{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                      <br>\t  T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1473 <br>KARAR NO   : 2024/1964<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...          <br>ÜYE\t\t: ... <br>ÜYE\t\t: ...        <br>KATİP\t\t: ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2016/179 Esas 2023/293 Karar <br>DAVACILAR\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t:  ...\t  <br>DAVALILAR\t\t: ... <br>\t\t  ...<br>VEKİLİ\t\t:  ...  <br>VEKİLİ\t\t:  ...\t<br>VEKİLLERİ\t\t:  ...\t  \t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin davalı şirketin Samsun şubesinin 15-50090 numaralı hesabında borsa işlemleri yaptıklarını, müvekkillerinin iş bu hesabında olması gereken paranın davalı şirketin Samsun Şubesi nin kaşeli ve imzalı olarak müvekkillerine verdiği, 04.11.2010 tarihli hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere toplam 517.890.40 TL olduğunu ancak iş bu paranın şirket müdürü ve şube çalışanı olan diğer davalılar ... ve ... tarafından müvekkilinin hesabından boşaltıldığını, tüm bu kaybın yaşanmasından sadece davalı şirket müdür ve çalışanı olmadığını, aynı zamanda denetim görevini layıkı ile yapmayan denetçi ile denetim ve yönetim görevinde ihmali bulunan şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de sorumlu olduğunu, müvekkillerinin hesabından bu şekilde 386.890.00 TL'nin yok edildiğini, hal böyle olmasına rağmen, davalı şirket müvekkillerine hesapta hiçbir para gözükmediğini, ancak buna rağmen 131.000.00 TL ödeme yapabileceklerini, bunun içinde daha önceden tek taraflı olarak hazırladıkları ibraname, hesap kapama, vesair yazılarının imzalanması gerektiğini, iş bu belgelerin imzalanmaması halinde hiçbir ödeme yapmayacaklarını söyleyerek, müvekkiller üzerinde korku ve panik yaratarak ve müvekkillerinin acz halinden faydalanarak, müvekkillerine ibraname imzalattıklarını ve bu ibranameye istinaden de 131.000.00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ibranamenin müvekkili tarafından korku, panik ve yanılgı ve acz halinde imzalanmış olması nedeniyle geçerli sayılamayacağını, belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 386.890.00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. <br>Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davanın açıldığı tarih itibariyle dava değerinin açıkça belli olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını, davaya konu ...nolu hesabın ....'ya ait olması nedeniyle diğer davacı ...'nın iş bu davada herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, yine davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gibi, aynı zamanda TBK 72. madde de öngörülen 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin de geçtiğini, kaldı ki davacıların talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, zira davacıların talebine konu olan .... nolu yatırım hesabının davacılardan .... adına olup, söz konusu hesabının kendisinin 25.10.2010 tarihli yazılı talimatına istinaden kapatıldığını, davacıların talebine dayanak yaptıkları portföy dökümünün ise 04/11/2010 tarihli olduğunu, oysaki bu tarihten önce dökümün dayanağı olan 15-50090 nolu yatırım hesabının 25.10.2010 tarihinde kapatıldığını, müvekkili şirketin çifi imza ile temsil ve ilzam edilebileceği dikkate alındığında, davacıların mahkemeye sunduğu ve kim tarafından düzenlendiği belli olmayan tek imza içeren bahse konu portföy durumuna ilişkin belgenin sahte olmasının muhtemel olduğunu, dolaysıyla bu belgeye dayalı olarak müvekkili şirketten alacak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, kaldı ki bu olay nedeniyle davacılarla karşılıklı olarak 30.12.2010 tarihinde mutabakat yapıldığını ve mutabık kalınan miktarın kendilerine derhal ödendiğini, ve davacıların aynı tarihte müvekkili şirketi ibra ettiklerini söz konusu mutabakat, ibraname ve diğer belgelerin davacılar tarafından baskı altında ve kandırılarak veya yanılgı ile imzalatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı ... 'nın müvekkili şirket nezdinde diğer davacı ... da dahil olmak üzere birden fazla yatırım hesabının vekil sıfatıyla yürültüğünü, ve aynı zamanda sermaye piyasası konusunda deneyimli biri olduğunu dolaysıyla iddia ettiği gibi, zorla ya da kandırılarak birden fazla mutabakat ve ibraname imzalamasının hayatın olağan akışlına aykırı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı ...'nın davada taraf sıfatı bulunmadığını davacı ...'nın şirket nezdinde bulunan yatırım hesabının yazılı talimatı üzerine 25.10.2010 tarihinde kapatıldığını, davacının dilekçesinde bahsettiği müfettişlerin 05.11.2010 tarihinde şirkete gelerek inceleme yaptığını, bizzat davacının kendisinin 30.12.2010 tarihinde verdiği \"hesaplarımda toplam 131.000.00 TL mutabakatsızlığım bulunmaktadır.. ” yazılı beyanı ile davalı şirkete başvurduğunu ve aynı gün içerisinde de bankaya ibraname verdiğini, ortada davacının iddia ettiği gibi hata yanılma ve kandırılma olgusunun bulunmadığını, nitekim aynı konuda Samsun Ticaret Mahkemesi'nde açılan ....esas sayılı dosyasının ibranamenin geçerliliği nedeniyle red edildiğini banka kayıtları ve SPK'nın yapmış olduğu incelemelerde davacılar tarafından yapılan tüm işlemlerde kendi ıslak imzalarının bulunduğunun tespit edildiğini bu bağlamda müvekkili adına yüklenebilecek her hangi bir kusur bulunmadığını, davacılar adına tüm işlemlerin diğer davalı müdür ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin de müşteri ve müdür tarafından gelen talimatlara istinaden işlem yaptığını, davacının sunduğu belgelerde banka müdürü davalı ...'ın imzası bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafından sunulan Müşteri portföy durum belgesinin hukuki nitelikçe belge niteliğine haiz olmayıp bu olayın ortaya çıkmasından sonra davacı tarafından uygulanan manevi baskı sonucu müvekkili tarafından verilmek zorunda kalınan bir belge olduğunu, zaten SPK tarafından yapılan şikayet üzerine Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda söz konusu belgenin bilgisayar çıktısından ibaret yasal herhangi bir sorumluluk doğurmayan ve şirkte belgesi niteliği bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, yine davacının söz konusu olay nedeniyle 25.10.2010 ve 30.12.2010 tarihli ibraname verdiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; Açılan davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ...  yönünden esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Samsun Şubesinde davacıların paralarının olduğu, para miktarının ne kadar olduğunun şube tarafından davacıya verilen kaşeli ve imzalı belge ile sabit olduğu, davacıların hesabında bulunan 386.890,00-TL'nin şube çalışanları ... ve ...'ın hukuka aykırı eylemleri nedeni ile yok edildiği, denetim görevini yerine getirmeyen denetçi ve yönetim kurulunun da sorumlu olduğu, davacıdan alınan ibranamenin baskı ile imzalatıldığı, ilgili şube müdürünün iki bilgisayar kullandığı, bu bilgisayarlardan birisinde gerçek verilerin diğerinde ise farklı verilerin bulunduğu, ikinci bilgisayarın bilirkişi marifeti ile incelenmesinin gerektiği, yapılan ibra işleminin merkez yönünden de geçersiz olduğu, kaşeli ve imzalı portföyde para gözükmesinin önüne geçmek için hesap kapatma işlemleri için imza alındığı ve uygun tarih beklenerek hesap kapatma işleminin yapıldığı, bilirkişi heyet raporunda banka müdürü tarafından müşterilere kaşeli ve imzalı olarak verilen müşteri portföy durum belgelerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, SPK düzenlemelerine aykırı olarak davalı kurum tarafından iç denetim sisteminin kurulmadığı, sözlü emirlere ilişkin olarak ses kayıtlarının tutulmadığı, davalı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığı, davacının zararının devamını sağladığı, bilirkişi heyeti tarafından tüm tahsil fişlerinin incelenmesinin gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf etmiştir. <br> Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde davasını tüm davalılar için irade fesadı haline dayandırdığı, ancak kararın gerekçesinde dava dilekçesinde değinilmeyen hususlardan inceleme yapıldığı, davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı, Yerel Mahkemenin davalının haksız ve hukuka aykırı işlemler yaptığına yönelik değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığı, davalının işyerinde sınırlı yetki ile ve iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı, davalının davaya konu işlemlerin hiçbirini yapmadığı, davalının hiçbir zaman müşterinin talebi olmaksızın hesaplar üzerinde işlem yapmadığı, davacılar ile sürekli muhatap olan kişinin şube müdürü ... olduğu, Yerel Mahkemenin davalı şirket yönünden davanın reddine ilişkin kararı ile diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin kararının farklı gerekçelere dayandığı, bu sebeple müvekkili ve diğer davalı ... lehine aykırı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin kusurun davalıların eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olduğu ve davalıların kusurlu olduklarına yönelik değerlendirmesinin yerinde olmadığı, davalı şirket ile diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin gerekçenin farklı sebeplere dayandığı, davalı ... ve ... yararına ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, alacak davasıdır. <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Yerel Mahkeme tarafından açılan davanın davacı ...  yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ...  yönünden esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili tarafından, davalı şirketin Samsun Şubesinde davacıların paralarının olduğu, para miktarının ne kadar olduğunun şube tarafından davacıya verilen kaşeli ve imzalı belge ile sabit olduğu, davacıların hesabında bulunan 386.890,00-TL'nin şube çalışanları ... ve ...'ın hukuka aykırı eylemleri nedeni ile yok edildiği, denetim görevini yerine getirmeyen denetçi ve yönetim kurulunun da sorumlu olduğu, davacıdan alınan ibranamenin baskı ile imzalatıldığı, ilgili şube müdürünün iki bilgisayar kullandığı, bu bilgisayarlardan birisinde gerçek verilerin diğerinde ise farklı verilerin bulunduğu, ikinci bilgisayarın bilirkişi marifeti ile incelenmesinin gerektiği, yapılan ibra işleminin merkez yönünden de geçersiz olduğu, kaşeli ve imzalı portföyde para gözükmesinin önüne geçmek için hesap kapatma işlemleri için imza alındığı ve uygun tarih beklenerek hesap kapatma işleminin yapıldığı, bilirkişi heyet raporunda banka müdürü tarafından müşterilere kaşeli ve imzalı olarak verilen müşteri portföy durum belgelerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, SPK düzenlemelerine aykırı olarak davalı kurum tarafından iç denetim sisteminin kurulmadığı, sözlü emirlere ilişkin olarak ses kayıtlarının tutulmadığı, davalı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığı, davacının zararının devamını sağladığı, bilirkişi heyeti tarafından tüm tahsil fişlerinin incelenmesinin gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile; davalı ... vekili tarafından, davacının dava dilekçesinde davasını tüm davalılar için irade fesadı haline dayandırdığı, ancak kararın gerekçesinde dava dilekçesinde değinilmeyen hususlardan inceleme yapıldığı, davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı, Yerel Mahkemenin davalının haksız ve hukuka aykırı işlemler yaptığına yönelik değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığı, davalının işyerinde sınırlı yetki ile ve iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı, davalının davaya konu işlemlerin hiçbirini yapmadığı, davalının hiçbir zaman müşterinin talebi olmaksızın hesaplar üzerinde işlem yapmadığı, davacılar ile sürekli muhatap olan kişinin şube müdürü ... olduğu, Yerel Mahkemenin davalı şirket yönünden davanın reddine ilişkin kararı ile diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin kararının farklı gerekçelere dayandığı, bu sebeple müvekkili ve diğer davalı ... lehine aykırı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile; davalı ... vekili tarafından, Yerel Mahkemenin kusurun davalıların eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olduğu ve davalıların kusurlu olduklarına yönelik değerlendirmesinin yerinde olmadığı, davalı şirket ile diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin gerekçenin farklı sebeplere dayandığı, davalı ... ve ... yararına ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. <br>Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, öncelikli olarak davanın 15-50090 numaralı hesaba ilişkin olması, davacı ... ile davacı ...'nın davalı finans şirketi nezdinde farklı hesapları bulunmakla birlikte dava konusu hesabın davacı ... adına olması sebebi ile açılan davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, Yerel Mahkeme tarafından hükme esas alınan 05.06.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi heyet raporu, davacılar tarafından davalı finans şirketi genel müdürlüğüne gönderilen Beyoğlu 10. Noterliğinin 23.10.2012 tarihli....yevmiye numaralı ihtarnamesi, Samsun 4. Asliye ceza Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı kararı, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı kararı, ceza yargılamaları sırasında alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı Finans Şirketi yönünden davanın süresinde açılmadığı, davanın süresinde açıldığı kabul edilse dahi taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerli olduğu, diğer davalılar yönünden ise davacının zarara uğradığını ispat edememiş olması sebebi ile davanın tümü ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, Yerel Mahkemenin vekalet ücretlerine ilişkin kararında da isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekilinin, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE,<br>2-Davalı ...'nun İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE, <br>3-Davalı ...'ın İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE, <br>4-a)Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, istinafa başvuran davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan \t247,70 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>b)Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, istinafa başvuran davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan  67,80\tTL harcın davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına, <br>5-İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/11/2024<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>  ¸e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>  ¸e-imza <br><br> <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 13/11/2024<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebde7f9628e10d17","SID":"3ad3a4bcd1663962"}}