{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>TEMSİLCİ\t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/10/2023<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında .... güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmelere istinaden düzenlenen hizmet bedelini ödemediğini, davalının gerek sözleşme hükümleri gerekse de tarafına gönderilen ihtarname ile temerrüde düştüğünü ve müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiğini, müvekkilinin alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında kesilen ve kesinleşen bir cari hesap bulunmadığından dava tarihi itibariyle alacak talebinde bulunulamayacağını, müvekkilinin takipten önce temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafından eksik ve ayıplı hizmet ifa edildiğini, işçi alacaklarının ödenmediğini, davacının eldeki davayı açmakta ve bu davaya konu edilen icra takibini başlatmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine  tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından yargılama sırasında taraflar arasında 16.03.2020 tarihli sulh protokolü akdedildiği  ileri sürülerek anılan protokol ibraz edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dava; İtirazın İptali davasıdır.<br>Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; <br>Davacı vekili davalı aleyhine itirazın iptali davası açtığı, Öncelikle teminatsız,  mahkeme aksi kanaatte ise Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu alacağı karşılayacak kadar borçlunun taşınır, taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı-borçlunun Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Davalı- borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep ve dava ettiği,<br>Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlendiği, <br>6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi gereği; \"(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.<br>\" şeklinde yapılan düzenlemeler ile,<br>6100 Sayılı HMK'nın 313. Maddesi gereği; \"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Aynı kanunun 314. Maddesinde; \" (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Aynı kanunun 315. Maddesinde;  (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.\" şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında,  <br>Davalı vekilinin 20/05/2022 tarihli beyan dilekçesi ile; davacı ile müvekkili olan şirket 16/03/2020 tarihli sulh protokolünü akdettiğini, Sulh Protokolüne göre; ......  ile ...... Mevlana arasında akdedilen, 07.06.2019 ve 01.08.2019 başlangıç tarihli 2 adet güvenlik sözleşmesinin bulunduğu, .......Mevlana' nın, sözü edilen 2 adet güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı olmak üzere, ... A.Ş.' den 128.699,33TL.alacağı olduğu ancak ..... A.Ş.' nin, işyerlerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle ve .... Mevlana' nın işçilerinin açmış oldukları işçi alacağı davaları nedeniyle, .....Mevlana' dan, şimdilik 60.000,00TL.alacağının bulunduğu, ... A.Ş.' nin, şimdilik 60.000,00TL.olan alacağını, ..... Mevlana' ya olan borcundan mahsup edeceğini, ... A.Ş.' nin, mahsup edilen 60.000,00TL.' nin 30.000,00TL.' si için, .... Mevlana' ya hırsızlık yansıtma faturası düzenleyeceği, Kalan 30.000,00TL.' nin işçiler tarafından açılan, işçilik alacağı davalarına mahsup edileceği kararlaştırılmıştır. ... A.Ş.' nin, .... Mevlana' ya borcu olan 128.699,33TL.' den, 60.000,00TL.mahsup edilince kalan tutar olan 68.699,33TL.' nin, ... A.Ş.tarafından .... Mevlana' ya ödenmesi kararlaştırıldığını, 68.699,33TL. İçin Müvekkil ... A.Ş., .... Mevlana' ya çek keşide etmiştir, .... Mevlana' ya çekin karşılığı  olan 68.699,33TL ödendiğini beyan ettiği,<br>Ayrıca aynı tarihli dilekçe ile sulh protokolünü, davacı .... Mevlana Ltd. Şti. adına ... imzaladığını, dilekçe ekinde, ...'ın davacı şirket tarafından yetkili kılındığı, vekaletnameyi sunduklarını, sulh sözleşmesini, davacı şirket adına imzalayan ..., vekaletname ile yetkili kılındığını,\t..., 11.08.2020 tarihli şüpheli ifade tutanağında yazılı olan ifadesinde; özetle; 2015 yılından beri .... mevlana güvenlik hizmetleri şirketinde çalıştığını, ... ile .... mevlana' nın 2019 yılında anşalmazlık yaşadığını, .... mevlana'nın yetkilisi olan ...' in kendisine verdiği vekaletnameye binaen, ... ile muvafakatnameyi kendisinin imzaladığını beyan ve ikrar ettiğini beyan etmiştir.<br>Aynı tarihli dilekçe ekinde sunulan 07/03/2019 tarih ve ......yevmine numaralı vekaletname de davacının ...'a vekalet vermiş olduğu görülmüştür.<br>20/08/2020 tarihli şüpheli ifade tutanağında ifadesi alınan ...: \" Konya C.Başsavcılığının Soruşturma No: ...... sayılı evrakı ve ekleri tarafıma okundu. Konu hakkında bilgi sahibi oldum. .... Güvenlik ve Koruma Hizmetler imited Şirketinde görev proje yönetim uzmanı olarak 2015 yılından beridir çalışmaktayım. ... Şirketi ile 2019 yılı içerisinde bir anlaşmazlık sonucunda müşteki şirket tarafından sözleşme fesih edildi. Hak edişlerimizi alamamamızdan dolayı kendilerine mail gönderilmişti. Bundan dolayı tek taraflı fesih ettiler. Kendileri Uzunca bir zaman ödemede bulunmadılar. Buna istinaden de kendileri, bizimle anlaşmak istediler. Bende şirket yetkilisi ... in vermiş olduğu vekâletnameye binaen, vekâletnamede geçen yapılabilir ve imzalayabilir neticesinde ... nın yetkilisi .... nezaretinde muvafakat name imzalanmıştır. Benim kesinlikle hileli bir davranışım olmamıştır. Bana verilen vekâletname ile kendilerine muvafakat nameyi imzaladım. Sonuç olarak şahsım adına dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum dedi.\" şeklinde ifade vermiş olduğu anlaşılmakla,<br>16/03/2020 tarihli SÖZLEŞME FESİH PROTOKOLÜ incelemesinde;1-Yüklenicinin ... YAPI'dan yukarıda izah edilen sözleşmeden kaynaklanan 128.699,33 TL, alacağı mevcuttur. Ancak, ... YAPI'nın / sözleşmeden kaynaklı verilen hizmet nedeniyle Yüklenici'den işyeri/işyerlerinde meydana gelen hırsızlık ve Yüklenicinin çalıştırmış olduğu personellerinin açmış olduğu davalar(........, ......, Konya ..İş Mahkemesi ...... E, ...... Konya ..İş Mâhkemesi ....... E., ...... Konya ..İş Mahkemesi .... E.) sebebiyle şimdilik 60.000,00 TL.'yi Yüklenicinin alacağından mahsup edecek olup, Yüklenici bu duruma şartsız muvafakat etmektedir. (... 60.000,00 TL. Mahsup edilen tutarın 30.000,00 TL.'sı için Yükleniciye iade faturası düzenleyecektir. Kalan 30.000,00 TL.'sı ise açılan davalara mahsup edilecektir.) 2- İş bu Devam eden iş davaları sebebiyle ... Yapı'nın yukarıda mahsup edilen bedelden daha fazla ödeme yapmak durumunda kalması halinde; yüklenici fazla ödenen bu tutarı ödeyeceğini gayri kabili rucü kabul ve taahhüt etmektedir. ... Yapı'nın Yükleniciye geri ödeyeceği toplam borç: 68.699,33 TL'dir. Bu borç, İşbu bu protokolün imzalanmasını müteakip başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ... Yapı tarafından 2 (iki) ay İçerisinde Yüklenicinin sözleşmede belirtilmiş olan Banka hesabına EFT suretiyle ödenecektir. Buna karşılık Yüklenici ... Yapı aleyhine başlatmış olduğu icra takibi ve/veya davalardan feragat edeceğini kabul beyan taahhüt eder. 3- Taraflar, yukarıda izah edilen hususlar dışında vekalet ücreti, masraf, tazminat vs. herhangi bir alacaklarının veya taleplerinin bulunmadığını, bu şartlarla birbirlerini ibra eylediklerini kabul, beyan ve taahhüt ederler şeklinde imza altına alındığı anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar davalı ticari defterlerinin incelenmesinde, borçlu olduğu rapor edilmişse de (davacı ticari defter ibrazından imtina etmiştir.) sulh protokolünün 2020 yılında yapılmış olduğu, davanın 2019 yılında açıldığı düşünüldüğünden tarafların sulh olduğu sonuç ve kanaatine varılarak (zira vekaletnamedeki yetki ihalelerle ilgili olduğu, sözleşme yapma yetkisi olduğu, huzurdaki davanın kaynağını da davacının davaya konu alacağı da ihale işinden kaynaklandığı dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla) davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...\" gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece her ne kadar, sulh protokolüne dayanarak ve protokolde imzası bulunan ...'ın beyanı doğrultusunda karar verilmiş ise de, ...'ın sulh protokolü imzalama yetkisinin bulunmadığını, vekaletnamede yetkisi bulunmayan dava dışı üçüncü kişi ile yapılan sulh protokolünün müvekkili yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, davalı tarafça sunulan protokolde ne  icra dosyası ne de dava dosya numarasının bildirildiğini, bunun da protokolün dava ve icra dosyasını kapsamadığının kanıtı olduğunu, mahkemenin sulh protokolü doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de yer vermediğini, alınan bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davalının borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu hususun davalı tarafça da ikrar edildiğini, takip ve dava tarihi itibariyle davalının borçlu olduğunu, alacağın likit hale geldiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta karar verilmemesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek,  mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın ''Sulh'' başlıklı 313. maddesinde '' (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.<br>(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.<br>(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.<br>(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı Yasa'nın  ''Sulhun Etkisi'' başlıklı 315. maddesinde de '' (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.<br> (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.'' hükmü yer almaktadır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, davalı tarafça yargılama sırasında  taraflar arasında 16.03.2020 tarihli sulh protokolü akdedildiği ileri sürülerek protokolün ibraz edildiği, davacı tarafça anılan protokolün kabul edilmediği, protokolü imzalayan kişinin sulh protokolü imzalama yetkisi bulunmadığı gibi, protokolün dava ve dava konusu takip dosyasını kapsamadığının beyan edildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle mahkemece sulh sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespit edilmesi, sulh sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılması halinde de, HMK'nın 315. maddesi uyarınca taraflarca sulh kapsamında karar verilmesinin talep edilmesi durumunda sulhe  göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2023 tarih,...... Esas- ..... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"851090bcc4e1b5b2","SID":"0c613c10e024d4a6"}}