{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/811 Esas<br>KARAR NO:2024/1776 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/02/2023<br>NUMARASI:2021/1052 E.  -  2023/92 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firmanın müvekkilinden alacaklı olduğu bahsiyle ... Bankası ... Şubesi, İstanbul/Şile Şubesinin, ... hesapta kayıtlı 15/12/2021 keşide tarihli, ... çek numaralı 75.000 TL bedelli bir adet çekin ellerinde olduğunu ve çekin ödenmesini müvekkili firmaya bildirdiklerini, müvekkilinin çek alacaklısı olan şahsa bir borcunun olmadığını, çekteki imza ve yazının şirket yetkililerinin yazı ve imzasına benzemediğini, ödemesi talep edilen çekle ilgili şirketin defter ve kayıtlarında bilgisinin bulunmadığını, çek aslı ibraz edildiğinde çek üzerindeki diğer def'i ve itiraz haklarının saklı  kalmak kaydı ile çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olup olmadığının görüleceğini ve müvekkili firmanın bahse konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespit edilebileceğini, davalı tarafın müvekkili şirket nezdinde mevcut ve tahakkuk etmiş hiçbir hak ve alacağının da bulunmadığını, davalı tarafın aksini iddia etmesi halinde, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıda olduğunu ve bunun yazılı senetle ispatlanmasının mümkün olabileceğini,  İİK 72. maddesi uyarınca öncelikle ve ivedi olarak tedbir kararı verilmesini talep etiklerini, yasa gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davasının açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, telafisi güç ve imkansız zararların doğmasının önüne geçmek için söz konusu senet bedelinin %15’ine karşılık gelen 11.250,00 TL’nin taraflarınca teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak senedin yasal işlemlere konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava konusu çekin bedelsiz olduğunun tespiti ile davalı yana borçlu olmadıklarının tespitine ve dava konusu çekin müvekkili firmaya iadesine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı halde, süresinde davaya cevap vermemiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu 31/01/2023 tarihli dilekçesinde; davaya konu çekin davacı firma yetkilisi ...'ın abisi ... tarafından .şubesi.. aracılığıyla müvekkiline gönderildiğini, bu durumun kayıtlarla ispat edilebileceğini, müvekkilinin de bu çeki  .... A.Ş.'ne verdiğini, bu şirketin de çalıştığı bankaya teminat olarak verdiğini, Mahkemenin talebi ile çekin bedelinin müvekkili firmadan ... şirketi tarafından tahsil edildiğini ve çekin bankadan alınarak dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin çekten dolayı davacı şirketten alacak talebinde bulunmadığını, davanın kötüniyetle açıldığını, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ödeme tehdidi altında olmadığını belirterek, müvekkilinin çekten dolayı alacaklı sıfatının bulunmaması ve davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mahkeme aksi kanaatteyse  mahkeme masraflarının kötüniyetli davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarihli 2021/1052E. - 2023/92 K.  sayılı kararıyla; \"...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açılan menfi tespit davası açmış olup çek altındaki keşideci imzasına itirazın mutlak def'i mahiyetinde olup çek üzerinde hak sahibi görünen herkese karşı ileri sürülebileceği, 03.11.2022 tarihli Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen  grafolog raporu ile  15.12.2021 olan, ... nolu, 75.000 TL bedelli çek üzerindeki imzanın kendisinin düzenlemediğini ispatladığı gerekçesiyle; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,1-Davacının davaya konu ... Bankası ... Şubesine ait alacaklısı .... Şti., keşidecisi ... Tic., keşide yeri ve tarihi İstanbul 15.12.2021 olan, .. nolu, 75.000 TL bedelli çek nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava konusu çeki müvekkilinin, dava dışı.... Şti. ve ... A.Ş. firmalarının borcuna mahsuben grup şirketleri olarak faaliyet gösteren davacı ... Şti. yetkilisi ...'dan ... Kargo vasıtası ile aldığını, çekin huzurda imzalanmadığını, aradaki güven sebebi ile imzalanıp kargo ile gönderildiğini, ... grup şirketler yetkilisi ve davacı firma yetkilisi ...'ın abisi ...  tarafından müvekkili firmaya gönderildiğini, kargo kayıtları ile bu durumun tespit edilebileceğini,Çekin müvekkiline gönderildiği tarihteki yetkilisi ... ve ...'ın imza incelmesi yapılmaksızın eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, çekin müvekkili şirkete gönderildiği tarihteki yetkililerinin imza incelemesi yapılması gerekirken yetkili olmayan kişinin imzasının incelendiğini,Borçlu firmaların ortağı ve yönetim kurulunda görev yapan yetkilisi ...’ın yukarıda bahsi geçen firmaları iflas aşamasına geldiğinden ötürü işlerini yürütmek adına kayın pederi ... adına davacı ....ŞTİ.'ni finanse ederek kurduğunu ve ticari faaliyetlerini bu firma üzerinden yürütmeye başladığını ve bir süre sonra firma hisselerini kardeşi ... adına devir ve tescil ettiğini, Müvekkili firma ile ...'a ait ... Üsküdar/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Şti. ile ...'ın eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... ve ...'a ait .. Üsküdar adresinde faaliyet gösteren ... A.Ş. arasında borç alacak ilişkisinin söz konusu olduğunu, firmalar arasındaki organik bağın tespitinin bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını,  Mahkeme tarafından eksik inceleme yapılarak hatalı karar verildiğini, Dava konusu çekin müvekkili firma tarafından ciro edilerek borçlu olduğu  ... A.Ş.'ne devir ve temlik edildiğini, Mahkemece en son meşru hamil olan ... firmasından çek aslı talep edilerek dava dosyasına girdiğini, müvekkili firmanın borçlu bulunduğu  ... A.Ş.’nin  dava konusu mezkur çek için 57.000,00 TL. bedeli firma yetkilisi ...hesabına ödediğini,Davalı firmaya davacı firma tarafından mezkur çekin firma yetkilisi ...'nin memleketinde olduğu ve bu sebeple firmanın asıl sahibi ve vekaleten çek keşide etmeye yetkisinin bulunduğundan bahisle ... tarafından keşide edilerek imzalandığının bildirildiğini,Davacı firma ile müvekkili firma ile ticari münasebeti bulunan yukarıda zikrettikleri firmalar arasında organik bağ bulunduğunu, bu durumda organik bağın tespiti için tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla organik bağın tespit edilmesi ve  borçlu şirketin bağımsızlığının sınırlanacağı ve organik bağ içinde olunan şirket ile özdeş sayılarak şirketlerin kanuna ve alacaklılara karşı müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarının Yargıtay kararları ile  kabul edildiğini,Bu durumun İstinaf Mahkemesi tarafından İstanbul Ticaret Odasından tescil ve faaliyet belgeleri ile ilgili Nüfus Müdürlüğünden aile nüfus kayıtlarının celbi ve incelenmesi neticesinde açıkça görüleceğini,Davacı firmanın da müvekkili firmaya tüm bu sebeplerle müşterek müteselsilen borçlu ve sorumlu olduğunu, ilk derece Mahkemesinin kararının bu yönü ile de eksik inceleme sonucunda açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/924 Esas, 2022/585 Karar  numaralı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Davaya konu çek örneği incelendiğinde; .. ... Şubesi'ne ait ...seri numaralı, 75.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşide tarihinin 15/12/2021, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı şirket olduğu, çekin arkasında sırasıyla davalı şirket ile ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 21/12/2021 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılığı bulunmadığından ödenemediğinin yazıldığı tespit edilmiştir.Dosyada mevcut davacı şirkete ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; şirketin ana sözleşmesinin tescil tarihinin 16/04/2021 olduğu, tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, 27/09/2021 tarihli  imza beyannamesinin de dosyada mevcut olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi ...'dan alınan 03/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; belgelerin analizi sonucunda çekteki keşideci imzası (A 2) oval bir yapı ile bağlantılı olarak oluşturulan gramalar ve yatay çizgilerle oluşturulmuş, düz doğrultulu, işleklik derecesi düşük bir imza olup söz konusu imza ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları (B 1-7) arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki bulunmaması nedeni ile ... Bankası ...Şubesine ait alacaklısı ....Ltd. Şti., keşidecisi ... Tic., keşide yeri ve tarihi İstanbul 15.12.2021 olan, ... nolu, 75.000 TL bedelli çekteki keşideci imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla,...'ın eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili süresinde davaya cevap dilekçesi sunmamış, cevap dilekçesi sunma süresinden sonra yazılı beyanda bulunmuş ve davacı şirketten herhangi bir alacak talebinde bulunmadıklarını belirterek, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstinaf dilekçesinde ise; dava dışı iki şirketten alacaklı olduğunu ve davacı şirketin bu şirketler ile organik bağı bulunduğunu, bu nedenle bu şirketlerinden borçlarından dolayı müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, çekin kendilerine gönderildiği tarihte şirket yetkilisi olanların imzalarının incelenmediğini, kararın eksik inceleme ile verildiğini iddia etmiştir.HMK’nun 357/1. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu nedenle, davalı vekilinin ilk kez istinaf dilekçesinde ileri sürüdüğü, davacı şirketin dava dışı şirketlerle organik bağının bulunup bulunmadığının araştırılması talepleriyle ilgili Dairemizce inceleme yapılmamıştır.Davalı vekilinin diğer istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede ise; dava konusu çekte keşideci konumunda olan davacı şirketin çekle ilgili menfi tespit davası açmasında hukuki yararının mevcut olduğu, çekte lehtar ve ilk ciranta olan davalı şirketin davada taraf sıfatı bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ile davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi olduğu ticaret sicil kayıtları ile de tespit edilen ...’a ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 5.123,25 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.280,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,44 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 52,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 20/11/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94c223a90d44cb7a","SID":"dc6169557cd8c127"}}