{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1052 <br>KARAR NO: 2024/1476<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2019/1174 Esas -  2020/359 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından müvekkili ve müvekkilinin çalıştığı şirket olan  ... San.ve Tic. Ltd. Şti.  aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında borcun ... Bankası'na ait 29/12/2018 tarih, 13.000-TL bedelli çeke dayandığını, icra takibi çekin keşidecisinin ... San.ve Tic. Ltd. Şti.olduğunu müvekkilinin ise Kadıköy ...Noterliği'nin 02/04/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı belge ile şirketi temsil yetkisine dayanarak şirket adına imza attığını, müvekkili olan davacının  davalı firma ile doğrudan bağlantısı olmadığını ve herhangi bir hukuki ilişki geçmişinin de olmadığını,  davalı firmanın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili olan davacıyı da borçlu olarak gösterdiğini ve yasal işlemler yaptığını, davalı şirketin alacağı yönünden kendisini garanti altına almak için şirket yanında müvekkilini de borca dahil ettiğini, müvekkili olan davacının davalı şirkete karşı borcu olmadığının tespitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ve ... San. ve Tic Ltd. Şti. aleyhine ... Bankası'na ait  29.12.2018 tarihli 13.000- TL bedelli çeke dayanan borca ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve dayanak belgenin  her iki borçluya da usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini,  davacının müvekkili olan davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığından sebeple işbu davayı açtığını, çekte bulunan imzasının aval şerhi taşımadığını ve şirket adına atıldığını, dolayısıyla kendisini borç altına sokmadığını iddia ettiğini,  davacı tarafından müvekkili olan davalı  şirkete yazılmış olan ... Bankası 29.12.2018 tarihli 13.000-TL bedelli çekte avalist olarak imza attığını bu nedenle davacının da  borçtan şahsi sorumluluğu doğduğunu,  davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine ve yargılama giderleri ile  vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Çekin ön yüzünde keşideci şirketin müdürü tarafından atılan tek imzanın, çekin keşide edilmesine yönelik olarak atıldığı, imza ile keşideci şirketin kambiyo taahhüdü altına girdiği, atılı tek imzanın keşideci şirketin çek düzenlediği anlamına geldiği, aval verilmesinden bahsedebilmek için çekin ön yüzünde keşidecinin imzası dışında başkaca bir imzanın bulunması gerektiği, huzurdaki davaya konu çekte tek imzanın bulunduğu ve aval verilmediği sonucuna varılarak davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...  Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Öte yandan davalı - alacaklının, çekte aval olduğundan bahisle icra takibini avalist olmayan davacı - keşideci şirket müdürüne karşı başlatmasında davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varılmakla; İcra İflas Kanunu m. 72/5 uyarınca çek bedeli üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında yaptığı değerlendirmede, atılan imzanın çek keşidesi için şirket yetkilisi tarafından atıldığını ve ikinci bir imza da olmadığını belirttiğini ve  bu değerlendirmenin isabetli olmadığını, çekin ön yüzüne keşideci dışında atılan her imzanın aval şerhi sayıldığını ve imzanın sahibinin de avalist sayıldığını, Yerel Mahkemenin çekteki ikinci imzanın varlığını kabul etmemesinin yanılgı olduğunu, çekte iki adet imza bulunduğunu ve imzalardan birisinin şirketin unvan bilgilerinin altına atılmış olan imza olduğunu ve diğerinin ise davacının adı soyadının altına atılmış olan imza olduğunu, normalde çekin unvan bilgilerinin yazdığı kaşenin altına atılan imzanın çekin keşidesi için yeterli olduğunu ve bu şekilde keşide edilen çekin hukuken geçerli bir çekt olduğunu, şirket yetkilisi olan kişinin ayrıca adını soyadını T.C kimlik numarasını yazmasının gerekli olmadığını, şirketin yetkilisi olan davacı şirket adına attığı imza ile yetinmeyip kendi ad soyad ve T.C kimlik numarası bilgilerini de yazarak çeke ikinci bir imza daha attığını, söz konusu bu ikinci imzanın avalist imzası olduğunu, davacının senet üzerinde bulunan imzasının aval niteliğinde olmasının ve bundan dolayı takibe dayanak borç üzerinde şahsi sorumluluğunun doğmuş olmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak ikame etmiş olduğu işbu davanın reddine karar verilmesi gerekirken çekteki ikinci imzanın kabul edilmemesi ve davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının bu hukuki ilişkide dava dışı şirket ile birlikte tüm borç ilişkisinin müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: çekin iyi bir şekilde incelendiğinde davacının avalist olmak için bir işlem yapmadığının anlaşılacağını, davacı, çek keşidecisi şirket olan ...San.ve Tic. Ltd. Şti.  adına kendisine verilen yetki doğrultusunda şirket adına çeki imzaladığını, davacı, keşideci şirket unvanının üstüne imza attığını, davacının kendisine verilen yetki doğrultusunda çeki imzaladığı için imza atanın belli olması adına kendi ad-soyadını da yazdığını, davacının, çekin sağ üst kısmındaki tarih kısmına yanlış tarih yazdığını, tarihin üstünü çizerek daha sonra yeni tarihi yazdığını, tarih düzeltme işleminin de geçerli olması için çizdiği tarihin üstüne imzasını attığını, ilgili çekte davacının aval olma amacını taşımadığı gibi aval olması için de ikinci bir imzası bulunmadığını, mahkeme tarafından çek aslının istenildiğini ve mahkeme hakimi tarafından incelendiğini, mahkemenin gerekçeli kararında da davacının aval olması için ikinci bir imzanın olmadığını belirttiğini, davalı tarafın, davacıyı icra dosyasında borçlu olarak göstermesinin asıl amacının ... San.ve Tic. Ltd. Şti' nin iflas etmesinden dolayı alacağını haksız ve kötüniyetli olarak davacıdan tahsili isteminden olduğunu, ilgili çek incelendiğinde belirtilen hususun çok açık bir şekilde görülmekte olduğunu, davalı tarafın, davacıya haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlatmasının, davacı yönünden tahsilin zorlanması nedeniyle kötüniyet tazminatına karar verildiğini beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine (Çek) dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, Çekin tanzim tarihi değişikliği üzerine atılı imzanın aval anlamına gelip gelmediği noktasındadır. Davaya konu çek incelendiğinde çekin keşidecisinin ... Ltd. Şti kaşesi üzerine atılı bir imza bulunduğu, bu kaşe ve imzanın alt kısmında davacı ... adının yazılı olduğu, yine çekin keşide tarihi 19/01/2019 atılıp üzerinin çizildiği, ve 29/12/2018 olarak tarih atıldığı ve üzerinin paraflandığı, çekin ön yüzünde başkaca atılı bir imza bulunmadığı anlaşılmaktadır.  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 700. Maddesi \"(1) Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir. (2) Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir.\",   Şekil başlıklı 701. Maddesi \" (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır\" düzenlemelerini içermektedir. Bu düzenlemelere göre;  asıl olan “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilip  aval veren kişi tarafından imzalanması gerekmektedir. TTK 700/3 maddesinde ise   Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılacağına yönelik bir karine getirmiştir. Somut olayda davaya konu çek üzerinde aval içindir veya bu anlama gelen herhangi bir tabir kullanılarak atılmış bir imza bulunmamaktadır. Çek yüzünde bulunan ikinci imza keşide tarihindeki değişikliği onaylamak için keşide tarihi üzerine atılmış olmakla aval için atıldığını kabulü mümkün değilidir. Bu durumda davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacını istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 591,62 TL harcın, alınması gerekli olan 2.366,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.774,88‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c754105bbfd2f86","SID":"71033a70cffecf2b"}}