{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/276 <br>KARAR NO\t: 2024/818<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Mahkememize verdiği 29/03/2024 tarihli dava dilekçesinde; davacının İzmir Ticaret Sicil Memurluğu MERKEZ-... No ile kayıtlı davalı... Ltd. Şti. ünvanlı aile şirketinin 14.09.2010 tarihinden bu yana ortaklarından olup şirketin diğer ortaklarının davacının babası..., kardeşi..., ..., ... ve ... olduğu, şirket temsilcileri... ile... ile diğer ortakların davalı şirket ve davacı ortağın menfaatlerine zarar veren, güven sarsıcı, hukuka aykırı eylemlerde bulunmuş olması nedeniyle “ortaklık çekilmez hale geldiğinden” ve “taraflar arasındaki güven ilişkisi zedelendiğinden” 6102 Sayılı TTK m.638/2 uyarınca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin E.... sayılı dosyası ile “Ortaklıktan Çıkma”, “Kar Payı' ile “Ayrılma Akçesi” nin ödenmesi istemli dava açılmış olup; davanın derdest olduğunu, İzmir Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde 20.03.2024 tarihinde yapılan araştırmalar neticesinde davacıya usul ve yasaya uygun çağrı yapılmaksızın, müvekkilinin gıyabında gerçekleştirilen ve usule aykırı olarak toplanan 27.02.2023 tarih,.. Sayılı Genel Kurul kararı ile sermaye artırımına gidilerek, şirket sermayesinin 9.000.0000,00-TL' ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiği öğrenilmekle, 6102 Sayılı TTK m.622, 447 uyarınca genel kurul kararının butlanı istemli eldeki davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 622. maddesinde “Bu kanun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.” hükmüne yer verilerek anonim şirketlerdeki genel kurul kararının butlanına dair düzenlemelerin limited şirketler hakkında da uygulanacağının hüküm altına alındığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 447. maddesinde “Genel kurulun, Özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan kararları batıldır.” kuralına yer verildiğini, Maddedeki genel kurul kararının “batıl” olma sebepleri yasa lafzında geçen “özellikle” ibaresinden de anlaşılacağı gibi, sınırlı sayı niteliğinde olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi” nin 11.04 2023 tarih, E.2021/5560, K.2023/2238 sayılı içtihadında da ifade edildiği gibi; “Genel kurul kararlarının kurucu unsurlarının “genel kurul” ve “karar” olduğunu, dolayısıyla bir genel kurul, kanunun öngördüğü ekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde toplanmış veya kanunun emredici hükümlerine aykırı bir şekilde karar almışsa alınan bu kararın yoklukla malul olduğunu, örneğin usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanan genel kurullarda alınan kararların kurucu-şekli unsurları eksik olduğundan yoklukla malul kararlar olduğunu, somut olayda; usule uygun çağrı ve ilan gerçekleştirilmeksizin, müvekkilinin iştirak etmediği toplantıda “oybirliği” ile belirtilen genel kurul kararının “batıl” olup; 6102 sayılı TTK m.416 uyarınca çağrısız. genel kurul şartları da mevcut bulunmadığından davanın kabulünü talep etmek gerektiğini, 6102 Sayılı TTK 414. Maddesinde; \" Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı. ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı Pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini İspatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren Pay sahiplerine, toplantı günü ile günden ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.”  hükmüne yer verildiğini, davalı şirket tarafından, usule uygun ilan ve çağrı yapılmaksızın genel kurul toplanmak suretiyle, davacının yokluğunda gerçekleşen genel kurulda alınan 27.02.2023 tarih, 2023/3 Sayılı Genel Kurul kararının batıl olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu \"Çağrısız Genel Kurul\" başlıklı 416. maddesinde; “Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarıfıdan biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının apılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabilirler.” düzenlemesine yer verilerek çağrısız genel kurul şartlarının hüküm altına alındığını, 6102 Sayılı TTK m.416 hükmü uyarınca; çağrısız genel kurulun varlığının kabul edilebilmesi için); bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin genel kurulda hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesinin şart olduğunu ancak somut olayda; genel kurulda bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, hal böyle olunca; gerek usule uygun çağrı ve ilan gerçekleştirilmeksizin alınan genel kurul kararı “batıl” olduğundan gerekse de 6102 Sayılı TTK m.416 uyarınca çağrısız genel kurul şartları da mevcut bulunmadığından davanın kabulünün gerektiğini, nitekim Yüksek Mahkeme de aynı düşüncede olup; Yargıtay... Hukuk Dairesi' nin 31.05.2023 tarih, E.... sayılı içtihadında; “. davaya konu genel kurul toplantısının yapılması hususunda çağrı yapıldığının iddia ve ispat edilmediğini, bu halde genel kurul toplantısının 6102 Sayılı Kanun'un 416. Maddesine göre çağrısız yapıldığını, yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul edildiğini, tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı terk ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmamasının da durumu değiştirmeyeceğini, 6102 Sayılı Kanun'un 416. maddesinde öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurulun hukuken yok olacağı ve alınan kararların da yoklukla malul olacağını, .. İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın şirket yönünden kabulüne, 01.08.2017 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, davalı ... Yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. .ONANMASINA..” denilerek meseleye açıklama getirildiğini, aynı hususun Yargıtay... H.D' nin 11.04.2023 tarih,... (Ek-4), Yargıtay.... H.D' nin 03.11.2022 tarih, E.... (Ek-5) ve Yargıtay .... H.D' nin 19.01.2015 tarih, E.... sayılı içtihatlarında da vurgulandığını belirtmiş , davanın kabulü ile İzmir ...Noterliği' nce 01.03.2023 tarih, ... sayılı ile tasdikli davalı şirkete ait 27.02.2023 tarih, ...Sayılı batıl Genel Kurul Kararı” nın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili Mahkememize verdiği 08/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesi incelendiğinde açılan davanın \"6102 Sayılı TTK m.622, 447 Uyarınca Genel Kurul Kararının Butlanı\" davası olduğunun anlaşıldığını, davaya konu edilen genel kurul kararının da 27.02.2023 tarih,... Sayılı Genel Kurul kararı ile sermaye artırımına gidilerek, şirket sermayesinin 5.000.000,00-TL'ye çıkarılmasına ilişkin karara itiraz edildiğinin anlaşıldığını, öncelikle Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davaların açılması için 6102 Sayılı TTK m.445'de açıkça 3 aylık dava açma süresi öngörüldüğünü, bu sürenin Genel Kurul Karar tarihinden itibaren işlemeye başladığını, davaya konu Kurul Kararının alındığı tarihin 27.02.2023 olduğunu, söz konusu kararın alındığı tarihin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiğini, bu sebeple süresinde açılmayan davanın usulden reddinin gerektiğini, Genel kurul kararlarının iptali I - İptal sebepleri MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerini, dava dilekçesinde \"davacı müvekkile usul ve yasaya uygun çağrı yapılmaksızın usule aykırı olarak toplanan 27.02.2023 tarih, ... Sayılı Genel Kurul kararı ile sermaye artırımına gidilerek, şirket sermayesinin 5.000.0000,00-TL'ye çıkarılmasına karar verildiği bugün itibariyle öğrenilmiş olup...\" şeklinde bir ifade kullanmak suretiyle müvekkili şirketin yasaya aykırı hareket ettiğinden bahsedildiğini, dava açma süresinin başlangıç tarihi kararın öğrenildiği tarih olmayıp kararın alındığı tarih olduğunu, üç aylık sürenin emredici nitelikte olup davacının açmış olduğu davanın bu sebeple süresinde açılmadığını, davacının 2022 yılı aralık ayından itibaren şirkette çalışmamaya başladığını, işi takip etmediğini, şirketle ilgili olan hiçbir işle de ilgilenmediğini, diğer ortaklar tarafından şifahen öğrenildiği üzere davacının kendisine yeni bir iş kurduğunu, davacının, ayrıca İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile ortalıktan çıkma davası açtığını ancak açılan diğer davada da belirttiği üzere davacının bizzat kendi isteği ile işi ve işleyişi takip etmediğini, toplantılara katılmadığı ve şirkete dahi uğramadığını, son dönemde ise hem şirketin ofisine, aracına zarar verdiğini hem de diğer bir şirket ortağı olan ...'a saldırdığını, davacının kurul kararını yeni öğrenmiş olduğu iddiasının dikkate alındığında da uzun süredir kendisinin bizzat şirketin işleri ve işleyişi ile ilgilenmediği de açıkça ortaya konulduğunu, şirket ile ilişiği kesilmemiş olan davacının Ticaret Sicil Gazetesi'ni takip etmemesi ya da şirketin işleyişi ile ilgilenmemesi ortak olmanın sorumluluklarını yerine getirmediğinin göstergesi olduğu, şirket hakkında bilgi alma hakkını kullanmayan, şirkete dahi uğramayan davacının kötü niyetle hareket ettiğinin de anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davanın süresinde açılmış olduğu düşünülse dahi davacının iddiasının aksine davacı ... ve diğer şirket ortaklarına, her toplantı öncesinde gerçekleştirilecek olan toplantının içeriği yazılı olarak tebliğ edildiğini, davaya konu 27.02.2023 tarih, ...Sayılı Olağanüstü Genel Kurul kararına ilişkin toplantı öncesinde, toplantı gündemi, toplantı günü ve saati hem Ticaret Sicil Gazete'sinde 31.01.2023 tarihli ve... sayı ile ilan edildiği hem de tüm şirket ortaklarına çıkarılan tebligat ile haber verildiğini, tüm şirket ortaklarına usulüne uygun tebligat çıkarılmış olup söz konusu haber kağıtları ve posta evraklarının da ekte sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından toplantıya davet de alınan genel kurul kararı da usulüne uygun gerçekleştirildiğini, davacı tarafa  usulüne uygun tebligat yapıldığını ancak davacının toplantılara iştirak etmediğini, bu durumda müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden ya da usulsüz bir işlem gerçekleştirdiğinden bahsedilemeyeceğini belirtmiş, davacının davasının öncelikle usulden reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı şirketin sicil dosyası ile dava konusu edilen genel kurul toplantı tutanağı ve eklerinin incelemesinde ;  davalı şirketin ortaklarının ..., ..., ...,..., ... olduğu, 27/02/2023 tarih ... karar numaralı Olağanüstü Genel Kurul toplantısına ortaklar ..., ..., ...'ın katıldığı, davacı ...'ın toplantıya katılmadığı, davacıya genel kurul ile ilgili tebligatın...Mah....Sokak No:... adresine çıkarıldığı, davetiyenin bekleme müddeti bittiğinden bahisle iade edildiği, toplantıda şirketin 6.maddesinin tadilinin ( sermaye artırımı ) görüşüldüğü ve sermayenin 1.000.000,00 TL den 5.000.000,00 TL ye yükseltildiği, sermayenin yeni şeklinde davacının hisse adedinin 400, nominal değerinin 250 ve tutarının da 100.000,00 TL olarak belirtildiği, davacının artırımdan önceki sermaye miktarının da hisse adedi 400, nominal değeri 250 ve tutarının 100.000,00 TL olduğu, genel kurul kararında davacının rücu hakkının kullanımı ve rucü hakkının sınırlandırılması ile ilgili herhangi bir belirleme yapılmadığı ve bu hususta   herhangi bir karar da alınmadığı belirlenmiştir. <br>Mahkememizin... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., davalının ..., ortaklıktan çıkarma davası olduğu, dosyanın  halen derdest olduğu belirlenmiştir.<br>Davacı tarafça genel kurul toplantı davetinin usulsüz yapıldığı iddia edildiğinden davacının  tarihçeli adres kayıtlarının celbine yönelik olarak nüfus müdürlüğüne yazı yazılmış, alınan yazı cevabında; davacının 29/07/2007 tarihinde beyan ettiği adresinin ise ...Mah. ... Sok. No:... İç Kapı No:...Karabağlar İzmir ,  16/04/2015 tarihinde beyan ettiği yerleşim yeri adresinin ise Basın Sitesi Mah. ...Sok. No:... Karabağlar İzmir olduğu belirlenmiştir.<br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalı ... ' nin 27/02/2023 tarih ....ayılı sermaye arttırımına ilişkin kararının  yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesine  yönelik olarak davalı hakkında  Mahkememize dava açıldığı,  davalı şirketin 27/02/2023 tarihinde olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ' nın yapıldığı, davacıya toplantıya davet tutanağının... Mah. ... Sokak No:... adresine çıkarıldığı, davetiyenin bekleme müddeti bittiğinden bahisle iade edildiği,  davacının dava dilekçesinde bildirilen adresi ile toplantı tarihi itibariyle geçerli Mernis adresinin ... Mah. ... Sok. No...Karabağlar İzmir olduğu , genel kurula davet tutanağının davacının Mernis adresine çıkarılmadığı, bu sebeple genel kurula davetin usulüne uygun olmadığı ve  davacının yok hükmünde olduğunun tespiti  talep edilen genel kurul toplantısına katılmadığı,  bu yüzden alınan kararlarda da  herhangi bir muhalefet şerhinin de  söz konusu olmadığı,  toplantı daveti usulsuz olduğundan davacının TTK 622.maddesi yollaması ile uygulanması gereken  TTK 446/1-b  maddesi gereğince muhalefet şerhi aranmaksızın genel kurul iptali davası açabileceği , çağrı usulsüzlüğünün müeyyidesinin iptal edilebilirlik olup  davacı tarafça belirtilen usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ispatının gerektiği bunun yanında açılacak iptal davasının da  TTK 622.maddesi yollaması ile uygulanması gereken TTK 445. Maddesince  düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının gerektiği, genel kurul toplantısının 27/02/2023 tarihinde yapıldığı davanın ise 29/03/2024 tarihinde yani 3 aylık yasal hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, genel kurulda toplantısında alınan kararların herhangi bir hak düşürücü süre gözetilmeksizin butlanının talep edilebilmesi için TTK 622.maddesi yollaması ile uygulanması gereken  TTK 447 gereğince alınan kararların  pay sahiplerinin genel kurula katılma, asgari oy kullanma ve dava açma gibi kanunen vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran , pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran,  anonim şirketinin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması ilkesine aykırı nitelikte olması gerektiği , dava konusu  genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının TTK 447 maddesi kapsamında olduğu , <br>TTK 591. Maddesinde \"  (1) Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her ortak, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haizdir.<br>(2) Genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya ilişkin rüçhan hakkı, ancak haklı sebeplerin varlığında ve 621 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınmaları ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep olarak kabul edilebilir. Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması suretiyle hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.<br>(3) Rüçhan hakkının kullanılabilmesi için en az onbeş gün süre verilir. \" düzenlemesinin bulunduğu , <br>Söz konusu düzenleme doğrultusunda sermayenin artırımına ilişkin karar ile pay sahibinin rüçhan hakkının  ancak haklı sebeplerin bulunduğu takdirde ve  temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilecek  olumlu oy ile sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği, bunun dışında TTK 591 maddesindeki düzenleme doğrultusunda her ortağın  esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haiz olduğu , sermaye artırımı öncesinde davacının payının 400 adet, nominal değerinin 250 ve tutarının 100.000,00 TL olduğu, diğer ortaklar ... 2400 adet , ... , ... ve ... ' ın 400 er adet hisse sahibi oldukları ,sermaye artırımı sonrası toplamda 4000 paylı şirketin hisselerinin 20000 'e çıkarıldığı, davacının hissesinin arttırılmadığı , artırım öncesinde davacının payı %10 iken, arttırım sonrası  % 2 ye düştüğü , alınan genel kurul kararında davacının rüçhan hakkının kısıtlanması ile ilgili herhangi bir gerekçe gösterilmediği ve davacının rüçhan hakkının haklı sebeb gösterilmeksizin sebepsiz olarak ortadan kaldırıldığı, davacının  şirketteki payını ve sermayesini koruyamaz hale geldiği bu hususlar göz önüne TTK 622.maddesi yollaması ile uygulanması gereken  TTK 447/c maddesine göre  ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan ve TTK 591 .maddesine uygun olarak alınmayan kararın yok hükmünde olduğu ,incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış ,davanın kabulü ile  davalı ... ' nin 27/02/2023 tarih ... sayılı sermaye arttırımına ilişkin kararının  yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın KABULÜ ile davalı ... ' nin 27/02/2023 tarih... sayılı sermaye arttırımına ilişkin kararının  YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, <br>2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından tebligat ve posta masrafı olarak yapılan 193,00 TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 916,00-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br> Dair tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024<br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır  <br>Üye ...<br> E-imzalıdır  <br>Üye ...<br>E-imzalıdır   <br>Katip ...<br>E-imzalıdır   <br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16a35d9d41578752","SID":"96f6ec9c8c5c7187"}}