{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1195 <br>KARAR NO: 2024/1428<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/28 <br>KARAR NO: 2024/569<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2024<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 23/10/2020 tarihinde 1 yıllık süre için akdedilen Ciro Paylaşımına Dayalı Hekimlik (Sağlık) Hizmeti Alım Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gereken Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin faturaya dayalı hizmet bedellerinin ödenmemiş olması ve müvekkil şirketin sözleşme süresinin sonuna kadar hak kazanacağı ancak davalı şirketin hukuka ve sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedilmiş olması sebebiyle yoksun kalınan karın ödenmesi gerektiğini beyanla, fatura alacağı 49.600,00 TL ve yoksun kalınan kar ile gelir kaybı bakımından şimdilik 400,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aynı faturalara dayalı olarak davalı tarafça Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden feragat işlemi yapılmadan alacak davası açılamayacağını, derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirket yetkilisi hekim ...'nün çalıştığı süre zarfında düzenlenen faturaların ödediğini ancak hekim ...'nün özel muayene açacağını bu nedenle işten ayrılmak istediğini ifade etmesi üzerine bu talebin müvekkili firma yetkililerince uygun bulunmadığını, davacı firma yetkilisinin müvekkili firmaya gönderdiği ihbarname ve istifaname yazılarında herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeden istifa ettiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 40.000,00 TL cezai şart tutarının ödenmesinin davacı firma ve ortağı hekimden talep edildiğini, ihtarname gönderilerek fatura düzenlendiğini ve davacının cari hesabına borç olarak kaydedildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili firmanın davacıya bir borcu olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davacının davayı takip etmemesi nedeni ile mahkememizce 06/03/2024 tarihinde iş bu dava dosyasının HMK 150. Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacının talebi üzerine 07/03/2024 tarihinde yenilendiği, yenileme tensip zaptı ile birlikte bilirkişi ek ücretinin ödenmesine karar verildiği ve duruşma gününün davacı vekiline e-tebliğ yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin 22/05/2024 tarihli duruşmaya da katılmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı görülmüştür. HMK 320/4 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra tekrar takipsiz bırakıldığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.\"<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde açıklamalarını tekrar ederek, dosyaya takipsizliğinin olmadığını, İstanbul şartlarında trafikten dolayı ve aynı gün pek çok duruşması olduğundan gecikme yaşandığını, işbu dilekçe ekinde o günkü duruşma yoğunluğumuzu bildiren duruşma listesinin sunulduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla mahrum kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması\" başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasına göre; \"Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.\", HMK'nın 316-322.maddeleri arasında ise basit yargılama usulü düzenlenmiş ve HMK'nın 320/4 maddesinde \"Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.\" hükmüne yer verilmiştir. Yani basit yargılama usulüne tabi olan davalarda, dosya ilk kez takipsiz bırakılmasının ardından yenilenerek tekrar işleme alındığı takdirde, ikinci kez takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir. Dosya incelendiğinde; 06/03/2024 tarihli 7.celsede HMK'nın 150.maddesi gereğince dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 07/03/2024 tarihinde dosyanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece 08/03/2024 tarihinde yenileme tensip zaptı düzenlenerek davanın kaldığı yerden devamına ve duruşmanın 22/05/2024 günü saat 11:10'a bırakılmasına karar verilmiş, yeni duruşma günü davacı vekiline 13/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili Av. ... tarafından 20/05/2024 tarihli dilekçe sunularak e-duruşma talebinin kabulüne aksi takdirde mazeretli sayılmasına karar verilmesinin talep edilmiş, yine davalı vekili Av. ... tarafından 22/05/2024 tarihinde sunulan dilekçede başka mahkemelerde olan duruşmaları sebebiyle duruşmanın 20 dakika bekletilmesi, aksi halde mazeretli sayılması talep edilmiştir. -Mahkemece 22/05/2024 tarihli celseye ilişkin tutanağın saat 11:22:48'de açıldığı, duruşmaya davalı vekili Av. ...'ın katıldığı, mahkemece tutanağın;\"Davacı vekilinin bekletme olmadığı takdirde mazeret dilekçesi ibraz ettiği görüldü.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu görüldü. Davalı vekilinden soruldu; rapora itirazlarımızı tekrar ederiz, davacının haklı feshi yoktur, davanın reddine karar verilsin dedi.<br>GD: 1-Davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününün masraf var ise davetiye ile bildirilmesine, masraf  yok ise UYAP üzerinden öğrenilmesine, .... Bu nedenle duruşmanın 03/07/2024 günü saat 11:50 bırakılmasına karar verildi.\" şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalı vekili Av. ... tarafından 22/05/2024 tarihinde saat 16:13:02'de sunulan dilekçe ile; \"Mahkemenizde bugün görülen duruşmada her ne kadar davacı adına bekletme atılmış gibi görünse de, bekletme tarafımızca sehven atılmıştır. Duruşmaya Av. ... duruşmaya e-duruşma vasıtasıyla iştirak etmiştir. Davacı dosyayı takip etmediğinden, davasını takip etmeyen davacının davasının HMK 150. Madde kapsamında düşürülmesini talep ederim.\" şeklinde beyan ve talep sunmuştur.  -Mahkemece 22/05/2024 tarihinde saat 16:16:17'de celse açılarak; \"Mahkememiz dosyası her ne kadar 03/07/2024 tarihine atılı ise de 22/05/2024 gün ve saat 16:15:06 da celse açıldı. Mahkememiz dosyasının 22/05/2024 tarihli 8 nolu celsesinde davalı vekilinin e duruşma ile duruşmaya katıldığı, davacı ve vekilinin duruşmaya katılmadığı davalının diğer vekili olan Av. ... tarafından gönderilen bekletme/mazeret dilekçesinin dilekçe içeriği dikkate alınarak Mahkememizce sehven davacı vekili tarafından gönderildiği şekilinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından 22/05/2024 tarihinde beyan dilekçesinde dosyadaki bekletme ve mazeret dilekçesinin davalı vekili olarak sehven gönderildiği, davacı tarafından takip edilmeyen dosyanın HMK 150 Maddesi kapsamında düşürülmesini talep ettiği görüldü. .... Davanın HMK 150/6 ve HMK 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına\" karar verilmiştir. Somut olayda; dosyanın 06/03/2024 tarihli 7.celsede takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından yenilenmesi üzerine duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davacı vekilinin 22/05/2024 tarihli duruşmaya katılmadığı, buna rağmen mahkemece davalı vekili Av. ... tarafından bekletme talepli olarak gönderilen mazeret dilekçesinin, davacı vekili tarafından gönderildiği şeklinde zapta geçirildiği, oysa davalı şirketin diğer vekili Av. ...'ın ise e-duruşma ile duruşmaya katıldığı tespit edilmiş yani davacı vekilinin dosyayı 2.kez takipsiz bıraktığı anlaşılmıştır. Bu durum ise aynı gün Av. ... tarafından gönderilen dilekçe ile fark edilmiş ve davalı tarafın davayı takip etmedikleri yönündeki beyanları uyarınca mahkemece re'sen celse açılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde İstanbul şartlarında trafikten dolayı ve aynı gün pek çok duruşması olduğundan gecikme yaşandığını ileri sürmüş ise de dosyaya göndermiş olduğu bir mazeret dilekçesi veya bekletme talebi bulunmadığı tespit edilmiştir. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada, dosyanın 2.kez takipsiz bırakılması karşısında HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95b348acaf6d251f","SID":"162b384ff60b486d"}}