{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2126 <br>KARAR NO: 2024/1851<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/06/2024<br>NUMARASI: 2023/723 Esas - 2024/438 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halindeyken Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olan müvekkili ...'nun yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusurlu olduğunu, müvekkilinin Kahramanmaraş İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 18/06/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10,3 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... Plaka sayılı aracın ...'nın sorumluluğunda olduğunu, başvuru yapılmış olmasına karşın ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş görmezlik, 10 TL sürekli bakıcı gideri ve 15 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 100 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/768 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 2020/82 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,  karar kapsamında ... Sigorta A.Ş. 'ye karşı Gaziantep İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra dosyasına 07.07.2020 tarihinde 5.598,95 TL ödeme yapıldığını,  ödeme nedeniyle davacı haksız taleplerini içerir davasının kabulü halinde sebepsiz zenginleşmeye mahal verileceğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Mahkeme kararının akabinde yine dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2021.E.201826 sayılı başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2021.E.201826 başvuru sayılı dosyasında \"Başvurunun kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine,\" karar verildiğini, başvuran tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 2022.İ.18898 itiraz sayılı dosyasında; \"Davacı başvuran vekilinin, 08/04/2022 tarih ve K-2022/82501 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı hakkındaki itirazının reddine\" kesin olarak karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu 2021.E.201826 sayılı başvurusunda ve 2022.İ.18898 itiraz sayılı dosyada dava konusu olaya ilişkin verilen red kararı kesin hüküm teşkil ettiğinden davanın reddi gerektiğini,  geçici iş göremezlik, bakıcı gider ve tedavi gideri tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde olmadığını,  temerrütten söz edilemeyeceğini, SGK tarafından ödenen herhangi bir ödeme mevcut ise hesaplamada tenzilinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda  \"Davanın sürekli ve geçici iş görmezlik yönünden kesin hüküm sebebiyle reddine, 832,68 TL tedavi ve bakıcı giderinin talebine bağlı kalınarak 25,00 TL'nin 12/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ... söz konusu trafik kazası nedeniyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 18/06/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10,3 oranında malul kaldığını, İlk Derece Mahkemesince kararına gerekçe gösterilen Kilis Asliye Hukuk Mahkemesi kararı 2016 yılına ilişkin olup dosyaya sunulduğu maluliyet raporu 18.06.2021 tarihli olduğunu, Kilis Asliye Hukuk Mahkemesinin hükme esas aldığı rapor ile dosyaya sunulmuş olan rapor arasında çelişki mevcut ilk derece mahkemesince sunmuş olunan raporda müvekkilde oluşan maluliyet ile dava konusu trafik kazası arasındaki illiyet araştırılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, her ne kadar kesin hüküm söz konusu olsa bile gelişen durum olması ve gelişen durumun kaza ile illiyetinin olması halinde kesin hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliği oluştuğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazmina istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Konuya ilişkin Yargıtay  HGK'nun  2019/(7)9-759  Esas ve  2021/1663  Karar sayılı kararında \" Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu hâliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dâhil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve 2017/19-1628 E.-2018/1098 K. sayılı kararı). Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hâli ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir.\" açıklamasına yer verilmiştir. Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/768 Esas ve  2020/82 Karar sayılı dosyasında; davacının ..., davalıların ... Sigorta A.Ş. ile  ... Sigorta A.Ş. olduğu, 12/10/2012 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı motosikletle çarpışması ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olan davacı ...'nun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, ilgili Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2016/768 Esas ve  2020/82 Karar sayılı kararı ile \"Davalı ... Sigorta A.S. aleyhine açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 1.664,55 TL temerrüt tarihi olan 17/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verildiği ve bu kararın  08/09/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Eldeki davada dava dilekçesinde 12/10/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanan davacı için Kahramanmaraş İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 18/06/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10,3 oranındaki maluliyeti nedeniyle maddi tazminat talep edilmiş olmasına, 18/06/2021 tarihli maluliyet raporunda kaza ve tedavi tarihlerinden bu yana gelişen bir durumdan bahsedilmediği gibi davacı da dava dilekçesinde gelişen durumu ileri sürerek  açıkça  artan maluliyet nedeniyle tazminat talebinin bulunmamasına, eldeki dava ile Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/768 Esas ve 2020/82 Karar sayılı dava dosyasında aynı vakıalara dayanılmış olmasına, davanın taraflarının ve konusunun  aynı olmasına göre sürekli iş göremezlik ve geçici iş görmezlik tazminat talepleri bakımından şekli anlamda kesinleşen hükmün  HMK'nın 303/1. maddesi gereğince de maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e61dc924b2d570df","SID":"5e294c15aae3dca9"}}