{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                     <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/378 <br>KARAR NO\t: 2024/1485<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...\t\t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/10/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/401 Esas-2019/649 Karar<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, müvekkili bankanın Bursa Bölge Müdürlüğü biriminde  dava dışı işçinin 01.12.2011-01.02.2018 tarihleri arasında davalı yüklenici şirketler bünyesinde çalıştığını ve 01.02.2018 tarihinde emeklilik nedeniyle görevden ayrıldığını, müvekkili bankanın dava dışı işçinin kıdem tazminatını ödediğini, davalı yüklenici firmaların ödenen bu bedelden sorumlu olduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 21.700,68 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... Özel Güvenlik...Şti.vekili; görevli ve yetkili mahkemenin Bursa İş Mahkemeleri olduğunu, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını; davacının kamu kurum ve kuruluşu olduğunu, işçilerin kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı alacağının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı işçi ... 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında hizmet alımına ilişkin 01/12/2011-31/12/2011 tarihleri arasında davalı ... Eğitim Gıda Makina Tem. Med. Tur. İnş. Tah. İth. İhr. San. Ve Tic. LTD. ŞTİ.nde, 01/01/2012-31/12/2013,01/01/2014-31/03/2014,01/04/2014-30/06/2014,01/07/2014-30/09/2014,01/10/2014-31/12/2014 tarihleri arasında davalı ... Özel Güv. Kor. Ve Eğt. Hiz. Ltd. Şti.nde, 01/01/2015-01/02/2018 tarihleri arasında davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri LTD. ŞTİ. bünyesinde çalışmıştır.<br> 11.09.2014 gün ve 29116 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile  bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesinde;  \"...4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;<br> a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,<br>b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir...\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. <br> 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı Kurum ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. <br>Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, doğan zararlardan  tarafların  yarı yarıya  sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde bulunan teknik şartnamede sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğuna ilişkin açık hüküm bulunmamaktadır. <br> 22/02/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7166 sayılı Kanunun 11.maddesi gereğince 4857 sayılı Yasanın 112.maddesinin değiştirildiği ve 4857 sayılı Yasaya sözkonusu 7166 sayılı Kanunun 12.maddesi gereğince geçici 9.maddesinin eklendiği anlaşılmaktadır.<br>7166 sayılı Yasanın 11.maddesinde \"22/05/2013 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112.maddesine 5.fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. <br>4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez. \" Öte yandan 22/02/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7166 sayılı Kanunun 11.maddesi gereğince 4857 sayılı Yasanın 112.maddesinin değiştirildiği ve 4857 sayılı Yasaya sözkonusu 7166 sayılı Kanunun 12.maddesi gereğince geçici 9.maddesinin eklendiği anlaşılmaktadır.<br>7166 sayılı Yasanın 11.maddesinde \"22/05/2013 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112.maddesine 5.fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. <br>4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca \"alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez. \"Kanunun 12. Maddesinde 4857 sayılı Kanunun aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici madde 9-bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112.maddenin 6.fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflar üzerinde bırakılır...\" hükümleri ihdas olunmuştur. <br>Anılan yasa hükümleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşları tarafından işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden alt işverenin sorumlu olmaması için sözleşmenin 11.9.2014 tarihinden sonra imzalanması ve sözleşmede bu hususta açık hüküm bulunmaması zorunludur. Sözleşmede kıdem tazminatından alt işverenin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunması halinde kamu kurum vekuruluşu ödediği kıdem tazminatını alt işverenlere rücu etme imkanına sahiptir. <br> Davalılardan  ... Özel Güvenlik Hizmetleri LTD. ŞTİ. ile akdedilen sözleşme 11/09/2014 tarihinden sonra olduğundan, bu davalı yönünden  22/02/2019 tarihli 7166 sayılı Kanunun 11 ve 12.maddeleri uygulanmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, sözleşme ve eklerinde kıdem tazminatı ödemesi bakımından alt işverenin sorumluluğu konusunda açık hüküm bulunmadığından, davalılardan  ... Özel Güvenlik Hizmetleri LTD. ŞTİ. ile akdedilen sözleşme 11/09/2014 tarihinden sonra olduğundan bu davalı yönünden 22/02/2019 tarihli 7166 sayılı Kanunun 11. ve 12. Maddeleri uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise Türk Borçlar Kanunu’nun 167.maddesindeki düzenleme uyarınca yarı yarıya sorumluluk olduğu ve ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi (\".....hizmeti ifa ederken çalıştırdığı kendi personeli olan işçilere ödenen kıdem tazminatından alt işveren olan davacının sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığından; davalı asıl işverenin kıdem tazminatını asıl sorumlu olan davacıya ödenecek hak edişten kesmesi ve ödeme nedeniyle alt işverene müracaat hakkı doğduğundan ayrıca temerrüde düşürmeye gerek olmadığından  davanın reddine dair verilen Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir. \"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23. Hukuk Dairesi,  27/12/2016 tarih, 2016/69 Esas,2016/64 Karar)  kanaatiyle\" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçinin müvekkilinin elemanı olmadığını, işçinin kıdem tazminatının 04.05.2016  tarihinde ödendiğini, temizlik işini davalılara ihale suretiyle verildiğini, alt işverenlerin işçinin alacaklarından asıl işverenle birlikte sorumlu olduğunu, davalıların son alt işveren olduğunu, davalıların Yargıtay kararlarına göre sorumluluğu bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 tarihli kararıyla 7166 sayılı Kanunun 11.maddesi ve 4857 sayılı Kanunun 112.maddesine eklenen 6.fıkrasının 12.maddesinin 4857 sayılı Kanuna eklenen 9.maddesi ile birinci cümlesinin iptal ettiğini, bu nedenle davalıların kıdem tazminatı sorumluluğunun devam edeceğini, davalıların sorumluluklarının dönemsel değil tam olduğunu, davanın tamamen kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br><br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık;  taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçinin işçilik haklarından kaynaklanan alacağının davacı işveren tarafından ödenmesi nedeniyle bu bedelin davalı yüklenicilerden talep edilmesinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava,  taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçinin işçilik haklarından kaynaklanan alacağının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle bu bedelin davalı yüklenicilerden tahsili  istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;  davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/401E., 2019/649K. sayılı dava dosyasında verdiği 01/10/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> 06/11/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  06/11/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e187e36a76e7b4d","SID":"22be59fa32cc6e0c"}}