{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1606 - 2024/1380<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1606 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1380<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/396 E 2022/317 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 01/03/2021 tarihinde ... plakalı çekiciyi satın aldığını, davalının araç bedeli olarak 310.000,00 TL talep ettiğini, müvekkilinin 110.000,00 TL ödeme yapabildiğini, geriye kalan 200.000,00 TL için davalının müvekkiline senetle ödeme yapabileceğini ancak kalan tutara faiz işleteceğini söylediğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ederek toplam 300.000,00 TL tutarında her biri 7.500,00 TL bedelli 40 adet senedi davalıya verdiğini ve satışı gerçekleşen araç üzerine 10.000,00 TL tutarında rehin koydurduğunu, müvekkilinin aracı teslim alıp kullanmaya başladıktan sonra Adana Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla araca el konulduğunu ve aracın kimliğinin değiştirildiğini öğrendiğini, davalının müvekkilini dolandırarak aracın rayiç değerinin çok üstünde sattığını, konu ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğunu, davalı hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili tarafından vadesi gelmiş olan davaya konu 15.000,00 TL’lik iki adet senedin ödenmek zorunda kalındığını belirterek senetlerin ve rehin sözleşmesinin karşılıksız kaldığının tespiti ile iptaline, ödenen 125.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; harcın eksik yatırıldığını, change araçlar için idare yerine müvekkiline dava açıldığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, aracın 100.000,00 TL bedelle davacıya satıldığına dair noterde yapılan resmi satım sözleşmesi bulunduğunu, satış bedelinin resmi senetteki satış bedelinden daha yüksek olduğunu davacının senet ile ispat etmesi gerektiğini, davacının senetleri araç satışı için verdiğini iddia ettiğini, ancak davacının senetleri müvekkiline olan başkaca borca karşılık verdiğini, müvekkilinin aracı galeriden alarak yaklaşık 3 yıl kullandığını sonra davacıya sattığını, aracın change olmasından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin illiyetten mücerret olduğunu, davalının senetlerin başkaca bir borca ilişkin verildiğini savunduğu, senetlerin üzerinde araç bedeli için verildiğine dair bir ibare bulunmadığı, davacının iddiasını ispata yönelik yazılı delil sunamadığı, davacının davalıya yemin teklif ettiği,  davalının \"Davacı ...’e 01/03/2021 tarihinde ... plakalı ... marka çekiciyi 310.000,00 TL karşılığında satmadığıma, noterde araç bedeli olarak gösterilen tutarın 100.000,00 TL olduğunu bu değerin gerçek değer  olduğuna, dava konusu 40 adet 7.500,00 TL’lik  toplamı 300.000,00 TL’lik senetleri araç satışı dışında başka bir borç nedeni ile davacıdan aldığıma, satmış olduğumun aracın change olduğunu bilmediğime namusum, şerefim, çocuklarım, ailem ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum” şeklinde  yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarından yaptığı şikayet üzerine Ankara C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma ile araç hakkında Adana C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmanın devam ettiğini, ilgili soruşturma dosyalarının sonucunun beklenmediğini, davalı tarafından satılan aracın change olması nedeniyle gizli ayıplı olduğunu, araç satım bedelinin davalının talebi üzerine noter satışı sırasında düşük gösterildiğini, aracın gerçek değerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, taraflar arasında araç satımı dışında başkaca ilişki bulunup bulunmadığına dair tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, sunulan yemin metni dışına çıkılarak davalının yemin ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının senetler ve rehin sözleşmesi nedeniyle borçlu olup olmadığı, talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Somut olayda, dava, her biri 7.500,00 TL olan 40 adet toplamı 300.000,00 TL bedelli senetler ve 10.000,00 TL bedelli rehin sözlemesi nedeniyle menfi tespit, menfi tespit talep edilen senetlerden iki adet senet nedeniyle ödenen 15.000,00 TL ile araç satımı için ödenen 110.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda davaya konu talepler toplamı 420.000,00 TL olmasına rağmen davacı tarafından dava dilekçesinde dava değeri 42.000,00 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Menfi tespit davaları kısmi dava olarak açılamayacağı gibi davacının talepleri toplamı 420.000,00 TL üzerinden eksik harcın tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilip sonuca göre yargılamaya devam edilmesi gerekir iken eksik harç tamamlattırılmaksızın Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru görülmemiştir (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk  Dairesinin 11/02/2019 Tarih, 2017/2989 Esas,  2019/798 Karar sayılı ilamı).<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne, kabul nedenine göre diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2022 tarih ve 2021/396 Esas, 2022/317 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA<br>2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran  vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,  <br>HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07/11/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br>  <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e30bc8f0c1a449e8","SID":"24f5e28a83d5af8c"}}