{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/945 <br>KARAR NO: 2024/1519<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2021<br>NUMARASI: 2017/1235 Esas -  2021/268 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  ... San. Tİc. unvanı adı altında ağır vasıta yedek parça işi yaptığını, bu kapsamda müvekkilinin, davalı şirkete araç yedek parçası sattığını ve bunun karşılığında toplam tutarı 82.716,97 TL olan 43 adet fatura kestiğini, davalı şirketin aldığı yedek parçalar sonucu oluşan borcunu vadesi geldiği tarihte ödemediğini ve davalı şirkete İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu takibe süresi içinde itiraz ederek durdurduğunu, iki tarafın tacir olduğundan ve yaptıkları işin ticari iş olduğundan müvekkili tarafından kesilen faturalar ve ticari defterler incelendiğinde davalı şirketin borçlu olduğunun açıkça ortaya çıkacağını belirterek ilamsız icra takibine karşı haksız yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla alacağın faiziyle birlikte hükmedilmesine, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak İtiraz eden borçlu şirkete asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dava tarihinden sonra davacı vekilince dosyaya sunulan dilekçe ekinde bulunan 30/04/2018 protokol ile taraf vekilleri arasında bir anlaşma yapıldığı iddia olunmuşsa da davalının davaya cevap vermemesi ve ticari defterleri ile kayıtlarını mahkememize sunmamasına binaen davacı vekiline işbu protokol aslını sunması için süre verilmiş ve isticvap yoluna başvurulacağı belirtilmiştir. Fakat davacı vekilince protokol aslı sunulamamıştır. Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında takibe konu edilen faturaların defterlerde kayıtlı olduğu fakat fatura konusu malların teslim olgusunun ispatı hususunda ise irsaliyelerde isim ve/veya imzanın bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar davadan sonra davalı tarafça bir kısım ödeme yapıldığı dekontlar ile görülse de takibin cari hesaba değil faturaya dayalı olması davanın itirazın iptali davası olmakla takip ile sıkı sıkıya bağlı olması ve davalının yaptığı bu bir kısım ödemenin hangi fatura ya da faturalara mahsuben yapıldığı ile takibe konu edilip uğrunda ödeme yapılmayan fatura konusu malların davalıya tesliminin yapılıp yapılmadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı tarafın alacağını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. İzah olunan gerekçeler ile davacının davasının ispatlanamamış olması nedeni ile ispatlanamayan davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın tacir olmasına rağmen ticari defterlerini sunmadığını, dava dosyasına sunulan protokol her ne kadar fotokopi olsada, davalı şirket ödemeleri protokole istinaden yaptığını, ödeme dekontlarının açıklamalar kısmında protokolden açıkça bahsedildiğini, ödeme yapılan tarihlerle protokolde belirtilen ödeme tarihlerinin uyuştuğunu  ve protokol örneğine itiraz edilmediğini, davalı tarafın cevap ve delil dilekçesi sunmadığını , davayı takip etmediğini,  hiçbir duruşmaya katılmadığını, herhangi bir beyanda veya itirazda bulunmadığını, hal böyle iken mahkeme taraflarca getirilme ilkesi, resen dikkate almama ve diğer HMK ilkelerine aykırı davranarak hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkili şirketin otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösterdiğini, hayatın olağan akışı içerisinde tamir sektöründe yedek parçalar direkt olarak araçlara takıldığından faturaya konu olan yedek parçalar davalı şirket araçlarına takıldığını ve davalı şirketin yedek parçaların teslim edilmediğine yönelik hiçbir itirazı bulunmadığını, davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığını, duruşmalara katılmadığını, bu sebeple mahkemenin davalı lehine vekalet ücretine hükmetmesinin de hukuka aykırı olduğunu,  mahkemenin HMK madde 25'e aykırı olarak faturalardaki malların teslim edilip edilmediği ve irsaliye üzerinde imza olup olmadığı gibi hususları kendiliğinden dikkate alamayacağını, davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK 220/3.madde kapsamında müvekkilin ticari defterlerinin lehine delil olacağını beyanla usul ve yasaya aykırı olan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1235 Esas ve 2021/268 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ticari satıma dayalı fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinde davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının takibe konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, yargılama aşamasında sunulan protokol  ile davacının ispat yükünü yerine getirip getirmediği  noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında fatura sebebine dayalı olarak  82.716,97 TL asıl alacak, 1.701,48 TL İşlemiş faizin tahsili istemiyle 24.10.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde ticari defterlere başvurmuş, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları, ticari defterlerin sunulmamasının sonuçlarını 6100 sayılı HMK'nın 220/3 maddesi gereği hatırlatılarak defter ibrazı istenmiş, davacı ticari defterlerini sunarken davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).  Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü  tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı belirlenmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçınmış olması karşısında HMK 222/2 ve 3. maddeleri dikkate alınarak davacının kanuna göre eksiksiz tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Diğer yandan dava devam ederken davacı tarafça dava konusu asıl alacak ile yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 110.000 TL bedelin 6 taksitte ödenmesine ve ödemelerin zamanında ve tam olarak yapılmaması halinde davaya devam edileceğine ilişkin taraf vekillerince imzalanan 30.04.2018 tarihli \"protokol\" başlıklı belge fotokopisi ile bir kısım dekont örnekleri dosyaya beyan dilekçesi ekinde sunulmuş olup,  buna dair beyan dilekçesinin davalı vekiline tebliğine rağmen davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, sunulan belgelere göre davalının protokolde belirlenen üç taksiti ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafça içeriği ve imzası inkar edilmeyen protokole atıf yapılarak gerçekleştirilen kısmi ödemelerin dava ve takip konusu alacağa ilişkin olduğunun ve davalının borcu benimsendiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar davacı tarafından protokol aslı dosyaya sunulmamış ise de usulüne uygun tutulan ticari defterlere göre davacının alacağın varlığını ispatladığı gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre davacının davasının kabulüne, davadan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında gözetilmesine ve İİK 67/2.maddesi uyarınca likit nitelikteki alacağa ilişkin takibe itirazında haksız olan davalı aleyhine  icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin  82.716,97 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz uygulanmasına,  davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan 44.000 TL  ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, 2-Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız görüldüğünden 82.716,97 TL  asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 16.543,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Başlangıçta peşin olarak alınan 990,51 TL harcın ve 422,09 TL icra peşin harcının  alınması gerekli olan 5.650,40 TL harçtan mahsubu  ile eksik olan 4.237,80 TL  karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından  yatırılan 990,51 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6- Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 31,40 TL, bilirkişi ücreti 1.600,00 TL ve  posta ve tebligat ücreti 143,00 TL olmak üzere toplam 1.774,40 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  8- Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının karar kesin olduğundan HMK'nın 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesi 5.maddesi uyarınca  davacıya iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ve  posta gideri 65,00 TL olmak üzere toplam 227,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a3d8e1a76338595","SID":"443c0221907c9625"}}