{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1276 Esas<br>KARAR NO: 2024/1388<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 30/09/2024<br>NUMARASI: 2024/541 Esas<br>DAVA: İFLAS<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; dava dışı ... İnşaat'ın davalı banka için yaptığı ön cephe ve çatı tadilatı için 720.980,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, anılan şirketin sonrasında bankadan olan alacağını kendisine temlik ettiğini, davalı bankanın ihtara rağmen borcu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile adi takip başlattığını, davalı bankanın takibe itirazı üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/560 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, kararı istinaf etmeleri üzerine İstanbul BAM 17. HD'nin 2024/366 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ancak mahkemenin istinaf mahkemesi kararı gereğini yerine getirmeden davayı reddettiğini, usul ekonomisi gereği ve tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla bu davadan feragat edip, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yeniden iflas yolu ile adi takip başlattığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 26/09/2024 tarihli dilekçesi ile; iflas avansını yatırdığını belirterek istinaf mahkemesi karar gereğinin yerine getirilmesini ve muhafaza tedbirine hükmedilmesini, borçlu şirket yetkililerinin dinlenmek üzere davet edilmesini ve gerekli ilanların yapılarak alacağın depo edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın bulunduğu aşama ve niteliği gözetilerek iflas şartlarının ve buna bağlı olarak ilan ve şirket yetkililerinin dinlenmesi gibi hususların şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süre içerisinde davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı istinaf nedenleri olarak; davalı borçlunun borcun ödendiğine dair bir belge sunamadığını, mahkemenin alacaklıların menfaatlerinin korunması için zaruri gördüğü muhafaza tedbirlerini alabileceğini, alacaklının talebi halinde bu muhafaza tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunu,  ayrıca itirazın kaldırılarak ilanların yapılması ve itirazın kaldırılması ile birlikte depo kararı verilmesinin elzem olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve taleplerinin kabul edilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.Davacı, muhafaza tedbirleri alınması ile iflas davasında gerekli ilanların yapılarak borçluya depo emri çıkarılmasını ve borçlu şirket yetkililerinin dinlenmek üzere davet edilmesini talep etmiş, mahkemece talepler reddedilmiştir. 1-6100 sayılı HMK.nun 341. maddesinde, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Davacının, iflas davasında gerekli ilanların yapılarak borçluya depo emri çıkarılması ve borçlu şirket yetkililerinin dinlenmek üzere davet edilmesi yönündeki taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesinin verdiği ara karar HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar olmadığından, davacının bu taleplere ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacının diğer talebi ise, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 159. madde gereğince muhafaza tedbir talebinin reddine dair ara kararın istinaf istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 391/3. fıkrası gereğince ihtiyati tedbir kararının reddi kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir hükmü ve aynı yasanın 341. maddesi gereğince, ara kararın istinaf yoluna başvurulabilecek ara kararlardan olması nedeniyle istinaf talebinin incelenmesi uygun görülmüştür. İflas davası kişinin tüm malvarlığını ve geniş bir alacaklı kitlesini ilgilendirdiğinden İİK 159. maddesi ile mahkemeye alacaklıların yararı için zorunlu göreceği bütün muhafaza tedbirlerini alabilme olanağı tanınmıştır. Bu tedbirler, borçlunun mallarının defterinin tutulması, borçlunun mallarını devretmemesi için muhafaza altına alınması, taşınmazların tapu kaydına tedbir şerhi verilmesi gibi tedbirlerdir. İİK'nın 159. maddesinde iflas talebi üzerine mahkemenin alacaklıların menfaati için zaruri olan tedbirleri alacağı hükme bağlanmıştır. Alacaklıların bir kısmının zararına olsa bile tedbirler genellikle alacaklıların menfaatine ise verilmelidir. Belirtildiği üzere alacaklının iflas talebini alan mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için gerekli gördüğü muhafaza tedbirlerini emredebilir ( m.159). Bunun için alacaklının bir talepte bulunması şart değildir. Keza İİK 159. maddenin ilk cümlesi buna ilişkindir. Muhafaza tedbirlerine karar vermek zorunluluğu, maddenin ikinci cümlesinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi durumunda yer almaktadır. Mahkeme, özellikle borçlunun iyi niyetli olmaması, yani mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya muvazaa yolu ile başkalarına devretmeye hazırlanması hallerinde muhafaza tedbiri alınmasına karar verir. Somut yargılamada, mevcut dosya kapsamı ve delil durumuna göre, muhafaza tedbiri alınmasını gerektirecek neden bulunmayıp, muhafaza tedbiri alınmasına lüzum olup olmadığını takdir yetkisi olan mahkemenin defter tutulmasına ilişkin tedbir talebini reddetmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile muhafaza tedbirinin reddine dair davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davacının diğer talepleri yönünden verilen ara karara yönelik istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/541 Esas sayılı derdest dava dosyasında muhafaza tedbiri alınması talebinin reddine dair verilen 30/09/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Davacının diğer talepleri yönünden ilk derece mahkemesince verilen ara karara yönelik istinaf başvurusunun usulden REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c7ba757da4eed0f","SID":"d5b2dcb1b3d840ee"}}