{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1489 <br>KARAR NO:2024/1506<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/02/2021<br>NUMARASI:2019/869 E. - 2021/109 K. <br>DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti.<br>Taraflar arasındaki genel kurul kararının geçersizliğinin tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... ile kardeşi ...'nın 26.12.2003 tarihli şirket anasözleşmesi ile sermayesi 5.000.000.000 TL olan (4.500.000.00 TL'si ...'a, kalanı ...'ya ait olmak üzere) ...ni kurduklarını, 29.03.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin sermayesinin 90.000.000.000 TL'si ...'a ait olmak üzere 100.000.000.000 TL'ye yükseltildiğini,  20.10.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sermayenin 750.000.000.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, 31.07.2015 tarihinde ise 750.000.000.000 TL’den 1.500.000.000.000 TL’ye çıkarıldığını, ortak ...'nın, Beyoğlu .... Noterliğinin 04.06.2009 tarihli ... nolu ve ... nolu hisse devir sözleşmeleri ile hisselerinden %90'ını ...’a, %10’unu ise annesi müvekkili ...’ya devrederek ortaklıktan çıktığını, devirler sonucu, 05.06.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile devirlerin pay defterine işlendiğini ve şirketin hisselerinden % 99'unun ...'a,  % 1'inin ise ...'ya ait hale geldiğini, ... 'ın daha sonra Bakırköy .... Noterliğinin 15.5.2018 tarih ve ... nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile şirketteki 750.000.0000.000 TL değerindeki hissesini ...'a devrettiğini, bu devirin müvekkilinin katılmadığı ve haberdar olmadığı 12.06.2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket tarafından kabul edildiğini, hisse devir alan ...'ın, devraldığı hisselerini Kadıköy .... Noterliğinin 11.10.2018 tasdikli ve ... nolu 31.10.2018 ortaklar kurulu kararı ile  kabul edilen devir ile ...'a devrettiğini, bu devirden ve ortaklar kurulu kararından müvekkilinin haberinin olmadığını, tarafların hızlı ve hileli işlemlerle payları devir etmeye devam ettiklerini, yapılan işlemlerin şirket anasözleşmenin 13. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin onayının alınmadığını ileri sürerek, müvekkilinin onayı olmadan yapılacak tüm temliki tasarrufların tedbiren durdurulmasına, ...’ın davalı şirketteki hissesinin bir kısmını önce ...’a, bu kişinin de ...’a devretmesi, bu devirlerin şirketçe kabul edilip pay defterine işlenmesi karşısında, bu devrin TTK'nın 577. maddesinde zikredilip ana sözleşme gereğince tüm hissedarları olan hükme aykırı şekilde müvekkilinin kanun ve ana sözleşmeden kaynaklı hakkını ortadan kaldırması nedeniyle, davalı şirketin, 12.06.2018 ve 31.08.2018 tarihli ortaklar genel kurulu kararlarının TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla TTK'nın 447. maddesi uyarınca yoklukla malul olduğunun tespitine, batıl karar istinaden sicilde yapılan 27.06.2018 ve 16.10.2018 tarihli tescil işlemlerinin ve şirket pay defterine yapılan hisse devir kayıtlarının ayrı ayrı iptaline, pay defterinin hisse devri öncesi haline getirtilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirketçe, davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; genel kurul kararının esas sözleşmede öngörülen nisaplara uygun olmaması nedeniyle yokluğunun tespiti istemine ilişkindir.Somut olayda, dava konusu şirketin hisselerinin devri için şirket ortaklarının ¾’nün onayının gerekli olduğu, onay veren ortakların sermayesinin de şirket sermayesinin en az ¾’nü oluşturması gerektiğine ilişkin esas sözleşmede hüküm konulduğu görülmektedir.Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere, yokluk ve butlan ancak kanunda öngörülen nisapların ve diğer hükümlerin ihlal edilmesi halinde sözkonusu olabileceğinden, esas sözleşmede öngörülen nisaplar paysahiplerinin menfaatlerini korumaya yönelik hükümler olduğundan bir an için sözleşmede öngörülen devre ilişkin nisap hükmünün ihlal edildiği kabul edilse dahi yokluk ve butlan durumundan söz edilemeyecektir.Somut olayda, genel kurula katılarak red oyu kullanmadığından ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığından, alınan kararın iptali talep edemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Esasen incelenmesi gereken diğer hususta davacının dayandığı esas sözleşmenin 6102 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önceki 2003 tarihli olmasıdır.Bir kısım maddeleri hariç olmak üzere genel olarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’u (kısaca TTK )  ile yine aynı tarihte yürürlüğe giren 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’u ( kısaca UK ) bir kısım şirketlere sözleşmelerini TTK’na uyumlu  hale getirilmesini temin açısından anonim şirket  yönetim kurulu üyeleri ile yöneticilerine, limited şirket müdür veya müdürlerine kanuni bir görev olarak vermekte, aksi taktirde TTK’nun 553 maddesi uyarınca şirkette oluşacak zararlardan sorumlu tutmaktadır.Aşağıda belirtilen kanun hükümleri anonim şirket esas sözleşmesinin, limited şirket, şirket sözleşmesinin kanuna uyumlu hale getirilerek değiştirilmesini emretmektedir. Böyle bir emir sonucu TTK’nun 453 maddesi uyarınca yönetim kurulu, yönetici veya limited şirket müdürünün yapması gereken değiştirilecek mevcut hükümlerle birlikte, şirket organları tarafından hazırlanacak değişiklik taslağının 414 madde gereği  ilanını yaparak kanunda belirlenen süre içinde genel kurullarını yaparak şirket sözleşmelerini değiştirmekten ibarettir.6103 Sayılı Kanun’un Esas sözleşme başlıklı 22 maddesi uyarınca, Anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmelerini, TTK’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içinde Türk Ticaret Kanunuyla uyumlu hale getirmek zorundadırlar. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması halinde, anonim şirket esas sözleşmedeki ve limited şirket, şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine TTK’nın ilgili hükümleri uygulanacağı öngörülmüştür. Kolaylık sağlaması açısından UK’nun 20/2 maddesine göre anonim şirket esas sözleşmesini ve limited şirket sözleşmesini TTK’na  uyumlu hale getirmek için yapılacak genel kurullarda ( 01.07.2013 tarihine kadar yapılacak genel kurullarda ) toplantı nisabının aranmadığı da düzenlenmiştir. Bu sürenin ( 01.07.2013 tarihinin) geçirilmesinden sonra yapılacak genel kurullardaki sözleşme değişiklerinde Türk Ticaret Kanununun genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır. TTK’nun 340’ncı maddesinin 1 fıkrası anonim şirket, 579 maddesinin 1 fıkrası ise limited şirketler için emredici hükümleri düzenlemekte olup, anonim şirketler esas sözleşmesindeki, limited şirketler, şirket sözleşmesindeki var olan TTK’nun emredici hükümlerine aykırılıkların mutlaka giderilerek TTK’na uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir. Sözleşmelerde var olan emredici hükümlere aykırılıklar yok hükmündedir.Bir anonim şirketin esas sözleşmesinde veya bir limited şirketin şirket sözleşmesinde genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına, madde numarası belirtilerek veya belirtilmeksizin 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüşse, bu şirketler TTK’nun yürürlüğe girmesinden itibaren  on iki ay içinde anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmesini değiştirerek, TTK’na uyumlu düzenleme yapmak zorundadırlar.Aksi halde, bu sürenin geçmesiyle TTK’nun  genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır.Sadece bu  oniki ay içinde yapılan genel kurullarda 6762 sayılı Kanunun genel kurulların toplantı ve karar nisapları hakkındaki hükümleri uygulanır. Bir esas sözleşmede esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak 6762 sayılı Kanunun 388 inci maddesindekinden daha ağır nisaplar öngörülmüş olup da bunlar Türk Ticaret Kanununun 421 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların uygulanmasına devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara dair esas sözleşmedeki veya herhangi bir sözleşme veya hukuki metindeki özel düzenleme Türk Ticaret Kanununun 421 inci maddesine göre daha hafifse 421 inci madde uygulanır. Buradan hareketle genel kurul esas sözleşme değişikliği nisaplarının da TTK’na uyumlu hale getirilmesi gerektiği söylenebilir.Somut olayda hisselerin bir kısmını devreden ortak, sermayenin %99’un sahip olmakla birlikte esas sözleşmenin hisselerin devrine ilişkin 'ortaklarının ¾’nün onayının da gerekli olduğu' yönündeki nisap sağlanamamıştır.Bir başka deyişe somut olayda iki ortak sözkonusu olduğundan hisselerin devri ancak iki ortağın onayı gerekmektedir.Esas sözleşmede böyle bir bağlam hükmü öngörülmüş olmakla birlikte, Yukarıda belirtildiği üzere davalı şirketin esas sözleşmesi 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’unun 20/2 maddesine göre TTK’na  uyumlu hale getirilmediğinden Türk Ticaret Kanununun genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin hükümleri uygulanacak olup, davacının esas sözleşmenin 13. maddesine dayanması da mümkün bulunmamaktadır...\"  gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesince, genel kurul kararlarının yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik hallerini öğreti ve içtihatlardan alıntılarla açıkladıktan sonra yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,  gerekçede belirtildiği üzere yokluk kavramının, bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılığı ifade ettiğini, bu aykırılığın, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açacağını ve işlemi yokluk ile sakat hale getireceğini, yok sayılan işlemin, şeklen dahi meydana gelmediğini, yokluğun hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğini, butlanın ise bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması hali olduğunu, iptal edilebilir kararlarda ise genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali bulunduğunu,Müvekkilinin pay devrine ilişkin genel kurullardan haberdar edilmediğini, bu nedenle genel kurula katılamadığını ve karardan haberdar olunmadığının ileri sürüldüğünü, müvekkilinin davet edilmeden karar alındığından bir genel kuruldan söz edilemeyeceği için kararların yok hükmünde olduğunu,TTK'nın 446. maddesinde iptal davasını açabilecek kişilerin sayıldığını, 447. maddesinde ise genel kurula katılma hakkını ortadan kaldıran kararların batıl olduğunun belirtildiğini,İlk derece mahkemesince, esas sözleşmenin yeni TTK'ya uyumlu hale getirilmemesi nedeniyle esas alınamayacağına ilişkin olduğunu, dayanılan TTK'nın 20. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığını, uygulanması gereken 22. maddede ise esas sözleşmenin TTK ile uyumlu hale getirmemenin müeyyidesi artık esas sözleşme yerine TTK ilgili hükümlerinin uygulanması olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince TTK hükümlerinin irdelenerek sonuca gidilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca, genel kurula katılma hakkının engellenerek alınan kararın  batıl olduğunu, hisse devri ve onaylanması konulu dava konusu ortaklar kurulu kararlarının TTK'nın 621. maddede belirtildiği üzere önemli kararlar olduğundan, özel nisap gerektiğini ve bu nisaba uyulmadığını, davalının kendisini vekil ile temsil ettirmemesine rağmen vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalı şirketin 127.06.2018 ve 16.10.2018 tarihli genel kurulunda alınan 4 ve 5 numaralı kararların yokluğunun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket ortağı ...'ın paylarının bir kısmını Bakırköy ...Noterliğinin 15.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile ...'a devredildiğini, bu devrin müvekkilinin haberdar edilmediği ve katılmadığı 12.06.2018 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile benimsendiği, devir alın kişinin bu kez paylarını aynı noterliğin 09.07.2018 tarih ve ...yevmiye numaralı pay devir sözleşmesiyle ...'a devredildiğini, devrin de 31.08.2018 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile onaylandığını, bu iki genel kuruldan da müvekkilinin haberdar edilmemesi nedeniyle alınan kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, her iki ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Getirilen sicil kaydına göre mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmıştır.12.06.2018 tarihli ortaklar genel kuruluna ait toplantı tutanağının incelenmesinde, toplantı günü ve gündeminin 28.05.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 1.500.000,00 TL sermayeye denk gelen, 1.485.000,00 TL'lik payın toplantıda temsil edildiği, 7. madde ile devir sözleşmesinin görüşüldü, ...'ın şirketteki 1.485.000,00 TL'lik hissesinin 750.000,00 TL'sinin Bakırköy ... Noterliğinin 15.05.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı pay devir sözleşmesi ile ...'a devir ettiği, bu hali ile ...'ın şirketteki sermayesinin 750.000,00 TL'sına, 735.000,00 TL'sinin ...'a, 15.000,00 TL'sinin ...'ya ait olduğuna karar verildiği görülmüştür.Davacı tarafından dosyaya sunulan 31.08.2018 tarihli ortaklar genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, 31.08.2018 tarihinde TTK'nın 617. maddesi gereğince gündemde olan maddelerin görüşülmesi için toplantı yapıldığı, gündemin 14.08.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde toplantı gününün ilan edildiği, şirketin 1.5 Milyon TL sermayesine tekabül eden 1.485.000 TL'lik hissenin toplantıda hazır bulunduğu, davalının bu toplantıya katılmadığı, sözleşmenin 4. maddesiyle ...'ın şirketteki 750.000,00 TL'lik payının Bakırköy ... Noterliğinin 09.07.2018 tarih ve ...yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...'a devir etmesi nedeniyle şirket sermayesinin 750.000,00 TL'sinin ...'a, 735.000,00 TL'sinin ...'a, 15.000,00 TL'sinin ...'ya ait olduğuna karar verildiği görülmüştür.Her iki genel kurul toplantısı tutanağında, toplantı gününün ve gündeminin ilan edildiği, ortaklara iadeli taahhütlü mektupla da gündemin bildirildiğinin yazıldığı görülmektedir. TTK'nın 622. maddesinde, limited şirket ortaklar genel kurulunun butlanı ve iptali davasında bu Kanun'un anonim şirketlerin genel kurul kararlarının butlanı ve iptali davalarına ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. Limited şirket genel kuruluna tüm ortakların katılma hakkı bulunmaktadır. TTK'nın 445 vd. maddelerinde iptal sebepleri, 447. maddesinde ise butlan sebepleri düzenlenmiştir. Bu maddeye göre pay sahibinin genel kurula katılma hakkını sınırlandıran veya ortadan kaldıran hükümler batıldır. Genel kurul kararlarının yokluğu iddiası ise TTK'da özel olarak düzenlenmemiş olup genel hükümlere göre değerlendirilmelidir. Genel kurul kararının kurucu şekli unsurlarının mevcut olmaması hâlinde yokluk söz konusu olacaktır.Her ne kadar genel kurul toplantı tutanağında, şirket ortaklarının toplantıdan usulüne uygun şekilde haber edildiği belirtilmiş ise de ilk derece mahkemesince buna ilişkin belgeler getirtilememiş ve deliller toplanmamıştır. Bu nedenle usulüne uygun bir çağrının bulunup bulunmadığı Dairemizce denetlenemediği gibi mahkemece davacının buna ilişkin iddiaları konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince  geçerli bir çağrı ile usulüne uygun şekilde toplanmış bir genel kurul toplantısının yapılıp yapılmadığı, çağrı yoksa  TTK'nın 617/3 atfıyla 416. maddedeki şartların mevcut olup olmadığı gibi somut olgumar üzerinde durulmadan genel hukuki açıklamalarla sonuca gidildiği anlaşılmıştır.Bu nedenle genel kurula ilişkin çağrının ilan edildiği Ticaret Sicil Gazetesi'nin ve şirket sicil dosyasının getirtilmesi, çağrı belgelerinin ibrazı için davalıya süre verilmesi ve bu delillerin toplanmasından sonra usulüne uygun şekilde bir genel kurulun yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, davalı haberdar edilmeden toplantı yapılması halinde ise çağrısız genel kurula ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi gerekirken, belirtilen hususlarda hiç bir inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden ve esasa ilişkin deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 24.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de5bd40644102964","SID":"a56c6e1e580962ca"}}