{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1375 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1375<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/291 E -  2022/540 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan 23.330,76 USD cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kesinleştiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu fatura bedelinin tamamının ödendiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  somut uyuşmazlığa konu alacağın kur farkından kaynaklandığı, ancak dosya kapsamında davacı tarafça davalı adına düzenlenmiş kur farkı faturasının bulunmadığı, taraflar arasında daha öncesinde benzer duruma ilişkin kur farkı faturası düzenlenerek kur farkının tahsili yoluna gidilmesinin ticari teamül haline geldiği, davacı tarafça kur farkı faturası düzenleyerek davalıya bildirmesi gerektiği ancak kur farkı faturası düzenlemediği, davanın dayanağı olan kur farkına ilişkin alacağın tahsili talebinde taraflar arasındaki ticari teamül gereği haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine,  davalının kötüniyet tazminatı talebinin kötüniyet ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kesinleştiğini, davalının bakiye fatura bedelini ödemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin en başından itibaren yabancı para üzerinden tesis edildiğini, cari hesabın USD üzerinden kayıt altına alındığını, davalının ödemeleri TL cinsinden çeklerle yapmasının ticari ilişkinin niteliğini değiştirmeyeceğini, davalının kötüniyetli olarak TL cinsinden çekler verdiğini, ödemeleri de TL üzerinden yaptığını, ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrilerek borçtan mahsubunun yapıldığını, tüm bilirkişi raporlarında müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/4605 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 04/02/2021 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 23.330,76 USD (takip tarihindeki TL karşılığı 167.066,91 TL) asıl  alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Takibe konu faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, 04/08/2020 tarihli, 25.319,85 USD (TL karşılığı 175.965,36 TL) bedelli olduğu görülmüştür. <br>Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarında özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD ve EURO para cinsi ile ayrı ayrı takip edildiği, USD para birimine göre yapılan kayıtların yapılan incelemesinde, davacı tarafından davalıya 23/10/2019-04/08/2020 tarihleri arasında 159.261,84 USD toplam tutarındaki ( 1.030.977,94 TL karşılığı) faturaların borç olarak kaydedildiği, davalı tarafından davacıya verilen 24/02/2020-01/02/2021 tarihleri arasındaki 1.025.164,43 TL toplam tutarlı vadeli çekler ile kur farkı faturalarının (135.931,08 USD karşılıklarının) alacak kayıtlarının yapıldığı, davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 23.330,76 USD davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin yapılan incelemesine göre, davalının davacı ile ilgili hesaplarını TL bazında takip ettiği, faturaların TL karşılıklarının kaydedildiği, davalı tarafından davacıya verilen vadeli çeklerin tamamının yabancı para üzerinden değil TL üzerinden düzenlenerek kaydedildiği, davacı ile davalının TL hesabının birebir aynı olduğu, davalının 0,44 TL borçlu, davacının 0,44 TL alacaklı olduğu, defter kayıtları arasındaki farkın davacının faturaları yabancı para üzerinden düzenlendiğinden hesaplarını yabancı para üzerinden kaydederken davalının sadece TL olarak yapılan kayıtlardan ve davacıya verilen çeklerin yabancı para üzerinden değil TL üzerinden düzenlenmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. \t<br>İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne  uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK.  2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).<br>\tKur farkı alacağının istenebilmesi için,  taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari  ilişkinin bulunması  gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya  da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.   <br>\tDavacı taraf 25.319,85 USD bedelli fatura bakiyesi olan 23.330,76 USD üzerinden kur farkı alacağı için takip başlatmıştır. <br>\tKur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak  aynı kalmaktadır.<br>\tKur  farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941-K: 2022/4076 sayılı ilamı).<br>\tDavacının  kur farkı için yabancı para olan \"USD\" üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada  usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekir.<br>\t Bu  durumda mahkemece davanın  dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile esastan davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/02/2023 Tarih,  2023/379 Esas, 2023/1206 Karar sayılı ilamı) .<br>  HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/291 Esas 2022/540 Karar ve 09/06/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>\t   b) Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harcın, peşin  alınan 2.423,36TL harçtan mahsubu  ile bakiye 1.995,76‬ TL harcın davacıya iadesine,<br>       c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br> \t    d)Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 21.807,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t\t\t\te)Zorunlu arabuluculuk kapsamında, Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t\t\t\tf)Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>    İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak;<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,   <br>8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/11/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t \t<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e780721d6936e4b","SID":"c18ead48f25e999c"}}