirkişilerin de belirttiği üzere sovtaj değeri hasar gören emtianın hasarlı değeri olduğunu, sovtaj değerinin içeriğinde hurda değeri de tekrar satılabilme değerinin de olabileceğini, Bilirkişilerce kullanılan \"sovtaj\" kavramının hasarlı kıymet için kullanıldığını, hasarlı kıymet ile hasarsız kıymet arasındaki farkın ise hasar zararı olduğunu, sovtaj hesabı için her şekilde yenisi ile değiştirme, satılma ya da kenara ayırmanın zaruri olmadığını, somut olayda sovtaj kavramının hasarlı değer olarak kullanıldığını,  bilirkişilerin tanzim etmiş oldukları raporlarda da görüleceği üzere, davacı taraf hasarlandığı iddia olunan emtiaya ilişkin olarak birtakım tamir - bakım ve boya ile hasarı giderebildiklerini, işbu davacı sigortalısı tarafından yapılan giderler hasar zararı olarak adlandırıldığını, davacı tarafın ödediğini iddia ettiği tutarın ile tespit edilen bu hasarın zararının çok üzerinde bir tutar olduğunu, davacının istinaf başvuru dilekçesinde de belirttiği gibi pert - hurda olmadığı halde sadece bakım, tamir ve onarım için ödendiği ileri sürülen miktarların dosya kapsamına göre yüksek tutarlarda olduğunu, Bilirkişilerin sovtaj bedeli olarak hasar bedelini tespit ettiklerini, bu tespitin kendilerince Bilirkişi Ek Raporunda da yer aldığını, bu anlamda yapılan tespitin, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, doğru olduğunu, hakkaniyete uygun olduğunu, Açıklamaları doğrultusunda, davacı tarafından istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, Yerel Mahkemece verilmiş olan kararda her ne kadar meydana geldiği iddia olunan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunun hükme bağlandığını, bunun kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, dosyada mübrez bulunan dilekçelerinde de belirttikleri gibi meydana geldiğinin iddia olunan hasar yükleme sırasında meydana gelmiş olduğunu, işbu yüklemenin, davacı tarafın kendi ekspertiz raporunda da belirttiği üzere, gönderici sorumluluğunda yapıldığını, diğer davalı ... ile davacının sigortalısı arasında yapılan sözleşmede de yüklemenin gönderici üzerinde olduğu yönünde mutabık kalındığını, bu anlamda, taraflarca yüklemenin kimin tarafından yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığını, yerel mahkemece alınmış olan bilirkişi raporlarında emtiada meydana geldiği iddia olunan hasarın yükleme sırasında oluştuğunun belirtildiğini, hatalı bir şekilde, bu yüklemenin müvekkil şirket sorumluluğunda yapıldığının beyan edildiğini, daha sonra rapora karşı itirazlarının yerel mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmediğini, haksız ve hukuka aykırı şekilde hazırlanmış olan bilirkişi raporunun yargılamaya esas teşkil edecek şekilde karar verildiğini, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için bilirkişi kök ve ek raporun yargılamaya esas teşkil edebilecek nitelikle olduğunun taraflarınca kabul edilirse, raporda meydana geldiği iddia olunan hasarın aracın seyir sırasında frenleme yapması veya yapmaması nedeni ile değil, yükün sabitlenmemiş olması nedeni ile meydana geldiği belirtilerek yükün hasarlanmasının taşıma - işletme ile ilgili sebeplerden değil, yükleme ile ilgili sorunlardan kaynaklandığının tespit edilmiş durumda olduğunu, yüklemenin davacının dava dışı sigortalısı gönderen tarafından yapıldığını, müvekkil şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, Bilirkişilerce tanzim olunan raporda TTK m.863 gereği emtianın taşıma güvenliğine uygun yüklenmesinin kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu, somut olayda hasarın taşıma - işletme ile değil yükleme ile ilgili sorunlara işaret ettiğinin tespit edildiğini, tüm bu tespitlere, TTK m.863 düzenlemesine aykırı şekilde yüklemenin davalılar sorumluluğunda olduğunu ve davalıların meydana geldiği iddia olunan hasardan sorumlu olduklarını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde karara bağlandığını, hiçbir şekilde müvekkil şirketin sorumluluğunun kabul anlamına gelmemek kaydı ile, daha önceki beyanlarında da belirttiklerini, diğer davalı ile davacının dava dışı sigortalısı arasında yapılan sözleşmede de yüklemenin gönderici üzerinde olduğu yönünde mutabık kalındığını, bir an için yüklemenin, ticari teamül ve başkaca bir sözleşme olmamasından kaynaklı olarak, taşıyanın sorumluluğunda olduğu düşünülse dahi ortada bunun aksi yönünde bir sözleşme mevcut olduğunu, bu anlamda, yüklemenin kimin sorumluluğunda olduğunun tarafların kabulünde olduğunu, herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, Somut olayda diğer davalı akdi taşıyan ... ile davacının sigortalısı arasında yapılan navlun teklifinin, taşıma sözleşmesinin dosyada mübrez olduğunu, diğer davalının 8.950,00 Euro tutarındaki navlun teklifine dahil hizmetler arasında emtianın teslim adresinden araca yüklemesinin yer almamakta olduğunu, teklife dahil olan yüklemenin fuar bitiminde standdan araca geri yüklenmesi gerektiğini, ancak teslimat adresinde yüklemenin davacının sigortalısı gönderici tarafından yapıldığını ve dosyada mübrez ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasarın fuar alanında tahliye edilirken yapılan kontrollerde fark edildiğini, bu durumda, hiçbir şekilde müvekkil şirketin sorumluluğunun kabul anlamına gelmemek kaydı ile, meydana geldiği iddia olunan hasarın yükleme kaynaklı olduğu iddia ediliyor ise bu durumda hasardan sorumlu olacak tek tarafın gönderici olduğunu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığının sözleşme şartlarından ve davacının kendi delili olan ekspertiz raporundan zaten anlaşılmakta olduğunu, bir an için yüklemenin taşıyanlar tarafından yapıldığı düşünülse bile Yerel Mahkeme tarafından alınan Bilirkişi kök raporunda \"1. Davalı tüm aracı tam olarak kendi organize ettiği yüklerle yüklemiş ise bu sorumluluğun 1. Davalı üzerinde olacağını, eğer 2. Davalının taşımasında farklı gönderenlere ve akdi taşıyıcılara ait yükler taşınmış ise, bu durumda yükleme sorumluluğunun 2. Davalı üzerinde olacaktır.\" şeklinde değerlendirme bulunduğunu, anılı değerlendirmede 1. Davalı olarak diğer davalı ..., 2. Davalı olarak da müvekkili şirketin anıldığını, işbu değerlendirmeye istinaden, araç içinde taşınan yükün taşıma talimatının diğer davalı tarafından müvekkili şirkete verildiğini, zaten diğer davalının cevap dilekçesinde araçta taşınan başka hiçbir üründe hasar meydana gelmediğinin belirtildiğini, faiz oranının hatalı tespit edildiğini, Her ne kadar yerel mahkemece verilen kararda alacağa değişen oranlarda avans faiz talep edilebileceği belirtilmişse de hükmün bu yönden de haksız ve hukuka aykırı olarak kurulduğunu, CMR Konvansiyonu m.27 gereğince istenilebilecek faiz yılda %5 ile sınırlandırıldığını, yerel mahkemece verilen kararın bu yönden de hatalı olduğunu, bozmayı gerektirdiğini, Yapmış oldukları açıklamalar neticesinde, itirazlarının yerel mahkemeye sunulan tüm beyanlarında da belirttiklerini, buna rağmen yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, eksik ve hatalı rapora dayanılarak kurulan hükmün de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bozmayı gerektirdiğini, İleri sürerek; Yukarıda izah ettikleri ve Mahkemece re'sen gözetilecek sebepler doğrultusunda davacının istinaf talebinin reddine, Yukarıda belirtmiş oldukları istinaf sebepleri doğrultusunda, usul ve yasaya aykırı olarak Yerel Mahkeme tarafından kurulmuş olan hükmün kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı malın davalılar tarafından uluslararası kara yolu ile taşınması sırasında zayii olduğu iddiası ile  sigortalıya ödenen sigorta tazminatının taşıyıcı davalılardan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın Türkiye-Almanya arası taşımasının davalılarca yapıldığını, taşıma sırasında hasarlanan emtianın hasar bedelinin müvekkili tarafından sigorta ettirene ödendiğini, ödenen 11.522,61 TL TL'nin davalılardan tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, davanın kabülü ile takibin devamına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil şirketin, uluslararası bir lojistik şirketi olup, fiili taşıma yapmadığını, sadece aracılık hizmetleri verdiğini, somut olayda da davacının sigortalısının fuarda kullanılmak üzere Almanya'ya gönderdiği emtianın taşınması işinde aracılık yaptığını, taşıma işinin fiili olarak müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, müvekkili şirketin bu taşımayı gerçekleştirecek alt taşıyıcıları temin ettiğini, bu taşımada da fiili taşımayı diğer davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, olayda CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, dava konusu yüklemenin davacının sigortalısı gönderici firmanın adresinde, firma yetkilileri tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin yükleme ve istiflemeye ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesi ile, usule ilişkin yetki, zamanaşımı, aktif husumet itirazlarında bulunduğunu, esasa yönelik ise; Meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin her ne kadar CMR senedine şerh düşülmüş olduğu iddia edilmiş ise de bunun ispatını yapar bir belgenin dosyada bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek bir hasar iddiası olmadığı gibi müvekkili şirket’e süresinde hasar ihbarının da bulunmadığını, sigortacının tek taraflı ve kendi talepleri doğrultusunda yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun taşıyanı bağlamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin taşıyıcı olarak sorumluluğunun CMR madde 23/3 gereğince sınırlı sorumluluk kapsamında tespitinin gerektiğini, faizin CMR konvansiyonuna uygun olarak talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Somut olayda, davacının sigortalısı ... MAK. SAN. VE TİC. A.Ş. firmasına ait Davacıya nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Almanya'daki fuar alanına gidiş-dönüş nakliyesinin davalı ... NAKLİYAT LTD. ŞTİ. Tarafından verilen 12/03/2019 tarihli nakliye teklifinin sigortalı tarafından kabul edilmesi üzerine  forwarder olarak taşımanın üstlenildiği, akdi taşıyıcı forwarder tarafından  taşıma işinin davalı ... ULUS. NAK. İHR.VE TİC. LTD. ŞTİ.'ne yaptırıldığı, emtianın CMR senetlerine istinaden ... / ... plakalı araç ile davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında PARSİYEL şekilde taşındığı, emtiaların fuar alanına varışını müteakip tahliye edilirken yapılan kontrollerde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine hasarlı teslime ilişkin şerh düşüldüğü, 27.03.2019 tarihinde ekspertiz talebi üzerine 28.03.2419 tarihinde Almanya'daki fuar alanında ve 08.05.2019 tarihinde Kocaeli'de sigortalı firmanın adresinde ekspertiz çalışması yapıldığı, yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda düzenlenen exper raporunda; Emtianın fuar alanında tahliye edilirken yapılan kontrollerde kompresörün ve yol verme panosunun birbirine çarpması sonucu hasarlandığının tespit edildiğini, CMR üzerinde;''Malzemeleri hasar görmüş olarak teslim aldım. Fotoğraflar mevcuttur. \" şeklinde belirtildiğini, nakliye sırasında meydana gelen sarsıntılar ve/veya ani frenlemeler sonucunda en arkada bulunan makinenin spanzeti/gergi kayışının koptuğu ve önünde istifli panoya çarpması sonucu hasarın oluştuğunu, kanaatine göre söz konusu hasarın istifleme hatası / sabitleme yetersizliğinden meydana geldiğini, sigortalı firma ile yapılan e-posta görüşmelerinde yüklemenin sigortalı tarafından yapıldığı bilgisinin yer aldığını, söz konusu hasarlı parçalar değişim / onarım olacağından dolayı sovtaja konu emtia bulunmadığını, net hasar tutarının 11.522,61 TL. Olduğu, söz konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ... Bankasından yapılan 27/05/2019 tarihli havale ile 11.522,61 TL. Ödeme yapıldığı, yapılan 11.522,61 TL. Lik ödemenin rücuen tahsili talebiyle 04/03/2020 tarihinde davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece hasar dosyası celbedilmiş, sigorta ve taşıma uzmanı ile makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış ve bilirkişi heyet raporuna tarafların itirazı üzerine ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Davalıların istinaf sebepleri incelendiğinde;29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00-TL olmuştur.Somut davada dava değeri= 11.522,61-TL'dir. Davalılar tarafından mahkemece kısmen kabul edilen miktar  istinafa konusu edilmiş  ve mahkemece kısmen kabul edilen miktar 2.339,37 -TL olup 5.880,00-TL'den düşüktür, buna göre kabul edilen miktar yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde,Davacı tarafça aldırılan exper raporunda; Söz konusu hasarlı parçalar değişim / onarım olacağından dolayı sovtaja konu emtia bulunmadığını, net hasar tutarının 11.522,61 TL. Olduğu belirtilmiş ise de, mahkemece aldırılan heyet raporunda ; Ekspetiz raporunda sovtaj değeri olmadığına dair tespitin hatalı olduğu, hasar gören emtialar içerisinde bulunan Turbo kompresöre ait olan ... marka ... tipindeki 2.400,00 € değerindeki motorun sovtaj değerinin olduğunu, hasar tespit raporunda, ... marka ... tipindeki motorun koruma kapağında hafif ezilme düzeltilerek boya yapılması yoluyla onarımın düşünüldüğü, fakat onarım görmüş olan makinenin sıfır ürün olarak satılamayacağının belirtildiğini, ezik olan kapağın düzeltilerek boyanması durumunda sıfır ürün olarak satılamayacağının doğru olduğunu ancak bu üründeki ezik kapak düzeltilerek boyanması durumunda piyasada alıcı bulabileceği, buna göre ... marka ... tipindeki motorun Sovtaj değerinin 1.500,00 € (1 € = 6,1224 TL hasar tarihindeki kur) = 9.183,60 TL olduğu ,  bu durumda; toplam hasar miktarından sigorta muafiyeti düşüldüğünde bulunan 11.522,61 TL’den sovtaj değeri olan 9.183,60 TL düşüldüğünde 2.339,01 TL.nin davacı tarafından davalılardan talep edebileceğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından kök rapora karşı verdiği itiraz dilekçesinde; Hasarlı parçalar/değişim/onarım olacağından sovtaja konu emtia olmadığı, sovtaj bedelinin tespitine yönelik piyasa ve emsal araştırması yapılmadığı belirtilerek itiraz edildiği, itirazlar doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan ek raporda ise; Bilirkişilerce kullanılan \"sovtaj\" kavramının hasarlı kıymet için kullanıldığını, hasarlı kıymet ile hasarsız kıymet arasındaki farkın ise hasar zararı olduğunu, sovtaj hesabı için her şekilde yenisi ile değiştirme, satılma ya da kenara ayırmanın zaruri olmadığını, somut olayda sovtaj kavramının hasarlı değer olarak kullanıldığını, kök raporda belirtildiği üzere hasarlandığı iddia olunan emtiaya ilişkin olarak birtakım tamir - bakım ve boya ile hasarın giderildiğini, öyleyse hasar zararının bu giderim bedeli olduğunu,  davacı tarafın ödediği tutarın ise tespit edilen bu hasar giderim bedellerinin çok üzerinde bir tutar olduğununun belirtildiği, davacının istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği gibi pert - hurda olmadığı halde sadece bakım, tamir ve onarım için ödendiği ileri sürülen miktarların dosya kapsamına göre yüksek tutarlarda olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin dosya kapsamında sunulan deliller ışığında aldığı bilirkişi heyet raporu ve itirazları giderir ek rapor içeriğindeki tespitlere dayalı olarak kurduğu hüküm ve gerekçesinde, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı, hükümde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ... İhracat ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, bu davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalı ... İhracat ve Ticaret Limited Şirketi' nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Nakliyat Limited Şirketi'nden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, bu davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın  davalı ... Nakliyat Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee12c7637a974d02","SID":"331e77a81fdc4773"}}