{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/2003 \t\t           (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/1321\t\t                     HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2022<br>ESAS NO\t\t: 2022/265 E 2022/664 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin balata spreyi satışından kaynaklı davalıya 17/07/2021 tarihli 12.016,74 USD bedelli fatura düzenlediğini, faturaya istinaden davalının 1.618,26 USD eksik ödeme yaptığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında faturaya dayanan ticari satışta yabancı para cinsinden belirlenen bedelin geçersiz olduğunu, e-fatura tarihinde Türk parası cinsinden alacak esas alınarak borcun takip öncesinde ödendiğini,  Cumhurbaşkanlığının 12/09/2018 tarih ve 85 sayılı kararında Türkiye’de yerleşik kamu ve özel hukuk kişilerinin Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen haller dışında her türlü işlemlerde döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ödeme yükümlülüğü kararlaştırılamayacağının belirlendiğini, müvekkilinin e-fatura tesliminden sonra tahakkuk ettirilen kur farkı borcunun bulunmadığını, Yargıtay 9. Hukuk dairesinin ilke kararlarına göre kur farkı talep edilebilmesi için tebliğ edilen faturada teslim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki farkın isteneceğine dair kayıt olması gerektiğini, alacaklının takip öncesi noter onaylı kur farkı talebinin olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari satım sözleşmesi dolayısıyla satışı yapılan balata spreyi dolayısıyla düzenlenen fatura alacağı bakımından bakiye kısım için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, davaya konu faturanın her iki tarafça BA / BS formlarının düzenlendiği, davaya konu faturanın her iki tarafın yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından faturanın düzenlendiği 17/09/2021 tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kurunun esas alınmak suretiyle Türk Lirasına çevrilerek 12.016,74 USD olarak defterlerine kaydedildiği,  davalı tarafından ise 25/10/2021 tarihinde yapılan 101.423,69 TL ödemenin olduğu, davalı şirketin ödeme yapmış olduğu tarihteki Merkez Bankası Döviz Satış Kurunun ödeme tutarı olan USD'ye dönüştürüldüğünde 10.398,48 USD ödeme yapıldığının tespit edildiği, buna göre  davalı tarafın fatura bedeli olan 12.016,74 USD'nin 10.398,48 USD'lik kısmını ödediği, bakiye 1.618,26 USD'lik kısmını ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ilke kararlarına göre kur farkının talep edilebilmesi için faturada bu yönde kayıt bulunması gerektiğini, sözleşmede kur farkı talep edilebileceği yazılı değilse kur farkının istenemeyeceğini, kur farkının teamül oluşturmayacağını, faturada yazılı TL karşılığının takipten önce ödendiğini, Cumhurbaşkanlığının 12/09/2018 tarih ve 85 sayılı kararı gereğince sözleşme bedelinin döviz olarak kararlaştırılamayacağını, davacının hangi tarihteki kurdan alacağın talebini istediğini belirlemediğini, davacı alacağının belirlenerek eksik harcın giderilmesi gerektiğini, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/16610 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre,  29/11/2021 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 1.618,26 USD asıl alacak, 2,02 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.620,28 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Takip dayanağı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği ve 17/09/2021 tarihli, 12.016,74 USD bedelli (TL karşılığı 101.423,69 TL) olduğu görülmüştür. <br>Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda özetle; takibe konu faturanın her iki tarafça BA-BS formları ile vergi dairesine bildirildiği ve  ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 25/10/2021 tarihinde davalı tarafından davacıya 101.423,69 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden ödenen miktarın USD'ye çevrilmesi sonucu 10.398,48 USD ödeme yapıldığı, davacının 1.618,26 USD alacaklı olduğu  belirtilmiştir. <br>İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne  uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK.  2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).<br>\tKur farkı alacağının istenebilmesi için,  taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari  ilişkinin bulunması  gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya  da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.   <br>\tDavacı taraf 12.016,74 USD bedelli fatura bakiyesi olan  1.618,26 USD üzerinden kur farkı alacağı için takip başlatmıştır. <br>\tKur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak  aynı kalmaktadır.<br>\tKur  farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941-K: 2022/4076 sayılı ilamı).<br>\tDavacının  kur farkı için yabancı para olan \"USD\" üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada  usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekir.<br>\t Bu  durumda mahkemece davanın  dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/02/2023 Tarih,  2023/379 Esas, 2023/1206 Karar sayılı ilamı) .<br>  HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2022 tarih ve 2022/265 esas, 2022/664 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>2-a-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br><br>\t b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harçtan 307,72TL harcın mahsubu ile bakiye 119,88 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>   c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davacı üzeride bırakılmasına, <br>\t d)Davalı yargılama kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 23.767,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,    <br>\t e)6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t\tf)Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan 52,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>9-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,    <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 01/11/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır .<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92cf6a9d0e668aef","SID":"850e6b87d1593cfb"}}