{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/34 <br>KARAR NO\t: 2024/51<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/09/2024<br>NUMARASI\t:  ....... Esas (DERDEST)<br><br>İHTİYATİ  TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACILAR\t: \t  <br>VEKİLLERİ\t: <br>KARŞI TARAF<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/09/2024<br>TALEP TARİHİ \t: 14/09/2024<br><br>KARAR TARİHİ \t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen \"ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddi\"ne dair ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tA) DAVACI YANIN İDDİASI VE TALEBİ:<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacılar vekili  14/09/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde, davalı yanın müvekkilleri aleyhine ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine giriştiğini, takip dayanağı senedin alacaklısının davalı ...,  borçlusunun davacı müvekkili ..... ve kefilinin de davacı müvekkili   .... olduğunu, ancak işbu bononun gerçek bir ilişkiye dayanmadığını, hile ve manevi cebir ile müvekkilin aldatılması sonucu elde edildiğini, şöyle ki, müvekkillerinden ...'un müteahhitlik yapmakta olduğunu, diğer müvekkili  davacı ...'un da davacı ...'un hem sigortalı çalışanı hem de öz yeğeni olduğunu, davacı ... ile davalı ...'nın dedesi ......'ya vekaleten davalı ... arasında arasında  Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanığını ve......l ili, ..... ilçesi, ....... Mah. ....... Mevkii .... ada, ...... parselde kain taşınmaz üzerine bina inşa edilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, bundan sonraki işlemlerin de .... sahibini adına davalı ... tarafından takip edildiğini, Müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine ve sözleşmede yazılı kat irtifakı ve tapu devir şartlarınının sağlanmış olmasına ve de müteaddit defa yazılı ve sözlü şekilde davalı yandan kat irtifakı kurulması ve hisse devir işlemi için talepte bulunulmasına rağmen davalının çeşitli bahanelerle müvekkili oyaladığını ve sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınarak adeta müvekkili süründürdüğünü, müvekkili, eser sahibi adına vekili davalıya şifahi olarak bir çok kez kat irtifakı kurulması ve hisse devir borcunu yerine getirmesi gerekliliğini bildirmiş ise de davalının uzunca süre hiçbir aksiyon almadığını, bunun üzerine müvekkilinin ...... sahibine ....... Noterliği'nin 06.02.2023 tarih ve ......... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek kat irtifakı kurulması ve hisse devrinin gerçekleştirilmesi için bir kez daha talepte bulunduğunu, anak bu ihtar ve talebin de sonuçsuz kaldığını, müvekkili, ticari kaygı güderek inşaatın devamı adına kat irtifakının kurularak hisse devirlerinin alınması adına tüm çabayı sarf etmiş ise de bu çabasının karşılıksız kaldığını, müvekkilinin anılan sözleşme gereği devir borcunun yerine getirilmemesi sebebi ile ödemezlik defini kullanarak inşaatı %80 aşamasına getirdikten sonra işlere devam etmeme kararı aldığını ve inşaat işlerini durdurduğunu, bu süre zarfında davalının İstanbul Anadolu .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E...., K...... sayılı kararı ile eser sahibi dedesi ..........'nın vasisi olarak atandığını,bunun üzerine davalı yanın taşınmaz üzerinde kendisi de tasarruf edebilmek adına kat irtifakının kurulmasını kabul ettiğini, ancak  davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olmasına rağmen  hisse devrini gerçekleştirmek için davanın konusu olan senedin imzalanmasını şart koştuğunu, Müvekkil ise davalı yanın bonoyu inşaatın bitimi akabinde iade edeceği ve inşaatın sözleşmesinin teminatı olduğu düşüncesi ile tanıklar huzurunda imzalamak zorunda bırakıldığını ve henüz hisse devri üzerinden bir ay geçmesine ve inşaatın bitirilmesine, içinde insan yaşamasına rağmen davalı yan müvekkili aldatarak aldığı senet ile cebri icra işlemlerine başladığını, nitekim takibe konu senet ve hisse devir tarihleri göz önüne alındığında işbu hususun yadsınamaz  olduğunu, takibe konu bonoda birden fazla düzenleme tarihi olup salt bu hususun dahi müvekkilinin aldatıldığını gözler önüne sermekte olduğunu, Davalı yanın müvekkili ile vekaleten taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, müvekkili tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen kat irtifakı ile hisse devirlerinin kurulmasına mani olduğunu, vekil edeninin vasisi olduktan sonra kat irtifakı ile hisse devirlerini yapmaya karar verdiğini, bahse konu tapu işlemleri sırasında daha evvel hiçbir ticari veyahut reel bir ilişkisi olmayan müvekkiline 1.000.0000 TL nakit para verdiğini ve bunun karşılığında senet aldığını, kronolojik olarak yazılı olaylar silsilesinden de açıkça anlaşılacağı üzere bahse konu senedin kat irtifakının kurulmasına ve müvekkil hisselerinin devrine karşılık verildiğini ve aslında gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığını, müvekkilin aldatılması neticesinde düzenlenen bir senet sebebiyle davalı yanın sözde alacaklı sıfatını kazandığını ve işbu bononun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ispat yükümüm hayatın olağan akışıma aykırı durumu iddia eden tarafa düştüğünü, davaya konu senette birden fazla düzenleme tarihi bulunduğundan kambiyor senedi vasfında olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, ileri sürerek, müvekkilllerinin ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile takibe konu senet sebebi ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi talebiyle açtığı davada, teminatsız veyahut makul bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması adına ihtiyati tedbire hükmedilmesi, işbu talepleri yerinde görülmez ise de, icra dairesine yatan paranın davalı/alacaklı yana ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tB) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin (karar başlığında karar tarihi yazmamakla birlikte, UYAP sisteminde yapılan incelemede 19/09/2024 tarihinde oluşturulduğu ve 20/09/2024 tarihinde onaylandığı Dairemizce anlaşılan) ....... Esas sayılı kararı ile;<br>\"İcra ve İflas Kanunu 72/3 maddesi \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\"<br>.......İcra Dairesinin .......... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; icra dosyasındaki takip tarihinin 21/02/2024 tarihi olduğu, mahkememize açılan menfi tespit davasının dava tarihinin 14/09/2024 tarihi olduğu, takip tarihinin dava tarihinden önce olduğu anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun  72/3. maddesi uyarınca \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" açık hükmü dikkate alınarak,  dava konusu değer olan 1.009.698,63-TL'nin %15'i olan 151.454,79- TL teminat mahkememiz veznesine yatırıldığında ya da bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinde ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmesinin engellenmesi için ....... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.\" gerekçesi ile; \"1-) Davacının tedbir talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine, A-) 1.009.698,63 TL'nin %15'i olan 151.454,79 TL teminat mahkememiz veznesine yatırıldığı ya da bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinde ....... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı takip dosyasında davacılar ... ve ...'un borcuna mahsuben veya onun lehine icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine, B) Takibin tedbiren durdurulması isteminin reddine, 2-) HMK  393/1. madde uyarınca; ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın talep eden tarafa tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmediği takdirde, tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına, ihtarın  ara kararın tebliği suretiyle yapılmasına, 3-) Davacı vekilince (1/a) nolu bende göre tayin edilen teminat yatırılması halinde ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>             Hükme karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; davada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının muhtemel zararların önlenmesi adına yeterli olmadığını, telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi adına HMK'nin 389. Maddesi gereğince ihtiyati  tedbire hükmedilmesi gerektiğini, her ne kadar satıştan elde edilecek paranın icra veznesine depo edilmesine karar verilmiş olsa da, davanın kesin olarak sonuçlanacağı süre de göz önüne alındığında satışının yapılması ihtimali bulunan taşınmazın tekrardan müvekkili tarafından edinilmesinin mümkün olmadığını, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 tarih ve E.2021/527, K.2021/445 sayılı kararında da belirtildiği üzere bonolardaki geçersizlik iddiasının imza inkarı dışında bir nedene dayanması durumunda HMK'nin 209/1. Maddesi ve HMK'nin 389 vd maddeleri nazara alınarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin mümkün olduğunu, İİK'nin 72/3 maddesi hükmüne göre tedbir kararı verilmesi müvekkilinin doğması muhtemel zararlarını önlemeye yetersiz olduğundan mutlaka ve ivedilikle HMK'nin 389 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nin 389. Maddesi gereği teminatsız yahut makul bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>E) DELİLLER <br>Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2024 tarihli ........ esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Talep, HMK 389. hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Davacı, davalı tarafından ........ İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, üstelik senedin davalının aldatması sonucu tanzim edildiğini ileri sürerek müvekkilllerinin takibe konu senet sebebi ile borçlu olmadıklarının tespiti istemi ile 14/09/2024 tarihinde açtığı davada, dava dilekçesinde ayrıca,  teminatsız veyahut makul bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, işbu talepleri yerinde görülmez ise de, icra dairesine yatan paranın davalı/alacaklı yana ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İstinaf incelemesi, dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesinin inceleme konusu ara karar başlığında, tarafların TC. Kimlik numaralarının, davacıların, davacılar vekilinin, davalının adreslerinin ve  (karar başlığında karar tarihi yazmamakla birlikte, UYAP sisteminde yapılan incelemede 19/09/2024 tarihinde oluşturulduğu ve 20/09/2024 tarihinde onaylandığı Dairemizce anlaşılan) ara karar tarihinin yazılmaması ve de yine karar başlığında hükmü veren Mahkemenin (Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma \"3 nolu kalem\" ifadesinin yazılması 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, belirtilen eksikliklerin her zaman mahal mahkemesince  düzeltilmesi mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususları bu aşamada eleştirmekle yetinmiştir. <br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.<br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>2004 sayılı icra iflas kanununun \"Menfi tesbit ve istirdat davaları\" kenar başlıklı 72. maddesine göre; \"(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br> (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ...\"<br>HMK'nin \"Yazı ve imza inkârının sonucu\" kenar başlıklı 209. Maddesi ise; \"(1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.” hükmünü haizdir.<br>\tTüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacıların ihtiyati tedbir taleplerine konu ettikleri icra takibinin 21/02/2024 tarihinde başlatıldığı, eldeki menfi tespit talepli davanın ise icra takibinden sonra 14/09/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, İİK'nin 72/3. maddesinin birinci cümlesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası söz konusu olduğundan ve anılan maddede  'İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği' açıkça düzenlenmiş olduğundan, İİK'nin 72/3. Maddesi hükmü kapsamında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kuşkusuzdur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.<br>\tDavacılar vekili,  HMK'nin 209/1. maddesi gereği HMK'nin 389 vd maddeleri uyarınca takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini istinafen ileri sürmekte ise de, davacılar vekilinin dava dilekçesinde yer alan takibe konu senedin çift vade taşıdığından kambiyo senedi vasfında olmadığına ilişkin iddiaları HMK'nin 209/1. maddesinde belirtilen 'yazı veya imzayı inkâr' mahiyetinde olmadığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazına da Dairemizce itibar edilmemiştir. <br>\tBuna göre, davacılar vekilinin icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin ilk derece mahkemesince yerinde görülmemesinde ve yazılı şekilde, İİK'nin 72/3. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca, uygun miktarda olmak üzere öngörülen teminat mukabilinde, 'icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi' yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde usûl ve yasaya uygun olmayan bir hâl görülmemiştir. <br>\tBu itibarla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>\t1-) İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t4-) İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan  istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t5-) Dairemizce verilen temyizi kabil olmayan işbu kararın HMK'nin 359/4 maddesi uyarınca taraflara tebliği, harç tahsil ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  20/11/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t<br><br>Başkan<br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br>e-imzalıdır<br> <br>Katip<br>e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd46d861654e83bd","SID":"00a1ac851918bd25"}}