{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                    T.C.<br>                 SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        1. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/2043                                                (İnceleme Aşamasında /Duruşmasız)  <br>KARAR NO\t: 2024/2748                          \t                 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine <br>\t\t\t\t       HMK 353/1-b-1<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t   : ...                             <br>ÜYE\t\t   : ...           <br>ÜYE\t\t   : ...              <br>KATİP\t\t   : ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>NUMARASI\t\t : 2021/1571 Esas, 2023/225 Karar <br>KARAR TARİHİ\t \t: 21/02/2023<br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: ... <br>DAVALILAR\t\t:  ... <br>VEKİLİ\t\t:  ... - ...<br>DAVA\t\t: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacağın Tahsili <br>DAVA TARİHİ\t\t: 15/09/2021<br>KARAR TARİHİ   \t : 04/11/2024 (İstinaf için)<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t : 04/11/2024 (İstinaf için)<br>Samsun Asliye Ticret Mahkemesinin 21/02/2023  tarih ve  2021/571 esas, 2023/225 karar sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>İDDİA: Davacı dava dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan 12/10/2011 tarih ve ....ihale kayıt numaralı \"....\" ihalesi sonucunda 23/11/2011 tarihli \".... \" dair sözleşme imzalandığını, davacı idare tarafından eksik ödenen 272.024,93 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı iste aynı gün yapılan işlemelerden birden fazla yapılması halinde işlem puanının yüksek olanının tamamının diğerlerinin ise %50'sinin faturalandırılacağını, yapılan ödemenin eksik olmadığını ve sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddini dilemektedir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuştur. Ticaret Mahkemesinin görevi TTK'nun 4.maddesinde açıklanmış olup, buna göre her iki tarafın tacir olduğu ve tarafların ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari niteliktedir. Davacının tacir olduğu sabittir. Sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından dava konusu yapılan faturalar davalı  ... adına kesilmiştir. Döner Sermaye İşletmesi davalı .... tarafından kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde yönetilmek ve işletilmek üzere kurulan bir ticari işletme olup, dolayısıyla tacir sıfatını taşıdığı anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak göreve ilişkin itirazların reddi gerekmiştir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar  sayılı ilamları).<br>İLK  DERECE  MAHKEMESİNİN  KARARININ  ÖZETİ:  İlk derece mahkemesince, yapılıp bitirilen yargılama neticesinde; \" Sağlık Uygulama Tebliğinin ilgili maddesindeki değişikliğin taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede uygulanıp uygulanamayacağı noktasında yoğunlaşmaktadır. Taraflar arasında sunulan hizmet miktarına ve yapılan ödemelere ilişkin uyuşmazlık olmadığından taraf ticari defterlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme özel hukuk hükümlerine tabi olup, sözleşme tarihinden sonra Sağlık Uygulama Tebliğinde gerçekleşen değişikliğin daha önce imzalanmış olan sözleşme hükümlerini değiştirmesi mümkün değildir. Sözleşmedeki maddenin amaçsal ve lafzı  yorumunundan fiyat farkının uygulanabilmesi için SUT'daki birim fiyatlarda değişiklik olması gerekir. Söz konusu değişiklikte ise birim fiyatlarda herhangi bir <br>değişiklik gerçekleşmemiş faturalandırma yöntemi değişmiştir. Sağlık uygulama Tebliği'nin 2. Maddesinde tebliğin kapsamının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer kanunlardaki özel hükümler gereği genel sağlık sigortasından yararlandırılan kişiler olup  taraflar arasındaki sözleşmeye göre birim fiyat da değişime olmadıkça sağlık kurumundan yararlanan kişiler ile .... arasındaki faturalandırma yönteminin değişmesi iş bu davanın tarafları açısından bağlayıcı değildir. Dava konusu puan ve bu puan karşılığı sözleşme tarihinde ne ise değişikliğe rağmen sözleşmenin yine bu şartlarda devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu husus ahde vefa ilkesinin sonucudur. Dava dilekçesi içeriği, davacı ve davalı kurum vekili beyanları,  bilirkişi  raporu, celp  olunan kurum kayıtları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; ihale sözleşmesinin birim fiyat üzerinden imzalandığı, SUT'da yapılan değişiklik ile davanın yürüttüğü hizmetin birim fiyatında farklılık yapılmadığından, sözleşmenin 14/2. Maddesindeki atfı yapılan esaslardaki yöntemde yeni fiyat tespit edilirken fiyatın formüle eklendiği, değişikliğin uygulama ve faturalandırma değişikliği olduğu, fiyat farkı hususunun 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 8. maddesinde;\"  sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz\" şeklinde düzenlendiği, aynı hükmün taraflar arasındaki sözleşmede de yer aldığı, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile 272.143,87 TL eksik ödemenin olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı her ne kadar ödeme tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuşsa da  TBK'nın 117. maddesi uyarınca  borcun ifa  edileceği gün taraflarca tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faiz de ödeyeceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinden belirli bir vade kararlaştırılmadığı anlaşılmış, davacının 08/03/2021 tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat parçası sunulmamışsa da ihale dosyasından davalı tarafından bu ihtarname ilgi tutularak 19/03/2023 tarihinde ret cevabı verilmiş olmakla bakiye bedele ilişkin temerrüdün bu tarihte gerçekleştiği kabul edilmiş ve işin ticari nitelik arz etmesi nedeni ile avans faizine hükmedilmiştir. 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davacının davadan önce arabuluculuk   başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı\" gerekçeleri ile;\"-Davanın KABULÜ ile; 272.024,93 TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAF ve İSTİNAF  SEBEP VE GEREKÇESİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporu hükme elverişli kabul edildiğinden hak edişe itiraz hususundaki rapor açıklamaları dikkate alınarak istinaf savunması yapılacağını, buna göre Hizmet İşleri Genel Şartnamesindeki ‘’Hakedişlere 10 gün içerisinde itiraz edilmesi’’ konusunda ki hükmün ise, taraflar arasında iş miktarı konusunda ihtilaf olması durumunda geçerli olduğu, söz konusu olayda işin fiyatına ilişkin ihtilaf olduğundan bu olayda 10 günlük itiraz süresi aranmayacağı kanaati olduğu ifade edildiğini, ancak; Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42.maddesinde (İşe başladığından beri meydana getirilen işler, kontrol teşkilatı tarafından yüklenici veya vekili ile birlikte hesaplanır ve bulunan miktarlar, teklif edilen birim fiyatlarla çarpılmak suretiyle sözleşmedeki esaslara uygun olarak hakediş raporuna geçirilir.) yer alan ibarelerden ve davaya konu hakediş belgelerinden, hakediş belgesinin sadece işin miktarını içermediği, miktarlarla beraber sözleşmede yer alan birim fiyatlar ile çarpılarak ilgili döneme ait tahakkuk edecek tutarın bulunduğu, birim fiyatlar belirlenirken fiyat farklarının da dahil edildiği, yüklenicinin faturalarında dahi birden fazla çekimlerin birim fiyatın yarısı olarak faturalandırıldığı görülecektir. Tüm bu bilgilerle hakediş belgelerini imzalayan ve hakkediş belgelerine ‘’ihtirazı kayıt’’ da düşmeyen yüklenicinin, bilirkişi raporunda neden 10 günlük itiraz süresine tabi olmadığına kanaat getirildiğini anlamak güç olduğunu, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. Maddesinde; “Yüklenicinin geçici hakedişleri, itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de Hakediş Raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “İdareye verilen ......tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla\" cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gerekli olduğunu, eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır.” ifadelerine yer verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Samsun Asliye Ticret Mahkemesinin 21/02/2023  tarih ve  ....esas, .... karar sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br> İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; İstinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda, \"...-Davanın KABULÜ ile; 272.024,93 TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili  tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br> 6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; Yine; HMK'nun 357. Maddesine göre de \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.\"<br>Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/(1)-b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf başvurusu ile birlikte yatırılan gider avansından, kullanılmayan  kısmın HMK.nın 333. maddesi gereğince  karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa  iadesine,<br> 4-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davalı'dan  alınması gereken 18.582,02 TL istinaf  nispi karar harcından  toplam olarak peşin alınan 4.645,51 TL harcın mahsubu ile eksik kalan   13.936,51 TL harcın davalı'dan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,     <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti taktirine  yer olmadığına,<br>6-İşbu kesin kararın hukuki bilgilendirme hakkı kapsamında taraflara İLK DERECE  MAHKEMESİNCE TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 04/11/2024<br><br>  Başkan-...                      Üye-...                    Üye-...                       Katip-...<br>¸e-imzalıdır                ¸e-imzalıdır         ¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır <br><br>    ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a362fc5df32c747","SID":"4e8b1d41e89c5218"}}