{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/353 <br>KARAR NO: 2024/1387<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2021<br>NUMARASI: 2018/501 Esas - 2021/795 Karar<br>DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Fransa'da fuarda sergilenecek olan 110.000 Euro değerindeki kompozit otoklavın, Eskişehir'den İstanbul'a taşınması için davalı taşıyan ...'ye ait ... plakalı çekici ve ... plaka sayılı yarı römorka yüklendiğini, sürücünün ... olup, ... (...) ... tarafından 15.02.2018 tarihli taşıma irsaliyesi düzenlendiğini, davalı ... tarafından  Eskişehir-İstanbul arasındaki taşıma nedeniyle 15.02.2018 tarihli 110.000-Euro (517.242,00-TL) bedelli, \"All Risks\" teminatını içeren Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 15.02.2018 tarihinde saat 21:00 sıralarında sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarparak tek taraflı trafik kazasında otoklavın araçtan düşerek kullanılamaz hale geldiğini,taşıyıcı ...ler'e 27.02.2018 tarihli ihtarname gönderildiğini, sigorta hasar dosyasında yapılacak testler sonucunda basınçlı gövdenin kullanılabileceği kararına varılması halinde sigortadan talep edilecek meblağın 363.626,83-TL (77.698-Euro) olacağının, kullanılamayacak durumda olduğu sonucuna varılması halinde ise maliyetin değişeceğinin belirtildiği, ancak sigorta şirketinin 24.04.2018 tarihli yazı ile poliçe gereği yazılı bir taşıma sözleşmesi olmadan ödeme yapılamayacağının bildirildiğini,TTK'nın 1425/2. maddesi uyarınca  poliçe ve zeyilname içeriğinin teklifnameden ve kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde sigortalının, lehdarın ve sigorta ettirenin aleyhinde olan değişikliklerin geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıma öncesi TTK md. 1447'ye uygun olarak üzerine düşen bilgi verme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, davalı ... şirketinin teklifi kabul ederek ve kendisine verilen bilgileri yeterli görerek poliçe düzenlediğini, sigorta şirketinin, teminat verirken taşıyıcı ile yazılı bir taşıma sözleşmesi yapılmasını aramadığını, TTK'nın 1423. maddesi gereğince sigortacının aydınlatma yükümlülüğü olduğunu, bu hususta bilgilendirme yapılmadığını, sigorta şirketinin poliçede öngördüğü özel şartın TTK'nun 1425/2 ve 1452. maddeleri uyarınca hükümsüz olduğunu belirterek 77.698-Euro'nun 16.02.2018 tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili; yükleme ve istiflemeyi göndericinin yapması nedeniyle sorumluluğun kendilerine ait olmadığını, yüklemenin gönderene ait olduğu durumlarda yükleme hatasından kaynaklanan zarardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, buna ilişkin sözleşme bulunmadığını, eksper raporunda kusura ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, hasar bedelinin neye dayanarak hesaplandığının belli olmayıp talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   Davalı ...Ş. vekili; nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlenmiş ise de taşımanın sigorta poliçesindeki teminat şartlarına aykırı olarak yaptırıldığını, sigorta poliçesinde \"teminatın, taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkıyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir. aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.\" düzenlemesi bulunduğunu, taşımanın gerçek kişi taşımacı tarafından yapıldığından sigorta poliçesi şartına göre hasarın teminat dışı kaldığını, davacının yazılı sözleşme sunmadığını, sigorta poliçesinin davacının poliçede yer alan şartları kabul etmesi ile her iki tarafın anlaşması sonucu tanzim edildiğini, sonrasında şartların bilinmediği veya kendilerine bildirilmediği şeklinde iddiaların ileri sürülmesinin açıkça kötüniyetli olduğunu, davacının prim ödemesi yapıldığını gösterir her hangi bir ödeme belgesi sunmadığını,  poliçede gösterilen sigorta bedelinin de  sadece üst limit olduğunu, sorumluluk olması halinde dahi gerçek zararın tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hasarın birinci derecede yükleme  ve sabitleme hatasından kaynaklandığı, davalı nakliyeci ...'nın bu nedenle % 25 oranda kusurlu olduğu, TTK'nın 887. maddesi gereğince taşıyıcı yardımcısı olarak davalı ...'ün taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, taşıyanın TTK'nın 882. maddesindeki sınırlı sorumluluk miktarının 451.882,47-TL olup tespit edilen sorumluluğunun bu miktarın altında kaldığı, kusur oranına göre sorumlu olduğu miktarın 90.904,43-TL olduğu, taşıma sözleşmesinde taşınan eşyanın değerinin Euro olarak belirtilmemesi ve teslim alınan ve teslim edilecek yerlerin Türkiye sınırları içinde olmasına göre zararın taşıyan ve yardımcısı açısından TL olarak takdir edilmesi gerektiği, bu davalılar açısından temerrüt tarihinin ihtarname ile verilen sürenin bitim tarihi olduğu, sigorta şirketi yönünden poliçede taşıyıcının tüzel kişi şirket olması ve yazılı taşıma sözleşmesi bulunması şartı var ise de acente sıfatıyla gönderilen e-postadaki Emtea Sigorta Bilgi Formunda, taşıyıcı olarak ...'nin isminin yazılı olduğu, buna rağmen ilgili poliçenin düzenlendiği, bu durumun baştan beri vaat edilen teminatın geçersiz kılınmasını sağladığı, TTK 1425/2 maddesi de dikkate alındığında poliçedeki tüzel kişi taşıyıcı  şartının geçersiz olduğu, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödenmesi ile başlayacak ise de zararın gerçekleşmesinden sonra prim ödemesinin kabul edildiği dikkate alındığında bu hususun TTK'nın 1421. maddesi kapsamında taraflar arasında \"aksine sözleşme\" olarak değerlendirilmesi gerektiği, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin tespit ettiği hasar tutarının bilirkişi kurulunca da kabul edilebilir olduğunun tespit edildiği, bu miktardan %1 muafiyet miktarının da düşülmesi gerektiği, buna göre sigorta şirketinin 358.445,31-TL'den sorumlu olduğu, bu miktarın sigorta bedelinin altında kaldığı, poliçede sigorta bedelinin döviz olarak istenebileceği açıkça kararlaştırılmadığı düşünülebilirse de emtia sigortası bilgi formunda sigorta bedelinin Euro olarak gösterildiği, sigorta poliçesinde sigorta bedeli / artırılmış bedel yanında 110.000-Euro yazılı olduğu, aynı poliçede döviz kurunun da yazılı olması ve bunların altında primin hesaplanması kısmında sigorta bedelinin TL olarak gösterilmesinin poliçe bedelini hesabına yönelik olduğu, tüm bunlara göre sigorta bedelinin Euro olduğunda şüphe olmadığı, davalı ... şirketinin ekspertiz tarihi olan 16.02.2018 tarihi itibariyle hasara muttali olduğu, bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.869,46-Euro'nun 16.03.2018 tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile davalılardan (davalılar ... ve ... açısından 90.904,43-TL ve 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, davacı tarafından sigorta poliçesinde yer alan hükümlere ve teminat şartlarına aykırı olarak taşıma işlemi yaptırıldığını, sigorta poliçesinde  nakliyecinin  tüzel kişilik olması ve sevkıyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerli olduğunun düzenlendiğini, taşıma gerçek kişi tarafından yapıldığından teminat dışı kaldığını, poliçe şartlarının açık olduğunu, kusurun diğer davalılarda olduğunu, zararın durumu ve  miktarına ilişkin araştırma yapılmadan onarım teklifi üzerinden düzenlenen ekspertiz raporu esas alınarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, emtianın ne olduğu ve gerçek zararın araştırılmadığını, ayrıca mahkemece  sorumlu olunduğunun kabul edilmesi halinde dahi poliçe priminin Türk Lirası olarak tahsil edilmesine rağmen tazminatın euro üzerinden kabul edilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yurt içi taşımada trafik kazasında hasarlanan emtia bedelinin  davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Davacıya ait kompozit otoklav fuarda sergilenmek üzere  15.2.2018 tarihli taşıma irsaliyesi ile taşıyıcı ... (...) ...'ye ait ... sevk ve idaresindeki kamyona yüklenerek Eskişehir'den İstanbul'a doğru yola çıktığı, aynı gün akşam saatlerinde sürücünün hakimiyeti kaybederek yol kenarındaki bariyerlere çarpması sonucu oluşan tek taraflı trafik kazasında emtia araçtan düşerek hasarlanmıştır. Davacı şirket tarafından davalı 15.2.2018 tarihi saat 10:48'de şirket acentesine \"emtia nakliye sigortası istekleri ile ilgili formun işleme alınması \"isteği üzerine  saat 16:20'de poliçe davacı şirkete iletilmiştir. Davacı tarafça işleme alınan \"emtia sigortası bilgi formunda\" nakliyeci ... -aracın plakası ... olarak yazılıdır. Davacının sigorta bilgi formunda ki isteğin  kabul edilmediğine ilişkin bir bildirim yapılmamış, aynı tarihte sigorta şirketi tarafından 15.02.2018 tarihli Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin ön yüzünde \"tüzel kişilik notu\" altında \"teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkıyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine yapılması kaydı ile geçerlidir. Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.\" notu bulunmaktadır. Bu kayda dayanılarak, hasar tazmini talebi davalı tarafça reddedilmiştir. Sigorta emtia bilgi formunda sigorta bedeli 110.000-Euro olarak gösterilmiştir. Davacının teklifine uyarak poliçe düzenleyen davalı taşımayı yapan taşımacının gerçek kişi olduğunu bildiği halde ve yazılı bir sözleşme istemeden poliçe düzenlediğinden bu hükmü ileri sürerek ödemeden kaçınmasının mümkün olmadığına yönelik gerekçe yerindedir. Poliçede sigorta bedeli 110.000-Euro olup,poliçe  döviz kuru da gösterilmiştir.Prim hesabının yapıldığı kısımda ise  517.242 -TL olarak yazılı olması prim hesaplanmasına ilişkin olduğu ,davacının teklifinde 110.000-euro yazılı olduğuna göre sigorta bedelinin 110.000-euro olduğunun kabulünde de isabetsizlik yoktur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde  gerçek zararın tesbit edilmediğini ileri sürmüştür. Ekspertiz incelemesinin ilgili resim ve evraklar ile Eskişehir'de hasarlı emtianın bulunduğu sigortalının adresinde yapıldığı, ekspertiz incelemesinde gövde dışında bütün bölümlerde ağır hasar olduğu, gövdenin kurtarılıp kurtarılmayacağının yapılacak kontrol ile belli olacağı, fabrikada her birim makinadaki hasarın incelenmesi sonucu raporun düzenleneceği, onarım için hazırlanan hasar tespit raporu ve maliyet raporuna göre toplam maliyetin 15.2.2018 kaza tarihi itibari ile 363.626,83-TL/ 77.698,04-Euro olduğu, yapılacak testler sonucu basınçlı gövdenin kullanılabileceği kararına varılırsa talep edilecek miktarın tespit edilen miktar olup aksi durumda yeniden hesaplama yapılmasının gerekeceği belirtilmiştir. Basınçlı gövdenin kurtarılıp kurtarılmadığı konusunda dosyada bir belge bulunmamaktadır.Bilirkişi raporunda gövdenin kullanılabileceği kabul edilerek yapılan değerlendirmede ekspertiz raporunda hesaplanan onarım listesine göre hasar 76.964,27-Euro olarak kabul edilmiştir. Hasarlı makinenin 110.000-Euro bedel ile sigortalandığı, onarım bedelinin ise eksper raporundaki tespitler benimsenerek 76.964-Euro olarak belirlendiği, tamir masrafı sigorta bedeline çok yaklaştığı halde bilirkişi raporunda tamirin ekonomik olup olmadığı belirlenmemiştir.\" taşıyıcının sorumluluğu sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin işbu uyuşmazlıkta sigorta tazminatı olarak gerçek zarara hükmedilmesi gerekmektedir.\" (Yargıtay 11. HD.'nin 2014/14448 Esas -16894 Karar sayılı ilamı) Mahkemece, öncelikle hasarlanan makinenin kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, bu bedelden hurda değerinin indirilerek sonucuna göre tamir edilmesinin mi yoksa pert total olarak kabulünün ekonomik olup olmayacağının belirlenmesi gerekir. Bilirkişi raporunda bu husus incelenmemiş, mahkemece de üzerinde durulmamıştır. Rayiç değerinden sovtaj düşülmesi halinde tespit edilecek hasar bedelinin, tamir bedelinden düşük olup olmadığı, emtianın tamir edilmesinin mi pert total kabul edilmesinin mi daha ekonomik olduğu hususunda inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan ekspertiz raporunda belirlenen onarım masraflarının gerçek zarar teşkil ettiğinin kabulüyle  davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin gerçek zararın tespit edilmediğine yönelik  istinaf nedeni yerinde görüldüğünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 Tarih 2018/501 Esas - 2021/795 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;  \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı ... tarafından yatırılan 6.802,21-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91d136e6115f623b","SID":"82de8246542ce901"}}