{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/778 Esas<br>KARAR NO: 2024/1382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2015/554 Esas, 2021/205 Karar<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2016/240 ESAS SAYILI DOSYASINDA; <br>DAVA: TAPU İPTALİ VE TESCİL <br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 17.09.2001 tarihinde ...ne ortak olduğunu, 09.08.2002 tarihinde üst birlik kooperatifin hesabına 9.200,00 Euro ödediğini ve kendisine başka bir ödeme yapmasına gerek olmadığının söylendiğini, 31.05.2005 tarihli noter tasdikli daire tahsis belgesi ile ... Blok, ... nolu dairenin müvekkiline tahsis edildiğini, 2010 yılında müvekkili Almanya'da iken daireye girilerek eşyalarının çıkartıldığını, müvekkilinin sonrasında ... nolu dairenin (halihazırda ... nolu) davalı ...'e tahsis edildiğini öğrendiğini, bunun üzerine  ... yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, ... Yapı Kooperatifleri Birliği ile ...nin aldığı karar ile 31.10.2013 tarihinde yapılan ferdileştirme işlemi ile, müvekkiline tahsis edilen dairenin davalı ... adına tescil edildiğini, kooperatif ortağı müvekkilinin kendisine tahsis edilen dairenin haksız olarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek ... Blok ... nolu dairenin davalı adına yapılan yolsuz tescilinin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... süresinde davaya cevap vermemiştir.<br>BİRLEŞEN DOSYA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline tahsis edilen dairenin ferdileştirmede ... isimli şahıs adına tescil edildiğini, ...nin daireyi ... Yapı Kooperatifine, bu kooperatifin de ...'e tahsis ettiğini, asıl dosyada her iki kooperatif hakkında dava açılması hususunda müvekkiline yetki verildiğini belirterek  ... Blok ... nolu dairenin ... adına yapılan yolsuz tescilinin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; dava konusu dairenin 03.04.2009 tarihinde alınan karar ile diğer davalı kooperatife tahsis edildiğini, davalı ...'nin de taşınmazı ...'e tahsis ederek tapusunu devrettiğini, davacının müvekkilin kooperatifin üyesi olarak göründüğünü, ancak kendisine taşınmaz tahsis edilmediğini, davacının sunduğu tahsis belgesindeki imzaların geçerliliğinin şüpheli olduğunu, kaldı ki davacının müvekkili kooperatife herhangi bir ödemesi de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; dava konusu dairenin  ... tarafından müvekkili kooperatife tahsis edildiğini, müvekkilinin de ...'e tahsis ederek tapusunu devrettiğini, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olmayıp taşınmazda hiçbir hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  1163 sayılı Kooperatifler Yasası'na göre kooperatif ortağının ortaklığı gereği kendine tahsis olunan taşınmazın adına tapu iptal ve tescilini isteyebilmesi için, kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ödemelerinin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif ortaklarıyla eşit durumda olduğunu ispatlaması gerekeceği, davacının tüm edimlerini yerine getirmesi halinde taşınmazın adına tesciline karar verilmesi gerekeceği, ancak  bilirkişi incelemesinde, davacının akçeli yükümlülüklerinin tamamını eşitlik prensibi dahilinde diğer ortaklar gibi yerine getirmediğinin tespit edildiği, ayrıca davalı ... Yapı Kooperatifi'nin kendi ortağı bulunan ...'e tahsis ve tescil ettirmesinin Kooperatifler Yasası'na uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının edimlerini yerine getirmediği yönündeki gerekçenin yanlış olduğunu, müvekkilinin hangi yıl hangi aya ait aidatlarını ödemediğinin tespiti gerektiğini, 06.05.2009 tarihli cari hesap belgesinin gerçeği yansıtmadığını, bu belgedeki müvekkilinin 7.178,17 TL borçlu olduğu yönündeki tesptinin kabulünün mümkün olmadığını, zira bu borcun 2010 yılı kayıtlarında gözükmediğini, müvekkilinin tüm ödemelerini yaptığını, kooperatifin ise 2001-2009 yıllarına ait kayıtlarını sunamadığını,  müvekkiline borcu olduğuna dair bir uyarı yazısı gönderilmemesi ve müvekkilinden alacak talebinin olmamasının müvekkilinin davalı kooperatife karşı yükümlülüğü olmadığını gösterdiğini, davalı ...'in davalı  ...'ne akçeli yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunda kooperatifin kayıtlarının incelenmediğini ve bu hususta araştırma yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, davalı ... adına tahsis ve tescil edilen dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı nedenler ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Dosya kapsamından dava konusu dairenin davalı ... kooperatifi Yönetim Kurulunun 03/04/2009 tarih, 20 sayılı kararı ile 46 daire arasında davalı ... Kooperatifine tahsis edildiği ve sonrasında taşınmazın davalı ... adına tapuda tescil edildiği anlaşılmaktadır. İstinafa konu edilen uyuşmazlık; kooperatif üyesi olan davacının dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydına hak kazanıp kazanamadığı, tapu iptal ve tescil şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 26.01.2020 tarihli raporda; davacının davalı ...nin ortağı olduğu, ancak kooperatife 9.200,00 Euro dışında ödemesi bulunmadığı, davacının akçeli yükümlülüklerinin tamamını eşitlik prensibi dahilinde diğer ortaklar gibi yerine getirmediği,  ...nin davacıya tahsis ettiği daireyi sonradan kooperatife inşaat yaptığı düşünülen ... Yapı Kooperatifine tahsis ettiği, ... Yapı Kooperatifinin de daireyi ortağı olan ... adına tahsis ettiği, bu tescilin Kooperatifler Yasası'na uygun bulunduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler kök raporlarında da aynı görüşü tekrar etmişlerdir. Bütün yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarını işyeri veya konut sahibi yapmaktır. Başka bir anlatımla kişiler yapı kooperatifine, kooperatifin türüne göre işyeri yada konut edinmek amacıyla ortak olurlar. Bu nedenle ortaklık hakkı belirli bir süre sonra mülkiyet hakkını doğurmaktadır. Genel hükümlere göre taşınmazlarda mülkiyet resmî şekilde yapılacak bir işlemle sağlandığı halde, yapı kooperatiflerinde bu kural istisna teşkil etmektedir. Yani kişiler taşınmaz mal alımında işlemini tapudan veya noterden yaptırmak zorunda oldukları halde, yapı kooperatiflerinde resmî şekil şartı aranmamaktadır. Kooperatife ortak olmakla kooperatif bu ortağa, KK’nun 2. maddesine göre kooperatifin kuruluş amacı olan taşınmazı anasözleşme hükümleri çerçevesinde vermeyi taahhüt etmektedir. Yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisi belirli bir süreden sonra mülkiyet ilişkisini doğurmaktadır. Şöyle ki, kooperatifin kuruluşunda ortakların hernekadar bir taşınmaz edinme amacıyla ortak olması söz konusu ise de, bu taşınmazın tapuda ortak adına ferdileşmesine kadar geçen süreçte ortaklık hakkı aynı zamanda mülkiyet hakkını içermiş olmakla birlikte, bu ortaklık herhangi bir taşınmazı ifade etmediğinden, sadece ortaklık ilişkisi olarak işlem görmekte ve kayıtları kooperatifçe yürütülmektedir. Ancak, kooperatifin amacı olan konutların ferdileştirilmesinden sonra ortaklık hakkı ve mülkiyet hakkı birbirinden ayrılmaktadır. Kooperatifte ferdi ilişkiye geçilmiş ve ortaklarda tapunun verilmesini istemiş ise, borcun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu amaçlarının gerçekleşmesi doğrultusunda kooperatif ana sözleşmesinin 21,23/6 ve 61. maddesi gereğince konutun veya işyerinin maliyet bedelini genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Parasal yükümlülük, kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade etmektedir. Kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için, kooperatifte ferdileşmeye geçilmesi ve kooperatifin ferdileştirmeyi sağlamaması, ayrıca ortağın kooperatife bir borcunun bulunmaması gerekmektedir. Ferdileştirme, inşa edilen ev veya işyerinin, kooperatifi yapan veya yapmakta olan kurumdan, kooperatif üyeleri adına geçmesi yani tescil edilmesidir. İşlem kooperatif temsilcilerinin isteği ile tamamlanır. Somut olayda, bağımsız bölümün davalı ... ortağı adına  tescil edildiği, ferdileştirildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacı kooperatif ortağının akçeli yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğinin ispatlanamadığı, tüm edimlerini yerine getirmeyen ortağın taşınmazın adına tescilini isteyemeyeceği, bu nedenle mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/554 Esas, 2021/205 Karar ve  18/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacı vekilinin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf9d50c954516391","SID":"070def26affd2d9a"}}