{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2024<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/11/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin .... ve ... alacaklı olduğunu, bu alacağına karşılık anılan şirketlerin keşideci ve ciranta olduğu bir takım çeklerin müvekkiline verildiğini, çek keşide tarihleri geldiğinde müvekkilinin çekler ilgili bankaya ibraz ibraz edildiğini, ancak karşılığı olmadığından karşılıksızdır işlemi  konulmuş olduğunu, bir kısım çekler hakkında da Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarından çeklerin kaybolduğu iddiası ile açılan bir dava neticesinde ödemen men yasağı bulunduğunun çeklere şerh edildiğini, davacının söz konusu çek keşidecisi ve ciranta olan borçlu şirketlerden alacağını tahsil edememesi üzerine Kumluca İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlamış olduğunu, belirtilen icra takip dosyası kesinleşmiş ise de borçlu şirketlerin davacıya borçlarını ödemediklerini, icra takip dosyasında borçlu şirketler adına kayıtlı taşınmaz ya da araç bulunmadığını, banka hesaplarına da haciz konulsa da hiç bir ödeme alınamamış hacze kabil mal bulunmamakla aciz halinin ortada olduğunu, gelinen aşamada borçlu şirketler adlarına bir çok çek keşide etmiş olduklarını ve piyasa borcunun hayli fazla olduğunu, yani borca batık durumda olduğunu, piyasaya olan borçlarını ödememek ve gelecek olan alacaklılardan haciz işlemlerini önüne geçmek için davalı şirketi borçlu şirketlerin de yanında çalışan ...adına kurmuş olduklarını, borçlu şirketin de davalı şirket faaliyet adresinde daha önce kurulmuş olduğunu, gelinen aşamada borca batık olduğundan ve kötü niyetli olarak borçlarını ödememek için borçlu şirket adresleri yine başka bir aynı adrese taşınmış ve yerine hacizlerden korunmak için sanki farklı bir tüzel kişilikmiş gibi davalı şirketin kurulmuş olduğunu, yine kurulan bu şirketin daha önce borçlu şirketlerde çalışan davalı şirket ortağı adına kurulmuş olduğunu, yine borçlu şirketlerin de davalı şirket ortağında onlarca satış ve alış vekaleti ile işlemlerini ve kayıtlarının mevcut olduğunu, aynı adreste aynı iş kolunda ve aynı müşteri portföyü ile çalışarak borçların önüne geçilmek sureti ile hacizlerden koruma zırhı giymeye çalışıldığını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yine aynı borçlu şirketler için davalı şirketin halen mevcut adresine hacze gidildiğini, hacze gidilen adreste davalı şirket yetkilisinin bizahati hazır bulunmuş olduğunu ve iş yerini kendisinin devir aldığını ve faaliyeti yeni yani davalı şirketten devam ettiğini imzası ile belirtmiş olduğunu, davalı şirketten alacağın tahsili amacı ile başvurulup arabuluculuk görüşmesi yapılsa da Kumluca arabulucuk Bürosu ... arabuluculuk dosyası ile anlaşmaya varılamadığını, davalı şirket ile borçlu şirket faaliyetin alanları, iş kolu, faaliyet adresi, müşteri portföyüne varıncaya kadar ayın olduğunu, kötü niyetli olarak yeni bir tüzel kişilik kurarak borçtan kurtulmaya çalışıldığını, yeni kurulan şirketin kuruluş tarihine de bakıldığında zaten borçların doğumundan çok kısa bir zamanda olduğunun tespit edilebileceğini, şirketler arasında bulunan organik bağdan davalı şirket tüm eski şirket borçlarından da sorumlu olduğunu, ayrıca davalı şirket yetkilisi yukarıda anılan dava dışı icra dosyasındaki haciz zaptında da devir aldığını bizzat imzası ile beyan etmiş olduğunu, işbu sebeplerle de zaten 2 yıl süre ile tüm devirden önceki borçtan kanun gereği sorumlu olduğunu, davacının tüm ticari emtiyasını ve parasını davalı şirketlere kaptırdığını, hiçbir geliri, parası taşınmazı ve taşıtının kalmadığını, yargılama giderlerini ödeyebilecek gücünün olmadığını, işbu sebeple de adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, haklarını alabileceği davanın harcını dahi açabilecek durumda olmadığını, ayrıca davalının tüm mal varlığını sürekli olarak aktarıp kötü niyet ile borçlarını ödemekten kaçınmanın önüne geçmek için davalı şirketin araç ve taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir ve bankadaki mevduatlarını kaçırmaması için takip miktarı kadar ihtiyati haciz  kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri yönünden karar vermeye yetecek derecede yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..,. alacaklı olduğunu, bu alacağına karşılık anılan şirketlerin keşidecisi ve cirantası olduğu bir takım çeklerin müvekkiline verdiğini, keşide tarihleri geldiğinde bankaya ibraz edildiğini ancak karşılıksız işlemi yapıldığını, Antalya 3.ATM'nin  ... Esas sayılı dosyasından çeklerin kaybolduğu iddiasıyla açılan davada  ödemeden men yasağının bulunduğunu çeklere şerh edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin çek bedellerini tahsili amacıyla Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .,.. Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketler adına kayıtlı taşınmaz yada araç bulunamadığını, ihtiyati tedbir talepleri reddedilse de dosyada dava dilekçesi ekinde sundukları davalı şirket yetkilisinin haciz tutanağındaki imzalı beyanı ile borçlu şirketi devir aldığını belirttiğini, borçlu şirket yetkilisinin de defalarca haciz mahallinde bulunmuş olup, organik bağ hususunun taraflarınca ispatlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa tabi ara karar, 01/07/2024 tarihli ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu yargılamayı gerektirir bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu  istinaf karar harcın ilk derece mahkemesi yargılama sonucunda değerlendirilmesine,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e3096ad1d2c3835","SID":"7863d2762e6ee669"}}